Ev baskınında HDP'li kadına polisten köpekli saldırıya tepki büyüyor

 

Diyardakır'da önceki gün evine düzenlenen polis baskını sırasında köpek tarafından ısırtılan HDP'li aktivist Sevil Rojbin Çetin’in avukatı ve Diyarbakır Barosu savcılığa suç duyurusunda bulundu.

28.06.2020
Yazı Boyutu:  
Diyarbakır’da gözaltına alınan HDP üyesi ve TJA aktivisti Sevil Rojbin Çetin’e polis tarafından işkence edildiği ve köpekle saldırıldığı açıklandı.

Diyarbakır’da 26 Haziran’da sabah saatlerinde Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) Kayapınar ilçesindeki binası, J&J Yayınevi ile birçok eve polislerce baskın düzenlenmişti. Bu baskınlarda siyasetçiler, aktivistler ve sendikacıların da aralarında bulunduğu onlarca kişi gözaltına alınmıştı.

Gözaltına alınanlardan HDP Yerel Yönetimler Kurulu Üyesi ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Sevil Rojbin Çetin’in polis tarafından şiddete maruz bırakıldığı ortaya çıktı.

Dün akşam saatlerinde polisin, Çetin’in Diyarbakır kent merkezindeki evine kapısı balyozla kırıp girdiği ve baskında iki köpeği kullandığı belirtildi.


Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre Çetin, köpeklerin saldırısı sonucu bacaklarından ve vücudun birçok yerinde ağır yaralar aldı. Çetin’in baskın boyunca gözleri kapatılarak işkence, cinsiyetçi küfür ve silahlı tehdide maruz bırakıldığı aktarıldı.

Kendi izniyle adliyede avukatı tarafından çekilen fotoğraflarda Çetin’in sol gözünün altında morluklar, boğazında çizikler, kol ve bacaklarında yırtılmalar olduğu görülüyor.

Ayrıca polisin baskında Çetin’i, “Evin 5’inci katta olsaydı, sen aşağı atlamış olurdun” diye tehdit ettiği de belirtildi.



HDP: Çetin’e yapılan işkence organize bir işkence

Bu arada Çetin’e yönelik işkenceye ilişkin, HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ve HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran tarafından Yerel Yönetimler Bürosu’nda basın toplantısı düzenlendi.

Burada konuşan Danış Beştaş, işkence sonrası gözaltına alınan Çetin’in kendisine işkence edenlerle şu anda aynı yerde tutulduğunu söyledi.

Faillerin açığa çıkarılması için HDP olarak çalışmalarının sürdüğünü belirten Beştaş, kadınların AKP tarafından hedef tahtasına konulduğunu belirtti.

Danış Beştaş, sayısız işkence başvurularının olduğu bir dönemden geçtiklerini ve bunların organize olduğunu ifade etti.

“İşkence yapanlar bir yerden talimat alarak işkence yaptılar. Çetin’e yapılan işkence organize bir işkence. İşkence öncesi evin bulunduğu bina içerisinde 

ve dışarısında işkencenin görülmemesi için yoğun bir tedbir alınmış. Kimsenin evden çıkmasına dahi izin verilmemiş. İşkence yapanlar hesabını verecekler. 12 Eylül döneminde işkence yapanların durumu ortada. Bugün kadın iradesine yönelik bu saldırı, yetkililerin sorumluluğundadır. Derhal sorumlular açığa çıkarılsın. Daha öncede köpekli saldırı olmuştu. Bu yeni bir konsept şekli.”

‘Yarı çıplak şekilde fotoğrafı çekildi’

Ayşe Acar Başaran da “AKP kadınları düşman olarak görüyor. 12 Eylül’de kadın iradesi olan Gültan Kışanak’a köpekli saldırı yapılıyordu. Şimdi de Rojbin arkadaşımıza yaptılar” diye konuştu.

Polislerin Çetin’in yarı çıplak şekilde fotoğrafını çektiklerini de kaydeden Acar Başaran, “Arkadaşımızın gözü kapalı. Ancak fotoğrafın çekilme sesini duymuş. Soruyoruz bu fotoğrafları ne amaçla kullanacaksınız? Yetkililer bunun hesabını versin. Yoksa istifa etsin. AKP polisleri bu saldırılar karşısında ödüllendirileceklerini bildiği için bunları yapıyor. Kadın kurumlarıyla birlikte bu zihniyete karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Bu konunun peşini bırakmayacaklarını vurgulayan Acar Başaran, işkenceye ilişkin sorumlular hakkında hukuki başvurularda bulunacaklarını da sözlerine ekledi.

