İstanbul Sözleşmesi 10 Yaşında: Kadınlar 1 Temmuz’da sokaklarda buluşuyor!

 

Bugün, İstanbul Sözleşmesi'nin imzaya açılmasının 10'uncu yılı. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geceyarısı kararnamesiyle, Türkiye'nin Sözleşmeden çekilidğini ilan etti. Son olarak Nisan ayında, sözleşmenin 1 Temmuz 2021'de sona ereceğine ilişkin karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Kadınlar bugün #İstanbulSözleşmesi10 Yaşında etiketiyle sosyal medya da kampanya düzenliyor.

11.05.2021
Yazı Boyutu:  
"İstanbul Sözleşmesi" olarak bilinen "Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi"nin imzaya açılmasının üzerinden 10 yıl geçti. 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul'da imzaya açılan sözleşmeyi imzalayan ilk ülke olan Türkiye, 20 Mart'ta Cumhurbaşkanlığı kararıyla sözleşmeden çekildiğini duyurdu. Kadın örgütleri, 2014 yılında yürürlüğe giren sözleşmenin 10'uncu yılı vesilesiyle, İstanbul Sözleşmesi'nin gerekliliğini ve önemini vurgulayan açıklamalarını bir kez daha yineliyor. 

Toplumsal cinsiyet temelli her türlü şiddete karşı olan "İstanbul Sözleşmesi," şiddet sorununa dair bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı uluslararası sözleşme olarak biliniyor. Sözleşme, kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetle mücadele yöntemlerine ilişkin taraf ülkelere yükümlülükler getiriyor.

İstanbul Sözleşmesi'nin 10'uncu yılı sebebiyle anlaşmanın imzacısı olan Avrupa Konseyi üyeleri geçen hafta yaptıkları açıklamada, sözleşmenin kriterlerinden uzaklaşmaya yönelik adımları kınadı. Sözleşmenin yazım aşamasında katkılar sunan, sözleşme imzaya açıldığında da çekincesiz imzalayan ve onaylayan Türkiye, bu kriterlerden uzaklaşan ülkeler arasında bulunuyor.



Kadınlar 1 Temmuz'da sokaklarda buluşacak

Avrupa Konseyi’ne yapılan bildirimden itibaren üç aylık süre 1 Temmuz’da dolunca, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilen ilk ülke olacağını hatırlatan İstanbul Sözleşmesi’ni Uygula kampanyası, bir manifesto yayınlayarak, "1 Temmuz’da sokaklarda buluşuyoruz" dedi.

‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz 1 Temmuz’da sokaktayız; itaat etmiyoruz!’ başlığıyla yayınlanan manifestoda, sözleşmenin 19 Mart gece yarısı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile tek taraflı olarak ‘fesholmuş’ ilan edildiği hatırlatıldı.

İstanbul Sözleşmesi’ni Uygula kampanyası, İstanbul Sözleşmesi’nin imzaya açılmasının 10. yılında yayınladığı manifestoda, “1 Temmuz’da sokakta buluşuyoruz” dedi.



‘Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz’

Avrupa Konseyi'ne yapılan bildirimden itibaren üç aylık süre 1 Temmuz’da dolunca, Türkiye’nin bir zamanlar ilk imzacısı olmakla övündüğü sözleşmeden çekilen ilk ülke olacağı bildirilen açıklamada, “1 Temmuz’da bize hak görmedikleri o hayatı durduracağız! İtaatsizliğimizle iktidarı bu gayrimeşru çekilme kararını aldığına pişman etmek için sokaklarda olacağız, sesimizi yükselteceğiz. Eşit yaşama hakkımızı yok sayarak adımıza karar alanlara bir kez daha ilan edeceğiz: Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz – ne 1 Temmuz’dan önce, ne 1 Temmuz” ifadelerine yer verildi.

İstanbul Sözleşmesini Uygula kampanyası tarafından yapılan açıklamanın devamı şu şekilde: 

‘İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeye kalkmak, devletin yükümlülüklerden caydığı anlamına gelir’

“Şiddetten uzak yaşamak temel bir insan hakkı ve bunu sağlamak devletin yükümlülüğünde! İstanbul Sözleşmesi, kadınların şiddetten uzak yaşayabilmesi için devlete şiddetin kaynağı olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğini giderme ve şiddeti önleme, erkek şiddetine karşı destek mekanizmaları oluşturma ve failleri etkin yargılayıp cezalandırma yükümlülüğü verir. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeye kalkmak, devletin bu yükümlülüklerden caydığı anlamına gelir. Bu karar kadın düşmanlığını, homofobiyi, transfobiyi resmi siyaset olarak ilan etmek demektir. Tam da bu yüzden 1 Temmuz’da sokaktayız.

