Eğitimde eşitsizlik sürüyor

 

Eğitim Reformu Girişimi, geride bıraktığımız eğitim öğretim yılına ait rapor hazırladı

19.06.2014
Yazı Boyutu:  
 
Eğitim Reformu Girişimi son raporunda geçen eğitim öğretim yılında erken çocukluk eğitiminin, eğitimin ve öğretmen niteliğinin arttırılamadığını, eşitsizliğin giderilmesi yönünde de ilerleme gösterilemediğini kaydetti.
 
 
 
Eğitim Reformu Girişimi (ERG), geride bıraktığımız eğitim öğretim yılına dair yayımladığı raporda erken çocukluk eğitiminin, eğitimin ve öğretmen niteliğinin arttırılmadığına, eşitsizliğin giderilmesi yönünde de ilerleme kaydedilemediğine dikkat çekti.
 
YETERSİZ HAZIRLIK
 
ERG’nin raporu sunduğu toplantıda konuşan ERG Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tosun Terzioğlu eğitim sisteminde yeterli hazırlık yapılmadan gerçekleştirilen değişikliklerin Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) uygulama kapasitesini olumsuz etkilediğini belirtti.
4+4+4 gibi detaylı hazırlık ve planlama gerektiren yapısal değişikliklerde kararların öğrencilerin akademik başarısı üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini ifade etti.
 
YENİ ODAK
 
Terzioğlu “Türkiye’de kız çocuklarının okula kaydında ülkenin bütüncül gayretleriyle edinilen gelişme ve başarıyı” da vurguladı, ilköğretimin ikinci kademesinde kız çocukların, ortaöğretimde ise hem kız hem erkek çocukların okula devamına odaklanmak ve eğitimden diplomayla ayrılmalarını sağlamak gerektiğine değindi.
 
SIKINTILAR
 
Raporu sunan ERG Araştırma Koordinatörü Dr. Alper Dinçer erken çocukluk eğitiminin halen zorunlu ve ücretsiz olmamasına dikkat çekti.
MEB’in aldığı kararların eğitimde niteliği iyileştirme ve eşitsizlikleri azaltma potansiyelinim sınırlı olduğunu belirten Dinçer, eğitimde eşitlik ve nitelik olmak üzere eğitimin genelinde uygulama sıkıntıları devam ettiğini, okul öncesi eğitim ve öğretmen politikaları konusunda adımlar atılmadığını vurguladı.
Dinçer MEB’in öğretmenlerin ve eğitim yöneticilerinin, velilerin ve öğrencilerin karar süreçlerine katılımını sağlayacak düzenlemeleri yapmasının gerekliliğini de hatırlattı.
 
KALİTE EKSİKLİĞİ
 
Eğitim İzleme Raporu 2013’te değinilen konuların ve tespitlerin bazıları şöyle:
* MEB 2010-2014 Stratejik Planı’nda, okulöncesi net okullulaşma oranının 2014’te yüzde 70’e ulaşması hedeflenmesine rağmen yine MEB verilerine göre 2013-14 eğitim-öğretim yılında net okullulaşma oranı 3-5 yaş grubunda yüzde 30,9’dan yüzde 28’e, 4-5 yaş grubunda ise yüzde 44’ten yüzde 37,9’a geriledi.
* Erken çocukluk eğitimi,Türkiye’deki en önemli eğitim politikası önceliklerinden biri olmaya devam ediyor.
* Uluslararası bir değerlendirme olan Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) 2011’den çıkan önemli bulgulardan biri, Türkiye’de hem 4. hem de 8. sınıf düzeyinde öğrencilerin yaklaşık dörtte birinin temel düzeyde yeterliklere dahi sahip olmadıklarını gösteriyor. Bu durum eğitimde kalite eksikliğinin bir göstergesidir.
 
MATEMATİK PROBLEMİ
 
* Türkiye’deki 15 yaş grubundaki öğrencilerin yüzde 15,5’i matematikte en temel düzeydeki yetilere dahi sahip değil. Bu oran OECD genelinde yüzde 8.
* Türkiye’de yeterlik düzeyi dağılımında alt gruplarda önemli bir yığılma göze çarparken, öğrencilerin yalnızca yüzde 1,2’si en üst düzeyde matematik yetisine sahip.
* Üniversite öncesi eğitimde öğretmen sayısı 2002-03’te 504 bin 479 iken 2013-14’te 801 bin 975’e çıktı. Ancak 2013’te Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi’nde hiçbir alanda adaylar 50 üzerinden ortalama net 30 doğruya ulaşmadı.
* MEB, 2010-11 eğitim-öğretim yılından itibaren 1477 genel liseyi dönüştürmeye başladı ve bu süreç 2013-14’te tamamlandı. Yeni açılan liselerle birlikte mesleki ve teknik lise sayısı yüzde 23, Anadolu lisesi sayısı yüzde 57 ve imam-hatip ve Anadolu imam-hatip lisesi sayısı yüzde 73 oranında arttı. Bu oranlar kamunun eğitimde program tercihlerini gösteriyor.
 
GERİLEME
 
* Yeni kayıtlar içinde genel programlara kayıt yaptıran öğrencilerin oranı sadece iki eğitim-öğretim yılında yüzde 49,5’ten yüzde 36,8’e geriledi. Buna paralel olarak mesleki ve teknik ortaöğretim programlarına kayıt yaptıran öğrencilerin oranı yüzde 50,5’ten yüzde 63,2’ye yükseldi.
*  2013-14 yılında örgün ortaöğretime yeni kayıt yaptıran kadınların yüzde 58,9’u mesleki ve teknik programlara yönelirken, bu oran erkekler için yüzde 67,1 çıktı.
* 2013-14 eğitim-öğretim yılı itibarıyla kaynaştırma eğitiminden yararlanan her 100 erkek öğrenciye karşın ilkokul düzeyinde 62, ortaokul ve ortaöğretim düzeyinde ise 63 kız öğrenci bulunuyor.
 * Türkiye genelinde derslik başına düşen öğrenci sayısı, geçen yıla oranla hem ilkokul hem de ortaokul kademelerinde 30’dan 29’a düştü; öğretmen başına düşen öğrenci sayısı da benzer bir eğilimle her iki kademede de birer birim azaldı.
* 2013-14 eğitim-öğretim yılında ortaöğretim (genel ortaöğretim ve mesleki/teknik ortaöğretim toplamı) düzeyinde sisteme yeni dahil olan öğrenci sayısı 425 bin, okul sayısı 537, öğretmen sayısı 24 bin, derslik sayısı 11 bin, şube sayısı da 7 bin 500 civarında. (YY)
 
 
 
 

Üye Ol



Üye Girişi