Kadınlar iktidara seslendi: İstanbul Sözleşmesi'nden değil, sizler önümüzden çekilin

 

Kadın, emek ve meslek örgütleri, siyasi partiler, dernek, inisiyatif ve platformlardan kadınlar İstanbul Maltepe’de “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz” Büyük Mitinginde buluştu. Mitingde ; HDP İzmir İl Örgütüne silahlı baskında öldürülen Deniz Poyraz için adalet talebini dile getiren kadınlar "savaş değil barış istiyoruz" diye haykırdılar.

19.06.2021
Yazı Boyutu:  
Kadınların ve LGBTİ+’ların şiddetten korunması ve eşitlik haklarının güvenceye alınması için temel önemde olan İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılmaya dönük, hukuksuz kararı tanımayan ve kabul etmeyen kadınlar, "Türkiye’nin her yerinden gücümüzü ve birlikteliğimizi ortaya koymak için bir kez daha buluşuyoruz” şiarıyla Maltepe'de bir araya geldi.



Kadınlar, 17 Haziran'da HDP İzmir Binasına düzenlenen saldırıda katledilen Deniz Poyraz için de adalet talebini dile getirdi, "Savaş değil, barış istiyoruz" dedi. Barış Annesi Hediye Aydın, "Ben bugün Deniz için buradayım. Sanki Deniz ne yaptı? Deniz işinde gücünde, gittiler Deniz’i öldürdüler. O katili gönderen insanlar var tek başına gitmemiş. Bütün kadınlar için buradayız. Bugün Deniz yarın ben, sonra sen… Biz savaş istemiyoruz, barış istiyoruz. Biz kardeşlik istiyoruz. Asker de gerilla da ölmesin. Onlar bunlar da bizim çocuklarımız. Biz hep barış istedik. Barışın peşindeyiz onlar ne yaparsa yapsın. Bir Deniz gitti, yüzlerce Deniz var burada." diye seslendi.



Kadınları şiddetten korumak için devlete yükümlülükler veren kadın ve LGBTİ haklarının korunmasını garanti altına alan İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin 20 Mart gece yarısı çekilmesi 1 Temmuz’da resmileşecek. 

Çekilme kararına karşı aylardır sokakları terk etmeye kadınlar bu kez Maltepe’de buluştu. kadın ve LGBTİ, emek ve meslek örgütü, siyasi parti, dernek, inisiyatif ve platformlardan oluşan 131 kurumun çağrısı ile gerçekleştirilen mitinge Türkiye’nin pek çok ilinden de katılım oldu.



KADINLAR TALEPLERİNİ DÖVİZLERE YANSITTI

‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz’, ‘İstanbul Sözleşmesi Bizim’ ‘Deniz Poyraz ölümsüzdür’ ‘Jin jiyan azadi’ sloganlarıyla alana giren kadınlar ellerinde "Asla yalnız yürümeyeceksin",  "Anayasa'yı, yasayı, sözleşmeyi uygula", ‘Bir kişi daha eksilmeyeceğiz’ ‘İstanbul Sözleşmesinden değil önümüzden çekil’, ‘Neşemizi çalanlardan hesap sormaya geldik’ dövizleri ile miting alanına yürüdü.
Alana girişte polis LGBTİ bayraklarına engel olmaya çalıştı. Kısa süreli gerginliğin ardından kadınlar alana girdi.

ÖFKELİ İNATÇI VE KARARLIYIZ: İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN VAZGEÇMİYORUZ

Maltepe Meydanı'nda 88 kadın örgütünün imzası ile düzenlenen miting  saat 13.30'da başladıb “Türkiye’nin her yerinden güçlerini ve birlikteliklerini ortaya koymak için “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz Büyük Kadın Mitingi”buluşan kadınlar, “20 Mart 2021’de gece yarısı tek adamın çıkardığı ve onayladığı kararla Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekileceğini duyurdu. Kadınların ve LGBTİ+’ların şiddetten korunması ve eşitlik haklarımızın güvenceye alınması için temel önemde olan İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılmaya dönük, bu hukuksuz kararı tanımıyor ve kabul etmiyoruz!” mesajı verdi



ERKEK ŞİDDETİNE KARŞI MÜCADELEDE GÜVENCE

Mitinge çağrı yapan kadın örgütlerinden Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, tüm kadınları sokağa çağırırken İstanbul Sözleşmesi’nin önemini şöyle ifade etti:

