Kendini yakan konsomatris hayvan hakları savunucusu çıktı

 

Zihniye Yaren Hüsünbeyli'yi gazinoda çalıştığı için erkek egemen toplum ötekileştirmeye çalıştı

12.11.2014
Yazı Boyutu:  
 
"ABİSİNİN MEZARINDA KENDİNİ YAKTI" başlığıyla gazetelerde yer alan ancak konsomatris olarak çalıştığı gazinoda uyuşturucu bataklığına sürüklenmemek için direnen ve bu yüzden de şiddet gören Zihniye Yaren Hüsünbeyli, gerçek bir hayvan hakları savunucusu çıktı.
 
Medyada daha çok cinselliğini ön plana çıkaran fotoğraflarla beslenen haberlerin aksine, Zihniye Yaren Hüsünbeyli'nin yaşama tutunma mücadelesini  üç yıl önce kaleme olan serbet gazeteci  Sedat Peker, Onun için "O bir hayvansever olduğu için insan egemen toplum, gazinoda konsomatris olarak çalıştığı için de erkek egemen  toplum tarafından ötekileştiriliyor" dedi.
 
Ağabeyinin mezarı başında  üstüne bir bidon benzin dökerek kendin yaktığı sırada son anda kurtarılan ve halen Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde hayata tutunmaya Hüsünbeyli'nin  durumu ciddiyetini koruyor.
 
 
 
Zihniye Yaren Hüsünbeyli'nin sağlığına bir an önce kavuşup, zabıta terörüne rağmen bakımından vazgeçmediği  sokak köpeklerine kavuşması dileğiyle genç kadınla yapılan röportajı tekrar aktarıyoruz:
 
Bir yandan kapalı kapılar ardındaki vukuatlı hayvan barınaklarına sokulmayan hayvanseverler, diğer yandan da ''hayvansevmezlerin'' her an dövebileceği, küfür edebileceği, tehdit edilebileceği potansiyel hedef haline gelebiliyor..Burada yaşanan yüzlerce örneği anlatmak yerine , içlerinden bir portreyi öne çıkarıyoruz.. Hayvansever olduğu için insan egemen toplumunun, gazinoda çalıştığı için erkek egemen toplumunun ötekileştirdiği genç kadın...
 
Zihniye Yaren Hüsünbeyli'nin hikayesi , aslında Türkiye'de yaşanan gerçeklerin aynası... Burdur Gölhisar'ın karanlık ve puslu yollarında genç kadına ne soracağımızı düşünmüyoruz. Çünkü sosyal 

paylaşım ağlarındaki feryatlarını iyi biliyoruz. Zihniye Yaren Hüsünbeyi. 27 yaşında.. Burdur'un Gölhisar ilçesinde bir gazinoda çalışıyor. 6 yaşında babasını kaybeden Zihniye, güç şartlarda tamamladığı lise öğreniminden sonra , kendini eğlence dünyasının kollarında buluyor. 11 kardeşin ve bir annenin tamamladığı ailenin en küçüğü. 4 ağabeyi cezaevine, mutsuz evlilik yapan ablaları sağa-sola savrulunca , Zihniye'nin üzerine binen yaşamsal yük taşınamaz duruma geliyor... Daha çok para kazanmak ve zor durumda olan kardeşlerine daha fazla destek olmak amacıyla , Denizli'den Burdur Gölhisar'a taşınan Zihniye , burada içler acısı hayvan barınağı ile karşılaşıyor ve bitmek tükenmek bilmeyen sorumluluklarına sokak köpeklerini de ekliyor.. Üstelik sadece hayvan beslediği için başına gelecekleri bilmeden... 
 
''O barınakta açlıktan birbirini yiyen köpekleri görünce hayatım değişti'' diyen Zihniye Yaren Hüsünbeyi , her gün aralıksız kedi ve köpekleri beslemeye başlıyor ve Gölhisar'da yaşanan hayvan katliamına karşı savaş açıyor.
 
BASKI ÜZERİNE BASKI..
 
Gölhisar'da yaşanan hayvan hakları ihlallerini, gizlice öldürülen ve gömülen köpeklerin fotoğraflarını , özellikle aktivistlerin paylaşım sitelerinde yayınlamaya başlayan Zihniye, bir anda Gölhisar'da ''istenmeyen kişi'' ilan ediliyor.Öncelikle 7 yıldır beslediği hayvan barınağına girmesi yasaklanıyor. Ardından ''Pavyon Kadını'' olaran lanse ediliyor ve çalıştığı işyerinden atılması ve kenti terk etmesi için ''mahalle baskısı'' uygulanıyor...Ölümle tehdit ediliyor, yolu kesiliyor. Gece yarısı köpek barınağına mama taşıdığı motoru sabote ediliyor. Sokak köpeklerine mutlu bir hayat sunmaya çalışan Zihniye'nin hayatı cehenneme dönüyor.
 
- Nelerle karşılaştınız?
 
