Kadının iş dünyasında yer alması için iş ve güçbirliği çağrısı

 

UN Global Compact Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu Eş Başkanı Dilek Cesur, kadınların iş gücüne katılımının güçlendirilmesiyle ilgili Kazete'ye röportaj verdi: 2019 Türkiye için iş birliği ve güçbirliği dönemi olacak.

26.11.2018
Yazı Boyutu:  
160’ı aşkın ülkede 13 binden fazla imzacısıyla dünyanın en büyük kurumsal sürdürülebilirlik girişimi UN Global Compact'ı yönetim kurulunda Yeşim Tekstil adına yer alan Dilek Cesur, "2019 yılı iş birliği, güç birliği dönemi. Kadının iş dünyasında yer alması adına her birimiz ayrı ayrı projeler yapacağımıza, özel firmalar, sivil toplum örgütleri ve üniversiteler olarak gelin hep birlikte ortak projeler yapıp etkimizi arttıralım" dedi.



Türkiye, kadınların iş gücüne katılımı açısından OECD ülkeleri içinde son sırada. Yine ülkemizde 15-24 yaş grubundaki genç kadınlarıneğitim ve istihdam dışında kalmaları açısından OECD ülkeleri içinde lider konumda olması oldukça düşündürücü.

UN Global Compact Türkiye Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu, kadın istihdamının artırılması, daha da ötesi, sanayi ve ticari işletmelerde kadının güçlendirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması konularında uzun süredir çalışma yürütüyor. İş dünyasının bu bağlamda elini taşın altına koyması için yoğun çaba gösteren Çalışma Grubunun Eş Başkanı ve Yeşim Tekstil’in Kurumsal İletişim Müdürü Dilek Cesur ile konuşuyoruz.

Dilek Cesur, yüzde 50’sini kadınların oluşturduğu 2 bin 500 çalışanıyla Yeşim Tekstil’i Global Compact Türkiye Yönetim Kurulunda 2014’ten bu yana temsil ediyor. Ayrıca TÜSİAD Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubunda aktif olarak görev alarak kadının güçlenmesine yönelik birçok projeye imza atıyor.  

Cesur, 2000 yılında BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın öncülüğünde oluşturulan kurumsal sürdürülebilirlik bağlamında dünyanın en geniş girişimi olan Birleşmiş Milletler Global Compact hakkında kısaca bilgi verdi. Cesur ayrıca Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women) ve Global Compact Türkiye ortaklığında oluşturulan Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) doğrultusunda çalışmalar yapan Türkiye Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubunun işlevi, ilkeleri ve faaliyetleri hakkında sorularımızı yanıtladı.

UN GLOBAL COMPACT’IN İŞLEVİ

SORU: Bugüne değin çok yazıldı ama, gerçekten UN Global Compact’in belirlediği 10 ilkeyi, tüm dünyadaki işletmelerin, firmaların, sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimlerin kabullenmesi ve hayata geçirmeleri çok önemli. Nedir bu UN Global Compact?

YANIT: 2000 yılında çalışmalarına başlayan United Nations Global Compact dünya çapında tüm şirketleri ve paydaşları, bünyelerindeki stratejilerini ve uygulamalarını insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele alanlarındaki 10 İlkeyle uyumlu hale getirmeleri için desteklemektedir. 160’ı aşkın ülkede 13 binden fazla imzacısıyla UN Global Compact, dünyanın en büyük kurumsal sürdürülebilirlik girişimidir. Evrensel olarak kabul görmüş 10 ilkenin benimsenmesi ve her sene bu ilkeler ışığında faaliyetlerin raporlanması için taahhüt vermek tamamen gönüllülük esasına dayanıyor ve her türden kuruluşun (özel sektör, sivil toplum kuruluşları, belediyeler ve eğitim kurumları) katılımına açıktır.




