Huriye Kuruoğlu 'KAZETE Yazıları'nı kitaplaştırdı

 

Kazete'de yayınlanan 16 yıllık köşe yazılarından oluşturduğu seçkileri "Kurgu ve Gerçek Kadın Öyküleri: KAZETE Yazıları" kitabında toplayan Prof.Dr. Kuruoğlu, yeni kitabını 23 Nisan'da TÜYAP İzmir Kitap Fuarı'nda okuyucularıyla buluşturuyor

11.04.2016
Yazı Boyutu:  

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Sinema Bölümü öğretim üyesi Kazete yazarı Prof. Dr. Huriye  Huriye Kuruoğlu, akademik kitapları dışında  ilk derleme kitabı olan "KAZETE Yazıları"nı  21. İzmir Kitap Fuarı'nda 23 Nisan'da  okurları için imzalayacak.

2000 Yılından beri, yani 16 yılı aşkın süredir KAZETE’nin Kültür Sanat sayfasındaki köşesinde yazılarını "Kazete Yazıları" adlı kitapta toplayan Prof. Dr. Huriye Kuruoğlu, akademik kitaplarının dışındaki bu ilk "Kurgu ve Gerçek Kadın Öyküleri: KAZETE Yazıları" kitabını 16 Nisan'da açılacak İzmir TÜYAP Kitap Fuarı'nda  23 Nisan'daki  imza gününde okuyucularıyla buluşturacak olmanın heyecanını yaşıyor.


KAZETE'deki  köşe yazılarından seçtiklerini "Kurgu ve Gerçek Kadın Öyküleri: KAZETE Yazıları" kitabında toplayan Prof. Dr. Kuruoğlu, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde Radyo Televizyon Bölümü'nün iki yıl bölüm başkanlığını yapmış, Çağan Irmak gibi ünlü yönetmenler dahil bir çok sanatçıya radyo ve sinemanın kapılarını aralamış, Ortadoğu'nun bozkırı Kırgızistan'da görev yaptığı 2002-2004 yıllarında bile Kazete'ye yazılarını hiç aksatmamış, hatta bazı yazılarından dolayı Kırgız erkeklerinin tehditlerine karşı direnmeyi bilmiş oldukça üretken bir insan, 

MURATHAN MUNGAN'IN DEDİĞİ GİBİ KEŞKE HERKES BİR KİTAP YAZSA

19 yıldır aralıksız yayınlanan KAZETE'nin imtiyaz sahibi ve başyazarı Berrin Gürçay Dilekçi'den sonra en kıdemli köşe yazarı  olan Huriye Kuruoğlu ile yeni kitabı üzerine şöyleşiyoruz

"Yazmanın çok önemli olduğunu düşünüyor" Huriye Hoca.. Kitabının önsözünde de bahsettiği gibi çok sevdiği Murathan Mungan'ın "keşke herkes bir kitap yazsa" sözünü hatırlatarak "Çocukluğumdan beri aklıma gelen her hangi bir konuda hep kendi kendime bir şeyler karaladım. İlerleyen yaşlarda bu yazılar daha çok denemeler şeklinde oldu. İnşallah bir gün o yazıları da gözden geçirir ve kitap haline gelmelerini sağlarım. Yazmanın pek çok açıdan insana iyi gelen bir eylem biçimi olduğuna inanıyorum. Öncelikle düşüncelerinizi ifade edebilmek ve bu ifade ettiğiniz duygu ve düşüncelerinizi insanlarla paylaşmanız çok keyifli" diyor.

