İngiltere'de muhafazakar zafer

 

Sürpriz sonuçların yaşandığı İngiltere'de seçimleri Muhafazakar Parti kazandı

08.05.2015
Yazı Boyutu:  
 
Birleşik Krallık'taki genel seçimlerde oyların yüzde 100'e yakını sayıldı.
 
 
BBC'nin yaptığı hesaplamaya göre, Başbakan David Cameron liderliğindeki merkez sağ eğilimli Muhafazakâr Parti seçimler sonucunda tek başına hükümet kurabilecek. Seçim barajının olmadığı parlamentoda Muhafazakâr Parti'nin 329 vekille temsil edilmesi bekleniyor.
 
 
İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'yı bünyesinde barındıran Birleşik Krallık'ta, 650 bölgeden 630'unda oylar sayıldı. Milletvekili dağılımı şöyle:
 
Muhafazakâr Parti: 315
İşçi Partisi: 228
İskoç Ulusal Partisi: 56
Demokratik Birlik Partisi: 8
Liberal Demokratlar: 8
Diğer partiler: 15
 
Oyların yüzde olarak dağılımı ise şu şekilde:
 
Muhafazakâr Parti 36.6
İşçi Partisi 30.7
UKIP 12.56
Liberal Demokratlar 7.8
İskoç Ulusal Partisi 4.9
Yeşil Parti 3.8
 
BBC'nin hesabına göre, Muhafazakâr Parti büyük bir sürpriz yaparak Avam Kamarası'nda 329 sandalyeye sahip olacak. Normal şartlarda, bir partinin tek başına hükümet kurabilmesi için 326 vekil çıkarması gerekiyor. Ancak Kuzey İrlanda'daki Sinn Fein partisinden vekiller parlamentoyu boykot ederek Avam Kamarası'ndaki yerlerini almayacakları için Muhafazakâr Parti'ye 323 sandalye dahi yetecekti.
 
Muhafazakâr Parti'nin lağvedilen parlamentonda 302 milletvekili bulunuyordu. İşçi Partisi ise seçimlerden önce 256 milletvekiliyle parlamentoda temsil ediliyordu. Büyük kan kaybeden Liberal Demokratlar, 56 sandalyeye sahipti.
 
 
Seçim öncesi anketlerde Muhafazakâr Parti ve İşçi Partisi kafa kafaya gösteriliyordu. Ancak sandık çıkış anketi, İşçi Partisi'ni hüsrana uğrattı. Sonuçları yorumlayan İşçi Partisi lideri Ed Miliband, "Bizim için oldukça moral bozucu ve zor bir geceydi" dedi. Seçimlerin bir diğer kaybedeni de Liberal Demokratlar oldu. Hem Miliband hem de Liberal Demokrat Parti lideri Nick Clegg'in bu sonuçların ardından istifa edebileceği konuşuluyor.
 
 
Birleşik Krallık'ta Türkiye'dekinin aksine seçim barajı yok ve dar bölge sistemi uygulanıyor. Her bölgeyi temsilen bir milletvekili Avam Kamarası'na giriyor.
 
SANDIK ÇIKIŞ ANKETİ SONUCU KISMEN YANILTTI
BBC, Sky News ve ITV'nin yaptırdığı sandık çıkış anketi ise Muhafazakâr Parti'nin 316 sandalye çıkaracağına işaret ediyordu. Bu ankete göre, Ed Miliband liderliğindeki merkez sol eğilimli İşçi Partisi ise Avam Kamarası'ndaki 650 sandalyeden 239'unu alacaktı.
Sandık çıkış anketi, seçimlerden kaç milletvekili çıkaracağı en çok merak edilen partilerden biri olan İskoç Ulusal Partisi'nin ise 58 sandalye kazanacağını öngörüyordu.
 
