Feride Acar GREVIO adaylığı için başvurdu

 

İstanbul Sözleşmesi'nin mimarlarından olan Acar, sözleşmenin denetiminde de görev almak isiyor

28.01.2015
Yazı Boyutu:  
 
Birleşmiş Milletler (BM) Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’nin denetim organı olan Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi’nin (CEDAW) üyeliğine 2015-2018 dönemi için yeniden seçilen ODTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Feride Acar, imzalanmasına kadar geçen süreçte görev aldığı İstanbul Sözleşmesi'nin denetim organı GREVIO  adaylığı için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na resmi başvuruda bulundu.
 
 
CEDAW'DA bir dönem başkanlık 3 dönem üyelik görevinde bulunan KAZETE Danışma Kurulu Üyesi Prof.Dr. Feride Acar, GREVİO adaylığı kosunda kadın hareketinin kendisine gösterdiği güven için teşekkür ederek şunları söyledi:
 
 
 "İstanbul Sözleşmesi’nin Avrupa Konseyi'nce yapılması sürecinin; doğuşundan Sözleşme metninin yazımına kadar her aşamasında bağımsız 'uluslararası uzman' ya da 'Türkiye temsilcisi' olarak fiilen yer aldım.  Bu uluslararası müzakere surecinde,  İstanbul Sözleşmesi’nin günümüz uluslararası insan hakları standartlarına uygun ve de özellikle (kadınların insan haklarının temel belgesi olan) CEDAW'la paralel hükümler içeren bir metin olarak ortaya çıkması için uğraştık. Ancak Sözleşme’nin uygulanmasının iyi denetlenmesi en az içeriği kadar önemli. Bir Sözleşmenin zayıf ve etkisiz bir araç olması ya da daha güçlü ve dönüştürücü bicimde uygulanmasını sağlamakta iyi bir uluslararası denetim kritik faktör olabiliyor.  Bu nedenle uygulamayı denetleyecek olan GREVIO Komitesinin (özellikle ilk donemde) güncel uluslararası ilke ve standartlara uygun bir yaklaşım sergilemesi önemli olacak. GREVIO'nun çalışma esasları ve ayrıntılı görev tanımları saptarken (ki  bu isleri ilk GREVIO Komitesi yapacak) CEDAW ilke ve birikimini yansıtması çok önemli olacak."
 
 
YASA SÖZLEŞMEYE UYMUYOR
 
Öteyandan; İstanbul Sözleşmesi’nin 1 Ağustos’ta yürürlüğe girdiğini hatırlatan Acar, “Ancak Türkiye o sözleşmenin içindeki birtakım unsurlardan geri duruyor. Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kötü değil ama Türkiye’nin de taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi’ne yüzde 100 uyan bir yasa değil. Siyaset kurumları eşitlik konusunda çekingen davranıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği lafından dahi çok hoşlanmayan bir yaklaşım var. Korumacı bir söylem var, eşitlikçi değil” dedi. (KAZETE/ ÖZEL)
 

 


Üye Ol



Üye Girişi