Feride Acar'dan, Grevio adaylığını reddeden AKP'ye ders gibi yanıt

 

Grevio Başkanı Prof.Dr. Feride Acar, kuruluşun tarafsızlık ve 3 aday adayı gösterme ilkesini hiç sayarak GREVİO'ya sadece tek aday olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ekibinden Aşkın Asan'ı göstermesi konusunda ilk kez konuştu.

01.02.2019
Yazı Boyutu:  
Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi’nin denetim organı GREVIO’nun başkanlığını yürüten Prof. Dr. Feride Acar, yeni dönemde kurulacak komite üyeliğine Türkiye tarafından aday gösterilmemesini, “siyasi bir karar” olarak yorumluyor. Acar’la adaylık seçimlerini, GREVIO ve Başkanlığın kadın hareketi açısından önemini konuştuk.

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi)’nin 66. maddesi gereğince kurulan GREVIO’nun Başkanı Prof. Dr. Feride Acar, yeni dönemde aday adaylığı için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na başvuruda bulunmuştu.

Ancak Bakanlık, kadın örgütlerinin yoğun desteğine rağmen, GREVİO’nun iki dönemdir başkanlığını yürüten, ODTÜ siyaset sosyolojisi öğretim üyesi Prof. Dr. Feride Acar’ın yerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla annesi Tenzile Erdoğan’ın adını taşıyan Kız Anadolu Meslek Lisesi’nde müdür olan Prof. Dr. Aşkın Asan’ı ‘tek aday’ olarak önerdi. Fakat taraf devletler GREVIO’ya aday ülkeler ‘tarafsız üç aday adayı gösterme kuralı’nı gözetmek durumunda.

Halen GREVIO Başkanlığını yürüten Acar, aday adaylarından beklenen bir dizi önemli nitelik olduğunu ifade ediyor:

“İnsan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadına yönelik şiddet gibi konularda en az 15 yıl deneyim ve bu konularda uluslararası düzeyde çalışmış olmak bekleniyor. Bu alanlarda araştırma ve uygulama projeleri yönetmek veya uluslararası kuruluşların yapıları içerisinde yer almak gerekiyor. Diğer önemli bir beklenti, bu tür Avrupa Konseyi kurumlarında söz konusu olduğu gibi, GREVIO adayının da tarafsız ve bağımsız aday olması. Zaten GREVIO üyeliğine seçildikten sonra bağımsızlık yemini edersiniz. Devletten bir talimat almayacağınıza dair, tamamen bağımsız ve tarafsız hareket edeceğinize dair yemin edersiniz. 

Adaylardan aranan nitelikler hem Avrupa Konseyi’nin, hem de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde duyuruldu. Avrupa Konseyi bu niteliklere sahip kişilerin aday gösterilmesini bekliyor ve devletlerin üç aday gösterme hakları var. Bu biraz da seçimi yapacak olan İstanbul Sözleşmesi’ne taraf devlet temsilcilerinin daha iyi seçim yapabilmelerini, kimin daha nitelikli olduğuna bakarak karar vermelerini sağlamak için getirilmiş bir kural.”

Bu nitelikleri karşıladığını düşündüğü için aday adayı olduğunu belirten Acar, daha önce de iki kez seçilmesinin bunun bir kanıtı olduğunu söylüyor:

“Daha önce devletimiz tarafından aday gösterildiğim ve Avrupa Konseyi tarafından bu göreve seçildiğim göz önünde bulundurulursa, bu niteliklere sahip olduğum zaten tescil edilmişti. GREVIO tarafından da iki kez başkan olarak seçilmiş olmam da bunu açıkça gösteriyor. Ulusal ve uluslararası düzeyde deneyimli, kendisine ispat etmiş bir uzmanım. 16 yıl BM CEDAW, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’nin denetim komitesinin üyeliğinde bulundum, CEDAW Raportörlüğü ve Başkanlığı yaptım. Kadınlara yönelik şiddet konusundaki en güncel küresel standart olan CEDAW Genel Tavsiye35’i (GR 35) belirleyen görev grubunun başkanı olarak çalıştım. En önemlisi de, kadınlara yönelik şiddet konusunda Avrupa’da en temel bir referans haline gelen İstanbul Sözleşmesi’ni yazan uzmanlardan birisiyim. İstanbul Sözleşmesi’nin yapılması ve yürürlüğe girmesi için çok çaba sarf ettim ve bu da uluslararası kamuoyunda biliniyor.”
Türkiyeli yetkililerin kendisine aday göstermemesine ilişkin herhangi bir açıklama yapmadığını söyleyen Acar, aday tercihini liyakat dışı, siyasi nedenlere bağlıyor:

“Açıkçası neden aday gösterilmediğimi bilmiyorum. Hangi nedenlerle uygun veya yeterli görülmediğim hakkında Bakanlıkça herhangi bir açıklama ya da bilgilendirme yapılmadı. Bana da, ilgili sivil toplum kuruluşlarına da, kamuoyuna da. Objektif olarak bakılırsa, liyakat açısından değerlendirme yapılırsa niteliklerimin eksik, yetersiz olduğunu düşünmüyorum. Bu nedenle düşüncem, tercihin liyakat dışı nedenlerle yapıldığı, siyasi bir karar olduğu şeklinde. 