Muhafazakâr Parti'den milletvekili adayı olan ve seçimleri kazanan Londra Belediye Başkanı Boris Johnson keyifliydi. Johnson, "Eğer bu anket sonucu doğruysa; bu, Muhafazakârlar için çok çok açık bir zafer. İşçi partisi içinse çok kötü bir gece" dedi.
 
 
SNP lideri Nicola Sturgeon sonuçları böyle kutladı
 
SNP'NİN ZAFERİ
Seçimlerde en büyük patlamayı ise beklenildiği gibi İskoç Ulusal Partisi (SNP) yaptı. İskoçya'daki 59 bölgeden 56'sını kazanmayı başaran parti, 2010'da sadece altı vekil çıkarabilmişti. İşçi Partisi'nin kalesi konumundaki İskoçya'dan gelen bu sonuçlar Miliband'a ağır bir darbe vurdu. Bu sonuçlar aynı zamanda İskoçya'nın yakın zamanda bir kez daha bağımsızlık referandumuna gidebileceğinin sinyalini verdi.
İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden çıkması için kampanya yürüten AB ve göçmen karşıtı UKIP'in ise sadece iki milletvekilinde kalması dikkat çekti.
 
22 BİN KİŞİYLE GÖRÜŞÜLDÜ
İngiliz yayın organları için GfK ve Ipsos MORI araştırma şirketleri tarafından yapılan sandık çıkış anketi kapsamında, ülke genelinde belirlenen 140'dan fazla seçim noktasında 22 bin kişiye hangi partiye oy verdiği soruluyor. 2005 ve 2010'daki seçimlerde sandık çıkış anketleri, resmi sonuçlarla büyük oranda benzerlik göstermişti. Ancak bu kez daha temkinli olan uzmanlar, yanılma payını biraz daha yüksek görüyordu.
 
CAMERON’IN ZAFERİ POUND’A YARADI
Seçimlerde okul, belediye binası, kilise ve barların yanı sıra birer çamaşırhane, okul otobüsü ve yel değirmenine de sandıklar kuruldu.
Posta yoluyla da oy kullanılan Birleşik Krallık'ta seçmenlerin yaklaşık yüzde 20'si bugünden önce oyunu postayla verdi. Seçimlerde bu yıl ilk defa internet üzerinden de oy kullandı.
İngiltere Başbakanı David Cameron, oy kullanmaya eşi Samantha'yla birlikte gitti. Çift sandığa giderken, oy kullanacakları binanın dışında protesto gösterisi düzenlendi.
Muhafazakâr Parti lideri Cameron aday olduğu Witney bölgesinden yeniden parlamentoya girdi. Seçilmesinin ardından kısa bir konuşma yapan Cameron, "Bu akşam Muhafazakârlar için çok güçlü bir akşam olmuştur. Başlattığımız şeye devam etmek istiyoruz. Ülkemizi bir araya getirmek istiyoruz. Sizi hayal kırıklığına uğratmayacağım" diye konuştu.
 
 
İşçi Partisi lideri Ed Miliband ise sandığa eşi Justine ile gitti.
 
TÜRK ADAYLAR PARLAMENTOYA GİREMEDİ
Anadolu Ajansı’nın haberine göre, genel seçimde Muhafazakar Parti, İşçi Partisi ve Liberal Demokratlardan aday olan dört Türk ve Kuzey Kıbrıs kökenli aday parlamentoya giremedi. Muhafazakâr Parti'nin başkent Londra'nın Edmonton bölgesinden milletvekili adayı olan Kuzey Kıbrıslı Gönül Daniels, 9 bin 969 oyla ikinci sırada kaldı. Bu bölgede 25 bin 388 oy alan İşçi Partili Kate Osamor milletvekili seçildi. Muhafazakâr Parti'den diğer milletvekili adayı Isabel Sigmac, Birmingham kenti Ladywood bölgesinde 4 bin 576 oyla İşçi Partili Shabana Mahmood'un gerisinde kaldı. Mahmood, 26 bin 444 oyla parlamentoya girdi. Liberal Demokratların başkent Londra'nın kuzeyindeki Tottenham bölgesinden milletvekili adayı Turhan Özen, bin 756 oyla seçim yarışını dördüncü sırada tamamladı. Özen'in bölgesinde İşçi Partisi'nden David Lammy, 28 bin 654 oyla yeniden Avam Kamarası'na seçildi. İşçi Partisi'nden Londra'nın güneydoğusundaki Old Bexley ve Sidcup bölgesi milletvekili adayı İbrahim Mehmet 8 bin 879 oyla Muhafazakâr Partili rakibinin gerisinde kaldı. Bu bölgede 24 bin 682 oy alan James Brokenshire parlamentoya girdi.
 
