Engellilerin yaşamını zorlaştıran tüm engeller kaldırılmalıdır!

 

Türkiye’de 12 milyona yakın engelli yurttaşın, eğitim ve istihdam başta olmak üzere sosyal, ekonomik ve kültürel yaşama katılma sorunlarının büyük bölümü hala çözüme kavuşturulabilmiş değil.

03.12.2019
Yazı Boyutu:  
Birleşmiş Milletler (BM) 1992 yılında aldığı bir kararla her yıl 3 Aralık gününü, “Uluslararası Dünya Engelliler Günü” olarak ilan etti. Diğer pek çok konuda olduğu gibi, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde de her yıl birbirini tekrar eden konuşmalar yapılıyor. Ancak, engellilerin eğitim, sağlık ve günlük yaşamında karşılaştığı sorunların çözülmesi noktasında gerekli adımlar yeterince atılmıyor.

TÜRKİYE NÜFUSUNUN YÜZDE 15'İ ENGELLİ

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’nun yaptığı araştırmalar, ülkemizde nüfusun yüzde 15’inin engelli olduğunu gösteriyor. Engellilik doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yetilerini çeşitli derecelerde kaybetmiş, normal yaşamın gereklerine uyamama hali olarak tanımlanıyor. Bunun anlamı bugün herhangi bir engeli olmayan herkesin potansiyel birer engelli adayı olduğudur.

Türkiye’de 12 milyona yakın engelli yurttaş, eğitim ve istihdam başta olmak üzere sosyal, ekonomik ve kültürel yaşama katılma sorunlarının büyük bölümü hala çözüme kavuşturulabilmiş değil,  Türkiye’de engelli nüfusun yüzde 80’i çalışma yaşamına katılamıyor. İş yasalarına göre 50 ve üzeri çalışanı bulunan özel sektör iş yerlerinde en az yüzde 3, kamuda ise yüzde 4 engelli personel çalıştırılması zorunlu olduğu halde bu koşula yeterince uyulmuyor. Gerek kamuda gerekse Milli Eğitim Bakanlığı’nda engelli atamaları yasal zorunluluk oranının çok altında yapıyor.

Engellilerin önemli bir bölümü kendi başına ihtiyaçlarını gideremiyor. Aile bireylerine bağlı ve bakıma muhtaç şekilde yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Türkiye’de başta eğitim kurumları olmak üzere, genel ve yerel hizmetlerin planlanması ve yürütülmesi aşamalarında engelli yurttaşların koşulları ve ihtiyaçları dikkate alınmıyor.

Engelliler, ülkemizde ayrımcılık ve engellemelerle, her geçen gün başkaları ile eşit temelde toplumda yer almalarına engel olan sorunlarla karşı karşıya. Eğitim sistemine dahil olma, toplulukta yaşama, özgürce hareket etme, spor ve kültürel faaliyetlere katılma vb. gibi herkesin eşit haklara sahip olması gereken konular ile ilgili ciddi sorunlar yaşıyorlar.

ENGELLİLERİN SAYGINLIKLARINI GÜVENCE ALTINA ALMAK ŞART

Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, zihinsel ya da bedensel engelli çocukların ‘Saygınlıklarını güvence altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve topluma etkin biçimde katılmalarını kolaylaştıran eksiksiz bir yaşam hakkı olduğunu’ belirtiyor.

Sözleşmede ‘Engelli çocukların diğer çocuklarla aynı haklara sahip olmalarının yanı sıra, sözleşmenin 23’üncü maddesine göre özel bakımdan yararlanırlar. Bakım, her durumda ücretsiz olarak sağlanır.’ deniliyor. Bu alanda yer alan uluslararası sözleşmelere imza atarak sorumluluk alan Türkiye açısından gereklerini yapma noktasında tablo hiç parlak değil. Türkiye’de okul çağında olup da özel eğitim alamayan çocuk sayısı hala çok yüksek.

