Engelli kadına yönelik ayrımcılığa son

 

Engelli Kadın Derneği, engelli kadınların, hem engelli hem de kadın olmaktan kaynaklanan çoklu ayrımcılığa dayalı sorunlarına dikkat çekti.

03.12.2018
Yazı Boyutu:  
Türkiye’nin 2007 yılında imza attığı Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin 6. Maddesi; “Taraf Devletler engelli kadınlar ile kız çocuklarının çok yönlü ayrımcılığa maruz kalmakta olduğunu kabul eder ve bu bakımdan onların tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit koşullarda yararlanmalarını sağlamaya yönelik tedbirleri alır” der. Bu doğrultuda engelli kadınların ve kız çocuklarının toplumsal yaşama ve karar alma süreçlerine tam ve etkin katılımı, uluslararası mevzuatta yer alan insan hak ve özgürlüklerinden yararlanmaları konusunda çalışmalar yapılmalıdır. 


Hem cinsiyete hem engelliliğe dayalı ayrımcılığın birleşimi engelli kadın ve kız çocuklarının düşük okuryazarlık ve okula gitme oranıyla sonuçlanmaktadır. 2010’da yapılan araştırmaya göre engelli kadınların %54,9’u okuryazar değil, %16,5’i ilkokul, %7,1’i ilköğretim-ortaöğretim ve dengi, %4,7’si üniversite ve üstü mezunudur. Engelli kadınlar işgücü piyasasında engelli erkeklerden daha düşük ücretlerle katılmaktadır. Birleşmiş Milletler’e göre dünyadaki engelli kadınların sadece dörtte biri iş gücüne dâhildir. İş bulma ihtimalleri engelli erkeklerinkinin yarısı kadardır. Her yerde hissedilen önyargılar potansiyel işverenleri, engelli kadınların işin gereklerini yerine getiremeyecekleri ya da makul düzenlemelerin kapsamlı ve pahalı olacağı düşüncesiyle onları baştan reddetmeye itiyor. 

Engelli kadınların yaşam hakkından yararlanmaları, diğer insan haklarından yararlanmalarıyla ayrılmaz bir ilişki içindedir. Örneğin, bir engelli kadının sağlık veya rehabilitasyon hizmetine erişimi yoksa yaşam hakkı da tehdit altında olabilir. Türkiye’de bedensel engelli kadınların jinekolojik muayenehanelerinde yaşadıkları sorunlar gibi engel türlerine göre çeşitlenen sağlık hakkına erişimde sorunlar yaşanmaktadır. 

2017 verilerine göre kadınlar TBMM’deki 550 koltuktan 81’ine, 23 bakanlıktan 1’ine, başbakan yardımcılıklarından “hiçbirine” sahiptir. Engelli kadınlar açısından düşünüldüğünde ise TBMM’de sadece 2 engelli kadına rastlarız, diğer karar alma mekanizmalarında ise engelli kadının izi dahi yoktur. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin giriş paragrafında engelli kadın ve kız çocuklarının ev içinde ve dışında şiddete uğramaya, yaralanmaya veya istismara, ihmale, ihmalkâr muameleye, kötü muameleye karşı daha çok risk altında olduğunun altı çizilmiştir. 

Engelli kadınların, toplumsal ön ve kalıp yargılar başta olmak üzere, faili tanımlayamama, fiziksel ve sözel olarak şiddete karşı koymada yetersizlik durumuyla şiddetin her türüne uğrama riski diğer kadınlara oranla daha fazladır. Engelli kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi ve etkin mücadele araçlarının geliştirilmesi amacıyla etkili bir kamu politikası olmadığı gibi bu alanda elimizde herhangi bir veri de bulunmamaktadır. Engelli kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılmasının temelinde ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve engelli kadının görünür kılınması yatmaktadır. Toplumdaki önyargılar ve ayrımcı/ötekileştirici bakış açısı, engelli kadınların hayatındaki en önemli sorunlardandır. 

Engelli kadınlara yönelik ötekileştirme ve ayrımcılık; engelli kadını her zaman yardıma muhtaç biri olarak görme, acıma/korkma, aşırı biçimde korumacı olma, engelli bireyleri yetersiz görme ya da herkesten fazla azim göstermelerini bekleme gibi bir dizi ön yargıyı ve yanlış inanışı içerisinde barındırmaktadır. Engelli kadınların, bir yandan engelli bir yandan da kadın olarak yaşamakta oldukları sorunların farkında olmaları, toplum yaşamına tam ve etkin katılımlarının gerçekleşmesini kolaylaştırıcı bir etki yaratacaktır. Bu da engelli kadınların kendi deneyimlerini merkeze alan, yaşadıkları sorunları ifade edebilecekleri ve bu sorunlara kolektif çözüm arayabilecekleri şekilde bir araya gelerek örgütlenmeleri ile mümkün olabilecektir. Engelli kadın ve kız çocuklarının her türlü ayrımcılıktan, sömürüden uzak, eşit ve özgür bir yaşama sahip olması için hep beraber mücadele edelim. 
(Engelli Kadınlar Derneği/kasım 2017)


Üye Ol



Üye Girişi