PARTİLERİN VAATLERİ
Partilerin hemen hemen hepsi gündemlerini ekonomi, sağlık, eğitim, dış politika ve savunma çerçevesinde şekillendirdi. Seçim öncesi tartışılan konuların başında ekonomi geliyor. Partilerin önceliği bütçe açığını kapatmak, borcu sıfırlamak ve işsizlik oranını düşürmek.
Diğer taraftan Başbakan Cameron’un hâlâ başbakan olması halinde 2017 yılında İngiltere’nin Avrupa Birliği üyeliğinden çıkıp çıkmaması ile ilgili bir referandum sözü var. Ülkeye giren göçmen sayısına sınır getiren ve göçmenlik yasalarını sıkılaştıran Muhafazakar Parti’nin önümüzdeki beş yıllık dönemde de benzer bir göçmenlik politikası izlemesi bekleniyor. Ulusal sağlık sistemindeki kesintilerle eleştirilen Muhafazakar Parti, bu defa sağlık sistemine her yıl ekstra 8 milyar Sterlin ödenek vermeyi vaadediyor.
 
İşçi Partisi’nin politikaları arasında ise göçmenlerin ilk iki yıl devlet yardımı almamaları, üniversite harçlarının yılda 9 bin sterlinden 6 bin sterline indirilmesi, bütçe açığınının kapatılması ve ulusal sağlık sisteminde kesinti uygulanmaması gibi konular var. Partilerin içinde en iddialı vaadler aşırı sağcı Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi (UKIP)’ne ait. UKIP, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması için erken bir referandum yapılması, ülkeye giren göçmen sayısının net bir sayıya düşürülmesi ve Avustralya’dakine benzer puanlı sistemininin getirilmesini istiyor.
 
DAR BÖLGE SEÇİM SİSTEMİ
Birleşik Krallık'ta uygulanan dar bölge seçim sistemi, yıllardır tartışılan bir konu. Dar bölge sistemini eleştirenler, bunun sadece büyük partilerin işine yaradığını, iktidarın hep iki parti arasında el değiştirdiğini, bu iki partiye verilmeyen milyonlarca oyun boşa gittiğini söylüyor ve nisbi temsile dayalı bir seçim sistemi istiyor.
Dar bölge sistemini savunanlar, temsili sistemlerin istikrarsız koalisyon hükümetleri doğurduğunu söylüyor.
 
İktidardaki koalisyonun küçük ortağı Liberal Demokratlar'ın girişimi ile Mayıs 2011'de yapılan bir referandumda, seçim sisteminin değiştirilmesi yüzde 67,9'luk bir çoğunlukla reddedilmişti. Referanduma katılım ise yüzde 41 olmuştu.
 
2010'DA HÜKÜMET BEŞ GÜNDE KURULMUŞTU
Katılımın yüzde 65 olduğu 2010 yılındaki son genel seçimden sonra da hiçbir siyasi parti tek başına iktidar olacak oy desteğini alamamış ve koalisyon hükümetini kurma çalışmaları beş gün sürmüştü. Pazarlıkların ardından Muhafazakar ve Liberal Demokrat Parti'nin bir araya gelmesiyle 36 yıl aradan sonra ülkede ilk kez koalisyon hükümeti kurulmuştu.(BBC Türkçe)
 
 
 

Üye Ol



Üye Girişi