Kaybedilişinin birinci yılında Kadın örgütleri soruyor: Gülistan Doku nerede?

 

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku'dan bir yıldır haber alınamıyor. Kadın örgütleri Türkiye genelinde düzenledikleri etkinliklerle Gülistan Doku için adalet istiyorlar.

05.01.2021
Yazı Boyutu:  
Tunceli'de Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasının ya da  öldürüldükten sonra kaybedilmesinin üzerinden tam 1 yıl geçti. Kadınlar, Gülistan'ın cansız bedeninin bulunması ve gizemli cinayetin ortaya  aydınlatılması için  bugün Türkiye'nin dört bir yanında sokağa çıkıyor.

Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020 gününden bu yana haber alınamıyor. Gülistan'ın son görüldüğü yer olan Uzunçayır Baraj Gölü'nde arama kurtarma çalışmalarında da bir iz belirlenemedi.



BAŞ ŞÜPHELİ TUTUKLANMADI

Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin baş şüpheli olan erkek arkadaşı Zaynal Abakarov ise serbest. Abarakov'un polis olan üvey babası Engin Yücel, ise soruşturmanın gizliliğini ihlalden kasım ayında açığa alındı.

Öte yandan Yücel, hakkında Gülistan Doku’ya ait bilgileri “Hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek ve bu suçu kamu görevlisi sıfatıyla yapmak”tan kamu davası açıldı.

GÜLİSTAN DOKU NEREDE?

Gülistan Doku İçin Adalet Komisyonu'nun çağrısıyla bugün Türkiye'de birçok noktada kadınlar Gülistan Doku için sokağa çıkıyor.

Programlar ise şöyle: 

  • İstanbul’da saat 18.00’de Süreyya Operası önü
  • İzmir’de saat 17.30’da Halk Bankası önü
  • Mardin’de saat 16.00’da KESK Şubesinde
  • Adana’da saat 18.00’de Heykelli Parkı
  • Bursa’da saat 18.00’de Fomara Meydanı
  • Ankara’da saat 18.00’de Çankaya Belediyesi Önü
  • Hatay’da saat 14.00’te Köprübaşı’nda
  • Dersim'de saat 12.00’de Seyit Rıza Meydanı’nda
  •  Adıyaman’da saat 13.00’te KESK Şubesinde

ANTALYA

Antalya Kadın Platformu, Attalos Heykeli Önü'nde yaptığı basın açıklamasıyla Gülistan Doku için adalet istedi.

Yapılan açıklama şu şekilde:

AÇIKLAMANIN TAM METNİ

Gülistan tam bir yıl önce bugün kayboldu. Yüzlerce kadının katledildiği, kadınların şüpheli bir şekilde bir yerden düştüğü, adına intihar denildiği, çocukların istismara uğradığı ve tüm bunlar olurken medyanın sustuğu, hukukun erkekçe işlediği, kolluk güçlerinin failleri koruduğu koskaca bir yıl geçti Gülistan'ı son kez görmemizin üzerinden.



Bizler biliyoruz ki Gülistan kendi kendine kaybolmadı. Bir gün önce onu kaçırmaya çalışan Zaynal Abakarov ve bu kaçırma olayın üstünü kapatmaya çalışanlar hala yargılanmadılar. Gülistan kayıpken devlet ne yaptı? İntihar dedi. Göstermelik bir şekilde aramaya yaptı. Etkin soruşturma isteyen kadınlar ise sokakta, kent meydanında, üniversitelerde ve yurtlarda Gülistan doku nerede diye sorduğunda   ise işkence ve gözaltılar ile yıldırılmaya çalışıldı. Devlet gülistanın kaybedilişinin üstünü kapatmaya çalışıyor. Delil karartıyor, sahte delil üretiyor ve gerçeği soran ya da söyleyenleri ise baskı altına almaya susturmaya ve yıldırmaya çalışıyor.

 Zaynal ve ailesi birbiriyle çelişen ifadeleri olduğu halde bugün ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşıyorlar. Yaşadığımız kentlerin sokaklarında katillerimiz, tecavüzcüler, istismarcılar, tacizciler ellerini kollarını sallayarak gezmeye devam ediyor. Haklarımız ve yaşamlarımızı korumakla yükümlü olan devlet ise İstanbul Sözleşmesine ve 6284 No’lu yasaya saldırıyor. Eğer İstanbul sözleşmesi etkin uygulansaydı Gülistan Doku’nun nerede olduğunu öğrenmiş olurduk. Sözleşme etkin uygulansaydı Gülistan bugün aramızda olurdu. Tahammülümüz yok artık yeter! Her sabah kadın cinayetlerini ile gözümüzü açmak, gece uyumadan önce bugün kaç kadın ölmüş diye sorgulamak istemiyoruz. Bu ülkede kadınlara yönelik bir cins kırımı var.



