Hükümete ve işverenlere kadın istihdamını arttırma reçetesi

 

Kadın çalıştıran işyerlerine özel teşvik

24.08.2008
Yazı Boyutu:  
Türkiye'de hızla gerileyen kadın istihdamını arttırmak için Ortadoğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldız Ecevit, Erdoğan Hükümeti'ne ve işverenlere formül niteliğinde öneriler geliştirdi.
TÜSİAD ve Kagider adına hazırlanan Türkiye'de toplumsal cinsiyet eşitsizliği raporuna ""işgücüne katılım ve istihdam" konusunda katkıda bulunan ODTÜ Öğretim üyesi Prof. Dr. Yıldız Ecevit, kadınların eğitiminin desteklenmesini, kadın girişimciliğinin teşvikini, esnekleştirmenin yanında sosyal politikaları, bakım hizmetlerinin kurumsallaşmasını, işverenlere kadın istihdamı teşvikini ve ayrımcılığa karşı politika üretecek bağımsız yapıları öneriyor.
Ecevit'in, Hükümeti ve işverenlere reçete niteliğindeki önerileri şöyle:
Eğitim: Eğitim, özellikle de mesleki eğitim, kadınların beşeri sermayelerini artıracak en önemli araçlardan biri olarak hem örgün hem de yaygın öğretim kurumlarında sağlanmalı, gerekirse olumlu ayrımcılık araçları (kota ve burs) kullanılarak kadınların beceri kazanmaları ve meslek edinmeleri garantilenmeli.
Aktif işgücü politikaları: İş arama-işe yerleştirme, mesleki eğitim ve girişimcilik teşviklerini kapsayan politikaların, ülke koşullarına uygun bir karması benimsenmeli.
Kadın girişimciliği: Kadın girişimciliği, yoksulluktan koruyan gelir getirici faaliyetlerin dışında, daha geniş ve kadınların kendi güçlenmelerini hedef alan faaliyetler olarak anlaşılmalı. Devlet bunu ulusal istihdam politikasının parçası haline getirmeli.
Esnek üretime sosyal politika dengesi: Eksik istihdam ve/veya çalışan yoksulluğu yaratmaması için, esnekleştirme uygulamaları, minimum gelir, eğitim, sağlık, sosyal bakım alanlarında sosyal hizmetler, işsizlik sigortası, yeniden işe yerleştirme programları gibi etkin sosyal politikalarla desteklenmeli.
Ebeveyn izni: Bakım hizmetlerinin kurumsalla maması, kadınların i gücüne katılımlarını engelleyen arz yanlı nedenlerin en önemlilerinden. Kurumsal bakım hizmetleri bölgesel ve yerel özelliklere uygun yenilikçi modellerle güçlendirilmeli. Ebeveyn izni yasallaşmalı.
İşyeri kreşleri: Çocuk bakımı için kapsamlı politikalar benimsenmeli, işyeri kreşleri açılmalı, açılamadığı takdirde birkaç işletmenin birlikte açacağı kreşlere veya çocuk bakım hizmeti satın alabilecekleri modellere yer verilmeli, gündüz bakım programları desteklenmeli, yerel yönetimler çocuk ve yaşlı bakım hizmetlerinde daha çok sorumluluk üstlenmeli.
Kamuda cinsiyet ayrımcılığı: Kamu, bir yandan toplumsal cinsiyet ayrımcılığına izin vermeyerek, diğer yandan özel önlemler alarak kadın işgücünün/istihdamının artması çabalarında aktif rol oynamalı.
Özel sektöre teşvik: Özel sektörde işverenlerin kadın istihdamını artırmaları için kurumlar vergisinde indirim, gelir vergisi ve sigorta primi destekleri gibi istihdamı teşvik araçları kullanılmalı.
İş kurumlarında eşitlik politikası: Kadın istihdamını artırmakta etkin rol oynayabilecek kurumlar, daha özel olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İŞKUR ve il müdürlükleri, İl İstihdam Kurulları güçlendirilmeli. Bunların toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışını politikalarına ve yönetimine yerleştirmeleri sağlanmalı.
Ayrımcılığı denetleyecek bağımsız yapı: İşe almada, işte yükselmede, hizmet içi eğitimde ve ücretlerde ayrımcı uygulamaları denetleyecek ve bunların ortadan kaldırılmasına yönelik politikalar üretecek bağımsız bir yapı oluşturulmalı.

KADININ İŞGÜCÜNE KATILIMINDA DİBE VURDUK
Prof. Dr Mine Tan, Prof. Dr. Yıldız Ecevit, Prof. Dr. Serpil Sancar Üşür ve Dr. Selma Acuner tarafından hazırlanan kadınların işgücüne katılım oranının 'Cumhuriyet tarihinin en düşük düzeyinde' olduğu belirtilen raporda, yaşanan düşüş, şu verilerle açıklandı:
* 15 yaş üzerindeki kadınların işgücüne katılım oranı 1988'de yüzde 34.3 iken, 2006'da bu oran yüzde 24.9'a düştü.
* 1988'de yüzde 31 olan kadınların istihdamı, 2006'da yüzde 22'ye düştü. Bu dönemde 15 yaş üzeri kadın nüfus yüzde 35 artarken, istihdam potansiyeli ancak yüzde 10 oldu.
* Kadınların işgücü içindeki payı 1988'de yüzde 30.2 iken, 1988 yılında yüzde 26.2'ye geriledi. Erkeklerin payı ise yüzde 70'ten yüzde 74'e yükseldi.
* Kadın istihdamının erkekle eşite yakın olduğu tek sektör tarım. Orada 200 yılında yüzde 60.5 olan istihdam oranı, 2006'da yüzde 48.5'e düştü.


Üye Ol



Üye Girişi