Gözaltına alınan Barış Atay'ın 'muhbir'ine tepki yağıyor

 

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'ın köşe yazısında açık şekilde hedef göstererek siyasilere havale ettiği oyuncu Barış Atay'ın gözaltına alınmasından sonra sosyal medyada Ahmet Hakan'a yönelik tepkiler çığ gibi büyüyor.

...
16.05.2018
Yazı Boyutu:  
Oyuncu Barış Atay, ‘tekmeci müşavir’ Yusuf Yerkel’in ‘özrü’nden sonra yaptığı açıklamalardan sonra bugün sabah saat 06.00’da polisler tarafından gözaltına alınarak emniyete götürüldü.

Avukat Efkan Bolaç, sosyal medya hesabından oyuncu Barış Atay'ın gözaltına alındığını duyurdu.

Bolaç, "Nihayet Barış Atay'ı gözaltına aldırmayı başardılar. Birilerine yargılanacaksın demek veya affetmiyorum demek ne zamandır suç oldu?" dedi.

Atay sosyal medya üzerinden "Bu ülkeye, insanına yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz!" demiş, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan da bu mesajı hedef alarak, Muharrem İnce ve Meral Akşener'e çağrıda bulunmuş "Lütfen bu adama haddini bildiriniz!" başlıklı bir yazı kaleme almıştı.

Bir fotoğraf üzerinden ‘günah keçisi’ ilan edildiğini söyleyen Yerkel, kamuoyundan özür dilediğini dile getirmişti.
Oyuncu Atay, Yerkel’in ‘özrü’nün ardından şu tweeti paylaşmıştı:



Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’sa, dünkü yazısında Atay’ın sözlerini paylaşarak, İnce ve Akşener’e şöyle seslenmişti: “Sayın Muharrem İnce! Sayın Meral Akşener! Lütfen bu adama haddini bildiriniz!”


BARIŞ ATAYDAN, AHMET HAKAN'A: SENDE YARGILANACAKSIN!

Sanatçı Barış Atay, dünkü  köşe yazısında kendisini hedef gösteren Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’a yanıt verdi.


“Sen de yargılanacaksın Ahmet Hakan” başlığıyla yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

“Sosyal medya acayip şey. Gücüne her daim şaşırıyorsunuz. Elinizde 280 karakterlik yer var, yazıyorsunuz, mevzuya dair karın ağrısı olan ne kadar insan varsa dökülüveriyor. “Yargılanacaksınız!” diyoruz, ses dört köşeden geliyor. Suçlu olduğunu bilen sayısı düşündüğümden fazlaymış. Tabi bunun üzerine dünden beri cevap veren, tehdit eden, hakaret yağdıran çok insan oldu ama Ahmet Hakan’ın özel bir cevap hak ettiği kesin. Neden mi? Cevabı kendi yazısında aslında. “Yahu bu adamın ne kıymeti var ki? Ne diye bu adamın sözlerini önümüze getiriyorsun ki? Bu adamı mı muhatap alacağız ki?” dememek gerek çünkü. Aksine; bu adamı, gibilerini, kısacası “zihniyetlerini” muhatap almak şart.
Öncelikle şunu söylemeliyim. Ahmet Hakangillere kızmam ben. Her dönem, iktidarı kimse, onun önünde el pençe duran zavallı emir kullarına kızılmaz. Belki fazladan acınabilir ama kızmak yanlış. Öfkemi, sahibinin sesi olanlara değil, sahiplerine yöneltmeyi mücadele açısından daha doğru buluyorum. Sonuçta Ahmet Hakangiller, bir sonraki iktidar döneminde yine kapılanacak bir yer aramakla meşgul olacaklar, bense her koşulda mücadelemi, ilkelerim doğrultusunda vermeye devam edeceğim; iktidar, muhalefet ayırt etmeksizin!

Öte yandan ben, had bilirim. Fakat; öyle mafya bozuntusu iktidar tetikçilerinden yediğim iki yumrukla had bilmeye benzemez bu. O da had bilmek olmaz zaten, olsa olsa kuyruğunu kıstırıp oturmak olur. Had bildirmeye çok meraklı iseler; “oluk oluk kan akıtacağız” diye miting yapan, cumhurbaşkanı adayı bir siyasetçiye“koridora dahi çıkarttırmayacağım” diye tehdit gönderen mafyalar, orada duruyorlar. Bu arzuyu onlara karşı da görmek isteriz. Ayrıca beni birilerine şikayet etmenin anlamı olmayacağını bilmesi gerekir. Bir yerden emir alıp sözünü, durduğu yeri değiştirmek, kendileri gibi biat edenlere özgü, bize değil. Ahmet Hakan’ın yıllar içinde edindiği deneyimle, hedef gösteriyor gibi algılanmasın diye muhalefete şikayet ederek  yaptığı bu hamle, korkaklıktan, üç kağıtçılıktan başka bir şey değil.

