Gecekondulardaki 'Yalnız Anneler'den krize karşı örnek dayanışma

 

Venezuela'da krizin bedelini en ağır biçimde ödeyen gecekondularda yaşayan hane reisi 'Yalnız Anneler', çocuklarını krizin etkilerinden koruyabilmek için kendi aralarında dayanışma ağı oluşturdular.

14.07.2019
Yazı Boyutu:  

Amerika'nın Sesi  televizyonundan Mustafa Özdemir, Caracas'taki gecekondu bölgelerine giderek hane reisi yalnız annelerle konuştu.

Son beş yıldır ağır ekonomik ve siyasi krizin yaşandığı Venezuela’da krizin faturasını en ağır ödeyen kesimlerden birisi de bugün 8 dolara tekabül eden maaşlarıyla gecekondularda yaşam mücadelesi veren hane reisi yalnız anneler. Dar gelirli yalnız annelerin beslenme, ulaşım, barınma gibi ailesinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaları kazandıkları maaşlarla mümkün değil.

Venezuela gecekondularında yaşayan dar gelirli hane reisi, yalnız anneler, en temel ihtiyaçlarını bile karşılamak için deyim yerindeyse her gün şapkadan yeni bir tavşan çıkarmak zorunda. Yaşamak ve yaşatmak için çalışmanın yanı sıra, ek iş yapmak, ucuz gıda bulmak, evin ve çocukların sorunlarıyla uğraşmak ve her şeyden önemlisi, üç öğün olmasa bile çocuklarını beslemek zorunda olan yalnız anneler için, temel ihtiyaçlarını karşılamak neredeyse imkansız.



Teneke bir gecekonduda yaşayan Carolina’nın evinin olduğu yer toprak kayması riski taşıdığı için yerleşim alanında yol, su, elektrik ve telefon yok. Barakayı satın almadan önce kazandığı paranın kiraya gittiğini, en azından çocukların yemeğini garantilemek adına bu evi satın aldığını anlatan Carolina, bugün kira ödememesine rağmen yine de geçinmelerinin mümkün olmadığını ifade ediyor: “Birisi 6 diğeri 9 yaşında iki çocuk annesiyim. Şu anda işsizim ama günübirlik para kazanabileceğim hemen her işi yapıyorum. Bazı sosyal projelerde çalıştığım için oradan bir gelirim var, ayrıca hükümetin yatırdığı ikramiyelerden ve hükümetin dağıttığı ucuz gıda olanağından faydalanıyorum. Ancak biz genelde günde üç öğün yemek yiyemiyoruz. Neyse ki çocuklarım öğle yemeğini, ücretsiz bir aşevinde yiyor. Bazen çocuklarım yiyebilsin diye ben yemiyorum. Çünkü hepimize yeterli yiyeceğimiz olmadığı günlerimiz oluyor ama en azından başımızı sokacak bir yerimiz var.”



Eve (kaçak) elektrik çekmek için Carolina'nın 1600 metre elektrik kablosu için para biriktirebilmesi aylarını almış. Evdeki su tankını doldurabilmesi için 800 metre su taşıması gerekiyor: “Banyomuz yoktu onu yaptım ve kısa süre önce de zemini betonla kaplayabildim, zorlandım ama büyük oğlum hastalanmıştı . Yalnız bir anne olarak iki çocuğun sorumluluğunu almak ve gündelik zorunlu ihtiyaçlarımızı giderebilmek için verdiğim mücadele adeta her gün yeniden başlayan bir savaş. Örneğin çocuklarımın her gün çantasına atıştıracak bir şeyler koyup, okula ulaşmasını sağlamak için bile bazen imkansızı başarmak zorunda kalıyorum. Bu durum (sağlıktan giyime kadar) her ihtiyacımız için böyle.”



Yolanda Saldarriaga feminist bir aktivist. 9 yaşındaki kızını bir yıl Venezuela’da bırakıp Kolombiya’ya çalışmaya gitmiş ve şu anda yaşadığı inşaat halindeki gecekonduyu alabilmiş. Yolanda ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte, kendisi gibi hane reisi 3 anneyle kolektif bir yaşam kurduklarını ve çocuklarını aynı okula yazdırarak gündelik sorumluluklarını paylaştıklarını, ayrıca para kazanmak için yaptıkları ortak projelerini anlatıyor: “Latin Amerika’da babaların doğan çocuklarının sorumluluklarını üstlenmemesi çok yaygın görünen bir durum ve biz gecekondularda yaşayan dar gelirli 3 yalnız anne, birbirimize destek olma kararı aldık. İlk olarak çocuklarımızı okuldan almak, ödevlerine yardımcı olmak, yemeklerini hazırlamak, temizlikleriyle ilgilenmek gibi gündelik sorumlulukları paylaşmaya başladık. Ekonomik krizin derinleşmesi ve alım gücümüzün düşmesiyle birlikte özellikle çocuklarımızın yiyeceğini garanti edebilme adına birbirimize zaman yarattık, aramızda hükümetin dağıttığı ucuz gıda ürünlerini paylaştık.”