UN Global Compact’ın Türkiye Yerel Ağı olan Global Compact Türkiye, sürdürülebilir kalkınma için sorumluluk alan şirketlerin yanı sıra aralarında sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve belediyelerin de yer aldığı çok paydaşlı üye yapısı ile Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için bir gelişim, paylaşım ve iş birliği platformu sunuyor. Gerçekleştirdiği etkinlikler, sunduğu kaynak ve araçlarla üyelerinin sürdürülebilirlik alanında gelişimini desteklerken hem yerelde hem de küresel ölçekte iyi uygulamaların paylaşılması ve iş birliklerinin kurulması için bir buluşma noktası işlevi görüyor. 2002 yılından bu yana Türkiye’de kurumsal sürdürülebilirlik gündemini belirlemede öncü rol oynayan Global Compact Türkiye’nin sekretaryası 2013 yılından bu yana TÜSİAD ve TİSK tarafından yürütülmekte. Global Compact Türkiye, bugün dünyanın önde gelen Yerel Ağlarından biri konumunda ve bunda Türkiye’den gelen başarılı vakaların ve kapsamlı çalışmaların önemi büyük. 

“KURULUŞLARIN ÇALIŞMALARI, ŞEFFAF BİÇİMDE PAYLAŞILIYOR”

SORU: İmzacı kuruluşların 10 temel ilkeyi hayata geçirme konusunda yaptığı çalışmaları her yıl raporladığını söylediniz. Bu raporlar yayımlanıyor mu?

YANIT: Tabii, kuruluşların yaptığı çalışmalar, UN Global Compact’in internet sitesinde şeffaf biçimde paylaşılıyor. Burada devamlılığı sağlamanın en önemli kriteri mutlaka raporunuza devam etmek. Raporu yayınlamadığınız taktirde belli bir süre sonra sistemdem çıkarılıyorsunuz.

SORU: Global Compact Türkiye nasıl çalışıyor?

YANIT: Global Compact Türkiye çatısı altında bir yönetim kurulu var. Bu yönetim kurulunda da öncülük yapan firmaların temsilcileri yer alıyor. Ben de 2014 yılından bu yana Yeşim Tekstil’i temsilen yönetim kurulunda yer alıyorum. Yönetim Kurulu olarak  yaptığımız çalışmalarda sürdürülebilirlik konusunda Türkiye’nin hangi konularda ne durumda olduğunu irdeliyoruz. Bu anlamda da yapacağımız çalışmaları belirliyoruz.

SORU: Bu çalışmalarda, kalkınma hedefleri açısından en temel sorun olarak neyi gözlemlediniz?

YANIT: 2014 yılında Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları değerlendirdiğimizde, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda dünyadaki sıralamalarda Türkiye’nin çok geride kaldığını gördük. Özel olarak, öne çıkaracağımız bir konu olarak değerlendirmek istedik. Global Compact Türkiye bünyesinde halen eş başkanlığını yürüttüğüm Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu kuruldu. Global Compact’in bütün çalışma gruplarında tek başkanlık vardır. Burada iki başkan olmasına önem verdik, çünkü bu bir kadın meselesi değildir. Aynı zamanda erkeğin de meselesidir. Bu nedenle Eczacıbaşı Holding İnsan Kaynakları Grup Başkanı ve İnovasyon, Sürdürülebilirlik Koordinatörü Ata Selçuk’la birlikte bu görevi yürütüyoruz. İş dünyasının içinde kadınların yer alması ve kadın istihdamının artması bütün firmaların lehine bir şeydir. Türkiye’deki çalışmaları kadın istihdamının artırılması yönünde sürdürüyoruz. 

WEPs İMZACISI OLMANIN ŞARTI

SORU: Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu Global Compact’in dışında bir oluşum mu?

YANIT: Global Compact Türkiye’nin bünyesinde bir çalışma grubu olarak yer alıyor. Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu’nu kurduğumuzda bu alanda çalışan birçok paydaşa bir duyuru yaptık: “Gelin kadın meselesine birlikte çözüm bulalım”. STK’lardan, üniversitelerden ve özel firmalardan, belediyelerden katılım oldu. Bu duyurumuza ses geldi. Bu Çalışma Grubumuzda sadece UN Global Compact imzacıları değil, WEPs imzacısı şirketler de yer alıyor.