Bu konuda Eğitim -Sen resmi internet sitesinde, "Özel eğitim için gerekli bilgi, hizmet ve fiziksel çevre koşullarının özel eğitim kapsamında olan engelli çocuklar için yeterince ulaşılabilir hale getirilmemiş olması düşündürücüdür. Engellilerin eğitimi açısından hayati önem taşıyan özel eğitime uygun nitelikte okul ve kurumların sayısı hala çok yetersizdir. Türkiye’de 1.489 özel eğitim veren okul/sınıf/kurum sayısı varken, özel eğitimden yararlanan öğrenci sayısı 398 bin 815’tir. Özel eğitime bütçeden ayrılan paya bakıldığında, bu gerçeği açık bir şekilde görmek mümkündür. Mevcut özel eğitim okulları ve kurumların belli illerde yoğunlaşması, diğer iller ve bölgelerde yaşayan engellileri ve ailelerini çaresizliğe itmekte, engellilerin yaşamlarını kolaylaştıracak adımlar atılmamaktadır." ifadelerine yer verdi.

Türkiye, engellilerin eğitimi konusunda gelişmiş ülkelerdeki uygulamalarla kıyaslandığında olması gereken düzeyin çok gerisinde  olduğuna dikkat çeken Eğitim Sen, "Engellilerin eğitim alma ve meslek edinme taleplerini gerçekleştirme olanakları son derece sınırlıdır. Son yıllarda, sayıları hızla artan özel eğitim merkezlerinin denetimsiz uygulamaları nedeniyle engellilerin ve ailelerinin mağdur edildiğine ilişkin örneklerin artması dikkat çekicidir" dedi. 

ENGELLİLERİN EĞİTİMİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Eğitim Sen, yıllardır engellilerin eğitimi konusuna yönelik olarak özel politikalar belirlenmesini, toplumsal yaşam alanlarının engellilerin beklentilerine uygun olarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunarak,.taleplerini şöyle sıraladı:
  • Engellilerle ilgili her türlü eğitim, yardım ve diğer etkinlikler kamu eliyle ve kamu hizmeti anlayışı çerçevesinde yapılmalıdır.
  • Engelli bireyler engel tanısı konduktan sonra yaşam boyu özel eğitim sürecine dâhil edilmelidir. Eğitimlerine özel eğitim sınıflarında bu eğitimi veren öğretmenler ile devamı etmeleri sağlanmalıdır. Özel eğitim sınıflarında da grup eğitiminin yanında bireysel eğitim verilebilmelidir.
  • Engellilerin eğitimi ile ilgili olarak tam donanımlı okul ve sınıflar kurmalı, bu alanda uzman personel çalıştırmalı, tüm bölgelere ve yurttaşlara eşit ve dengeli bir hizmet olarak sunulmalıdır.
  • Engellilerin her türlü kamusal hakkından eşit şekilde yararlanması için gerekli olan düzenlemeler acilen hayata geçirilmelidir.
  • Yollar, binalar, toplumsal yaşam alanları engellilerin ihtiyaçlarına uygun bir düzenlemeye kavuşturulmalı, toplum engellilere nasıl davranacağı ile ilgili bilinçlendirilmelidir.
  • Engellilerin lehine, onların talepleri doğrultusunda bir yasal düzenleme yapılmalıdır.
  • Özel eğitime bütçeden yeterli kaynak sağlanmalı, kamuya ait özel eğitim kurumları ve okullarının sayısı artırılmalıdır.
  • Çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına bağlı olarak çalışanların ve sosyal güvenceden yoksun olan ailelerin çocuklarının kullandıkları bütün cihazlar devlet tarafından ücretsiz olarak karşılanmalıdır.
  • Çocukların sosyal aktivitelerini geliştirecek etkinliklere öncelik verilmelidir.
  • Özel eğitime muhtaç çocuklar için yeterli sayıda öğretmen, rehberlik uzmanı, psikolojik danışman ve yardımcı hizmet personeli kadrosu açılmalı, bu personel her yıl hizmet içi eğitimden geçirilmelidir.
  • Sorun sadece eğitim boyutuyla sınırlandırılmamalı, engelliler için yeni istihdam alanları yaratılmasına özen gösterilmelidir. Hiçbir koşul aranmaksızın yeni istihdam alanları açılmalı, yasal olarak engelli çalıştırmak zorunluluğu bulunan iş yerlerinin denetimleri yapılarak, kurallara uymayanlar hakkında gerekli yaptırımlar uygulanmalıdır. (Kazete Haber merkezi)

Üye Ol



Üye Girişi