Gezi, 'Altın Portakal'a fena vurdu

 

Gezi belgeselinin yarışmadan çıkarılmasından sonra Altın Portakal Jürisi de dağıldı

8.10.2014
Yazı Boyutu:  
 
 
51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Gezi Belgeseli'ninyarışmadan çıkarılmasından sonra, Altın Portakal Jürisi'nden 10 kişi, bu yıl belgesel film kategorisinde yarışacak 15 belgeselden 11'inin yapımcı ve yönetmenleri, festivalden çekildiklerini açıkladı. 
 
 
 
Belgesel Film Yarışması kategorisinde, Taksim Gezi Parkı olaylarını konu alan 'Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek' adlı belgesel filmiyle sansür tartışmalarına konu olan yönetmen Reyan Tuvi'nin sosyal medya hesabından ortak açıklama yapıldı.
 
Festivalden çekilen belgesel yönetmenleri ve yapımcıların ortak açıklamasında, 'Kriz, festival yönetimince son ana dek sorumluluk üstlenmeyen ve polemiklere sebebiyet veren bir tarz ile yönetilmiştir' ifadesi kullanıldı.
 
Açıklamada, asıl meselenin filmlerin TCK maddelerine göre değerlendirilmesi ve sansürün meşrulaştırılması olduğu söylenmesine rağmen, sinema dünyasını bölen spekülasyonların ve manipülasyonların etkin olduğu bir tartışma ortamının yaratıldığı savunuldu.
 
Festival yönetiminin son açıklamasının da meselenin özünü çözmeye yönelik olmadığı, büyük bir hayal kırıklığı ile karşılandığı belirtilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
 
'Festival yönetiminin TCK uygulamalarına dair net bir özeleştiri vermemesi, bizim açımızdan gelecekte yapılacak festivallerde de filmlerimizin bu maddelere göre müdahale görebileceği anlamına geliyor. Festivale sayılı günler kala sorunun doğru anlaşılması ve çözülmesi yönündeki umudumuzu yitirmiş olmanın üzüntüsü içerisindeyiz. Festivalin gerçekleşmesini çok önemli buluyoruz fakat filmlerimizin sansür mekanizmaları yaratılarak değerlendirilmemesini ve sanatsal özgürlüğün güvence altına alınmasını herşeyden daha çok önemsiyoruz. Aşağıda imzası olan ulusal belgesel yarışma bölümünde yer alan yönetmen ve yapımcılar olarak filmlerimizi festivalden çektiğimizi üzülerek bildiriyoruz.'
Festivalden çekilen belgesel filmler ve yönetmenleri şöyle:
 
Albina Özden, Ayris Alptekin, Fehime Seven, Nazlı Bulum, Sefa Tokgöz 'Ben bir slogan buldum: Annem benim yanımda'
Devrim Akkaya, Cem Doruk 'Diyar'
Yasin Semiz 'Eymir Neden Paylaşılmadı'
Zeynel Koç ve Cenk Örtülü 'O iklimde kalırdı acılar/Kel'
Emel Çelebi 'Kül kedisi değiliz'
Cem Kaya 'Motör'
Ender Yeşildağ 'Sessiz çığlık'
Güliz Sağlam ve İlker Berke 'Tepecik hayal okulu'
Ahmet Yurtkul 'Uzak'
Reyan Tuvi 'Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek'
Deniz Yeşil 'Yollara düştük'
Festivalde, Bahriye Kabadayı Dal'ın 'Hakkari'nin gizemli taşları', Kurtuluş Özgen'in 'Nail V.', Oktay Altunnar'ın 'Yüzde 12.29', Halil Ünal, Ezel Akay, Serpil Güler, Cem Terbiyeli, Önder İnce'nin 'Küçük karabalıklar' adlı belgeselleri yarışacak.
 
10 JÜRİ ÜYESİ İSTİFA ETTİ
 
Öteyandan  Antalya altın Portakal Film Festivali'ndeki sansür gerilimi artarak sürüyor. Bugün altı yarışmadan 10 jüri üyesi istifa ettiklerini açıkladı. Ana Yarışma jürisinde bulunan yönetmen Belmin Söylemez de istifa etti. 6 Ekim 2014 Altın Portakal'dan 10 jüri üyesi istifa etti
 
Altın Portakal Film Festivali Cuma günü başlayacak. Ama Reyan Tuvi'nin filmine yönelik engelleme, daha sonra festival yönetimiyle Tuvi uzlaşmış olsa bile tepki çekmeye devam ediyor. Bugün festivalin altı farklı kategorisinde yarışan filmleri değerlendirecek 10 sinemacı ve sinema yazarı, bir ortak açıklama yaparak görevlerinden çekildi. 
 
