İletişim fakültesi öğrencisine tuvalette işkenceye 70 bin TL tazminat

 

AYM, 2007'de jandarma tarafından işkenceye uğrayan İletişim Fakültesi öğrencisi Fırat Can hakkında hak ihlaline karar vererek, Can'a 70 bin TL tazminat ödenmesine hükmetti. İşkenceci uzman çavuş yeniden yargılanacak.

20.08.2020
Yazı Boyutu:  
Anayasa Mahkemesi (AYM), 11 Haziran 2007’de İstanbul Maslak Sevk Bölüğü’nde jandarma tarafından işkenceye uğrayan Fırat Can’ın başvurusunu, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan işkence ve eziyet yasağının hem maddi hem usul yönünden ihlal edildiğini kabul ederek, başvurucuya 70 bin lira tazminat ödenmesine hükmetti.

Başvuruyu yapan. işkence mağduru Can’ın, 2007 yılında İstanbul’dan Kırklareli’ne sevki sırasında İstanbul Maslak Sevk  Bölüğü’nde meydana gelen işkence ile ilgili yargılama 7 yıl 8 ay sürmüş ve bir sanık kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kasten yaralama suçundan 3000 TL adli para cezasına çarptırılmış, bu cezaya da ertelenme uygulanmıştı.

Karar Gazetesi'nin haberine göre, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi olan ve yasadışı örgüt üyeliği iddiasıyla tutuklu bulunduğu Kırklareli E Tipi Kapalı Cezaevi’nden sınavlara girmesi amacıyla İstanbul’a getirilen Can, yeniden cezaevine sevk edilmek üzere getirildiği İstanbul Maslak Sevk Bölüğü’nde jandarma tarafından işkenceye uğradığı için ertesi gün savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu.

Aynı gün ceza infaz kurumundaki doktor muayenesinde yer alan raporda vücudun belirli bölümlerinde darp izlerinin bulunduğu ve kaburga kırığı şüphesiyle Kırklareli Devlet Hastanesi’ne sevk edilmesi gerektiği yer almıştı.

TUVALETTE İŞKENCE

Daha sonra savcılığa ifade veren Can, ring aracına bindirilmeden önce jandarma uzman çavuş ve emrindeki on asker tarafından Bayrampaşa Cezaevi'nin tuvaletine götürülerek dövüldüğünü, hayalarının sıkıldığını, copla boğazına vurulduğunu ve kendisine hakaret edildiğini kaydetmişti.

Yapılan soruşturma sonucunda sanık Jandarma Uzman Çavuş M.N.T. hakkında zor kullanma yetkisinin aşılması suretiyle kasten yaralama suçundan kamu davası açılmıştı.

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yargılama sonucunda sanık M.N.T., kamu görevlisinin sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kasten yaralama suçundan 180 gün adli para cezasına çarptırılmış, iyi hâl indirimiyle bu ceza 150 gün adli para cezası karşılığı olarak 3 bin liraya düşürülmüş ve cezaya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanmıştı ve bunun üzerine  karara karşı başvurucu Can tarafından yapılan itiraz ise Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmişti.

AYM’YE BAŞVURDU

Yargı yollarının tükenmesi üzerine Can, 8 Ocak 2016 tarihinde “kamu görevlisi tarafından yaralandığı ve olaya ilişkin yapılan yargılama sonucu fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedenleriyle işkence ve eziyet yasağının ihlâl edildiği” nedeniyle AYM’ye başvurdu.

Başvuruyu değerlendiren AYM, yapılan yargılama sonucu HAGB uygulanmasının başvurucunun mağduriyetini gidermediğini ve Anayasanın 17. maddesinde güvence altına alınan işkence ve eziyet yasağının maddi boyutunun ihlâl edildiğine karar verdi.

AYM: DEVLET SORUMLULARIN CEZALANDIRILMASI KONUSUNDAKİ YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMEDİ

Ayrıca başvuruyu usul yönünden de değerlendiren AYM; verilen cezanın, yapılan fiillerle orantılı olmadığına, caydırıcılığın sağlanması için devletin sorumluların uygun ve yeterli cezalar ile cezalandırılmalarını sağlayabilecek nitelikte bir ceza soruşturması yürütme konusunda yükümlülüklerini yerine getirmediğine ve yargılamada makul olmayan bir gecikmenin yaşandığına hükmederek, devletin etkili soruşturma yapma usul yükümlülüğünün ihlâl edildiğine karar verdi.

İŞKENCECİ UZMAN ÇAVUŞ YENİDEN YARGILANACAK

AYM, kararın bir örneğini, eziyet yasağı ihlalinin ortadan kaldırılması için yargılamanın yeniden yapılmak üzere Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi ve başvurucu Fırat Can’a 70 bin Türk Lirası manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Üye Ol



Üye Girişi