İktidarlarını sürdürecek siyasal ittifaklar sağlamak için ve hayatlarımıza, varoluşlarımıza, eşitliğe düşman politikalarıyla uyumlu olarak İstanbul Sözleşmesi’ni iptal etmeye çalışanlar ‘aile yapısı bozuluyor, toplum değerleri parçalanıyor’ gerekçeleriyle kadın ve LGBTİ+ düşmanlığına çağırıyor. Üstelik saldırıları İstanbul Sözleşmesi’yle bitmiyor. Bugün iktidarın kulak verdiği çevreler sırada 6284 sayılı Şiddetin Önlenmesi Kanunu, kadına karşı ayrımcılığı önleyen CEDAW, çocukları istismardan koruyan Lanzarote Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi var diye tehdit ediyor, Anayasa’dan eşitlik ilkesini kaldırmak istiyor, nafakadan mal paylaşımına tüm ekonomik haklarımıza göz dikiyor. 

‘İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmeye çalışıldığı koşullarda hiçbir kadının hakkı güvende değil’
Medeni Kanun’dan eşitliği silmek istiyor, Ceza Kanunu’nda kadınlar için yaşamsal önemli olan, kazanılmış haklarımızı hedefe koyuyor. Çocuk istismarını evlilikle meşrulaştırmak istiyor. Şiddet uygulamanın değil boşanmanın zorlaştırılması için uğraşıyor. İktidarın uyguladığı fiili kürtaj yasağını, doğum kontrol araçlarına erişimin kısıtlanmasını destekliyor. Yani bir kölelik düzeni getirmeye kalkıyor. Bugün onların sözüne uyarak, onlara sevinç naraları attırarak İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmeye çalışıldığı koşullarda hiçbir kadının, LGBTİ+’nın canı, varoluşu, hiçbir hakkı güvende değil. Tam da bu yüzden 1 Temmuz’da sokaktayız!

‘İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddetle mücadelede bugüne kadar kaleme alınmış en kapsamlı ve temel hukuksal metin ve uluslararası sözleşme’

Bir kere daha söylüyoruz: İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddetle mücadelede bugüne kadar kaleme alınmış en kapsamlı ve temel hukuksal metin ve uluslararası sözleşme. Temelini ise kadınların yüzyıllardır savundukları eşitlik talebi oluşturuyor. Eşitlik talebi reddedilerek erkek şiddetiyle mücadele edilemez, yalnızca şiddet yeniden üretilir. Çünkü erkeklerin kadınları ‘gece o saatte orada ne işi vardı’, ‘yemeğin tuzu eksikti’, ‘beni terk etmeye kalktı’ gibi gerekçelerle öldürme, LGBTİ+’lara şiddet uygulama cüretini kendilerinde görmelerinin en temel nedeni toplumsal cinsiyet eşitsizliği! Bununla mücadele eden sözleşme ve yasaları uygulamak yerine ‘Biz başka sözleşme yapacağız’ demek kadınların hakları ve hayatlarıyla alay etmektir. Devletin yaşam haklarını korumakla yükümlü olduğu yurttaşları eşit kabul etmemesi, itaate, ikincil olmaya zorlaması demektir. Asla itaat etmiyoruz, 1 Temmuz’da sokaktayız!

Mor Çatı: Hükümet 'Kadına yönelik şiddetle mücadelede yokum' diyor

Öteyandan  DW Türkçe muhabiri Burcu Karakaş'ın haberine göre, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı gönüllüsü İlke Gökdemir, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'ndeki rolüne dikkat çekilmesi gerektiğini söylüyor. "Avrupa Birliği kanadında İstanbul Sözleşmesi oluşturulurken ve bunun tartışmaları yürürken, Türkiye bu tartışmaların içerisindeydi. O dönemin hükümetinden konuyla ilgili kişiler bütün bu sürecin içerisindeydi ve farkındaydılar" diyor.

