HDP'lilerle Hüda-Parlı'lar çatıştı: 2 ölü

 

Hüda-Par üyelerinin, HDP'lilerin Kozluca'ya gelmelerini engellemek isteyince çatışma çıktı

30.05.2015
Yazı Boyutu:  

 

ŞIRNAK'ın İdil İlçesi'ne bağlı Kozluca Köyü'nde seçim propagandası sırasında HDP'liler ile Hür Dava Partisi (Hüda-Par) üyeleri arasında silahlı çatışma çıktı, 2 kişi öldü.

 

İdil ilçe merkezine 30 kilometre uzaklıkta ve İpekyolu üzerindeki Kozluca Köyü'ne bugün öğle saatlerinde HDP İdil ilçe örgütü yöneticileri seçim propagandası yapmaya gitti. İddiaya göre Hüda- Par taraftarları, gelen HDP'li grubu köye almak istemeyince olay çıktı.

HDP'lilerin propaganda yapamadan köyden ayrılmasının ardından bu kez köydeki HDP ve Hüda- Par taraftarları arasında çıkan kavga, silahlı çatışmaya dönüştü. Uzun namlulu silahın da kullanıldığı çatışmada Hüda- Par'lı gruptan 38 yaşında Abdülcelal Talayhan ile 34 yaşındaki Mehmet Şerif Şimşek ağır yaralandı. Talayhan ve Şimşek, ağır yaralı kaldırıldıkları Mardin'in Nusaybin Devlet Hastanesi'nde yaşamlarını yitirdi.

Hüda- Par'lılar ölüm haberini alınca hastaneye akın etti. Tekbir getiren Hüda- Par'lı grup, HDP'liler aleyhine slogan atarken, çatışmanın çıktığı Kozluca Köyü'nde geniş güvenlik önlemi alındı.

 

 

2 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Şırnak'ın İdil İlçesi Kozluca Köyü'nde seçim çalışmasına giden HDP'liler ile köyde bulunan Hüda-Par üyeleri arasında çıkan ve Abdülcelal Talayhan ile Şerif Şimşek'in öldüğü silahlı çatışmanın ardından köyde geniş güvenlik önlemi alan jandarma ekipleri, olaya karıştıkları gerekçesiyle 2 kişiyi gözaltına aldı. Olaylar sırasında 2 HDP'linin de levye ve satırla yaralandığı belirtildi. Köye giriş ve çıkışları kapatan jandarma ekipleri, olayla ilgili geniş çaplı soruşturmasını sürdürüyor.

 

VALİLİK AÇIKLAMA YAPTI

Şırnak Valiliği'nden yapılan açıklamada, 'İdil İlçemizin Kozluca köyüne, seçim çalışması için HDP seçim aracıyla gelen, HDP'liler ile bir grup Hüda-Par'lı arasında çıkan tartışma sonucunda, HDP'li oldukları değerlendirilen 2 kişinin ateş açması sonucu Hüda Par'lı 2 kişi yaralanmış, hastaneye kaldırılmış, ancak kurtarılamayarak hayatlarını kaybetmişlerdir. Konuyla ilgili 2 zanlı ve olayda kullanılan bir silah ele geçirilmiş olup, adli mercilerce tahkikat devam etmektedir" denildi.

 

 

SİLVAN'DA DA OLAYLAR ÇIKTI

Diyarbakır'ın Silvan İlçesi'nde, araç konvoyu ile ilçede tur atan Hüda-Par'lılar ile HDP'liler arasında kavga çıktı. Silvan'da bugün saat 18.00'de Hüda-Par'lılar seçim çalışmaları kapsamında ilçe merkezinde konvoy halinde tur atarken, Batman yolu üzerinde, HDP'li oldukları öğrenilen bir grup sataştı. Buna tepki gösteren Hüda-Par'lılar ile HDP'liler arasında tartışmaya başladı. Tartışma sürerken, yoldan geçen ve Batman'a yolcu taşıyan bir minibüs ve Hüda- Par'lıların araçları taşlandı. Diyarbakır Caddesi üzerinde bulunan Hüda-Par İlçe Başkanlığı binasına giden Hüda-Par’lılar, tekbir getirerek 'Kahrolsun PKK' sloganı attı ve buradan geçen HDP'nin seçim minibüsünü taşlandı ve camları kırıldı. İki partinin taraftarları birbirlerine bir süre taş attı. İlçe merkezinde çeşitli noktalardan silah sesleri gelirken, güvenlik güçleri iki partinin mensuplarının karşı karşıya gelmemesi için geniş güvenlik önlemi aldı. Asayiş Şube, Terörle Mücadele ekiplerinin ilçe merkezinde aldığı önlemler devam ediyor. Bu arada yaşanabilecek muhtemel bir olay üzerine esnaflar kepenk kapattı.