Kadınların, tüm sektörlerde ve her düzeyde, ekonomik yaşamın içinde yer alabilmelerini sağlamak amacıyla kadınların güçlenmesini hedefleyen özel sektörün küresel en önemli girişimlerinden biri Kadının Güçlenmesi Prensipleridir (Women’s Empowerment Principles – WEPs). UN Global Compact Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu olarak Birleşmiş Milletlerin diğer bir organı olan UN Women’la da ortak çalışmalar yapıyoruz. 2010 yılında UN Global Compact ve UN Women ortaklığında oluşturulan WEPs platformu, özel sektörün iş yerlerinde, piyasalarda ve toplum genelinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için dikkate alması gereken 7 ilkeyi belirledi. Türkiye’deki firmaların WEPs ilkelerini imzalayarak kendilerine bir yol haritası çizmelerini istedik. Türkiye’de 280 firma WEPs imzacısı olarak işletmelerinde kadının güçlendirilmesini taahhüt ettiler. Bu bağlamda yaptıkları çalışmaları da her yıl düzenli olarak bir önceki yıla göre daha iyi bir noktaya getirme sözü verdiler.  

Burada şu ayrıma dikkati çekmek isterim: Her Global Compact imzacısı, WEPs imzacısı olmadığı gibi, her WEPs imzacısı da Global Compact imzacısı olmayabiliyor. Biz özellikle Global Compact imzacısı olan firmaların aynı zamanda WEPs imzacısı olmalarını desteklemeye çalışıyoruz. Global Compact Türkiye Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu olarak ayrıca şirketlerin bu prensipleri uygulamaya geçirmesi için iyi örneklerin paylaşıldığı bir özel sektör platformu olarak görev yapıyoruz.

UN Global Compact’e üye olmanız için özel firma olmanız gerekmiyor. STK’lar, üniversiteler, belediyeler de UN Global Compact’e üye olabiliyor Türkiye’de şu an 227 kurumun üyeliği var. WEPs imzacısı olmak ise iş dünyasına yönelik bir şey. WEPs imzacısı olmak isteyen her firmanın en az 10 çalışanı olması gerekiyor. Şu anda 280 WEPs imzacısı özel firma var. Türkiye bu sayı ile dünyada birinci sırada yer alıyor. 

İMZACI FİRMALAR; EŞİTLİK İÇİN SORUMLULUK ALIYOR 

SORU: Eşitsizliğin en fazla yaşandığı ülkelerden biri Türkiye olduğu için herhalde.

YANIT: Tabii ki bu bir neden olabilir. Sonuçta Türkiye’deki iş dünyası sürdürülebilir kalkınma için öncelikli olarak ne yapabilirim diye baktığında cinsiyet eşitliği konusunun en önemli ve en acil aksiyon alınması gereken alan olduğunu görüyor. Bu anlamda örneğin kuzey Avrupa ülkelerinde imzacı sayısı çok yüksek değil, neden? Çünkü o ülkelerde hayatın her alanında önemli ölçüde cinsiyetler arası eşitlik olduğu için WEPs ilkelerine imza atma gereği duymuyor şirketler.  

Bizden önce Japonya birinciydi, biz ikinciydik. Bu imzayı atarak şirketler; “iş dünyası olarak eşitlik için biz sorumluluk alıyoruz” demek istiyorlar.

SORU: İmzacı işletmeler, WEPs’in kriterlerine uyuyorlar mı?

YANIT: Her biri daha iyiye götürmek için adım adım çalışmalar yapıyor. Birdenbire yapılabilecek bir şey değil. Biz de çok uzun yıllardır çalışma yapıyoruz ama birden yetkinlik kazanılabilecek bir konu değil. WEPs’in kendine özel bir raporlama yükümlülüğü yok ancak UN Global Compact imzacısı firma, her yıl UN Global Compact’in 10 ilkesiyle ilgili ne yaptıysa raporlamak zorunda. Bu raporlamaya cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmaları da dahil oluyor. Eğer şirket bu ilkeler ışığında yaptıklarını her yıl raporlamıyorsa, üyelikten düşüyor.