"Nerden aklınıza geldi böyle bir derleme kitap yazmak" diye sorduğumuzda şu yanıtı alıyoruz Huriye Kuruoğlu'ndan:

"Sevdiğim köşe yazarlarının yazılarını toparlayıp yayınladıkları kitaplar beni hep mutlu etmiştir. Çünkü böylesi derleme kitaplar o yazarın tüm yazılarını bir arada görme olanağını sunar bize. Böylece, hem dönüp arada bir yeniden okuma, hem de kaçırdığımız yazıları okuma şansını verir. Söz uçar yazı kalır derler.  Ancak, bazen öyle oluyor ki, eğer yazılanlar periyodik yayınlarda yayınlanıyorsa, tümüne derli toplu bir şekilde ulaşma şansı pek mümkün olamıyor. Yazdıklarınız biraz da güncelle ilişkiliyse, bu tarz derleme yazıların bir araya toparlandığı kitap, yazılan konuyla ilgili döneme kısmen de olsa ışık tutar.  Böylece yakın tarihe dair bazı anıları ya da bilgileri bize tekrar anımsatır.

Gerek KAZETE’deki okurlarım, gerekse arkadaşlarım ve öğrencilerim, uzunca bir süredir bu köşede yazdıklarımı bir kitapta toplamamı istiyorlardı. Ama takdir edersiniz ki onca yazıyı bir araya toplayıp gözden geçirmek ve bir kitapta yayınlanır hale getirmek zaman alan bir iş ve bu iş için de diğer zorunlu iş ve sorumluluklarınızdan zaman ayırmak bir mesele. Nihayet zaman ayırıp bu işi kotardığım için kendimi iyi hissediyorum."

DERLEME KİTAPLARI DIŞINDA İLK DENEYİMİ

Yazdığı akademik kitaplar dışında böylesi bir kitabın kendisi için bir ilk deneyim olduğunu, Marguerite Duras'ın  "her yazmak eylemi başka bir serüvendir" sözüyle açıklayan Kuruoğlu, "Bu açıdan bakıldığında ise Kazete Yazıları belki de16 yıllık bir kısa serüvenler toplamı. Öyle ya her bir yazı, çok kısa da olsa benim için bir serüven" diyor.

Bu arada tabii Huriye Kuruoğlu'na niçin KAZETE ve 16 yıldır aralıksız Kazete'de yazmanın kadına bakışındaki değişimi de sormadan edemiyoruz:

"KAZETE’de medyanın, toplumun, egemen güçlerin ve hepsinden önemlisi kadının kadına bakışına dair gözlemlerimi paylaştım okurla. Toparlamak için dönüp baktığımda yazılarımın şu akış çerçevesinde yer aldığını gördüm. İlk aylarda çok genel olarak kadın ve medya ilişkisi ve etkileşimine dair genel bir bakış, daha sonra da dizilerde kadının nasıl konumlandırıldığına dair ve birkaç yazıda da diziler dışındaki bazı televizyon programlarında kadının görünürlüğüne ilişkin düşünce pratiklerim yer almış. Yurt dışı seyahatlerimde de o ülke kadınına dair gerçek öyküler yer almış. Ve özellikle 2002-2004 yılları arasında Orta Asya’nın bozkırındaki Kırgızistan’da yaşadıktan sonra yurda dönüşümden sonraki yıllarda artık daha çok gerçek hayatımızdaki, çevremizdeki kadın ve bazen de erkek öyküleri yer almış. Gerçek öykülerin yer almaya başlamasının en önemli nedeni, her geçen gün dizilerin kalitesinin düşmesi ve bu yüzden dizi izle(ye)mez hale gelmem olmuş. Gerçek hayattan kadın öyküleri yazmak okurların da çok hoşuna gitti. Pek çok okurun da benim gibi düşündüğünü görmek elbette beni mutlu etti."

Biz de inanıyoruz ki, henüz kitabı okumasak da KAZETE'ye yazdığı makalelerinden tahmin ediyoruz "KAZETE Yazıları" keyifle okunabilecek bir kitap. Umarız okurlar da Huriye Kuruoğlu'nun bu 16 yıllık yazı serüveninin özetinden aynı tadı alırlar.

(KAZETE/ÖZEL)


Yorumlar

Rasim Bakırcıoğlu

13.04.2016
Sevgili Hocamızın daha nice yapıtlarını görmek ve okumak istiyoruz.

Üye Ol



Üye Girişi