Bu cinayetlerin sorumluları Meclis’te sözleşme karşıtı bildiri dağıtanlar ve buna göz yumanlardır. Kadınların öldürülmesine seyirci kalan iktidar İstanbul sözleşmesini tartışamaya açma cüreti gösteriyor hala.  Diyanet işleri kadınların bedenleri ve yaşamları üzerine söz söyleyebiliyor hala.

  • Aylin Sözer’i yakarak katleden Kemal Delbe,
  • Selda Taş’ı vurarak öldüren Mehmet Taş,
  • Annesi Vesile Dönmez'i öldüren Uğur Dönmez,
  • Daha önce tehdit ettiği Sevgi Tekin’i öldürüp kayıplara karışan Gökhan Ağtaş,
  • Eşi Aslıhan d.yi boğarak öldüren Polat h.,
  • Kristian Novytska'yı işkence ile katledenler,
  • Vildan ve Osman'ı namus diyerek tecavüz ederek vahşice katleden bir aile,
  • Özlem K.’yi 6 aylık bebeğinin yanındayken vurarak ağır yaralayanlar,
  • Yüzde elli zihinsel engelli raporu olan 15 yaşındaki Emine'ye tecavüz eden ve bunu bilip de susan köylüler,
  • İmam nikahlı eşi Selma Taşkaya’yı pompalı tüfek ile öldüren Fahri Küçükdivan,
  • 7. kattan düşerek yaşamını yitiren "Ben bir yerden aşağıya atlamam biri atmıştır" diyen Feyza Nur Saydam'ın  ölümüne intihar diyerek kapatmaya çalışanlar,
  • Annesi Betül Tuğluk’u öldüren Berk,
  • İki kızına ve torunlarına cinsel istismarda bulunan Cafer Yılmaz,
  • İpek Er’i alıkoyan tecavüz eden ve intihara sürükleyen uzman çavuş Musa Orhan
  • 4 yaşındaki Leyla Aydemir'i öldürmekten müebbet hapis yiyen ama şuan serbest olan Yusuf Aydemir
  • Aleyna Çakır cinayetinin birinci dereceden sorumlusu Ümitcan Uygun,
  • Ve bugün kaybolmasının üzerinden bir yıl geçen Gülistan Doku’nun kaybolmasında baş şüpheli Zaynal Abakarov.
Bugün devletin cezasızlık politikaları ile sırtları sıvazlanarak hayatlarına devam ediyorlar. Biz kadınlar yaşadığımız evlerde çalıştığımız iş yerlerinde ve atölyelerde geçtiğimiz sokaklarda her an saldırıya şiddete ve cinayete uğrama korkusu ile günlerimiz geçiriyoruz. Yok öyle yağma. Ya bu kentlerde eşit özgür ve güvende yaşayacağız ya da bu kentleri ateşe vereceğiz!

Birileri kentleri ateşe veririz sözümüzden çok korkmuşlar ve paniğe sevk edilmişler. Sırf " Bu kenti yakmamız yakın" diyerek tweet atan bir kadın gözaltına alınıp yargılandı. Bizler bu sözlerden kimin korktuğunu ve panik olduğunu çok iyi biliyoruz;

Kadın düşmanları kadın katilleri sırtını erkek iktidara dayayanlar ve İstanbul sözleşmesine karşı çıkanlar.

Bizden korkuyorsunuz ve korkmakta sonuna kadara haklısınız. Ya Gülistan dokuyu bulur kadın katliamlarını durdurursunuz ya da bizler, bize yaşam alanı sağlanmayan bu kentleri ateşe veririz. 2021 kadın mücadelesinin yılı olacak. Katledilen, intihara sürüklenen, kirpiği yere düşen her bir kızkardeşimize söz veriyoruz;

Gerçek adalet sağlanan kadar mücadeleden dönmek yok.''



DİYARBAKIR'DA KADINLAR PARKTA GÜLİSTAN İÇİN BULUŞTU

Aslen Diyarbakırlı olan Gülistan doku'nun ailesi, kızlarının kaybolmasının 1’inci yılında ailesi, arkadaşları ve çeşitli sivil toplum kuruluşları  Diyarbakır Gülistan Doku İçin Adalet Komisyonu'nun  organizasyonunda Gülistan için Ofis Hazal Park’ta buluştu.

Seyit Rıza Meydanı’nda yapılan basın açıklamasında anne Bedriye Doku, Gülistan’ın fotoğrafına bakıp, Kürtçe “1 yıldır kızım yok, lütfen onu bulun. Gülistan neredesin?” diyerek ağıt yaktı.



Üye Ol



Üye Girişi