Soldan sağa: Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Seçkin, Global Compact Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu Eş Başkanı ve Yeşim Tekstil Kurumsal İletişim Müdürü Dilek Cesur, BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı İpek Yalçın ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Hadi Türkay

BÜYÜK MARKALARLA ÇALIŞABİLMENİN YOLU SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTEN GEÇİYOR

SORU: İmzacıların bu ilkeleri ne ölçüde yerine getirdiklerini nasıl ölçüyorsunuz?

YANIT: Sadece kurumların yayımladıkları raporlar üzerinden değerlendirme yapabiliyoruz. Yoksa ne ölçüde bu ilkeleri yerine getirdikleri konusunda denetim yapma yetkimiz yok.  Verdiği raporun ne derece doğru veya yanlış olduğunu bilemiyoruz, ölçmüyoruz ancak raporların güvenilirliğini artırmak için bağımsız denetim yapılmasını teşvik ediyoruz. Bununla birlikte bir şirket tüm kamuoyuna açık bir rapor sunuyorsa ve “ben bunları yapıyorum” diye bir taahhütte bulunuyorsa, itibarını zedelemek istemez diye düşünüyoruz. Bu anlamda raporların denetçisi biz değiliz; müşteriler, rakipler, finansörler yani tüm paydaşlar denetliyor. 

SORU: Peki firmalar bu ilkelere uymadığında bir yaptırım söz konusu mu?

YANIT: Sürdürülebilir çalışmalarıyla ilgili herhangi bir yaptırım söz konusu değil ancak büyük markalarla çalışabilmemizin yolu; bunları yapmaktan geçiyor. Bu anlamda bir yaptırım var.  Yeşim Tekstil gibi bazı firmalarda iç denetim var. Bu ilkelere uyup uymama konusunda kendi içimizde oluşturduğumuz Sosyal Uygunluk Departmanımız kendi iç denetimlerimizi yapıyor. UN Global Compact’ın yaptığı bir denetim yok. Tekstil sektöründe  büyük markalarla çalışmak istiyorsanız bu ilkelere dikkat etmek zorundasınız. İşçi sağlığı, iş güvenliği konusunda geçer not almanız gerekiyor. Müşterilerimizin bu konuda kendi içlerinde yapılanma var. Ya müşterilerimizin kendi  denetçileri geliyor ya da bu konuda bağımsız bir denetim firmasına bu denetimi yaptırıyor. Siz bu konuda iyi iseniz, koşulları sağlıyorsanız sipariş alabiliyorsunuz. 

ŞİRKETLERİN TİCARİ İLİŞKİLERİNDE DENETİMİN ÖNEMİ

SORU: Denetimlerde en çok neye bakıyorlar?

YANIT: İşçi sağlığı, iş güvenliği, fazla mesailer ödeniyor mu, çocuk işçi çalıştırıyor musun, cinsiyet ayrımcılığı yapıyor musun, firmaya iş başvurularında bile ayrımcılık yapıyor musun,  vb. dünya genelinde kriterler konusunda sizi denetliyorlar. Çevreyle ilgili atıklarını nereye bırakıyorsun, arıtma tesisin var mı, kaynakları doğru kullanıyor musun, hep bunlar denetimler içinde yer alıyor. Biz de fason üretim yaptırdığımız bütün tedarikçilerimizi denetliyor, iş verdiğimiz firmalarda da bu kriterlerin olup olmadığına bakıyoruz. Müşterilerimizin  bizden beklentileri olan her şeyin orada da uygulandığına dair teyidini vermek zorundayız. Sosyal Uygunluk ekibimiz,  tedarikçi firmalarımızı yukarıda belirttiğim kriterler doğrultusunda  denetliyor. Sadece bizim iyi olmamız önemli değil, bizim tedarikçilerimizin de iyi olması gerekiyor. Burada böyle bir zorunluluk var. UN Global Compact’te sadece bu konularda yaptığınız  çalışmaları raporlamak gibi bir zorunluluk var, farkı bu. Bizim yaptığımız veya yaptırdığımız denetimlerin UN Global Compact ile ilgisi yok. Bütün bunlar müşterilerimize üretim yapabilmemizin ön şartı. Ancak tabiiki UN Global Compact’in belirlediği 10 ilkeyi kapsayan iyi örneklerin olması firmanız açısından iş yaptığınız büyük firmaların gözünde güven kazandırıyor. Sizinle çalışacak firmalar, çevre ve sosyal uyumluluk şartları konusunda sorumlu bir firma mısınız; ona bakıyorlar.