 Aday adayı gösterilmediğimi öğrendiğimde GREVIO Başkanı olarak Strasburg’daydım. Programım çerçevesinde Avrupa Konseyi’nin en üst düzey kişileri ve kurumlarıyla görüşmeler yaptım. Gelen habere herkes müthiş şaşırdı. Türkiye’nin beni aday adayı bile olarak göstermemesini kimse anlayamadı. Hem yurtdışında hem yurtiçinde aldığım reaksiyon, kimsenin böyle bir şey beklemediği, bunu hiç doğal karşılamadığı yönündeydi.”

Acar, GREVIO ve GREVIO Başkanlığı kadın hareketi açısından  önemini şöyle değerlendiriyor:

İstanbul Sözleşmesi birçok nedenle çok önemli. Kadınlara yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı en yeni ve ileri standartları getiren bir sözleşme. Sadece Avrupa’da değil tüm dünyada ‘altın standart’ olarak tanınıyor. Dolayısıyla toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen, savunan tüm kurum ve kişiler için dört elle sarılacak son derece önemli bir referans belge bu Sözleşme. Doğal olarak ülkemizde de kadın hareketleri bu sözleşmeye çok sahip çıkıyor; çok sayıda sivil toplum kuruluşunun katılımıyla kurulan İstanbul Sözleşmesi Türkiye İzleme Platformu da konuya verilen önemin bir sonucu. İstanbul Sözleşmesi, getirdiği standartlara uyacaklarını kabul ederek taraf olmuş devletleri yasal olarak bağlayan bir sözleşme. Bu sözleşmenin gereklerini yerine getireceğini ifade eden devlet, kadın sivil toplum örgütleriyle birlikte çalışmayı da kabul ediyor. Bu sözleşme sayesinde kadın hareketlerinin kendi aralarında ve devletle işbirliği yapma çerçevesi doğuyor. 

İstanbul Sözleşmesi ve onun denetleme organı olan GREVIO çok yeni oluşumlar. Bütün yeni oluşumlar gibi gelişmeye, kök salmaya, tanınırlık, saygınlık kazanmaya devam ediyorlar. Bu süreçte devamlılık ve dünyaya açık olabilmek çok önemli. GREVIO Başkanlığı, bu gayretlerin başarısı açısından doğal olarak çok önemli ve etkili bir konumdur. 

Yeni dönemde, GREVIO’ya yeni bir başkan seçilecek. Türkiye’nin şimdi gösterdiği aday komiteye seçilse dahi, yani GREVIO üyesi olsa dahi, GREVIO Başkanı olması hiç gerçekçi bir beklenti değil. Buna karşılık, GREVIO ve Avrupa Konseyi çevrelerinde, aday gösterilmem halinde, üye ve başkan olarak göreve devam etmem bekleniyordu. Sonuçta, burada Türkiye açısından bir kayıp söz konusu. Bugüne kadar Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili olarak kazandığı çok olumlu bir konum ve prestij var. GREVIO Başkanı olan bir Türk, Avrupa’da ve tüm dünyada Türkiye’ye önemli görünürlük ve prestij getiriyor. Bunu kendi ellerimizle niçin feda ediyoruz anlamıyorum. Türkiye böyle bir olanağı neden kaybetmek ister, anlamış değilim.

Acar, GREVIO üyelerinin belirlenmesi gündeminin yanı sıra bir yandan da GREVIO’nun Ekim ayında yayımladığı Türkiye raporundaki tavsiyelerin uygulamaya geçirilmesi sürecinin başlayacağının altını çiziyor:

İki süreç önemli olacak. Ekim ayı itibariyle GREVIO’nun Türkiye raporu yayımlandı. Devlet ve sivil toplum açısından ilk bakılması gereken nokta, raporda önerilen tavsiyelerin mevcut mekanizmalar kullanılarak nasıl yerine getirileceği ve nasıl en hızlı ve etkili adımların atılacağı. Diğer taraftan sözleşmenin Türkiye’de daha iyi uygulanmasını sağlamak için neler yapılabileceği konusunda sürekli yeni inisiyatifler, daha etkili mekanizmalar geliştirmek de bu sürecin bir parçası.

Diğeri süreç ise, GREVIO’nun yeni üyelerinin ve başkanının belirlenmesi. Taraf devletler tarafından gösterilen adaylar arasından 10 yeni üye seçilecek. Seçim Nisan başında Avrupa Konseyi’nde taraf ülke temsilcileri tarafından yapılacak. Haziran ayında da yeni GREVIO kendi içinde yeni başkanını seçecek.

“Türkiye’nin Adayı Feride Acar Olmalıdır” 

İstanbul Sözleşmesi Türkiye İzleme Platformu bileşeni kadın örgütleri Türkiye’yi temsilen tek aday gösterilmesine ve Acar’ın aday adayı dahi gösterilmemesine tepki gösterdi. Platform, 97 kadın örgütünün imzasıyla ortak bir bildiri yayımlamıştı. 

(eşitlik adalet kadin haber portalı/ fotoğraf:Fotoğraf: Council of Europe)







Üye Ol



Üye Girişi