Geçim sıkıntısı yüzünden 16 yılda 4 bin 500 kişi yaşamını yitirdi

 

İstanbul Fatih'te 4 kız kardeşin geçim sıkıntısına dayanamayıp siyanürle yaşamlarına son vermesiyle gündeme gelen intihar olaylarının son yıllarda daha da arttığı belirtildi. Psikiyatrislere göre, sadece intihar değil, ruhsal bozukluklar da geçim sıkıntısına paralel olarak arttı.

07.11.2019
Yazı Boyutu:  
Psikiyatrist Prof. Dr. Cem Kaptanoğlu özellikle ekonomik kriz dönemlerinde, toplumda intihar davranışında bir yükselme, artış gözlendiğine dikkati çekerek "Daha önceki ekonomik kriz dönemlerinde de Türkiye’de bu hep konuşuldu" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi geçtiğimiz ay, intihar vakalarını Meclis Başkanı Mustafa Şentop’a yönelttiği soru önergesi ile gündeme taşımıştı.
 
Önergede intihar olaylarındaki artış vurgulanarak “2018 verilerine göre 3 bin 161 kişi intihar ederek hayatına son verdi.
Başka bir ifadeyle 2018 yılında haftada 61 kişi intihar etti. AKP iktidarında intihar ederek hayatına son veren yurttaş sayısı ise resmi rakamlara göre 47 bin 537’ye ulaştı. Buna göre geçtiğimiz 16 yılda günde 8 kişi intihar ederek yaşamına son verdi” denildi.

İntihar girişimlerinin Meclis’te de arttığı ifade edilen önergede şu ifadelere yer verilmişti:

“Meclis’in Halkla İlişkiler Binası’nın çatısına çıkan bir yurttaş intihar girişiminde bulundu. Geçtiğimiz aylarda da Halkla İlişkiler Binası’nın 5’inci katında bir intihar girişimi yaşandı. Son intihar girişiminde gördük ki, sayı o kadar artmış ki Meclis Başkanlığı branda sistemi almak zorunda kalmıştır.”

GEÇİM SIKINTISI 4500 CAN ALDI

TÜİK’in yayımladığı verilere göre AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılıyla 2018 yılı arasında 4 bin 481 kişi geçim sıkıntısı nedeniyle yaşamına son verdi. TÜİK raporuna göre geçim sıkıntısı nedeniyle intihar edenlerin sayısı yıllara göre şöyle oldu:

¦ 2002-327 ¦ 2003-385 ¦ 2004-194 ¦ 2005-225 ¦ 2006-215 ¦ 2007-263 ¦ 2008-289 ¦ 2009-318 ¦ 2010-273
¦ 2011-215 ¦ 2012-250 ¦ 2013-221 ¦ 2014-256 ¦ 2015-298 ¦ 2016-274 ¦ 2017-232 ¦ 2018-246

KRİZ DÖNEMLERİNDE İNTİHARLARDA YÜKSELME YAŞANIYOR

Psikiyatrist Prof. Dr. Cem Kaptanoğlu özellikle ekonomik kriz dönemlerinde, toplumda intihar davranışında bir yükselme, artış gözlendiğine dikkati çekerek "Daha önceki ekonomik kriz dönemlerinde de Türkiye’de bu hep konuşuldu" dedi.

İnsanların temel ihtiyaçlarının giderildiği, yeterli sosyal-toplumsal desteği alabildikleri, iş bulabildikleri ve belli bir uygun çalışma ortamlarının olabildiği dönemlerde haliyle stres düzeyi daha düşük olduğunu belirten Kaptanoğlu şunları söyledi:

"Kişinin dayanma gücü çevresel faktörler nedeniyle artıyor. Yani doğrudan ekonomik kriz bir intihara neden oluyor gibi bir sonuca varmak mümkün değil ama ekonomik kriz döneminde bu krizin topluma, halka nasıl dağıldığı, bunun sosyal politikalarla ne şekilde ele alınabildiği, alınamadığı önemli oluyor. 4 kardeşin intiharında çeşitli ruhsal tedavi için kullanılan ilaçların bulunması yanında bir ekonomik sıkıntı içerisinde oldukları da biliniyor. Bu bütün teorik bilgilerimize uyumlu bir durum. Ruhsal rahatsızlıkların sıklığında değişmeyen çok önemli bir faktör var: sosyal sınıf. Yani kişinin yaşam koşullarının çok daha zor olduğu bir sosyal sınıfta bulunması ruhsal rahatsızlık riskini artırıyor. Doğrudan intihar ediliyor diyemem ama ruhsal rahatsızlıklar da kişinin intihar girişiminde bulunma olasılığını da yükseltiyor tabii ki. Bu nedenledir ki, sosyal sınıf son derece önemli ve Türkiye’de son dönemdeki yoksullaşmayla ilgili artış böyle bir kaygıyı, bütün toplumları yönetenlerin, sağlık politikalarını belirleyenlerin tartışması gerekiyor. Sadece intihar değil, ruhsal rahatsızlıkların da son derece arttığını görüyoruz. Bu kişiler ancak toplu olarak intihar ettiklerinde haberdar olduk. İki kişi evde çalışmıyor, ikisi bütün ailenin geçimini sağlamaya çalışıyor ve o kaynaklarıyla da ilgili bir kısıtlılık var ve bu noktada bir çaresizlik yaşıyorlar. Burada esasında düşünülmesi gereken şey şu:

Biz onlardan haberdar mıydık? Nasıl haberdar oluyoruz, onların faturaları ödenmeyip borçları kabardığı zaman bir görevli kapılarına geliyor elektriklerini kesmek için. Çok daha önce bu ailenin sosyal anlamda, ekonomik anlamda, rahatsızlıklarıyla ilgili bir sağlık teşkilatının haberdar olması, onlarla ilgili gerekli sosyal desteğin sağlanması gerekiyor. Toplumsal olarak hepimizin bu noktada sorumluluğunda diye düşünüyorum, en başta yönetenler olmak üzere. (Birgün)




Üye Ol



Üye Girişi