“İŞYERLERİNDE CİNSİYET AYRIMCILIĞINA KARŞI DURUYORUZ”

SORU: Bu denetimlerde daha çok kadın çalıştırılması gibi şartın yerine getirilip getirilmediğini de dikkate alıyor musunuz?

YANIT: Daha çok işyerinde cinsiyet ayrımcılığı yapılıp yapılmadığına bakıyoruz. Ücretler ödenirken kadın ve erkek diye bir ayrım yapılmamasını istiyoruz. Ayrıca iş yerindeki tüm haklardan eşit olarak yararlanıp yararlanmadıklarına bakıyoruz. Beklentimiz bu yönde oluyor. 

SORU: Bazı Avrupa ülkelerinde hükümetler, işletmelerde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması yönünde kota getiriyorlar. Örneğin her işyerinde çalışanların şu tarihe kadar yüzde 30, şu tarihe kadar yüzde 40’ı kadın olacak, şirket yönetim kurullarının en az yüzde 30’u kadınlardan oluşacak gibi. Türkiye’de hükümete bu konuda herhangi bir öneride bulundunuz mu veya bulunmayı düşünüyor musunuz?

YANIT: TÜSİAD’da Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu var. Orada kreş teşviki ile ilgili bir çalışma yapılmıştı. Geçen sene nisan ayında yapılan çalışmalar neticesinde de firmalara kreş teşviki çıktı. Biliyorsunuz kadının çalışmasında en büyük engel çocuğunu bırakacak bir yer olmaması… 
Firmaların kreş açmalarına yönelik teşvik veren hükümet, geçtiğimiz haftalarda da verdiği teşviklere iki madde daha ekledi. Şöyle diyebiliriz, TÜSİAD Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu bu çalışmaya ön ayak oldu. 

"KADIN ÇALIŞMALARIMIZ BU SENE ARTACAK"

SORU: Global Compact Türkiye Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubunun organizasyon yapısı nasıl işliyor. Kısaca bilgi verir misiniz?

Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu, Global Compact Türkiye’nin diğer çalışma gruplarına göre daha farklı bir organizasyon yapısına sahip. Çalışma Grubu, eş başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Eş Başkanlığı  Eczacıbaşı Holding İnsan Kaynakları Grup Başkanı ve İnovasyon, Sürdürülebilirlik Koordinatörü Ata Selçuk’la birlikte yürütüyoruz.

Grup; İcra Kurulu, WEPs platformu ve dört alt çalışma grubundan oluşmakta. İcra Kurulu, grubun karar alıcı mekanizması olmakla beraber ülke genelinde farkındalık çalışmaları yapar. WEPs platformu WEPs imzacısı şirketlerden oluşuyor. 2017 sene sonunda da çalışmalarımızı daha etkin yönetebilmek için 4 alt çalışma grubu kurduk. Bunlar: izleme, ölçme ve değerlendirme; eğitim ve montörlük, iletişim ve networking ile proje ve etkinlik alt çalışma grupları. Her bir alt çalışma grubu amaçları çerçevesinde anket, eğitim, çalıştay, seminer gibi çeşitli etkinlikler yürütüyor.