 

GENEL BAŞKAN YILMAZ'DAN HDP'LİLERE UYARI

Şırnak'ın İdil İlçesi'nde 2 HÜDA PAR'lının ölümüyle ilgili olay hakkında Diyarbakır İl Başkanlığı'nda basın açıklaması yapan HÜDA PAR Genel Başkanı Hüseyin Yılmaz, HDP, PKK ve KCK ile bunlara yakın sivil toplum örgütlerini uyarıda bulundu.

 

"BATI'DA BARIŞ HAVARİSİ, DOĞUDA ELİNDE MOLOTOF VE KALEŞNİKOF"

HDP'nin batıda barış ve demokrasi havarisi olduğunu, doğuda ise bir elinde molotof, diğer elinde kaleşnikof tüfekle toplumun iradesini rehin almaya çalıştığını söyleyen Yılmaz, "Batı'da barış ve demokrasi havarisi, Doğu'da ise bir elde molotof bir elde kaleş silahı, toplumun vicdanını, iradesini topyekün yaşamını rehin almaya çalışmak, ne ahlakidir, ne vicdanidir, ne de insanidir. Kürdistan coğrafyasında herkesin burada siyasi yaşamını devam ettirmeye ve var olmaya hakkı vardır. Buna silahlı örgüt ve elemanları dahil. Yasinimizi vahşice katleden örgütün katliama karışmamış diğer elemanları dahil burda siyaset yapmaya ve yaşamaya hakkı var. Ama onların da bunu anlaması bilmesi lazım, zihinlerine kazıması lazım. Kimse Kürdistan'da muhalifleri silah zoruyla, hele hele hür davanın bağlılarını, gönüldaşlarını Kürdistan'dan silah zoruyla göçettiremeyecek" dedi.

 

"PKK'NIN GİREMEDİĞİ KÖYE GİDİP HALKI TAHRİK ETTİLER"

1990'lı yıllar da dahi silahlı örgütün bu köye giremediğini anlatan Yılmaz, "Bu akşam İdil'in Xanike (Kozluca) Köyü'nde 2 üyemiz, daha önce PKK-KCK'den tutuklanıp cezaevine giren ve tahliye edilen ismi bizde mevcut şahıs tarafından tüm köylülerin de içinde olduğu grup silahla taranıyor. Sebep HDP'nin köydeki seçim çalışması. Kardeşim çatışma yok, karşı taraftan yaralanan hiç kimse yok. 90'lı yıllarda dahi örgütün silahla giremediği bu köyde, parti seçim çalışması altında gidip örgüt propagandası yaparak, halkı tahrik etmek, parti çalışmaları değil. Örgüt marşlarıyla PKK propagandasına dönünce köylüler bundan rahatsız oluyor ve köyden çıkmalarını istiyor. Bunun üzerine bir tartışma çıkıyor ve bu tartışmadan kin ve nefretle dolan, yüreği öfkeyle dolan ve gözleri kan bürümüş olan bu PKK'lı şahıs, aynı zamanda HDP'nin köy yöneticilerinden olan bu şahıs, evinden kaleş silahını alıp kalabalığı tarıyor; 'Siz nasıl HDP'lileri köyden çıkarırsınız' diye. Bir kez daha söylüyorum; HDP'lilere yönelik, karşı tarafa yönelik silahlı bir cevap verme girişimi dahi yoktur. Malesef iki kardeşimiz; biri bizim İdil teşkilatımızın üyesi, diğeri ise Cizre teşkilatımızın üyesi olan iki kardeşimiz, kaldırıldıkları hastanede şehit oluyorlar" diye konuştu.

 

"PKK ZİHNİYETİ, KÜRDİSTANI KENDİ ÇİFTLİĞİ GÖRÜYOR"

PKK zihniyetinin, bölgeyi tek parti diktasıyla yönetmek istediğini ileri süren Yılmaz, muhalif siyasi partilere müsade edilmediğini ifade ederek, "PKK zihniyeti, Kürdistanı kendi çiftliği gibi görüyor. Kürdistan'ı tek parti diktasıyla yönetmek istiyor. Hiç bir siyasi parti ve muhalife müsade etmek istemiyor. Kürdistan'da bu seçimde kendileri dışında kimseye oy çıkmasını istemiyor. Kırsaldan gelen haberleri biliyorsunuz; silahlı tehditle oy isteme mevcut. Bu tahamulsüzlüğü bırakmaları lazım. Muhalifleriyle bir arada yaşamayı öğrenmeleri lazım, kimsenin bir yere gideceği yok. Bunu o kalın kafalarına yerleştirmeleri lazım. Kürdistan'a huzur gelmesi için halk tarafından bu zihniyetin cezalandırılması gerektiğine inanıyorum. Eğer barajı aşarlarlarsa her gün bir yerde bir olay olacak, analar ağlamaya devam edecek" diye konuştu.

