Kadını şiddetten korumada elektronik kelepçe sıkıntısı çekiliyor

 

KEFEK'te konuşan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Birinci Hukuk Dairesi Başkanı Zeynep Öksüzoğlu, son 27 ayda aile içi şiddet sonucu yargıya ulaşan 856 bin 20 olayda tedbir kararları alındığını açıkladı. Adalet Bakanlığı Aile içi Şiddet mahkemeleri kurmayı planlıyor. Fiyatının yüksek oluşu nedeniyle elektronik kelepçe sıkıntısı çekiliyor

10.05.2019
Yazı Boyutu:  

TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nda (KEFEK) görüşlerine başvurulan hukukçular, kadınların yüzde 38-39’unun hayatlarının bir bölümünde şiddete uğradığına dikkati çekerek , Türkiye'de şiddet oranının yüksek olması nedeniyle, Adalet Bakanlığı, aile içi şiddet mahkemelerinin kurulması yönünde çalışma yürüttüğünü belirttiler. Bu arada kadına şiddet uygulayan erkeği takipte kullanılan elektronik kelepçeden, fiyatının pahalı olması nedeniyle ihtiyaca cevap verecek ölçüde yararlanılamadığı ortaya çıktı.



AİLE İÇİ ŞİDDET MAĞDURLARININ YÜZDE 82'Sİ KADIN

KEFEK'de 'Aile hukuku' konusunda görüşlerini açıklayan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Birinci Hukuk Dairesi Başkanı Zeynep Öksüzoğlu, son 27 ayda aile içi şiddet sonucu yargıya ulaşan 856 bin 20 olayda tedbir kararları alındığını  kaydetti. 

Zeynep Öksüzoğlu; "Kadınların yüzde 38-39'u hayatlarının bir bölümünde şiddete uğruyor. Şiddet mağdurlarının yüzde 82’si kadınlar, yüzde 6’sı çocuklar, kalanı erkekler. 2017’de 50 bin 758, 2018’de 47 bin 715, Bu yılın 3 ayı itibariyle 11 bin 211 kişi hakkında Koruyucu tedbir kararları (yani iş yeri değişikliği, kimlik değişikliği gibi) alınmış.  Önleyici tedbir kararlarının sayıları çok daha fazla; 2017’de 295 bin 618, 2018’de 358 bin 499, 2019 Nisan itibariyle 92 bin 219 karar verilmiş. Bunları Emniyet verilerinden aldım. Müthiş rakamlar ve gerçekten mahkemelerin iş yükünü çok fazla artırıyor. Hatta Adalet Bakanlığı aile içi şiddet mahkemelerinin kurulması konusunu düşünüyor. Onun da artı ve eksi yönleri var, sanırım bakanlığımız bu konuyu tartışıyor” diye konuştu.

Daire Başkanı Zeynep Öksözoğlu ayrıca, medyanın kadına yönelik şiddet haberlerinde kesinlikle daha özenli bir dil kullanmasının önemine işaret ederek “Basının kadına yönelik şiddetle ilgili haber yapma yönteminin kesinlikle değiştirilmesi lazım. Bir tanesinde ben akşam haberlerde izledim, kadının gözleri mor, kolları kırılmış, kaburgaları kırılmış, ertesi gün sabah hangi hastanenin, hangi katında, hangi odada yattığını söyledi televizyon. Sabah dosya benim önüme geldi. Yani diyor ki kocaya ‘Gel, bu kadını öldür.’ Mağdur değil, şiddet uygulayan teşhir edilmeli” dedi. 

ELEKTRONİK KELEPÇE PAHALI OLMASI NEDENİYLE SAYISI AZ

Komisyana bilgi veren  Ankara Aile İçi Şiddetle Mücadele Savcısı Emine Avcıoğlu da şu anda her bir savcının elindeki aile içi şiddet dosyasının 10 bini geçtiğini vurguladı. Yasal hakların bazen kötüye kullanımından da yakınan Avcıoğlu, şöyle devam etti:

“Sayı çok fazla. Bize günde 100’e kadar başvuru geliyor. Yıllık bir savcı 2 bin 500 dosya bakıyor. Ankara’da şu anda yıllık 12 bin civarı şiddet dosyamız var. Bu nedenle her öldürülen kadında ‘Haksız yere yasayı kullanan kadınların da rolü var’ diyorum. Çok evraka boğmamak lazım, gerçek mağduru bulmak lazım. Elektronik kelepçeyi çok talep ediyorlar ama elimizde çok az. Çok pahalı bir yöntem olduğu söyleniyor. En fazla mağduriyet, madde bağımlılığı ve akıl hastaları olan ailelerde. Madde bağımlılığı korkunç. En önce uyuşturucuyla etkin mücadele etmek lazım. Bir de çocuklar gerçekten arada çok zarar görüyor. Bakıyorsunuz, 5 yaşında çocuk, ruh sağlığı tamamen bozulmuş, anne baba çatışırken arada çocuk bitmiş. Büyükler bir şekilde sesini çıkarabiliyor, ama çocuk çok mağdur.”



KÖTÜYE KULLANIMI AVUKAT YAPIYOR

Aile hâkimliği döneminde aldığı kararlarla tanınan Avukat Eray Karınca da meslektaşlarını uyardı.

Karınca, şöyle dedi: “Kötüye kullanma nerede oluyor? Bunu daha çok benim meslektaşlarım yapıyor; yani vatandaş, kadın yapmıyor. Birçok kadın hakikaten çok vefakâr, cefakâr veya güçsüz. Yani öyle şımarık, kötü bir kadınımız yok bizim. Boşanma davasında ön almak için ‘Önce kocayı korkutayım’ diye pat diye böyle bir şey avukatlar tarafından yapılıyor. Benim önerim şu: Boşanma davası açılmışsa artık eşler başka bir hukuki rejime geçmişlerdir. Hemen dosyanın boşanma davasıyla birleştirilip hâkim tarafından değerlendirilmesi bu tür kötüye kullanımları önler.” 


yabanci dizi izle, canli bahis, canli casino, bahis siteleri, guvenilir bahis siteleri, tipobet365, tipobet, 

Üye Ol



Üye Girişi