İki kadın gazeteciye beraat

 

Terörle mücadele eden polisleri hedef göstermekten yargılanan kadın muhabirler için beraat kararı verildi

24.01.2015
Yazı Boyutu:  
 
 
Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Evrensel Gazetesi Muhabiri Emine Uyar ile TGS İzmir Şubesi Üyesi ve Birgün Gazetesi İzmir Muhabiri Gülsen Candemir, "Terörle mücadele eden kişileri hedef göstermek" suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşmasında beraat etti.
 
 
İzmir'in Karşıyaka ilçesinde, 24 Şubat 2012 tarihinde Karşıyaka Necip Demir Ticaret Meslek Lisesi'nde, BirGün Gazetesi'ni okuyan öğretmenlere, başka bir öğretmenin müdahale etmesiyle yaşanan tartışma, olayı haberini yapan Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Evrensel Gazetesi Muhabiri Emine Uyar ile TGS İzmir Şubesi Üyesi ve Birgün Gazetesi İzmir Muhabiri Gülsen Candemir'in, sanık olarak yargılanmasına neden oldu. Gazeteciler ve öğretmenler ilk duruşmada beraat etti. Duruşmaya, Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkanı Atilla Sertel, Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şube Başkanı Halil Hüner, Eğitim Sen yöneticileri, gazeteciler ve öğretmenler katılarak destek verdi.
 
 
SERTEL: HAKSIZ SUÇLAMALARLA DAVALAR AÇILIYOR
 
Savunmalarını yapan sanıklar suçlamaları kabul etmedi. Gazeteciler de olayın haberini, yaptıklarını ve bu nedenle yargı karşısına çıktıklarını belirterek, beraat talep etti. Şikayetçi Ş.Ö. de şikayetinden vazgeçti ve davacı olmadığını söyledi. Mahkeme hakimi şikayetlerden vazgeçilmesi ve sanıklarla ilgili suç niteliği oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. Duruşma çıkışında gazeteci ve öğretmenler açıklama yaptı. Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkanı Atilla Sertel, gazetecilere yönelik haksız suçlamalarla dava açıldığını ve mahkemede verilen beraat kararının adalete olan inancı gösterdiğini söyledi. "Doğruyu yazanları, muhalefet yapanları davalarla süründürmeye çalışacaksınız, yalakaları şakşakçıları milyon dolarla televizyon kuşu yapacaksınız. Bu haksızlığa türk basını ve gazeteciler dur diyecek" diyen Sertel, "Arkadaşlarımızın yargılandığı dava ile türkiye neden gazeteni korudun neden haber yaptın denilen bir hale gelmiştir. Mahkemeleri hakimleri boşuna meşgul etmesinler. Hakimlerin yapacağı çok önemli görevler var. Karşıyaka Adliyesi'nden çok önemli bir karar çıktı. Bu davalar ile gazeteciyi terörle iliştirip yanayana getirmek istiyorlar. Yaptığı haberden dolayı teröre ilişkin suçlama getirmek istiyorlar. Böyle  haksızlık böyle hukuksuzluk olamaz. Gazeteciler yazmalı çizmeli ki, doğruyu söylemeli, basınla ifade özgürlüğü olmalı ki, halk haber alsın" şeklinde konuştu.
 
HÜNER: GAZETECİLER İÇİN YENİ BİR TEHDİT
 
Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şube Başkanı Halil Hüner, gazeteci ve terörist ifadelerinin yan yana gelemeyeceğini, gazetecilerin, terörle mücadele kapsamında kanunda son dönemde sanık haline getirilmeye çalışıldığını ifade ederek şöyle konuştu: "Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik artan müdahaleler, öldürülen, tutuklanan, gözaltına alınan, haberleri, köşe yazıları nedeniyle işten çıkarılan, iş güvencesiz, sendikal haklar olmadan çalıştırılmaya zorlanan gazetecilerin her biri hala hafızalardayken, yargı eliyle gazetecilerin gözaltına alınması, haksız suçlamalarla sanık hale getirilmesi de yaşadığımız ağır baskı ve tehdit sürecinin devamıdır. Gazeteci Sedef Kabaş'ın, geçtiğimiz günlerde sadece attığı twette nedeniyle gözaltına alınması ve 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına neden olan "Terörle mücadele eden kişileri hedef göstermek" suçlaması, gazeteciler için yeni bir tehdit olarak kullanılmaya başlandı."
 
NE OLMUŞTU?
 
Okulda yaşanan tartışmada, öğretmen S.Ö., Birgün Gazetesi'ni okuyan öğretmenlere müdahale ederek, "Terör örgütünün gazetesini okulumda görmek istemiyorum" sözleriyle çöpe attı.  Taraflar birbirlerine hakaret suçlamasında bulundu.  Müşteki konumundaki Ş.Ö. iki gazeteci hakkında da  suç duyurusunda bulundu. Karşıya Cumhuriyet Savcılığı'nın, "olayın gazetelerde sadece haberleştirildiği" gerekçesiyle kavuşturmaya gerek olmadığı kararını verdi. Buna karşılık öğretmen S.Ö., bu kez İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, savcılığın kararına itiraz etti. (Eda Ebru NANECİ / EGE MECLİSİ )
 
 
 
 
 
 

Üye Ol



Üye Girişi