Dört kadın yazardan kadınlar için 4 kitap

 

Bu ay içinde kitapevlerinin raflarında yerini alan kadın yazarların kitaplarını sizler için derledik.

22.11.2020
Yazı Boyutu:  
Kasım ayında çıkan kitaplar arasından derlediğimiz kadın yazarların kitaplarıyla Covid-19 salgının ev hapsinden kendimizi bir ölçüde kurtarabiliriz. Keyifli okumalar dileğiyle...

KALPTEN SEVEN İNSANLAR - MÜGE İPLİKÇİ
"Soğuk bir kış günü, yaşamın bir cilvesi olarak 29 Şubat'ta doğdunuz. Dört yılda bir varsayılan bir insan oldunuz. Dahası da geldi başınıza. Artık yıllardan bir gün, yine doğum gününüzde, Türkiye diye bir ülkede, teyzenizin askerdeki torununu ziyarete giderken bir trafik kazası nedeniyle sırra kadem bastınız."



Müge İplikçi'nin yeni kitabı bu sözlerle başlıyor. Kalpten Seven İnsanlar'ın bir öykü kitabı kadar gücünü kadim masallardan, anlatılardan alan öykülerin birbirlerine teyellendiği bir kısa roman olduğu da söylenebilir. Neyyir ve Korkut'un kimlikleri aşan, yaşamları kat eden, zamanı altüst eden aşkını anlatıyor aslında.

Ancak bu aşk ve sevgiyi anlatan öyküler dün ve bugünün gerçeklerine de ayna tutuyor; vasatlıkları, cinayetleri, şiddeti, ölümleri ve daha önemlisi yaşayan ölüleri de içine alarak, iyinin olduğu kadar kötünün de içinden geçerek gürül gürül akıyor ilk sayfadan son sayfaya. Ve bu kısa kitap boyunca şu soru yankılanmadan edemiyor: Kendinde kalpten sevme cesareti bulan biri kaldı mı acaba? Yoksa sevgi, artık özlemini bile duymadığımız bir şey haline mi geldi? 
(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Kalpten Seven İnsanlar, Yazar: Müge İplikçi, Can Yayınları, 2020, 136 Sayfa

ARKASI MUTLAKA GELİR - AYŞEGÜL DEVECİOĞLU



"Mırıltı kesintisizdi. Çok uzaklardan geliyordu; sanki durmadan yağmur yağan, yine de suyun aç toprağı beslemeye yetmediği bir yerden... Bazen bir yakarışa, bazen ağlamaya, bazen inlemeye benzeyerek uzayıp gidiyordu. Şimdiye kadar duyduğu bütün seslerden farklıydı. İnsan aklının sınırları içinde düşünmüştü; mırıltı yaralı toprağı yatıştırmaya, sakinleştirmeye mi çalışıyordu? Sonra yanıldığını anladı. Yeni gelenlerin kulaklarına fısıldanan kindar bir ninniydi bu, anlatılmaz, dile gelmez yıkımların dehşetli ezgisi."

Yedi öyküyü bir araya getiren Arkası Mutlaka Gelir, Ayşegül Devecioğlu koleksiyonunun yedinci kitabı.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Arkası Mutlaka Gelir, Yazar: Ayşegül Devecioğlu, Metis Yayıncılık, 2020, 120 Sayfa

KİŞİSEL OLAN POLİTİKTİR - KADINLARA YÖNELİK EVİÇİ ŞİDDET VERİSİ VE POLİTİKA



Kadınlara yönelik her türlü şiddet can yakıcı bir sorun olmaya devam ediyor. İçinde bulunduğumuz Covid-19 pandemi sürecinde, özellikle kadınların ve kız çocuklarının maruz kaldıkları şiddet riskini artırdı. Kadınlara yönelik şiddet ile mücadele mekanizmalarının nasıl iyileştirileceği ve geliştirileceğinin konuşulmasına ihtiyacımız olan bu dönemde, halen eviçi şiddet ile mücadele alanında en kapsamlı sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi'nden Türkiye'nin imzasını çekmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının kullanılmaması tartışılıyor. Bütün bunlar olurken, kadınlar öldürülmeye ve şiddete maruz kalmaya devam ediyor. Gündelik yaşamda kadınların yaşadıklarının politik olduğunu savunan farklı disiplinlerden akademisyenlerin/aktivistlerin yazılarından oluşan bu kitap, kadınların eviçinde maruz kaldıkları farklı şiddet biçimlerini veri temelli analizler ile irdeliyor, bu alandaki politikaları değerlendirerek eleştiri ve öneriler sunuyor. Kamusal politikaların oluşturulmasında veri kullanımının öneminin altını çizen bu çalışma, kadınlara yönelik şiddetin ortadan kalkmasına yönelik mücadeleye katkıda bulunmayı amaçlıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Kişisel Olan Politiktir - Kadınlara Yönelik Eviçi Şiddet Verisi ve Politika, Yazar: Kolektif, Nota Bene Yayınları, 2020, 456 Sayfa

UYKUSUZ - AYÇA GÜÇLÜTEN



Bir yer. Bir şehir. Renk tercihini griden yana kullanmış isimsiz bir kent. Varlığı ve yokluğu bir. Hem cansız hem de kan içinde. Sözcükler var. Nefesler var. Ter var. Saflık yok burada. Doğal olmayan bir işleyişte sürüklenmeler var. Tuhaf masallar anlatan ayyaş bir baykuş var. Yıkık dökük bir bina var. Bir adam var bir de. Ölümün kardeşi uykuyla düello halinde biri. Yeni yalnızlığına tutkun, birden çok kadını olan biri. Puslu rüyalarında asıl yaşamını sürdüren, mutsuzluğuyla meşhur biri. Ve elde edemediği bir şey var. Tek bir şey...
“Sen hiç kendinden oldun mu? Olmuşsundur, oldun da. Gittin. Sevmişliğinden, sevilmişliğinden gittin. Bir sandalyedeydin gidişlerin olurken. Sımsıkı bağlamışlardı seni. Kimler? Bilinmez ve ne önemi var ki? Şefkatin, pürlüğün uçuşarak kaçıştığını dehşet içinde seyretmiştin. Hatırlar mısın? Küçüktün. Unutmuşsundur. Bir süre debelenip aniden durgunlaşmıştın. Tam da o anda çözülmüştü ipler kendiliğinden. Ayağa kalkmıştın. Şöyle bir üstünü başını düzeltmiştin. Gözünde başka türlü bir bakış parlamıştı, yaşamayan bir bakış. Gölgemsi bir varlık peşine o an takılmıştı. Biliyordun. Korkmamıştın. Bir alacakaranlığa onunla daldın sen. Sen, kendinden oldun. Öldün.”

(Tanıtım Bülteninden)

KÜNYE: Uykusuz, Yazar: Ayça Güçlüten, İthaki Yayınları, 2020, 216 Sayfa.

(Kaynak: İleri Haber)
.


Üye Ol



Üye Girişi