Kadını şiddeti olağanlaştıran Profesörü protesto

 

Kadın hekimler kadına yönelik şiddeti olağanlaştıran öğretim üyesini protesto etti

20.09.2015
Yazı Boyutu:  
İstanbul  Tabip Odası Kadın Komisyonu üyeleri, kadına yönelik şiddeti olağanlaştıran öğretim üyesini protesto etti 

Geçtiğimiz günlerde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Acil Polikliniği’nde bir kadın hekime yönelik şiddet olayı yaşanmış ardından Acil Servisten sorumlu öğretim görevlisi Prof. Dr. Halit Çam hem hekime yönelik şiddet olayını meşrulaştıran bir söylem kullanmış hem de  “Zaten evlendiğin zaman kocandan da dayak yiyeceksin. Bunlar olağan şeyler.” ifadesiyle kadına yönelik şiddeti de olağanlaştırmıştı.

Bu gelişmeler üzerine Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik Kolu ve İstanbul Tabip Odası Kadın Komisyonu onlarca kadın hekimle birlikte Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özgür Enver’i ziyaret ederek soruşturma aşamasında olan süreçle ilgili görüşlerini ifade ettiler. 

Kadın hekimler adına İstanbul Tabip Odası Kadın Komisyonu Üyesi Dr. Lale Tırtıl, İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyeleri Dr. Dilek Kanmaz ve Dr. İncilay Erdoğan’ın gerçekleştirdiği görüşmede konuya ilişkin kaygılar ve talepler dile getirildi ve konunun takipçisi olunacağı vurgulandı.

DİRENİŞ 

ÇADIRI'NDA AÇIKLAMA

Dekanlık ziyaretinin ardından kadın hekimler Cerrahpaşa Tıp Fakültesi bahçesinde kurulan direniş çadırında bir basın açıklaması okuyarak Prof. Dr. Halit Çam’ın cinsiyetçi dilini ve kadına yönelik şiddeti de olağanlaştıran tutumunu protesto ettiler. Hazırlanan basın metnini Dr. Duygu Fidan okudu.

Açıklamanın tam metni aşağıdadır:

Bir daha asla!
Biz hekimler söz verdik; ayrım gözetmeden her insanın yaşamı bizim için kutsaldır.

İnsanın insana eziyeti olan şiddet ancak tedavi edeceğimiz bir meseledir. Bizden ırak olmalıdır.

Değerli meslektaşlarımız, değerli kamuoyu, sevgili kadınlar,

Biz hekimler sözümüzden dönmedik.

Biliyoruz; birlikte büyüdük bu topraklarda; babamız annemize hiç de saygılı davranmadı, annelerimizden gördük hepimiz kadın olmanın aşağılanmasını; hani ayaklarının altında cennet olan analarımız.

Babamız, okulda öğretmenimiz, sınıf arkadaşımız, camide imam, bakkalın çırağı,

amcamız, iş yerinde usta başı, patron, meslektaşımız, muayene eden hekim, tesisatçı, hocalarımız, servis şefimiz, başhekimimiz, mesai arkadaşımız, kocamız, mücadele arkadaşımız hepsi bu topraklarda büyümüştü.

Hani ayrımcılığın aşağılamayla, yok saymayla başladığı, bedenimize kalıplar biçen, bir parçasından bile tahrik olan, olmazsa marjinalleştiren erkek egemenliğinin imparator toprakları.

Bütün bunlara rağmen, hepsini sırtlanarak, bazen barışçıl, bazen öfkeli, bazen bağırıp çoğu zaman susarak, heybemize yüklenen bütün yükleri kucaklayıp, aynı anda; anne, çocuk, eş, kardeş, gelin, komşu, işçi, memur, bilim insanı, öğretmen, doktor, hemşire, mimar, mühendis, patron, emeği bedava ev kadını, yazar, gazeteci, taksi şoförü, cerrah, sanatçı, sendikacı olduk, olmaya da devam edeceğiz.

Biliyorsunuz! hepsini bir arada yapabilmenin bizi nasıl güçlendirdiğini biliyorsunuz!

Biz kadın hekimler birkaç gün önce bir kızkardeşimizin yaşadığı şiddet karşısında dona kaldık, sustuk. Bekledik. Belki bir özür, belki görevden alma, belki asil bir veda!!!

Biz ne çok sustuk. Bugüne kadar!

Şimdi beyaz önlüklerimizi değiştiriyoruz.

Kimden gelirse gelsin; cinsiyetçi her söz, her tutum, şiddet bitene kadar,

önlüklerimize bir parça mor katıyoruz.

Bilin ki beyazın üstündeki bu mor leke, bu topraklarda erkek egemenliğine karşı sözümüz, kardeşlerimize uyarımızdır.

Bilin ki; önlüğümüzdeki mor parça; görüldüğü yerde cinsiyetçi aşağılama, şiddet tehlikesidir, önlem alın.

Bilin ki yalnız değilsiniz.

Bilin ki biz de yalnız değiliz.

Biz kadın hekimler halitçamları devirene kadar; sağlık alanında gördüğümüz her cinsiyetçiliğe onun adını vereceğiz.

Tüm kadın hekimleri, cinsiyetçiliğinden uzaklaşacak meslektaşlarımızı, hastalarımızı, yoldaşlarımızı, mesai arkadaşlarımızı, işçileri, sendikacıları, tüm mesleklerden kadınları, emeklileri, gençleri, yaşlıları, büroda ya da evinde çalışanı bizimle birlikte ses vermeye çağırıyoruz.

Erkek egemenliğinin halitçamlarına söylemek istediklerinizi Tıp Fakültesi Dekanlığı’na (0212 632 12 82) faks ile yazmaya davet ediyoruz.

Bu topraklarda eşit ve barış içinde yaşayana kadar; elinizden, dilinizden, örfünüzden adetinizden, evinizden, mahallenizden köyünüzden beldenizden kadına şiddeti çıkarana kadar,

Küfrünüz, aşağılamanız, tekmeniz, tokadınız, ısrarlı bakışlarınız, taciziniz, tecavüzünüz, öfkeniz, mobinginiz bitene kadar, Halit Çamınız gidene kadar Ayaktayız." (İstanbul Tabip odası/ KAZETE)



Üye Ol



Üye Girişi