Kaya Mezarları ağlıyor, TÜBİTAK seyrediyor

 

Dalyan'da 2 bin 500 yıllık kaya mezarlarının erimesine TÜBİTAK seyirci kaldı

28.03.2013
Yazı Boyutu:  

 

Muğla'nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan'da 2 bin 500 yıllık kaya mezarlarının erimesini "nano teknoloji" ile önleme projesi, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'na (TÜBİTAK) takıldı.

Kurumdaki idari değişikliğin ardından göreve gelen yeni yönetim, bekletilen projelerin yeniden hazırlanıp sunulmasını isteyince, "nano teknoloji" projesi rafa kalktı. Mezarların korunması için 10 yıldır çaba harcayan Kaunos Antik kenti kazı başkanı Prof. Dr. Cengiz Işık, "Mücadelem sürecek. Yeni bir arayış içindeyim" dedi.

ERTUĞRUL GÜNAY GİTTİ, KAYA MEZARLARI BİTTİ

Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Işık, 2003'te Dalyan Kaya Mezarları'ndaki doğa koşulları, insan tahribatı ve mezarların yapıldığı kireç taşının dayanıksızlığı nedeniyle başlayan erimeyi tespit etti, rapor halinde kurumlara bildirdi. Altı yıl geçmesine rağmen uzmanlar bir çalışma yapmadı. Prof. Dr. Işık'ın raporunu dikkate alan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, 8 Eylül 2009'da Dalyan'a gelerek mezarlarda inceleme yaptı. Bakan Günay, mezarların kurtarılması ve korunması için acilen çalışma yapılacağını açıkladı. Prof. Işık, Günay'ın görüşleri doğrultusunda TÜBİTAK ile ortak bir proje hazırlayarak Şubat 2011'de kuruma teslim etti. Kaya mezarlarının 'nano teknoloji' ile korunmasını içeren ve TÜBİTAK'ın 'prensipte evet' dediği proje, kurumda yaşanan idari değişiklik sonrası rafa kaldırıldı. TÜBİTAK yeni yönetimi 'bekletilen projelerin yeniden hazırlanıp sunulmasını' isteyince mezarlar için 10 yıldır çaba gösteren kazı heyeti başkanı Prof. Dr. Işık, isyan etti.

HASTALIK SON EVRESİNDE

Prof. Dr. Cengiz Işık, kaya mezarların yüzeylerinde büyük çaplı bir aşınma yaşandığını belirterek, "Kaya mezarlarının hasta olduğunu bir sütunu yok olana kadar anlayamadık. Kaya mezarları 'imdat' diyor. 2003'te bunu tespit ettim. Almanya'dan 2 profesör geldi ve bir hafta incelemelerde bulundu. Kaya mezarlarının bu duruma gelmesinde teknolojik hareketlerin, doğa koşullarının ve kendi yapısındaki ince kılcal damarlar gibi kireç çizgilerinin zaman içerisinde erimesinin etkili olduğu tespit edildi. Bu durumu ilgili kurumlara rapor ettim, uygulanabilir proje hazırlanmadı. Asit yağmurları ve hava kirliliği, mezarları olumsuz etkiliyor. Tarih gözlerimizin önünde eriyor" dedi. Prof. Dr. Işık, "Kanser hastalığı son safhaya gelene kadar tespit edilemezse, tedavi bir sonuç vermez. Kaya mezarları son safhaya geldi" diye konuştu. TÜBİTAK'a sunulan projenin kaya mezarlarını güneş, yağmur ve diğer doğa olaylarının verdiği zararları minimuma indirmeyi amaçladığını belirten Prof. Işık, projenin nano teknolojiyle hayata geçirileceğini hatırlattı. Işık, "3 yıllık alt çalışma ve hazırlık oluşturulacaktı. Çalışmalar yaklaşık 10 yıl sürecekti. Nano teknolojinin böyle bir projede kullanımı, kültür varlıkları üzerinde ilk olacaktı" dedi.

NANO TEKNOLOJİ NEDİR?

En az bir boyutu nanometre ölçeğinde olan materyal ve aletlerin tasarımı, sentezi, karakterize edilmesi ve uygulanmasıyla ilgili mühendislik ve bilim dalı şeklinde tanımlanır. (YENİASIR)

 

 


Üye Ol



Üye Girişi