“Mor Çatı’da yıllardan bu yana kadına yönelik erkek şiddetine karşı kadınlarla dayanışma kurarken, şiddetin kaynağı ve dinamikleri kadar kadınların şiddetten uzaklaşıp yeni hayatlar kurabilmeleri için hangi desteklere ihtiyaç duyduklarına tanık olduk. İstanbul Sözleşmesi, bizim gibi kadına yönelik şiddet alanında yıllardır mücadele eden kadınların deneyimleri ile yazılmış bir sözleşmedir. Sözleşme’nin kabul edilmesinden bu yana uygulaması için mücadele verdik; Baskı unsuru olmaya çalıştık, çalışıyoruz. İstanbul Sözleşmesi şiddete karşı mücadelede bir güvenceydi ve aynı zamanda devleti şiddete karşı önlem alması için bir yükümlülük altında tutuyordu. Şiddete maruz kalıp Mor Çatı’dan destek alan kadınları kurumlara yönlendirirken yasal haklarından yararlanmaları için İstanbul Sözleşmesi’ne atıfta bulunuyorduk. Ulusal yasa ve mekanizmaların kadınların ihtiyaçlarına çözüm üretemediği noktalarda Sözleşme’den faydanalanıyorduk. Kadınların erkek şiddetine karşı alternatifsiz kalmamaları için önemli bir araçtı. Türkiye’nin kadınların taleplerini hiçe sayarak aldığı bu karar karşısında İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. Şiddetin kaynağı olan toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadeleyi merkeze alan, kadınların herhangi bir nedenle ayrımcılığa maruz kalmadan haklarından yararlanmaları garanti eden, kadına yönelik şiddet alanında koruyucu ve önleyici tüm mekanizmaların ve politikaların güvencesi olan, kadınların ihtiyaçlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alan bir çalışma öngören, kadınların şiddetten uzaklaşmak ya da şiddetten korunmak için erişebilecekleri tüm mekanizmalarda yaşanan tıkanıklıkları çözmeye olanak veren bir araç olduğu için İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz! Devlete her alanda toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak, şiddeti önlemek, kadınları şiddete karşı korumak ve failleri cezalandırmak yükümlülüklerini verdiği için sözleşmede ısrar ediyoruz.”



KARANLIK ZİHNİYETE YABANCI DEĞİLİZ

Nar Kadın Dayanışması’ndan Duygu Akpınar, sözleşmenin feshedildiği günü takip eden 24 saatte 6 kadının katledildiğini hatırlatarak şunları dile getirdi: “Her gün üç kadının öldürüldüğü bu ülkede şiddet gören, tehdit edilen kadınların kolluk kuvvetlerine başvuruları dikkate alınmıyor, sorumlular kadınları göz göre göre ölüme terk ediyor. İstanbul Sözleşmesi'ne elini uzatan, 6284'ü uygulamayan iktidar, İstanbul Sözleşmesi aileyi yıkıyor, diyen yandaşlar kadınların ölümünü dikkate değer bulmuyor. Pandemi'de bütün Dünya'da artan ev içi şiddeti yok sayan Aile Bakanı aman siz de dikkate değer bir artış yok, diyerek hayatımızla oynuyor.

Biz bu karanlık zihni tanıyoruz. Günden güne varlığımızı yok etmeye çalışıyorlar, haklarımızı kazanmamızı engellemeye çalışıyorlar, kadınları değil, katilleri koruyorlar. Köklerimizi saldığımız mücadelemizin farkındalar, mücadelemizi sökemeyecekler. Haklarımızı da laikliği de geri alacağız. Yaşamlarımızın elinizde heba olmasına izin vermeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi'nden siz çekilseniz de, biz çekilmiyoruz. İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz, İstanbul Sözleşmesi bizimdir. Yaşamlarımızı savunmak Maltepe'de buluşuyoruz, hep birlikte, daha güçlü haykıracağız. İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz.”

MÜCADELENİN KAZANIMIDIR

Maltepe’de kadınların tek yürek olduğunu belirten  İlerici Kadınlar’dan Sevgi Gülmez “İstanbul Sözleşmesi onlarca yıllık kadın mücadelesinin kazanımıdır. Uluslararası bir sözleşmenin tek bir adamın kararı ile feshedilmesi mümkün değildir. Bize dayatılmaya çalışılan bu kararı tanımıyoruz. Kararnamenin açıklandığı ilk günden beri sokaklarda meydanlardayız. Haklarımızdan hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz. Bütün kadınlar, Maltepe etkinlik alanında tek ses tek yürek olacak ve hep birlikte haykıracağız: İstanbul Sözleşmesi bizim. Vazgeçmiyoruz!” diye konuştu. 



