Gençliğin beyaz perdesi barışa açıldı

 

Gençliğin sesi Kıbrıs ve Ankara'dan sonra İstanbul'da da perdede yankılandı

19.03.2013
Yazı Boyutu:  

 

3. Uluslararası Gençlik Filmleri Festivali, Kıbrıs ve Ankara'dan sonra İstanbul'da da Şişli Kent Sineması'nda  18 Mart akşamı gerçekleştirilen açılış etkinliğiyle perdelerini barış için açtı.  Festival, İstanbul’da 19 Mart'tan itibaren 22 Mart'a kadar  11 farklı kampuste ve 4 farklı kültür merkezinde izleyicilerle buluşuyor.

 
İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampusu ve İstanbul Teknik Üniversitesi Maslak Kampüsü’nde Tepenin Ardı filmi gösterimleri ile filmin oyuncusu Berk Hakman’la ve yönetmen Emin Alper’le söyleşiler gerçekleştirilecek. Festival, İstanbul’dan sonra Eskişehir’den Diyarbakır’a, Konya’dan Antakya’ya birçok kentte perdelerini açacak.
 
AÇILIŞ KONUŞMASINI  ÖYLE BİR GEÇER ZAMANKİ'NİN OSMAN'I YAPTI
 
Oyuncu Gün Koper'in sunuculuğunu yaptığı açılışta Bulutsuzluk Özlemi, Fuat Saka, Düşbaz ve Mezopotamya Dans Topluluğu da üniversitelilerin açılış gecesine renk kattı.  Şişli Kent Sineması'nda 18 Mart Pazartesi günü saat 18.30'da gerçekleştirilen açılış yoğun ilgi gördü. 
 
Ankara Kolektif Sinema tarafından hazırlanan ODTÜ’de günler süren direnişi anlatan “ODTÜ Ayakta” belgeselinin İstanbul’daki ilk gösterimi de açılış etkinliğinde izleyicilerle buluştu. 
 
Genç Oyuncu  Gün Koper  etkinliği, “Gençlerin bir festival yapıyor olması ekstra, şaşılan bir durum haline gelmiş. Ben de buna şaşırdım. Her festival genç olmak zorunda değil mi festival olmak için” sözleriyle açtı. Savaşın da yerleşikleşmiş, kanıksanmış bir şey olduğuna dikkat çeken Koper, barış için salonu dolduran gençleri işaret etti.
 
Gün Koper,  önceki yıllarda festivalin “Gençlerin Sesi Perdede Yankılıyor” ve “Yasak/Ne Yapsak” temalarıyla binlerce izleyiciyle buluştuğunu hatırlatarak Festivalin bu yıl “Barış” temasıyla 10’dan fazla ilde izleyicileriyle buluşacağını aktardı.  Öyle  Bir Geçer Zaman ki  Dizisi'nin  Osman'ı  Gün Koper  “Başka bir sinema mümkün” anlayışıyla yapılan festivalin Kıbrıs ve Ankara’dan sonra İstanbul’da da halkların kardeşliği için barışın sesini sahneye taşıdığını kaydetti.
 
BOĞAZA DEĞİL ZAP SUYUNA KÖPRÜ
 
Gece boyunca çeşitli video/kısa film gösterimlerinin yapıldığı gecenin ilk videosu Devrimci Gençlik Köprüsü’ne ilişkindi. 1969’da İstanbul Boğazı’na yapılmak istenen köprü yerine Dev-Gençliler Hakkari Zap Suyu’na köprü yapılmasını savunmuş ve Hakkari’ye giderek köprüyü kendileri yapmıştı. 1999’da güvenlik gerekçesiyle patlatılan köprü, 2010 yılında üniversitelilerin, aydınların yoğun çabalarıyla yeniden inşa edilmiş, ancak bu defa da köprünün tabelası çalınmıştı. Etkinlikte köprünün çalınan tabelasının yapımını üstlenen Kolektif Sinema Ekibi’nin videosu izlendi.
 
