'İstanbul Sözleşmesi' aleyhine açılan tazminat davası mahkemeden döndü

 

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’nın İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin yaptığı konuşmada 'ayrımcılık' suçlaması nedeniyle Hüseyin Terzi tarafından açılan tazminat davası esastan reddedildi.

27.02.2021
Yazı Boyutu:  
CHP PM Üyesi ve Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’nın İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin yaptığı konuşma nedeniyle, toplumda kutuplaştırma ve ayrımcılık yaratmanın yanında bir kesimi hedef gösterme iddiasıyla Fatih Erbakan'ın başkanlığında kurulan Yeniden Refah Partisi'nin İstanbul il başkanı Hüseyin Terzi tarafından açılan tazminat davası reddedildi.



YRP İl Başkanı Hüseyin Terzi, Aylin Nazlıaka hakkında İstanbul Sözleşmesi’ne dair 12.08.2020 tarihinde CHP Genel Merkezi’nde yaptığı basın açıklamasına ilişkin manevi tazminat davası açmıştı. Konuşma içeriğinde yer alan “Erkekler İstanbul Sözleşmesi’nden rahatsız değil; eşine, sevgilisine ya da hiç tanımadığı bir kadına şiddet uygulayan, katleden, tacizci tecavüzcü erkekler rahatsız sözleri nedeniyle, 24.08.2020 tarihinde, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açan Hüseyin Terzi, Nazlıaka’nın toplumda kutuplaştırma ve ayrımcılık oluşturarak bir kesimi hedef gösterdiğini savunmuştu. 

Mahkeme heyeti verdiği kararda “Erkekler İstanbul Sözleşmesi’nden rahatsız değil; eşine, sevgilisine ya da hiç tanımadığı bir kadına şiddet uygulayan, katleden, tacizci tecavüzcü erkekler rahatsız’ ifadelerinden dolayı davacının kişilik hakkının zedelenmesinin olanaklı olmadığı, davacının zarar görmediği, dava konusu ifadenin eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı anlaşılarak davacının manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir” gerekçesiyle açılan davanın esastan
reddine hükmetti. 

Kararı değerlendiren CHP PM Üyesi ve Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, “Basın açıklamam nedeniyle bana Türkiye’nin bir çok ilinden dava açıldı. Kadına yönelik şiddetle mücadele etmek yerine kadınla mücadele eden bu zihniyeti kınıyorum. AKP iktidarında, hakkını arayan tüm kadınlar suçlu ilan ediliyor. Hepimiz suç makinesi gibi bir duruşmadan diğerine koşar olduk. Ancak adalet kavramı onların iktidarlarından büyüktür” diye konuştu. İstanbul Sözleşmesi’nin kadınların şiddetsiz ve eşit bir yaşama sahip olmasının garantisi olduğunu belirten Nazlıaka, “Bizim sesimiz, bizim sözümüz yaşamın ta kendisidir. Halkı kutuplaştıran, kin ve nefrete teşvik eden, kendisinden olmayanı, kendisine biat etmeyen herkesi ‘terörist’ ilan edenler ise bir çıkmazın içinde olanlardır” dedi. Davanın “esastan reddi” kararının ise çok iyi bir cevap olduğunu ifade eden Nazlıaka, “Kadınların haklarına saldırmak yerine, bu toplumun yarısını oluşturan kadınlarla eşit bir şekilde yaşamaya alışsalar iyi olur. Çünkü yarının gücü, kendilerinin karanlık zihinlerinde değil, kadınların aydınlık gelecek mücadelesinde yatıyor” dedi.

Üye Ol



Üye Girişi