'Hadi ölün! Ne bekliyorsunuz?'

 

CHP Milletvekili Tanal, 77 gündür açlık grevindeyken Semih Özakça veNuruiye Gülmen hakkında verilen tutuklama kararının '‘hadi ölün ne bekliyorsunuz’ demekten başka bir şey" ifade etmediğini söyledi

24.05.2017
Yazı Boyutu:  
Mardin’de sınıf öğretmenliği yaparken KHK ile görevden alınan Semih Özakça ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde öğretim görevlisiyken yine KHK ile görevden alınan Nuriye Gülmen’in tutuklanmalarına CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da sert tepki gösterdi.
 
Mahmut Tanal, “Tutuklanmaları halinde şeker ve suyu da keserek açlık grevini ölüm orucuna çevireceklerini açıklamalarına rağmen onları tutuklamak ‘hadi ölün ne bekliyorsunuz’ demekten başka bir şey değildir” dedi.

Tanal, 77 gündür açlık grevinde olan iki eğitimci için verilen tutuklama kararını ‘onları ölümle başbaşa bırakmaktır’ değerlendirmesinde bulundu. Tanal, sözlerine şöyle devam etti:

“Tutuklama kararları ise şöyle:  “tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri ve eylemlerin süreleri dikkate alındığında adli kontrol koruma tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşılması nedeniyle şüpheliler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın tutuklanmalarına…” İki eğitimciyi mağdur edenlere sesleniyorum. Tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine ne gibi zarar vereceklermiş bunu açıklasınlar. Peki, siz bu tutuklama kararı ile 77 gündür açlık grevindeki insanlara ne kadar büyük bir zarar verdiğinizin farkında mısınız? Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı tutuklamak onları ölümle baş başa bırakmaktır. Nuriye Gümen ve Semih Özakça’yı tutuklamak onların ölüme bir adım daha yaklaştırmak hatta ölüme sevk etmektir. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı tutuklamak onlara çaresiz bırakmaktır. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı tutuklamak kendilerine destek veren binlerce insanı hiçe saymaktır.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı tutuklamak hakkını arayan halka meydan okumaktır. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı tutuklamak cinayetin ilk adımıdır? Bu iki eğitimci Allah korusun oradan sağ çıkamazlarsa, bizi bırakın vicdanınıza nasıl hesap vereceksiniz? Siz değil miydiniz daha 4 gün önce parti tüzüğünüze ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturunu ekleyen… Lafta kalmasın, parti tüzüğünüzde yeşillik olarak kalmasın kanıtlayın. Nuriye ve Semihleri yaşatın ki devlet yaşasın! Onlara devletin şefkatini gösterin. Vatandaşın devlete olan sevgisi, güveni, inancı artsın.  Bir kere de şaşırtın! Nuriye ve Semih’in tutuklanması Yüksel caddesinin tam ortasında aylardır ulu orta duran hatalarını göz önünden kaldırmak, saklamaktır. Artık tüm dünya biliyor.  Her şey gün gibi ortada.  Nuriye ve Semih ya bırakılacak ya bırakılacak!”








Üye Ol



Üye Girişi