İstanbul Barosu'ndan kadınlara: Haklarınıza birey olarak sahip çıkın

 

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, Medeni Kanun'un yürürlüğe girişinin 93. yıldönümü nedeniyle basın açıklaması yaparak kadınları birey oylarak haklarına sahip çıkmaya çağırdı.

06.10.2019
Yazı Boyutu:  
İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Nazan Moroğlu tarafından İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi  ve  İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği adına yapılan "Devrim Yasamız Medeni Kanun’un Yürürlüğü Girişinin 93. Yıldönümü Kazandığımız Haklara Sahip Çıkıyoruz" başlıklı açıklamada, 4 Ekim'in önemine vurgu yapıldı.
 
4 Ekim'in Medeni Kanun’un Yürürlüğü Girişinin 93. Yıldönümü olduğunu hatırlatan Av. Nazan Moroğlu, Medeni Kanun’un laik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti için, yurttaşlar için ve özellikle kadınlar için önemine ve değerine dikkati çekerek Medeni Kanun'un kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku ve eşya hukuku bölümlerinde yer alan kurallarla, yurttaşların doğumundan başlayarak ölümünden sonrasına kadar özel yaşam ilişkilerini düzenleyen temel kanun  olduğuna işaret etti.



Medeni Kanun'un Atatürk’ün önderliğinde kurulan Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan hukuk devriminin laik hukun simgesi olan ilk yasalarından biri olduğunu kaydeden Nazan Moroğlu, kanun ile ilgili şu özet bilgilere yer verdi:

"93 yıl önce Medeni Kanun’un yürürlüğe girişiyle kadınlar, evlenme, boşanma, mal varlığı, miras gibi özel yaşamlarına ilişkin haklar açısından erkeklerle eşit yurttaş konumuna gelmişler; EVLİLİK YAŞI kuralı getirilmiş; erkeğin birden çok kadınla evlenebilmesi yerine TEK EŞLİLİK ve  evlilik birliğinin “RESMİ NİKAH” ile kurulması kabul edilmiştir. “Erkeğin BOŞ OL” demesiyle boşanma yerine HAKİM KARARIYLA BOŞANMA”, kız ve erkek çocuklara “EŞİT MİRAS PAYI” gibi kurallar kadın haklarının güvencesi olmuştur."

"Günümüzde Ne yazık ki Medeni Kanunun eşitlik ve laiklik özünün yok sayılmasına yol açan söylemlere ve yasal değişikliklere  tanık oluyoruz" diyen İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Moroğlu, bu gerici düzenlemelerle ilgili şu örnekleri verdi:
  • Nüfus Hizmetleri Kanununda 2017 yılında yapılan değişiklikle “müftülere resmi nikah yetkisi” verilmesiyle Medeni Kanunun ve laik hukuk kurallarının gözardı edilmesine yol açılmıştır. Oysa laiklik ilkesi yurttaşların birarada yaşamasının, demokrasinin, kadın haklarının ve farklı din ve mezhepe mensup yurttaşların güvencesidir.
  • Son dönemde Medeni Kanunun 175 ve 176. maddelerinde düzenlenen yoksulluk nafakası hükmünün “Erkeğin hayatının ipotek altına almaktan kurtarılması” gerekçesiyle kaldırılması gündeme taşınmıştır.  Oysa yasaya göre erkek eşlerin nafaka alması önünde bir engel yoktur, her iki eş de nafaka talep edebilir. Uygulamada genellikle nafaka alan tarafın kadın olmasının nedeni, ülkemizde kadının eğitim durumu, ekonomik durumu ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği gibi sorunlardan kaynaklanmaktadır. Kadın sorunlarına çözüm üretecek Kadın Bakanlığı kaldırılmıştır, yeniden kurulmasına ihtiyaç vardır.
  • Yargı Reformu Strateji belgesinde yer verilen, ancak Arabuluculuk Kanununda arabuluculuğun İHTİYARİ olduğu belirtilmesine rağmen,“Aile Hukukunda ZORUNLU Arabuluculuk” uygulamaya konulmak istenmektedir. Bunun ailede ve toplumda ve özellikle kadınlar açısından yol açacağı sakıncalara ve mağduriyete dikkat çekmek istiyoruz.
Moroğlu , İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği ve İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi  olarak 6 maddede topladrıkları takipçisi olacaklarını bildirdiği taleplerini ise şöyle sıraları:
  •  Kadın erkek eşitliğinin bir demokrasi meselesi olarak dikkate alınmasını;
  •  Kadınların, çocukların kazanılmış yasal haklarından geri adım atılmamasını,
  • Medeni Kanunu yok sayan söylem ve uygulamalara son verilmesini,
  •  Evlilik yaşı kuralının uygulanması, çocuk yaşta evliliklerin önlenmesini,
  • Tek eşlilik ve resmi nikah Medeni Kanunla tanınan hakların güvencesidir, aksine uygulamalara yaptırım getirilmesini,
  • Kadını BİREY olarak gören zihniyetin yaygınlaştırılmasını talep ediyor, uygulamaların takipçisi olacağımızı saygıyla sunuyoruz.

Nazan Moroğlu, "Laik Cumhuriyetimizi savunan herkesi ve özellikle tüm kadınları, kadın erkek eşitliğini bir demokrasi meselesi olarak dikkate almaya, kadını BİREY olarak gören toplumsal cinsiyet eşitliği zihniyetinin yerleştirilmesine destek olmaya ve MEDENİ KANUNUMUZA SAHİP ÇIKMAYA çağırıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı. (Kazete Haber Merkezi) 



Üye Ol



Üye Girişi