İnönü'den fıkra gibi anılar

 

27.01.2008
Yazı Boyutu:  

Geçen yıl Dünya çapında bir bilim adamını, siyasi yaşamı boyunca belleklere dürüstlüğü, içtenliği, mütevazılığı, hoş anıları kazımış, her görüşten insanın saygı duyduğu farklı bir politikacıyı; Erdal İnönü'yü yitirdik. Ama o hiç unutulmayacak: İşte bu saygın ve değerli insanın belleklerden uzun süre silinmeyecek fıkra gibi anılarından bir demet:
Erdal Bey'e bir gün, hiç sıcak bakmadığı siyasete yıllar sonra neden girdiğini sorarlar. Yanıt müthiştir:
* Ülkemi benden daha kötüleri yönetmesin diye!
Bir seçim dönemi... SHP Genel Başkanı İnönü, Diyarbakır ve Cizre'deki mitinglerde konuştuktan sonra Siirt'te halka hitap edecektir. Ancak Cizre'de bir grup protesto gösterisi yapıp parti otobüsünü taşlayınca buradaki miting iptal edilir, hiç beklenmeden Siirt'e gelinir. Seçim gezilerinde program sarkmasına alışık Siirt İl Başkanı, parti otobüsünün tam zamanında geldiğini görünce biraz şaşkın, İnönü'ye teşekkür eder.
Aldığı yanıt:
* Sen bana değil, asıl Cizrelilere teşekkür et...
Erdal Bey fanatik bir sigara düşmanıdır, Parti Meclisi toplantılarında duman altı olmaktan fena halde rahatsızdır. Bir Parti Meclisi toplantısında ilk sözü:
* Bundan böyle bu toplantılarımızda sigara içilmeyecek,
Arka sıralardan bir üye;
-Bu kararınızı oylamaya sunsak efendim, diye itiraz etmeye kalkışınca cevabı aldı:
* Antidemokratik kararlarda oylama olmaz!
İnönü'yü sinema çıkışında yakalayan gazeteci sorar:
Sevinç İnönü bağırır:
- Erdal yetiş, fare var!
İnönü'nün cevabı:
* Bana ne söylüyorsun Sevinç! Ben kedi miyim!
Eski DEP'li Sırrı Sakık, SHP'den milletvekili adayı olmak için başvurur ve İnönü'yle görüşmeye gelir:
- Hakkımda bir sürü dedikodu çıkardılar. Önceden bilesiniz; ağabeyim (Şemdin Sakık) dağda devlete karşı savaşır. Kardeşlerimden biri hapiste...
İnönü şaşırır:
* Yav, sizde hiç devlete çalışan biri yok mu?
Gazeteci der ki:
- Sizin için Norveç'te başbakan olabilir, diyorlar.
İnönü'nün cevabı:
* Çok teşekkür ederim. Bu herhalde, Türkiye'de bu işleri beceremiyorsun, demenin kibarcası.
Bir miting öncesi SHP milletvekili, İnönü'ye der ki:
- Sayın Genel Başkanım siz iyi konuşamıyorsunuz, bakın Özal'a esip gürlüyor.
İnönü "Peki ne yapacağım" der. Milletvekili cevap verir:
- Konuşurken masaya yumruğunuzu vuracaksınız, biz şöyle partiyiz, şöyle yaparız, böyle yaparız, diye kükreyeceksiniz.
İnönü kürsüye çıkar, yumruğunu masaya vurur ve şöyle der:
* Biz öyle bir partiyiz ki, adamı...
Burada sözü keser ve şöyle devam eder:
- Devamını bu arkadaş söyleyecek.
İnönü, seçim otobüsüyle bir yere gidiyor. Otobüsün klaksonu aniden bozulmuş, ötüp duruyor. Şoför otobüsü sağa çekip durdurmuş, arızayı gidermeye çalışıyor ama nafile. Partililerden birinin şoföre:
- Kablosunu kopar, diye akıl verdiğini duyan İnönü itiraz ediyor:
* Durun yav, koparmayın. Bir derdi var ki inliyor. Meselenin köküne inelim.


Üye Ol



Üye Girişi