Gökdemir'e göre, İstanbul Sözleşmesi'ne taraf olunması, Türk hükümetinin kadına yönelik şiddetle ilgili eylem planlarını işlerliğe sokmak istediğine dair bir irade göstergesiydi. "Oysa şimdi geldiğimiz noktada hele de İstanbul Sözleşmesi'nden çıkmak gibi bir şeyi çok açıklıkla deklare ettiği düşünülürse bir şeyleri daha iyiye evriltmeye dair hiçbir irade göstermediğine imzasını atmış oluyor. Bugünkü hükümetin 'Artık kadına yönelik şiddetle mücadelede ben yokum' dediğini anlayabiliriz" diye ekliyor.

Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi serüveni

İstanbul Sözleşmesi'ne imza atılmasının ardından, sözleşmede yer alan ilkelere bağlı kalınarak "6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun" hazırlanmıştı. Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında hazırlanan en önemli kanun böylece 20 Mart 2012 tarihinde yürürlüğe girdi. Ancak Türkiye, bu tarihten dokuz sene sonra, yani 20 Mart 2021 tarihinde 6284 Sayılı Kanun'a dayanak olan İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı aldı.

Kadınlar kararı protesto etmek için ülkenin dört bir yanında protesto gösterileridüzenledi. Kadın örgütleri, barolar, sivil toplum kuruluşları ile CHP, İYİ Parti ve DEVA Partisi, kararın iptali için Danıştay'a başvurdu. Danıştay'a yapılan başvurularda, kararın hukuken hükmünün olmadığı, Türkiye'nin kanunla yürürlüğe giren bir uluslararası sözleşmeden Cumhurbaşkanlığı kararıyla taraf olmaktan çıkarılamayacağı, sözleşmenin Meclis iradesi yok sayılarak feshedilmesinin olmadığı belirtildi.



Av.Nakipoğlu: Bu hamle muhtemel katillere cesaret verdi

Kadın hakları savunucusu avukat Selin Nakıpoğlu, Türkiye'nin sözleşmeden imzasını çekmesini "siyasi bir intihar" olarak tanımlıyor. "Bir kişi dedi ve ulus iradesine rağmen ilk kez bir insan hakları sözleşmesinden imza çekildi. İrademiz yok sayıldı" diyor. Nakıpoğlu, bundan iki sene önce sözleşmenin ruhu ile alakalı olmayan demeçlerle yalan dolu bir süreç başladığını ve bu sürecin çekilme kararı ile sonlandığı görüşünde. "İktidar şunu demiş oldu: 'Ben kadınları, çocukları, LGBTİ+ları erkek şiddetine karşı korumasız bıraktım ve bunda sorun görmüyorum.' Bu hamle muhtemel katillere cesaret verdi. Geçtiğimiz Mart ayında sadece 12 saatte altı kadın erkekler tarafından öldürüldü" diyor. 

Eşitlik için Kadın Platformu (EŞİK) İstanbul Sözleşmesi'nin 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girdiği günden bu yana uygulanmış olsaydı yaşanacakları madde madde sıraladı. Listede, "Kadın Erkek Fırsat Eşitliği değil, Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu kurulacaktı," "Ülke çapında Alo Şiddet Hattı, kadın danışma merkezleri, yeterli sayıda sığınaklar, cinsel şiddet kriz merkezleri açılacak, şiddete maruz kalanlara gerekli destek verilecekti," "Öldürülmüş kadınların çantalarından koruma kararları çıkmayacaktı," "Şiddet uygulayıp bir de görüntülerini yayarak övünen erkekler cezalarını olması gerektiği gibi alacak, yeni şiddet olaylarını teşvik edemeyecekti" gibi ifadeler var.

Avukat Selin Nakıpoğlu da sözleşmenin tek bir maddesinin bile uygulanmadığına dikkat çekerek, "Sözleşme kadına yönelik erkek şiddetini zaten önleyemedi ki' diyenler bundan sonra da olacak şiddet vakalarının sorumlusudur. Kadın bedeni iktidarın sınır tanımayan kuşatması altındadır. İstanbul Sözleşmesi şiddetin ortaya çıkamayacağı bir toplum tahayyül eder. 'İtaat-emanet-fıtrat' diyenlerin karşısındadır. Bunu sindiremediler" diye ekliyor.  (KAZETE HABER MERKEZİ)



Üye Ol



Üye Girişi