 

Yılmaz, HDP'nin seçimlerde yüzde 50'nin altında oy aldığı ilçe ve şehirlerde olay yaşanmadığını, ancak yüzde 50'nin üzerinde oy aldığı merkezlerde sık sık olayların yaşandığını öne sürdü. Yılmaz, "Bu noktada halkımızın bunu görmesi lazım. Halkın zarar görmemesi için yıllardır sabrediyoruz. Hz. Eyüb'ün sabrını gösteriyoruz. Fakat saldırıya uğrayan, hergün katledilen bu kitle, eğer bıçak kemiğe dayanırsa, o bardak taşarsa, kimse kontrol edemez. Bunu ben bile kontrol edemem. Bu noktada herkesin aklını başına alması lazım ve daha fazla tahrik, provoke etmemeleri lazım" ifadelerini kullandı.

 

 

"KİMSE GAZIMIZI ALMAK İÇİN UĞRAŞMASIN"

Sorumluların ortaya çıkarılması talebinde bulunan Yılmaz, arabuluculuk için gelecek STK temsilcilerine de mesaj göndererek, "Gerçekten Kürdistan'a barış gelmesini istiyorlarsa adam gibi bu işin sorumluları ortaya çıkacak. Bu noktada yetkili kimse ortaya çıkacak, bir daha olayların olmaması için ellerini taşın altına koysun. Kutsalları neyse onun üzerine yemin edip, 'bir daha provoke etmeyeceğiz' desin. Kürdistan'a huzur gelmesi için yemin etmeleri ve bu olayları kınamaları lazım. Yarın öbür gün arabulucu yandaş STK'ları bize göndermesinler. Gerçekten arabulucu olmak istiyen kişi ve kurumlar da bu saldırıyı ve 7 Ekim saldırısını, katliamını açık ve net bir şekilde kınamaları lazım" dedi.

 

"ESPİNOZA HER BÖLGEYE GELDİĞİNDE KÜRT KANI AKIYOR"

HDP ve PKK saldırılarının arkasında ABD ve emperyalist batı olduğunu söyleyen Yılmaz, "Bütün bu saldırıların gerisinde emperyalist batının uşaklığını üstlenme vardır, bunların taşeronluğunu yapıyorlar. Kürdistan'da İslami yapıların yaşamaması, yok olması için, Amerika ve emperyalist batıdan talimat almışlar. Ne zaman ABD Adana Konsolosu Espinoza bu bölgey gelse, Kürt kanı dökülüyor. Basından öğrendiğimiz kadarıyla bugün yine Diyarbakır'daydı. Bugün yine Kürdistan'a gelmişti ve yine Kürtler'in kanı, Müslüman Kürtler'in kanı döküldü. ABD'ye, emperyalist batıya değil, bu halka dayamaları lazım sırtlarını" diye konuştu.

 

DEMİRTAŞ'I ELEŞTİRDİ

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı da sert bir dille eleştiren Yılmaz, HDP'nin içinde MİT ve istihbaratçıların olduğunu iddia etti. Yılmaz, "Batıda çizdikleri o demokrat portreyi, yada bir kısım medyanın parlatıp, cilalayıp sunduğu cici oğlan, şeker çocuk ise, bunun gereğini yapmalıdır. Onlar ne yapılması gerektiğini çok iyi biliyorlar. Özel görüşmelerimizde onlara nasıl davranılması gerektiğini söyledik, çok iyi biliyorlar. Kürdistanın, Kürtlerarası bir iç barışa ihtiyacı var. Kendi içindeki MİT ve istihbarat arttıklarını temizlemeleri lazım. İstihbarat ile iş tutmaktan vazgeçsinler. Zilan'da Kürtler'i katledenlerin torunlarıyla bu iş olmaz. Cihangir yokuşundakilerle bu iş olmaz. Çözüm burda Kürdistan'dadır ve Kürdistan'da barış ve huzur sağlanacak, çözümü burda arasınlar başka bir yerde değil" dedi.

 

CENAZELER ADLİ TIP KURUMU'NA GÖNDERİLDİ

Nusaybin Devlet Hastanesi'nde bulunan Hüda-Par'lı Abdülcelil Talayhan ile Mehmet Şerif Şimşek'in cenazeleri Cumhuriyet Savcılığı'nın talimatıyla otopsi yapılmak üzere Mardin Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Cenazelerin morgdan çıkarılması sırasında hastane bahçesinde toplanan Hüda-Par'lılar, tekbir getirerek PKK aleyhinde slogan attı. Polis ekipleri hastane çevresi ve bahçesinde geniş güvenlik önlemleri alırken, cenazelerin ayrılışından sonra Hüda Par'lılar da dağıldı.