Sanki yazdığım gizli saklıymış gibi herkes tekrar tekrar paylaştığı için ben de yazayım.

“Hepiniz ağlayarak özür dileyeceksiniz. O gün geldiğinde; affedeni, acıyanı, yargılamaktan vazgeçeni de unutmayacağız! Yok öyle “torunlarla emeklilik, kavga istemiyoruz,” falan. Her şey yeni başlıyor. Bu ülkeye, insanına yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz.”

Hemen paniğe kapılmakta haklı olabilir Ahmet Hakan. Kişi, kendinden bilir işi. Artık içinde olmadığını yıllardır kanıtlamaya çalıştığı ama asla kopmadığı, bir şekilde her gün destek olduğu güruhun hesap sorma biçimini bildiğinden, hesap vermek sözünü duyduğu an irkilir Ahmet Hakangiller. Onlar için her adım rövanşist, her hamle intikam hissiyle yapılır çünkü. Kendi aralarında ise her şey bir gün helalleşme ile kapatılır, kol kırılır yen içinde kalır. Fakat yok öyle yağma Ahmet Hakan. Hayır, özür dileyecekler ve biz özürlerini kabul etmeyeceğiz. Çünkü suçun karşılığı özür değil yargılanmaktır. Yargılanacaklar!

Sen; Yusuf Yerkel denilen şahsın, bir madenci yakınına attığı tekme için 4 yıl sonra gelen samimiyetsiz özrünü kabul edebilirsin, ben kabul etmeyeceğim. O şahıs, attığı tekmenin hesabını vermek için yargılanacak.

Sen; sokak arasında linç edilen Ali İsmail’in, ekmek almaya giderken vurulan Berkin’in, işçi sınıfı için mücadele eden Ethem’in, uyuşturucuya karşı savaş veren Hasan Ferit’in, mahallesini savunurken çatıdan atılan Ahmet’in, sırtından vurulan Abdullah’ın, otobanda ezilen Mehmet’in, kalekol gölgesinde yaşamak istemeyen Medeni’nin, cesedi 1 hafta sokak ortasında bırakılan Taybet Ana’nın, kokmasın diye derin dondurucuda bekletilmek zorunda bırakılan küçük çocuğun, Roboski’de parçalanan bedenlerin, barış mitinginde katledilenlerin katillerinin, “emri ben verdim” diyenlerin, milyonları cebe indirenlerin, ülkenin her karış toprağını talan edenlerin, bizleri yurttaş olarak değil, kölesi olarak görenlerin, yok sayanların, yani bu ülkeyi yönetmeyi, sahip olmak sanan bir grubun ve bu onların güçlenmesine destek olan, bu düzene çanak tutan, içinde senin de olduğun tetikçi medyanın, kamu arazilerinin, fabrikaların yok paraya peşkeş çekildiği, üstüne milyonlarca lira vergi borçları silinen kan emici sermayenin özürlerini kabul edebilir,“kardeşlik, barışmak” gibi şeyleri kalkan ederek affedebilirsin ama ben, affetmem. Bunların karşılığı, AKP tarafından Erdoğan’a özel hale getirilmiş yargı sisteminin, hemen sil baştan düzenlenmesi ve görevini kötüye kullanan, halka karşı suç işleyen kim varsa yargılanmasıdır.

Evet yanlış okumadın Ahmet Hakan…16 yıllık bu iktidar ve her koşulda halka karşı tetikçi olarak kullandığı herkes, aynı Yusuf Yerkel gibi ağlayarak, yalancı bir utanç içinde özür dileyecek  fakat yine de yargılanacak!

Sen de onlardan birisin. Tahir Elçi’nin kanı ellerinde hala, yoksa unuttun mu? Çünkü biz unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!”

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'ın dünkü köşe yazısında,  hedef gösterdi Barış Atay'ın twitter mesajı şöyleydi: Hepiniz ağlayarak özür dileyeceksiniz. O gün geldiğinde; affedeni, acıyanı, yargılamaktan vazgeçeni de unutmayacağız. Yok öyle 'torunlarla emeklilik, hepimiz kardeşiz, kavga istemiyoruz' falan. Her şey yeni başlıyor. Bu ülkeye, insanına yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz!



AHMET HAKAN'I İHBARCI KONUMUNA GETİREN KÖŞE YAZISI

Ahmet Hakan  bu sözlerden rahatsız oldu ve dünkü  köşe yazısında Atay’ı hedef alan Hakan, “Bu adam, ‘bitsin’ dediğimiz ne varsa hepsini sırtlanmış, karşımıza çıkmış. Kestirip atın, haddini bildirin” ifadelerini kullandı.

