'Kadınlar tek başına şiddeti durduramaz'

 

Psikolog Güneri: “Şiddeti sadece şiddet uygulayan kişi durdurabilir

04.05.2015
Yazı Boyutu:  
 
Türkiye’de her dört kadından biri, fiziksel şiddet görüyor; yüzde 44’ü ise psikolojik şiddet mağduru. Psikolog Güneri, “Şiddeti sadece şiddet uygulayan kişi durdurabilir. Kadınlar şiddeti durduramaz çünkü şiddetin sebebi değil” diyor...
 
 
 
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı Gönüllüsü Feride Güneri, şiddete uğrayan kadınlara psikolojik destek veriyor. Psikolog Güneri Milliyet'ten Mehveş Evin'e Mor Çatı'nın 25. yıldönümü nedeniyle bir roportj verdi:
 
Güneri röportajında  soruları şöyle yanıtladı:
 
 
Kadınlara uygulanan şiddet gerçekten artıyor mu?
 
Herkes şiddeti artık biliyor. Kadınlar, şiddeti anlatmaya biraz daha az utanıyor. Ancak yapılan son araştırmalar, erkeklerin şiddeti anlatmaktan artık utanmadığını gösteriyor. Şiddet kültürü o kadar pohpohlanıyor, romantize ediliyor ki saklanacak bir şey olmaktan çıktı. Şiddetin biçimleri de değişt. Kadın cinayetleri artıyor. Ayrılık aşamasında 15-20 kat artabiliyor.
 
 Şiddet bireysel sorun mu?
 
Hayır. Kadınlar yanlış karar verdiği için şiddetle karşılaşmıyor. Şiddet, içinde yaşadığımız ve farkında olmadığımız, şiddeti doğuran ve besleyen düşünce, değer, eşitsizlikle dolu bir toplumun sonucu... Kadınlara her toplantıda sorarım; aranızda sokakta sözlü ve fiziksel tacize uğramayan var mı? Daha bir kadın elini kaldırmadı. Çok kanıksıyoruz şiddeti, farkına varmak da zor oluyor. Psikolojik şiddet de böyle…
 
 Hangi davranışlar psikolojik şiddete girer?
 
Psikolojik şiddet, cinsel veya fiziksel şiddet gibi bir amaca hizmet ediyor. Tesadüfen olan bir şey değil. Psikolojik şiddet uygulayan kişi, ne yaptığını ve ne için yaptığını çok iyi biliyor. Karşısındakinin üzerindeki etkisini tartıp yapıyor. Öfke boşaltma, cezalandırma,  kontrol etme ve güç göstermek...
 
 Kişinin kendisine zarar vererek talepte bulunması da psikolojik şiddet midir?
 
Kesinlikle. Kendinize zarar vererek karşınızdakini suçlu hissettirmek, manipüle etmek, cezalandırmak amaçlarını güden kişi psikolojik şiddet uyguluyor. Psikolojik şiddetin en önemli mekanizması, suçluluk mekanizması üzerinden gitmesi.Utandırmak, başka bir şiddet türü.
 
 Örnek verebilir misiniz?
 
 Çok tipik bir örnek, bazen göklere çıkarmak, bazen yerin dibine sokmaktır. “Seni dünyanın en özel kadını hissettirebilirim, ama istediğimde seni yerin dibine sokarım...” Kadınların çok tuzağa düştükleri bir örnek bu. “Sen çok farklısın” diyerek, krediyi 1000’den başlatır. Sonra krediyi yavaş yavaş düşürür. Kadın, binlik puandan düşmemek için devamlı çaba harcar. Mesela küsmek, surat asmak da ciddi psikolojik şiddet...
 
 Erkeklerin kullandığı başka şiddet yöntemleri ne?
 
Kadını çocuklarına, hayvanlarına, eşyalarına zarar vermekle tehdit etmek... Başkalarının yanında küçük düşürmek... Bedeni, anneliği, işteki performansı üzerinden kendini eksik hissettirmek... Sıklıkla “Ben olmasam kimse seni çekmez” derler. Kadınlar psikiyatrik desteğe başvurduğunda, bu da kullanılır: “Sen zaten delisin.” Aldatmak da psikolojik şiddet biçimi.
 
 Şiddet döngüsü nasıl işler?
 
 Üç aşamalı: Gerginliğin tırmanması, şiddetin yaşanması ve balayı aşaması. Balayı aşaması korkunç psikolojik şiddet içeriyor. Kavga gürültüden sonra ayrılma noktasına gelindi, sonra barışıldı ve tekrar beraber olundu diyelim. O barış da manipülatif bir barış. Araya insanlar sokan, hediyelere boğan, şiirler yazan, intihar teşebbüsünde bulunanlar oluyor.
 