Reyan Tuvi'nin Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ filmi 51. Altın Portakal Film Festivali Ulusal Belgesel Yarışması listesinden çıkarılmıştı.
"Sanatsal ifade özgürlüğünün güvence altında olmadığı bir sürece ortak olmayacağımızı ve festivaldeki jüri üyeliği görevlerimizden çekildiğimizi beyan ederiz" diye biten açıklamaya imza atan isimler ve görev aldıkları jüriler şöyle:
 
Belmin Söylemez (Ulusal Yarışma, ana jüri)
Ayla Kanbur (Ulusal Belgesel Film Yarışması, ana jüri)
Zeynep Dadak (Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, ana jüri)
Belma Baş (Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması, ana jüri)
Emre Akay (Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması, ana jüri)
Evrim Kaya (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD jürisi)
Kaya Özkaracalar (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD jürisi)
Fırat Yücel (Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD jürisi)
Metin Gönen (Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD jürisi)
Esin Küçüktepepınar (Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD jürisi)
 
AÇIKLAMANIN TAM METNİ
 
Reyan Tuvi’nin ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adlı filminin “Türk Ceza Kanunu'nun 125. ve 299. maddelerine aykırı ifade ve içerik ihtiva ettiği” gerekçesiyle, 51. Altın Portakal Film Festivali Ulusal Belgesel Yarışması listesinden çıkarılmasını “hiçbir şekilde kabul edilemez bulduğumuzu” 2 Ekim 2014 tarihinde açıklamış, bu durumun söz konusu eserin kriminalize edilmesi anlamına geldiğini vurgulamış ve filmin yarışmaya yönetmenin kurgusuyla dahil edilmesini, ayrıca festival yönetiminin “gösterimlerin her türlü baskıdan muaf bir şekilde yapılacağını ve seçici kurulların kararlarının manipüle edilmeyeceğini garanti eden, tavizsiz bir açıklama” yapmasını beklediğimizi belirtmiştik.
 
Gelinen son noktada, ön jürinin kararına rağmen “TCK'nın 125. ve 299. maddelerine aykırı ifade ve içerik ihtiva ettiği” gerekçesiyle filmi yarışmadan ihraç etmiş olan festival, yönetmenin yaptığı değişiklik sonucunda filmi yarışmaya dahil etti. Bu durum, yapılan değişiklik ne olursa olsun şunun onaylanması anlamına gelmekte: Bir festival ön jürinin seçmiş olduğu bir filmi TCK’yı gerekçe göstererek yarışmadan çıkartabilir ve yine TCK’yı öne sürerek yönetmen üzerinde baskı oluşturarak filminde değişiklik yaptırabilir. Bu, ileride festivaller tarafından benzer müdahalelerin yapılmasının önünü açan bir uygulamadır. Bunu kabul edilebilir gördüğümüz takdirde, bugünden itibaren devlet organlarının yanı sıra festival yönetimlerinin de TCK’nın maddelerini gerekçe göstererek sanat eserlerinde değişiklik talep etmesini onaylamış olacağız. 
 
Festivalin akıbeti omuzlarına yüklenen Reyan Tuvi’nin yanında olduğumuzu, filminin seyirciyle buluşması yönündeki kararına saygı duyduğumuzu belirtmek isteriz. Bizi kaygılandıran, festivalin, TCK’yı referans alan tutumunu sürdürüp bir yargı organı gibi hareket etmeye devam etmesidir. Festivalin, sansürün normalize edilmesini beraberinde getirecek ve yönetmenler üzerindeki baskıyı artıracak bu tutumunu endişe verici buluyoruz. 
2 Ekim açıklamamızda yer alan “gösterimlerin her türlü baskıdan muaf bir şekilde yapılacağını ve seçici kurulların kararlarının manipüle edilmeyeceğini garanti eden, tavizsiz bir açıklama” beklentimizin karşılanmaması bir yana, tam tersi bir durumun meşrulaştırılması söz konusudur. Bu durum karşısında, sanatsal ifade özgürlüğünün güvence altında olmadığı bir sürece ortak olmayacağımızı ve festivaldeki jüri üyeliği görevlerimizden çekildiğimizi beyan ederiz. (Süleyman Elçin/Muhalif gazete)
 
 
 

Üye Ol



Üye Girişi