Tüm bu çalışmaların yanı sıra, 2016 yılında Bursa’da pilot bir uygulama olarak Bursa Kadının Güçlenmesi Çalışma Platformu’nu kurduk. Bursa Platformunu kurduktan sonra kentteki WEPs imzacı firma sayısı 10’dan 30’a çıktı. Şirketlerin sözcüsü olarak CEO’larını, bu konuda yaptıkları çalışmaları hep öne çıkaran iletişim çalışmaları yapıyoruz. Bu çalışmalar duyuldukça bizim de WEPs imzacısı olmamız gerekiyor algısı daha da güçleniyor. Şimdi benzer bir yapıyı İzmir’de hayata geçirmek için harekete geçtik. Önümüzdeki dönemde kadının güçlenmesi çalışma platformlarını diğer illerde de yaygınlaştırmayı planlıyoruz. 

SORU: Global Compact Türkiye Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu Eş Başkanı Dilek Cesur, kadınlar için firmalara nasıl bir mesaj vermek isterdi?

YANIT: 2019 yılı “iş birliği, güç birliği” dönemi. Benim vermek istediğim mesaj, kadının iş dünyasında yer alması adına her birimiz ayrı ayrı projeler yapacağımıza, özel firmalar, sivil toplum örgütleri ve üniversiteler olarak gelin hep birlikte ortak projeler yapıp etkimizi arttıralım. Mesajımızı daha güçlü bir sesle hedef kitlelerimize ulaştıralım. Özellikle Türkiye ekonomisi zor bir süreçten geçerken, dayanışma içinde olmamız, iş birliği, güç birliği yapmamız çok daha önem kazanıyor.

DİLEK CESUR KİMDİR?

1990 yılında Ege Üniversitesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nü bitiren Dilek Cesur, 1995 yılından bu yana Yeşim Tekstil’de Kurumsal İletişim Müdürü olarak çalışıyor. Son 23 yıldır bu görevi sürdüren Cesur, firmanın 21 yıldır yayımlanan Önce İnsan Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmenliğini yapıyor. Cesur ayrıca son beş yıldır da halklailişkiler.com 'da iletişimle ilgili yazılar yazıyor.

2014 yılından bu yana UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulunda yer alan Cesur, sivil toplum örgütlerinde özellikle toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının toplumda güçlenmesi ile ilgili yapılan çalışmalara etkin katlılar sundu. Bu doğrultuda halen Global Compact Türkiye Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubunda Eş Başkanlık, iş ve meslek sahibi kadınların üye olabildikleri Uludağ Soroptimist Derneği'nde Başkanlık, Kadının Güçlenmesi Bursa Platformunda BUSİAD ve BUİKAD başkanları ile birlikte koordinatörlük yapıyor. TÜSİAD Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma grubunda da yer alan Cesur, Sabancı Üniversitesi'nin Kurumsal Yönetim Forumu'nun yürütmekte olduğu "İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı" projesinin üst danışma kurulunda yer alıyor. 

2005 yılında Ege Üniverstesi’nin 50. kuruluş yıl dönümünde iletişim mesleğine yaptığı katkılardan dolayı Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından Onur Belgesi’ne değer görülen Dilek Cesur'a 2012 yılında BUİKAD (Bursalı İş Kadınları Derneği) tarafından “En Başarılı Kadın Yönetici” ödülü verildi. Cesur son olarak 2017 Mart ayında Dünya Gazetesi’nin yaptığı araştırmada sürdürülebilirlik ve kadın alanında yaptığı çalışmalarla Türkiye'nin cesaretini yükselten 48 kadın arasında yer aldı.

(Röportaj: Berrin GÜRÇAY DİLEKÇİ/ KAZETE- Fotoğraflar: UN Global Compact)


yabanci dizi izle, canli bahis, canli casino, bahis siteleri, guvenilir bahis siteleri, tipobet365, tipobet, 

Üye Ol



Üye Girişi