KADINLARA 6 ALTIN ÖNERİ
 
1 Şiddeti anlamak çok önemli. Anlarsanız tanırsınız.  Kanserin belirtilerini bilmek gibi.
2 Unutmayın, şiddet başladı mı durmaz. Onun için ne kadar erken çıkarsanız o kadar iyi.
3 Kendinize karşı dürüst olun, bahanelere sığınmayın... Kadınlarda patolojik ümit çok var.
4 “Eşim çok iyi ama Alkol dokunuyor” diyenlere: Böyle bir şey yok. Alkol,  içinizdeki ortaya çıkartır, yeni bir insanı değil.
5 Korktuğunuz, tehdit altında olduğunuz bir ilişkideyseniz iyi bir ilişki değildir. Sağlıklı bir ilişki sizi iyi hissettirir. Korkuyorsanız, yanlış bir ilişkidesiniz.
6 Psikolojik şiddet insanı kendi gerçekliğinden kuşkuya düşürür. Çok etkili ve tehlikeli. Ben mi yanılıyorum, ben delirdim diyorsunuz. Kadınlar sezgilerine güvenmeli.
 
ŞİDDET BİR DÜŞÜNCE BİÇİMİ
 
 Ne olursa olsun, ‘suçlu’ olan hep kadın mı?
 
Her zaman için. Şiddet bir davranış değil aslında, bir düşünce biçimi. Bizim gördüğümüz davranışlar, o düşünce biçiminin yansımaları. O düşüncenin bir temel taşı da “ben her zaman haklıyım, mağdurum.” Şiddet uygulayan kişi, karşısındakine şiddetin sorumluluğunu bile atıyor. Sen beni çileden çıkarttın da beni bu hale getirdin, gibi.
 
 Bu şiddet biçimlerine her yerde rastlanıyor mu?
 
 Dünyada kadına şiddetin olmadığı hiçbir kültür yok. Bazı kültürler daha eşitlikçi, şiddetin oranları daha düşük. Ama sıfır değil. Düşünce biçimi aynı çünkü. Ayrıca sosyoekonomik sınıf ve eğitim seviyesi arttıkça daha da akıllı psikolojik şiddet uygulayıcısı olunabiliyor. Mor Çatı’da eşi doktor olan biri vardı, kocası dövdükten sonra kadını buza yatırıyordu! Tanıştığınız adam ilk günden yumruk atmıyor. Atsa, kendini ilk günden ele verecek siz de çekip gideceksiniz.
 
 Peki kadınlar psikolojik şiddete başvurmuyor mu?
 
İstisnasız hepimiz şiddet uygularız karşımızdakine. Bizim bahsettiğimiz, sistematik şiddet. Burada kadınların erkeklere uyguladığı ile erkeklerin kadınlara uyguladığı aynı değil. Şiddetin % 95’ini erkekler, kadınlara uyguluyor. İçerik de aynı değil. Kadınların uyguladığı şiddetin çoğu kendini savunmayla ilgili.
 
 Evlilikte neden çok şiddet var?
 
 Çünkü evlilik bir yasallık getiriyor. Kültürel olarak hak sahibi olma duygusunu da getiriyor. Benim eşim, benim malım mantığı. Kaybetme korkusu daha az. Sevgiliden, kocadan ayrılmakla çocuğunuzun babasından ayrılmanın sonuçları aynı değil.
 
"AYNI ODADA TUTARAKAİLE YARATILMAZ"
 
 Peki aile eksenli politikaların faydası var mı?
 
Bu anlattığımız ilişkilerin olduğu evlere, aile diyebilir miyiz?  İnsanları ne olursa olsun, fiziksel olarak aynı odada tutmakla aileyi yaratabiliyor musunuz? O aileler sağlıklı bireyler yetiştiriyor mu? Mesela Özgecan’ın katiline bakın... Annesi şiddet yüzünden evi terk etmiş, çocuk babasında kalmış. Çocukken başka bir sosyal müdahale olsaydı belki o cinayeti işlemeyecekti. Ya da ensest... Bir baba kızlarına tecavüz ediyorsa, bu bir aile mi? Aile diye insanları mahkum ettiğimiz yer, çok acımasız olabiliyor. Görüntü uğruna bireyleri harcayan bir sistem ve işe yaramıyor. O aileden çıkanlar şiddeti devam ettiriyor. Niçin azalmıyor şiddet? Çünkü öğreniyorlar, öğretiliyor, aktarılıyor.
 
 Şiddet döngüsünden çıkabilmek için önerileriniz neler?
 
 Şiddeti sadece şiddet uygulayan kişi durdurabilir, nokta. Kadınlar şiddeti durduramaz çünkü şiddetin sebebi değil. Tek başına hiç durduramaz, ancak kenetlenerek, örgütlenerek durdurabilir. Çözüm bireyden de gelmez, ancak toplum dönüştürülürse durdurabiliriz. Yeni kuşakların şiddetten uzak yetişmeleri için hiçbir yatırım yok. Birçok ülke şiddetin olmasına engel olmaya yönelik müdahaleler yapıyor. Cinsiyet eşitliği, barış eğitimi gibi... Şiddeti geri dönüştürmek çok zor. (MİLLİYET)
 
 
 
 

Üye Ol



Üye Girişi