KADIN HAKLARININ KORUNMASI HAYATİ

Emek Partili kadınlardan Şenay Kumuz,  hem bugün hem de 1 Temmuz’da sokakları dolduracaklarını söyleyerek feshedilmesi kararının yok hükmünde olduğunu bir kez daha dikkati çekti:

“2020 yazından bu yana kadınlar haklarına ve hayatlarına sahip çıkmak için, İstanbul Sözleşmesi için sokaklardalar. Bu mücadele açık bir biçimde hayatta kalma mücadelesi. Her gün öldürüldüğümüz, şiddetin arttığı, çocuk istismarına affın sürekli gündeme getirildiği, şiddetin iktidar eliyle aklandığı, en temel hakların hedefe konduğu bu dönemde yasal hakların korunması mücadelesi çok hayati. Bu noktada kadınlara çağrımız yalanla, talanla, şiddetle, yoksullukla, işsizlikle, geleceksizlikle değil, umutla, neşeyle yaşamak için birlikte mücadele etmenin bütün olanaklarını yaratmaktır. Türkiye’nin tek adamın kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesini kabul etmiyoruz; bu karar yok hükmündedir. Meclis çiğnenerek, milyonların talepleri yok sayılarak, kadınların hayatı pahasına alınmış olan bu karar, ülkedeki rejimin otoriter karakterinin en somut ipuçlarını içermektedir. Hayatlarına, haklarına sahip çıkacak ve kazanımlarını yenileriyle büyütecek olan irade kadınların ortak mücadele gücündedir.”

Edremit Eğitim Sen Baş Temsilcisi Fikriye Yadırgı: "Bugün tarihi bir gün, bu tarihte bizde yer almazsak gelecekte hesap veremeyiz. Bu boynumuzun borcu. Yaşamlarımıza sahip çıkmak için, öldürülen Deniz Poyraz için, katledilen tüm kadınlar için buradayız. 1 Temmuz’da geri çekilecek olan sözleşmenin uygulatılması için buradayız. Kadınlar geleceksizlikle yoksullukla baş başalar. İstanbul Sözleşmesi temel haklarını savunuyor kadınların; Daha bir hafta önce Sibel Kaman (Zilkaya) koruma kararına rağmen öldürüldü. Biz bunların önüne geçmek sözleşmeyi uygulatmak için elimizden ne geliyorsa yapacağız."


"ŞİDDET MAĞDURUYUM, KARAKOLLARA GİTTİM, EVE GÖNDERDİLER"

7 yıl boyunca evli olduğu erkek tarafından şiddete maruz kalan Hilal Acuner miting alanındaki yerini aldı. 7 yıl boyunca evli olduğu erkek tarafından şiddete uğradığını söyleyen Acuner çaldığı her kapının da üzerine kapandığını söyledi. Acuner, şunları söyledi: “Şiddet mağduruydum, emekli bir askerdi eşim, koşarak karakollara gittim, başıma silah bile dayadı, artık duvarlara mı çarpılmadım, gözlerim morluk içinde mi gezmedi  mi her gün yalvarıyordum Allah’a kurtulmak için. Şimdi buradayım” dedi. “Kendi kendime mücadele vermektense birlikte mücadele etmek çok daha önemli” diyen Acuner, “Buradaki bütün kadınların evlerine çekilip kalmamaları gerekiyor. Ben mücadele ettim, merdivenlerde yattım, geceleri sokaklarda yattım. Dayanışmanın duyarlılığın artması gerekiyor. Şiddet gören kadınlarla yan yana gelmemiz gerekiyor. Onların kendilerini yalnız hissetmemesi gerekiyor. Her gün kadınlar öldürülüyor. Ben kurtuldum, işte bunun için İstanbul Sözleşmesinin uygulanması gerekiyor. Yasalarla korunmuş oluyoruz, kendimizi daha güvende hissetmek istiyoruz.”