- Önceleri gizlice hayvanları besliyordum.. Gazinoda sabaha kadar çalışıp, hiç uyumadan barınağa gidiyor köpeklere bakıyordum. Kazancımın büyük bölümünü onlara adadım... Burdur'da tek aktivistim, belediyeye ait barınakta hayvanların yaşadığı zor duruma tek başıma daha fazla yetişemediğim için , belediye yetkililerinden yardım istedim... Fakat gazinoda çalıştığım için beni dikkate bile almadılar.. Aksine bu işlere karışmamak gerektiğini söyleyerek sesimi kesmeye çalıştılar.. Bir gün barınaktaki köpeklerin acımasızca zehirlendiğini ve gizlice gömüldüğüne tanık olunca adeta yıkıldım... Sesizliğimi bozdum ve yaşanan gerçekleri tek tek belgeleyerek paylaşım siteleri aracılığı ile aktivistlere ulaştım. Üzeri kapatılan katliam gerçeği, artık bütün Türkiye'de duyulmuştu. Belediye'ye yüzlerce mail ve telefon gelmeye başlayınca bir anda oklara hedef oldum. Hayvansever olduğum için bir sebep bulamayan çevreler, bu kez; '' Pavyon kadını , Gölhisar'ı rezil ediyor'' diyerek linç kampanyası başlattılar. Halkın feodal yanını kullanarak , hayvan hakları mücadeleme ''fahişelik yaftası'' astılar.. Bir yandan insan egemen toplumundan aktivist olmanın, diğer yandan erkek egemen toplumundan gazinoda çalışmanın baskısını yaşamaya başladım. Çalıştığım gazinonun ruhsatını iptal edecekleri mesajı yollayarak işten kovulmamı istediler. Ölüm tehditleri almaya başladım, barınağa mama götürdüğüm motorum sabote edildi, yolum kesildi.. Hayatımı cehenneme çevirdiler.
 
 ÖNCE ARKADAŞLARINI ÖRGÜTLEDİ
 
- Peki bu duruma nasıl direndiniz?
- Güçlenmem ve tek başına olmadığımı anlatmak zorundaydım. Öncelikle benimle birlikte aynı gazinoda çalışan arkadaşlarıma hayvan sevgisini anlattım. Onları da barınağa götürerek , başka canlılara da sahip çıkmamız gerektiğine ikna ettim. Onlar da benim gibi yalnız bırakıldıkları dünya da, hayvan sevgisinin , insanı çoğaltabileceğini anladılar. Benimle birlikte sokak hayvanlarını beslemeye başladılar. Gazinonun arka bahçesine küçük bir beslenme odağı kurduk hep beraber. Ancak özellikle yetkililer tarafından istenmeyen kadınlar olarak görülmeye devam ediyorduk. Daha önce mail ve telefonlarla yetkilileri uyaran aktivistler, bunun yetersiz olduğunu anlayınca , Gölhisar için bir eylem planı hazırlayarak, önce gece yarısı hayvan barınağını bastılar , yaşanan gerçekleri belgelediler. Ertesi sabah çektikleri fotoğraflarla , beni de alarak Kaymakamlık makamına çıktılar. Buraya çağrılan belediye başkanı ile Kaymakam'a yasal sorumluluklarını anlattılar. Bana ve arkadaşlarıma yapılan baskıları da gündeme getirdiler. Yetkilerden duyarlı olacakları konusunda söz alan aktivistler, ilk etapta bizim de , burada yaşayan hayvanların da, can simidi olmuştu.
 
- Durum düzeldi mi?
 
- Bir süre herşey güzel gitti, ama yakın süreçte katliamlar, baskılar yeniden başladı. Geçtiğimiz günlerde barınakta köpeklere tecavüz etmeye çalışan bir sapık yakaladık. Köpek kucağında fermuarı açıktı. Dakikalarca görüntüsünü aldık. Kovaladık. İçimizden dövmek, öldürmek geldi. Ama elimiz, kolumuz bağlıydı. O tecavüz ettiği için 300 lira para cezası ödeyip serbest kalacaktı, biz dövdüğümüz için mahkemelerde sürünecek, çalışma ruhsatlarımız iptal edilecekti. Bu burada yaşadıklarımızı özetliyor... 
 
Zihniye Yaren Hüsünbeyli, Gölhisar'da yaşamaya devam ediyor. Geceleri gazinoda şarkı söylüyor. Masalarda belki hiç haketmediği kaderini paylaşıyor, diğer yandan kazandığı paralarla , zor durumdaki ailesine ve hayatının bir parçası haline gelen sokak köpeklerine bakıyor. Tüm baskılara karşın , İnsan olmanın gerçek yüzünü sergiliyor. Hayvansevmezlere göre ''Pavyon kadını'', bize göre yüreği iyilik dolu, cesur kadınla vedalaşırken, içimizi acıtan şu sözlerle uğurluyor bizi''.. 
 
''Gazinoda çalışan her kadın fahişe değildir. Sokakta köpek besleyen her insan garip değildir.. Bizi yalnız bırakmayın'' (Yazı ve Foto: Sedat Peker/2011)
 
 
 
 
 
 
 

Üye Ol



Üye Girişi