Her yıl prematüre doğan 15 milyon bebekten 1 milyonu ölüyor

 

Prematürite ile ilgili sorunlara dikkat çekmek ve farkındalığı sürdürmek amacıyla, her yıl 17 Kasım, “Dünya Prematüre Günü” olarak kutlanıyor. Mor rengin farkındalığında çeşitli etkinlikler düzenleniyor ve bu konuda toplumsal bilinç oluşturulmaya çalışılıyor.

17.11.2020
Yazı Boyutu:  
Otuz yedinci gebelik haftasını tamamlamadan dünyaya gelen bebeklere prematüre bebek deniyor. Yaklaşık her on bebekten biri prematüre doğuyor. Bu bebekler anne karnındaki büyüme ve gelişmelerini henüz tamamlamadan dünyaya geldikleri için, başta solunum sistemi olmak üzere, kalp-damar sistemi, bağırsak sistemi, sinir sistemi ile ilgili sorunlarla karşı karşıya kalıyorlar. Yine bu bebeklerin bağışıklık sistemleri tam gelişmediğinden, mikroplara karşı dirençlerinin de düşük olduğu belirtiliyor.

Özellikle 32 haftadan önce ve 1500 gramın altında doğan bebeklerin bakımında .büyük sorunlar yaşanabiliyor. 

En yüksek risk, 28 hafta altında doğan çok küçük prematüre bebeklerde, orta dereceli risk ise; 28-31 hafta arası doğan sınırda prematüre bebeklerde En düşük risk grubunu ise, 32-36 haftalar arasında doğan sınırda prematüre bebekler oluşturuyor.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan Erken Doğum Hakkında Küresel Eylem Raporunda, ülkelerin zamanından önce gerçekleşen doğum oranlarının yüzde 5-18 arasında değişmekte olduğu ifade ediliyor. 

Raporda, “Dünyada 2010 yılında doğan bebeklerin 1/10’undan fazlasının prematüre doğduğu, pek çok ülkede de prematüre doğum oranlarının yükselişte olduğuna dikkat çekiliyor.  Yine Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde yılda 15 milyon bebek prematüre olarak doğuyor ve bunun sonucu olarak 1 milyonun üzerinde bebek bir yaşını tamamlayamadan halatlarını kaybediyor.

Türkiye'de prematüre doğum oranının yıllar içinde benzer bir seyir izlediği görülüyor. Her yıl 180 binden fazla bebek hayata erken başlıyor. Bu da bebeklerin yüzde 15’inden fazlasına denk geliyor.

Prematüre bebekler, organ ve doku sistemleri yeterince gelişmeden doğdukları için, normal sürelerinde doğmuş olan diğer bebeklerle karşılaştırıldıklarında, öğrenme ve davranış bozuklukları, serebral palsi (omurilik felci), algısal eksiklik, enfeksiyon ve kronik solunum hastalıkları açısından daha yüksek risklere maruz kalıyor. Bu çocuklar ve aileleri, tıbbi, psikolojik, duygusal, sosyal ve mali zorluklarla başa çıkmak zorunda kalıyorlar. Sağlık sorunları yaşamın ileriki yıllarına da etki edebiliyor. 

Ancak, prematüre bebeklerin hem birey olarak kendisine, hem ailesine, hem de topluma yansıyan bu problemlerinin önemli bir kısmının, alınacak tedbirlerle ve uygun müdahalelerle önlenebilir olduğu bilinen bir gerçek.

Kadın Doğum Hastalıkları uzmanlarına göre, erken doğum bir hastalık olarak algılanmamalı. Prematüre bebekler de normal bir gelişim süreci geçirebilecek, üretken ve sağlıklı bir yaşam kapasitesine sahiptir. Sadece bu kapasiteyi kendi başlarına harekete geçirme yeteneğine sahip değiller.

Bu noktada ailelere ve sağlık çalışanlarına sorumluluklar düşüyor. Bu nedenlerle doğum öncesi bakımın nitelik ve niceliği büyük önem taşıyor. Özellikle riskli gebeliklerin uygun şekilde takip edilmesi, acil durumlarda uygun müdahalelerin yapılması, yenidoğan döneminden itibaren bebeklerin yakından takip edilmesi pek çok anne ve bebeğin hayatını kurtarmaktadır. Bununla birlikte yapılması gereken tüm yaşamı boyunca kadının sağlık durumunun düzeltilmesidir.
(KAZETE)

 

Üye Ol



Üye Girişi