"KADIN VE İŞÇİ OLARAK HAKLARIMI SAVUNMAK ADINA BURADAYIM"

HT Solar İşçisi Şenay Karahan: Bir kadın olarak bir işçi kadın olarak haklarımızı savunmak için buradayız. Biz kadınız, iş yerinde evde, her yerde pek çok sorun yaşıyoruz. Ne kadar birlik olursak o kadar başarılı olabiliriz. Ayrım yapmaksızın bütün kadınların başörtülü başörtüsüz bütün kadınlar yan yana gelmeli birbirine destek olmalı. Bir de o nedenle buradayız. Önemli olan kadınların bir araya gelmesi, yan yana gelmesi diyoruz. Tüm fabrikalarda işçiler bunu savunmalı geri adım atmamalı, biz kadınlara sadece biraz cesaret lazım. Elimden ne geliyorsa yapmak için buradayım.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ UYGULANANA KADAR EVLERİMİZE DÖNMÜYORUZ!

Yıldız Üniversitesi’nden Gizem Zorba: Sürekli haberlere konu oluyor kadınlar, korkuyoruz. Bu yüzden İstanbul Sözleşmesi uygulansın istiyoruz. Bu nedenle buradayız, sıradaki olmak istemiyorum. Bir üniversite öğrencisi olarak buradayım. Bize bırakılan Türkiye’de korku ile yaşıyoruz. Metro kullanırken, taksi kullanırken korkuyoruz. Taksinin plakasını birine atmadan bir yere gidemiyoruz. Daha özgür yaşamak için korkmadan yaşamak için buradayım.

Edremit Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Kadriye Gümüştaş: Sözleşme kaldırılmak istendikten sonra erkekler daha da cesaretlendi. Daha da saldırganlaştı. Neredeyse her gün bize yapılan müracaatlar arttı. Telefonlarla koruma kararı talepleri arttı. Ancak koruma kararına rağmen daha geçen hafta körfezde bir kadın kocası tarafından öldürüldü. Şiddet küçücük körfezde had safhada. İstanbul Sözleşmesi uygulanırsa erkeklerin bu cesareti kırılacak. Çocuk evliliklerine af tasarısı da gündemde, bunun için de İstanbul Sözleşmesi uygulansın istiyoruz. Biz vazgeçmeyeceğiz, alanlardayız, alanlarda olmaya devam edeceğiz.

Altınoluktan Alevi Kültür Derneğinden Elif Aydın Duman: Bütün kadınlar, ayrım olmaksızın, Alevi-Sunni, Kürt-Türk her ırktan her mezhepten kadınlar şiddete maruz kalıyoruz, sorun yaşıyoruz. Kadınlar her gün cinayetlere kurban gidiyor. Biz kadınlar geleceğimiz için, yarınlarımız için, çocuklarımız için geldik, İstanbul sözleşmesinden vazgeçmiyoruz.



İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KADINLAR İÇİN HAYATİ ÖNEME SAHİP

İşte İstanbul Sözleşmesi’nin amacı:

>Kadınların güçlendirilmesi yolu dahil, kadın ile erkek arasındaki temel eşitliği teşvik etmek, taraf devletlerin yetkililerine, görevlilerine, kurum ve kuruluşlarına kadına yönelik şiddetle mücadele yükümlülüklerine uygun davranmalarını sağlamaları, cinsiyete duyarlı politikalar geliştirmeleri, şiddeti önlemede ve mücadelede bütüncül politikaların uygulanması,

>Kadına yönelik şiddetle mücadele alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütleriyle etkin işbirliği tesisi, özel sektör ve medyanın kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla politika hazırlamalarını teşvik etmeyi,

>Şiddet eylemlerinin tekrarlanmasından korumak amacıyla gerekli hukuki ve diğer tedbirleri almayı, şiddete maruz kalanın şiddet gösterenden tazminat talep etmesini sağlamak üzere hukuki tedbirleri almayı şart koşar.

Kadınların yaşamı için hayati öneme sahip olan sözleşmede, imzacı taraf devletlerin yükümlülükleri şöyle:

>Toplumsal cinsiyete duyarlı politikalar, kapsayıcı ve eş güdümlü politikalar uygulamak,

>Mali kaynaklar ayırmak,

>Resmi bir eş güdüm birimi kurmak,

>İstatistiksel veri toplamak, incelemek, yayınlamak,

>Şiddetin önlenmesi için zihniyet değişikliği sağlamak. 

(Kazete Haber Merkezi /Foto:Elif Akyol

Üye Ol



Üye Girişi