Yolanda krizle birlikte,çekirdek ailenin kendi sorunlarını kendisi çözmesi gerektiği öğretisine alternatif olarak, yalnız annelerle dayanışma temelli başka bir aile modeli geliştirdiklerini, mesela kendisinin kooperatifteki arkadaşlarının çocuklarının günde kaç öğün yemek yedikleriyle ilgilendiğini söylüyor. İşte bu ilgi, onları ortak gelir yaratma arayışına itmiş: “Ama maaşlarımız da zorunlu ihtiyaçlarımızı karşılamaya yetmeyince ortak projeler yapmaya başladık. İlk projemiz tekstil projesi oldu bir diğeri de köylerden ucuza ürün alıp Caracas’ta uygun fiyata satma projesi. Yelitza adındaki arkadaşımız köylere peynir ve et gibi bazı ürünleri satın almak için gidiyor, bazen bir haftayı bulan bu sürede onun çocuklarına biz bakıyoruz. Geldiğinde de ürünlerin satışını hep birlikte yapıyor ve elde ettiğimiz geliri paylaşıyoruz.”



Angelimar Flores 28 yaşında, 7 yaşında bir kızı var. Kızının babası, Angelimar iki aylık hamileyken Caracas’ta tehlikeli bir gecekondu mahallesinde cinayete kurban gitmiş. 2016’ya kadar bir devlet kurumunda çalışan Angelimar Flores, maaşının bir karton yumurta almaya bile yetmez hale geldiği gün istifa ettiğini söylüyor. O dönemler tenekeden yapılmış tek gözlü bir evde yaşadığını anlatan Angelimar, Yolanda ve Yelitza’yla kurdukları dayanışma sayesinde durumunun bugün görece biraz daha iyi olduğunu söylüyor. Angelimar, kooperatifin textil projesini üstlenmiş: “Aslında bizim projemiz yeni cüzdanlar ve kadın elbisesi yapmak üzerineydi ancak yaptığımız ürünleri krizden dolayı satamayınca projemizi değiştirmek zorunda kaldık. Bugün, yeni kıyafet alacak ekonomik gücü olmayan insanlar bize eski kıyafetlerini getiriyorlar biz de onları dönüştürüyoruz, pantalondan şort ya da erkek gömleğinden kadın elbisesi yapabiliyoruz ya da eskileri onarıyoruz. Müşterilerimiz gecekondudaki komşularımız ve çocuklarımızın okuldaki veliler. ”


Angelimar ayrıca çocuklarının okuduğu okulda ilkokul ve lise öğrencilerine dersler veriyor. Krizle birlikte baş gösteren öğretmen açığını veliler olarak kapatmaya çalıştıklarını anlatan genç anne, bu görevi gönüllü olarak üstlendiklerini ve kendisi gibi onlarca velinin olduğunu anlatıyor: “Krizle birlikte ülkeden giden ya da düşük maaşlardan dolayı ders vermeyi bırakıp başka işler yapan öğretmenlerden dolayı oluşan açığı dersleri biz vererek kapatmaya çalışıyoruz. Örneğin ben üniversitede biyoloji okudum ama tezimi hala vermedim, lisede biyoloji derslerindeki açığı ben kapatıyorum. Ancak öğrencilerin eğitim konusunda oldukça eksiklikleri var. Biz onların bir üniversiteye girebilmesi için elimizden geleni yapsak da öğrencilerin çoğunluğunun gerçek bir hayat projeleri yok, çünkü Venezuela’da bir gelecek görmüyorlar.”

Venezuela’daki sosyo-kültürel kodlarla birlikte düşünüldüğünde, gençlerin ülkelerinde kendilerine ait bir gelecek tasavvuruna sahip olamaması, yalnız anne sayısının artma ihtimalini yükseltiyor. Dar gelirli kadınlara yönelik tıbbi bakım ve eğitim programları uygulayan PLAFAM adlı sivil toplum kuruluşuna göre, gecekondularda yaşayan birçok genç kadının tek yaşam planı anne olmak üzerine kurulu.



Venezuela’da Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün en son açıkladığı verilere göre açlık sınırındaki kadın sayısı erkeklere göre %12 daha fazla ve ülkedeki hane reisi yalnız annelerin oranı %40’a tekabül ediyor. Bugün Venezuela’da yoksulluğun yüzünün en çok da, gecekondularda yaşayan yalnız annelerin suretine benzediğini söylemek yanlış olmaz. Kelimelerin tam karşılığı olarak ‘yemeyip yediren, giymeyip giydiren’ ve krizin, çocukları üzerindeki yıkıcı etkilerini en aza indirme gayretindeki yalnız annelerin suretine.' (VOA- Mustafa Özdemir- Fotoğraflar: Ekran alıntısı)

yabanci dizi izle, canli bahis, canli casino, bahis siteleri, guvenilir bahis siteleri, tipobet365, tipobet, 

Üye Ol



Üye Girişi