EŞİK:İstanbul Sözleşmesi ile ilgili başvuruları CİMER doğru adreslere göndermedi

 

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK)'ndan bir grup kadın CİMER'E tekrar başvurdu.

14.09.2020
Yazı Boyutu:  
 Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden imzasının çekilip çekilmemesi konusunun tartışmaya açılmasının ardından EŞİK-Eşitlik İçin Kadın Platformu geçtiğimiz günlerde İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkan ve sözleşmenin etkin bir biçimde uygulanmasını isteyen büyük bir kampanya başlatmıştı.

Dünyada da büyük yankı uyandıran bu kampanya çerçevesindeki çalışmalardan biri de Cumhurbaşkanlığı makamına iletilmek üzere, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlı Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) gönderilen dilekçelerdi.

8 Ağustos 2020 tarihinden itibaren 1000’e yakın kadın dilekçeyle Cumhurbaşkanlığı makamına iletilmek üzere CİMER’e başvurdu. İnternet üzerinden yapılan başvurularda Adalet Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı gibi seçenekler olduğu halde, dilekçeler bu bakanlıklara değil, özellikle Cumhurbaşkanlığı makamına iletilmek üzere doğrudan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na gönderildi.

Verilen yanıtlardan CİMER'in kadınların rızasına aykırı olarak bu dilekçelerin bir bölümünü Adalet Bakanlığı’na, bir bölümünü de Aile Bakanlığı’na yönlendirdiği ortala çıktı. 

Bugün EŞİK'ten yapılan açıklamada; "Cumhurbaşkanlığına hızlı ve güvenli ulaşım” sloganını kullanmasına rağmen, bizler CİMER aracılığıyla Sayın Cumhurbaşkanı’na ulaşamamış olduk. Şu ana dek kendilerinden gelen bir yanıt olmadığı için bu dilekçelerin, asıl muhatabı olan Cumhurbaşkanlığı makamına hiç iletilmediğini düşünüyoruz ve CİMER’in bu tavrına bir anlam veremiyoruz. Birçok dilekçeye de henüz cevap verilmediği için, en azından bu dilekçelerin Cumhurbaşkanlığı’na iletilmesini diliyor ve bu açık çağrımız ile bunu talep ediyoruz." denildi.

Öte yandan, EŞİK Platformu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın İstanbul Sözleşmesi ile ilgili bir dilekçeye verdiği yanıtta bir kez bile İstanbul Sözleşmesi’nin adının geçirilmemiş olmasını şaşkınlıkla karşıladıklarını belirterek, CİMER’e yapılan başvuruların doğru adrese yönlendirilmesi ve taleplerimizin yerine getirilmesi için CİMER’e tekrar başvurduklarını bildirdi.  

Ancak bu kez, sadece CİMER’e yeni bir dilekçe göndermekle yetinmeyip, bu dilekçedeki çağrılarını ve taleplerimizi kamuoyu ile de paylaşan EŞİK, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"İstanbul Sözleşmesi ile ilgili konularda ve kadınlarla ilgili tüm konularda bağımsız kadın örgütlerinin taraf olarak alınması gerektiğini; kadın örgütleri ile görüşmeden, kadın örgütleriyle mutabakata varılmadan hiçbir adımın atılmaması gerektiğini tekrar hatırlatıyoruz. 

Basında Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın İstanbul Sözleşmesi ile ilgili olarak “kadın örgütleri ile görüştüğü” bilgileri yer almaktadır. Ancak 300’ün üzerinde kadın örgütünün oluşturduğu EŞİK Platformu’nun Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı makamından randevu talebine, ya da kimi bağımsız kadın örgütlerinin yazılı ya da sözlü, birçok kanaldan ulaştırdığı Cumhurbaşkanlığı makamından randevu taleplerine bugüne dek olumlu yanıt verilmiş, bağımsız kadın örgütleriyle doğrudan ya da dolaylı tek bir görüşme yapılmış değildir. Bizler, Sayın Oktay’ın hangi kadın örgütleri ile görüştüğünü; neden bazı kadın örgütleri ile görüşüp diğerleriyle görüşmediğini ve hatta randevu taleplerine olumlu ya da olumsuz herhangi bir yanıt vermediğini merak ediyor, açıklama bekliyoruz.

Kadınlardan, bağımsız kadın örgütlerinden, feministlerden uzak durmaya çalışarak; kadınları kadınlarla ilgili konularda bile muhatap almayarak siyaset yapma devri hem dünyada, hem Türkiye’de kapanmıştır.

Bu nedenle EŞİK-Eşitlik İçin Kadın Platformu’ndan bir grup kadın, CİMER’e tekrar başvurarak aşağıdaki taleplerini iletmiş bulunmaktadır:

Önceki ve bu dilekçemin doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamına ve aynı zamanda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a iletilmesini;
EŞİK-Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’dan istediği randevuya olumlu ya da olumsuz bir yanıt verilmesini; 

İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasının önüne geçen karalama kampanyalarının siyasi irade tarafından dikkate alınmamasını ve bunun kamuoyuna açıklanmasını;

Kadına karşı şiddetle mücadelede yaşamsal önem taşıyan İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6284 sayılı Yasa’nın etkin biçimde uygulanmasını;
Kadına karşı şiddeti görmezden gelen, meşrulaştıran, ortadan kaldırmak ve engellemek için üzerine düşen görev ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen, cezasız bırakan tüm sorumlular için gereğinin yapılmasını;
Şiddet ve ayrımcılık karşıtı politikaların acilen hayata geçirilmesini; eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkımı olumsuz etkileyen tüm engellerin ortadan kaldırılması için gereken her türlü tedbirin alınmasını talep ederim.

EŞİK-Eşitlik İçin Kadın Platformu olarak, sadece iktidarı değil, iktidarı ve muhalefeti ile tüm Türkiye toplumunu, hayatın tüm alanlarında kadın erkek eşitliğini gerçekleştirmek için aklını ve emeğini seferber etmeye ve bu yolda sağlam bir adım olan İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkmaya çağırıyoruz."

(KAZETE HABER MERKEZİ)







Üye Ol



Üye Girişi