 

Hüda-Par'ın desteğiyle Şırnak'tan Bağımsız Milletvekili adayı olan Şehzade Demir, hayatını kaybeden Mehmet Şerif Şimşek'in kayınbiraderi olduğunu söyledi. Öldürülen 2 kişinin de Hüda-Par üyesi olduğunu söyleyen Demir, "Kendilerini istemeyen, kendilerini sevmeyen, kendilerini köylerinde istemeyen insanlara zorla, silahla baskı yaparak onları baskı altına almaktan başka bir şey değildir. Bugüne kadar o köye gelmemişler, bugüne kadar o köyden oy istememişler. Bu köy genelde mütedeyyin insanlardır. Gelip kadınlı kızlı şenlik düzenlemişler, açık saçık sosyete bayanlarla köy töresine uymayan bir program düzenlemişler. Doğal olarak inancında hassas olan köylüler buna tepki göstermiş. Onlar da biz istediğimiz her yere gideriz şeklinde tahrik ve provoke edici sözler söylemişler. Köylülere taşlarla saldırmışlar. Onların gençliğine mensup bir kişi, gelenlerin tahrikiyle eve gidip silahını alıp bu köylüleri taramış" dedi.

 

DBP, SAĞDUYUYA DAVET ETTİ

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Aslan, partisinin İdil ilçe binasında olayla ilgili yaptığı açıklamada, sağduyu çağrısında bulundu. Olayın daha önceden tasarlanmış bir provokasyon sonucu meydana geldiğini ve askerlerin de geç müdahale ettiğini öne süren Aslan, şöyle dedi:

 

"Bugün yaptığımız köy ziyaretlerinin birinde yaşanan üzücü ve acı bir olay gerçekleşti. Kozluca Köyü'nde seçim kampanyamızda düzenlediğimiz konvoyun önü Hüda-Parlı kişiler tarafından kesilerek bu köye giremeyeceği ve bu köye konvoyun sokulmayacağı tehditler ve yaklaşımlarla kitlemiz provokasyona çekilmeye çalışıldı. Biz gelişebilecek provokasyonları değerlendirirken, halkımızı köyden çıkarmak için çaba sarf ederken nereden geldiği belli olmayan kimi kişiler ortamı gerip bir kavga söz konusu oldu. Yöneticilerimizin çabasıyla uzun konvoy köyden çıkartıldı. Konvoyumuzda bulunan 4-5 araç kalınca bu araçlara saldırı gerçekleşti. Saldırıda bulunan Hüda-Par'lıların Cizre ve çevre ilçelerden provokasyon için geldiği bize söylendi. Yaşanan can kayıplarından dolayı gerçekten üzgünüz. Halkımızın provokasyonlara karşı duyarlı olması gerekir. Kozluca Köyü'nde satılarla, silahlarla karşı karşıya gelinmiştir. Olayda 2 kişi ölmüş ve 2 HDP üyemizde satır ve bıçaklarla yaralanmıştır. Biz bu saldırının önceden hazırlandığını olay olduktan sonra öğrendik. Köyün muhtarı 3 gün önce Hüda-Parlıların köyde HDP'lilerin seçim çalışması yürütmemesi için tehditlerde bulunduğunu beyan etmiştir. Yine köyde HDP'lilerin afiş ve bayrak çalışması engellenmiş ve bayraklar yakılmıştır. Her ne kadar bu olayın yaşanmaması için bizler çaba sarf etmişsek te konvoy köyden çıktıktan sonra kalan 4-5 araca saldırı gerçekleşmiş ve bu ölümler meydana gelmiştir. Tüm halkımıza çağrıda bulunuyoruz. Provokasyonlara gelmesinler, herkesin duyarlı olması gerekmektedir. Olayda devletin ve özellikle hükümetin parmağı olduğunu düşünüyoruz. Gelişebilecek olaylar önceden bilinmesine rağmen, köyün 1 kilometre ilerisinde askeri alan olmasına rağmen, 10-15 dakika boyunca havaya ateş edilmesi ve silah seslerinin yükselmesine rağmen askerlerin müdahale etmemesi bize açık bir şekilde Kürtlerin kendi içinde çatışıp öldürmesini izleyen bir devlet politikası olduğunu ve bunun devlet tarafından destelendiğini bugün gördük ve yaşadık.Herkesi bütün halkımızı sağduyulu olmaya çağırıyoruz."

 

 


Üye Ol



Üye Girişi