“Sakın bana “Yahu bu adamın ne kıymeti var ki? Ne diye bu adamın sözlerini önümüze getiriyorsun ki? Bu adamı mı muhatap alacağız ki” falan demeyin” diyen Ahmet Hakan’ın Barış Atay’ı hedef aldığı yazıdaki ilgili kısım şöyle:

“BARIŞ Atay adlı bir adam...

Şöyle yazmış Twitter’da:

- Hepiniz ağlayarak özür dileyeceksiniz.

- O gün geldiğinde affedeni, acıyanı, yargılamaktan vazgeçeni de unutmayacağız!

- Yok öyle “torunlarla emeklilik, hepimiz kardeşiz, kavga istemiyoruz” falan.

- Her şey yeni başlıyor.

- Bu ülkeye, insanına yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz!

Lütfen bu adama haddini bildiriniz

*

Sayın Muharrem İnce!

Sayın Meral Akşener!

Lütfen bu adama haddini bildiriniz!

*

Sakın bana...

“Yahu bu adamın ne kıymeti var ki? Ne diye bu adamın sözlerini önümüze getiriyorsun ki? Bu adamı mı muhatap alacağız ki” falan demeyin.

*
Şunu unutmayın:

Bu adam, bir zihniyeti temsil ediyor!

Bu zamana kadar yakındığımız ne varsa, illallah ettiğimiz ne varsa, “bitsin” dediğimiz ne varsa...

Hepsini sırtlanmış ve karşımıza çıkmış!

Bu adam...

Rövanş peşinde koşanların, kavga isteyenlerin, huzursuzluk ve kargaşa rüyaları görenlerin bir temsilcisi!

Adamın şahıs olarak hiçbir önemi tabii ki yok.

Ama onun şahsında bu ilkel zihniyete haddini bildirmek şart!

*

Sayın Muharrem İnce!

Sayın Meral Akşener!

- Pespaye ve ilkel dürtülerle hareket eden bu tür adamların kafalarına balyoz gibi indirin lütfen “inadına kardeşlik” haykırışını.

- Kavgadan, merhametsizlikten, düşmanının aynısını olmaktan başka bir şey bilmeyen bu tür adamların suratına çakın lütfen “hepimiz kardeşiz” haykırışını.

*

Gürül gürül bağırın lütfen, “Biz rövanş, intikam, kavga için gelmiyoruz... Huzur için geliyoruz huzur için” diye.

*

Kestirip atın lütfen, “Biz sadece yargıyı bizi bile yargılayabilecek denli bağımsız hale getirmekle mükellefiz. Yapacağımız tek şey budur” diye.”


ATAY'IN GÖZALTINA ALINMASINA TEPKİLER ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR

Barış Atay’ın Ahmet Hakan’ın yazısından bir gün sonra gözaltına alınmasının ardından Hakan’a yönelik tepkiler çığ gibi büyüdü.


Ahmet Hakan’ın “haddini bildirin” çağrısının ardından bu sabah İstanbul’da gözaltına alınan Oyuncu Barış Atay'sosyal medyada destek yağarken , Ahmetz Hakan ise ihbarcılıkla, muhbirlikle suçlanıyor

Sosyal medyada siyasilerden, sanatçılara kadar pek çok kişi Barış Atay’a destek mesajı atarken Hakan’ı eleştirdi #BarışAtayYalnızDeğildir

hashtag'ı kısa sürede TT oldu. Kullancılar #BarışAtayYalnızDeğildir diyerek tepkilerini sürdürüyor.


MERT FIRAT'TAN DESTEK

Oyuncu Mert Fırat da Barış Atay'a destek tweeti atanlar arasında yer aldı. Fırat, "Algı yönetenler, tetikçiler, üçlü pirizler, yalaklar ve dönekler yine meydanda anlaşılan. Biz halkız unutmayacağız. Sistem intikamcı kindarları yaratırken çanak tutanlar asıl vatan hainlaridir!" dedi.

DENİZ ÇAKIR'DAN AHMET HAKAN'A: YAZIK

Oyuncu Deniz Çakır da Ahmet Hakan'a tepki gösterdi. Deniz Çakır, instagram hikaye kısmından isim vermeden Ahmet Hakan’a kastederek şu sözleri paylaştı: “Yazık… Gazetecilik de, gazete köşeleri de bu her devrin adamlarına kaldı… Dillerine, kalemlerine vicdan diliyorum yine de…”

Üye Ol



Üye Girişi