İşkenceyi görüntüleyen Çetin'in avukatı ifadeye çağrıldı

Diyarbakır’da evine yapılan baskında gözaltına alınırken işkence uygulanan Sevil Rojbin Çetin’in maruz bırakıldığı durumu belgeleyen avukatı ifadeye çağrıldı.

Dün Diyarbakır Eminiyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şube ekiplerince Diyarbakır Adliyesi’ne sevk edilerek Mardin’e götürülen Çetin’in izniyle adliyede avukatı tarafından çekilen fotoğraflar da yapılan basın toplantısında paylaşılmıştı.

MA’da yer alan habere göre şu ana kadar Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Çetin’e uygulanan işkenceye dair herhangi bir işlem başlatmadı.

İşkenceyi belgeleyen Çetin’in avukatının ifadesinin alınması için ise TEM Şube’ye talimat gönderdiği ortaya çıkmıştı.

Diyarbakır Barosu, yaptığı yazılı açıklama ile Çetin’e yönelik işkence ve kötü muameleyi kınadığını belirtti ve failler hakkında suç  duyurusunda bulunacağını açıkladı.



EMEP Başkanı Selma Gürkan'dan tepki

Çok sayıda kadın örgütü ve bazı siyasi partilerin temsilcileri, Diyarbakır’da evine yapılan baskında gözaltına alınırken işkence uygulanan Sevil Rojbin Çetin’in yanında olduklarının mesajını  verdi. Bu arada Emek Partisi  (EMEP) Genel Başkanı  Selma Gürkan, “AKP iktidarının adı kadına yönelik şiddetle, kadın siyasetçilere işkenceyle, kadın kazanımlarına yönelik saldırıyla yazılmıştır” dedi.

Gürkan yazılı yaptığı açıklamasında, “TJA ile dayanışmamızı ifade ediyor, işkenceci polislerin bir an önce meslekten ihraç edilerek tutuklanmasını ve sorumluluğu bulunan herkesten hesap sorulmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Çetin’in ters kelepçe, ağır darp ve cinsel işkenceye maruz bırakıldığını hatırlatan Gürkan, “Yaklaşık üç buçuk saat süren işkencenin ardından Sevil Rojbin Çetin yürüyemeyecek hale getirildiği için hastaneye ve adliyeye tekerlekli sandalyeyle çıkarılmak zorunda kalmıştır” diye belirtti.

Gürkan, kadın mücadelesinden kadınları gözaltı ve tutuklamalarla yıldırmaya çalıştığını belirttiği iktidarı, “Diyarbakır’da pervasızca ve gözler önünde işkence suçuna da ortak olmuştur” şeklinde suçladı.

EMEP Genel Başkanı Gürkan, açıklamasının devamında şunları söyledi:

“’İşkenceye sıfır tolerans’ çıkışları yaptığı günlerde dahi muhalefeti bastırmak için insanlık dışı yöntemleri kullanmaktan çekinmeyenler, son dönemlerde 

Kürt halkının üstünde uygulanan işkence, infaz ve hukuk dışı yöntemleri artırdı, baskısını çoğalttı.
“Özellikle kadın siyasetçilere ve aktivistlere yönelik saldırgan tutumun, demokratik siyasete, kadın mücadelesinin bütününe yönelik olduğunu görüyor ve 

‘80’lerde Diyarbakır Cezaevi’nde kullanılan yöntemlerin bugün tekrar kadınlar üzerinde denenmesini, işkencenin gündelik hayatın parçası haline getirilmesine müsaade etmeyeceğimizi ifade ediyoruz.

“’Bu ülkede AKP gelene kadar kadın kelimesinin adı yoktu’ diyerek övünen AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin ve temsil ettiği zihniyet bu olayla bir kez daha gösterdi AKP iktidarının adı kadına yönelik şiddetle, kadın siyasetçilere işkenceyle, kadın kazanımlarına yönelik saldırıyla yazılmıştır.” (GazeteKarınca)





Üye Ol



Üye Girişi