Belgeselin ardından, geçtiğimiz yıl Newroz kutlamalarına katıldığı gerekçesiyle 9 ay tutuklu kalan Öğrenci Kolektifleri üyesi Kadir Ev söz aldı. ODTÜ protestolarına katılamadığını ama hapishanedeyken izlediğini söyleyen Ev, “Yalnız olmadığımızı gördüm” dedi. Ev, sözlerine “Gençlik köprüsünü tekrar yaptığımız, tabelasını tekrar astığımız gibi onu korumayı biliriz. Barışı korumayı biliriz” diyerek devam etti.
 
SİZ KİMİN KANINI DÖKTÜNÜZ?
 
Ev’in konuşmasının ardından yönetmen Mustafa Ergün’ün kısa filmi “Vana” gösterildi. Hrant Dink’in gözünden son gününü anlatan filmin ardından anısına Hrant’ın Arkadaşları’ndan Garo Paylan’a plaket sunuldu. Etkinliğe katılamayan Paylan’ın “barış dolu bir dünya” dileyen mesajı ve Dink’in 1999’da Agos’ta yazdığı “Siz kimin kanını döktünüz” yazısından bir bölüm okundu.
 
BERFO ANA UNUTULMADI
 
İHD tarafından Cumartesi Anneleri’ne ilişkin hazırlanan video öncesi ise Berfo Ana anıldı. Gösterimin ardından 1980’de kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren söz alarak “İnsanların insanca yaşaması için mücadele etmiş ama bunu canıyla ödemiş ağabeyim Hayrettin Eren Kasım 1980’de kaybedildi. Bizler mezar ararken şimdi kemiklerine razı olduk. Ben kiminle barışayım? Bulamadığımız kemikler barışla sonuçlanırsa yüreğimize su serpilir” dedi.
 
Fuat Saka’nın 16 Mart anmasıyla başlayan şarkılarının ardından Mezopotamya Dans Topluluğu sahne aldı.
 
 
GERÇEK BARIŞ MÜCADELE İLE OLUR
 
Gecede festivalin düzenleyicisi Öğrenci Kolektifleri adına Cemre Ay konuştu:
 
Mücadelemiz yaz okullarında, AKPlilerin ceketlerinde patlayan yumurtalarımızda suret buluyor. Onların yaptıklarının alternatifini kuruyoruz. ‘Okumuş insan halkının yanında’ diyerek yoksul mahallelerde üniversite kuruyoruz. Yaptıklarımızdan biri de sponsorsuz, reklamsız bu festival. Barışa ihtiyacımızın en çok olduğu bu günlerde Diyarbakır’ı, Antakya’yı da dahil ediyoruz. ‘3-2-1 Barış’ diyoruz. AKP ‘barış’ diyerek kirli siyaset yürütüyor. Roboski’de bombalar atıyor, Suriye’de emperyalistlerin emrinde savaşı körüklüyor. Buradan barış çıkmayacak, gerçek barış mücadele ile, Devrimci Gençlik Köprüsü ile, Van’da depremzedelerle birlikte kazanılır. Kürtlerin, ezilenlerin yanında barış için savaşacağız. AKP, barınma hakkına sahip çıkan Dikmen’e saldırıyor, beslenme hakkına sahip çıkan üniversitelilere rektör, özel güvenlik saldırıyor. YÖK yasası Erdoğan’ın önünde, yapıyor ama korkuyor. Gençlikten, sokaktan korkuyor.”
 
"Burnumuzun dibinde Suriye’de savaş oluşturuluyor bunu yapan egemen güçler, kapitalistler. Bizim ülke de dağlarda her iki taraftan insan ölüyor. Barış daha zordur, daha büyük emektir. Ben de bu emeği sarf edenlerin arasında olmak isterim. "
 
 
Ay, sözlerini üniversitelileri “kolektif olmaya” çağırarak bitirdi.
 
Savaşın soğukluğunun anlatıldığı kısa film “Soğukkan”ın ardından Kırıntı müzik grubu sahne aldı.
 
Dinleti sonrası plaket almak üzere sahneye çıkan oyuncu Cezmi Baskın, gençlerin yaptıklarının bazı insanları korkutacağını söyledi. “Beş çocuk yapın diyenler o beş çocuk aç kaldığında hepsi devrimci olacak” sözleriyle sahneden ayrıldı.
 
Gece, Düşbaz müzik grubu ve Nejat Yavaşoğulları’nın şarkılarıyla son buldu.
 
 
 
 

Üye Ol



Üye Girişi