Kılıçdaroğlu'na 'sen bittin' diyen Soylu'ya CHP'li Tezcan'dan yanıt

 

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Man Adası belgeleriyle ilgili 'sen bittin, gözlerinden öperim' diyen İçişleri Bakanı Soylu'ya, 'Elinde birşey varsa gereğini yap' dedi

10.12.2017
Yazı Boyutu:  
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla ilgili sözlerine yanıt verdi. Tezcan, “Bulunduğu makam tehdit edecek, ‘Şunu açıkla biz biliyoruz bak sonra şöyle yaparız’ denecek bir yer değil. Elinde bir şey varsa gereğini yapacağı yerdir” dedi.

Bakan Soylu’nun sözleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Tezcan şunları söyledi:

"ANLAMAYACAKLARI SİYASET TARZI"

“Bulunduğu makam tehdit edecek, ‘Şunu açıkla biz biliyoruz bak sonra şöyle yaparız’ denecek bir yer değil. Elinde bir şey varsa gereğini yapacağı yerdir. Bizim veremeyeceğimiz hiçbir hesabımız yok bunu her yerde de söylüyoruz. Kendileri kendi etraflarında mal varlıklarının, ilişkilerinin araştırılmasından korkarak parmak hesabıyla bunların araştırılmasını önlemek için ellerinden geleni yaparken bizim genel başkanımız Meclis’e kendisi ile ilgili bütün akrabalarının mal varlığının araştırılması için dilekçe vermiş bir siyasetçidir. Bu onların anlayamayacağı bir üslup ve büyüklüktür siyasette. Görevden aldıkları Ataşehir Belediye Başkanı savcılığa kendi eliyle dilekçe verip, ‘Benim ve bütün akrabalarımın mal varlığına araştırın’ diyecek kadar kendinden emin, temiz ve cesaretli bir siyasetçidir. Bu da İçişleri Bakanı’nın anlayamayacağı bir siyaset tarzıdır. Onlar yolsuzlukları parmak hesabıyla örtmeyi ve kapatmayı bilirler bir de başkalarına iftira atmayı bilirler. Ne yazık ki hezeyanlar içinde kıvranan ve ne dediğini bilmeyen bir İçişleri Bakanı var. İçişleri Bakanlığı, elinde silahlı polis ve jandarma gücü olan bakanlıktır. Bu nedenle halkın bu gücün emanet edileceği bakanın akıl sağlığının yerinde olup olmadığını bilmeye hakkı vardır.

"YARGIYA GİDECEĞİZ"

Bakanın son günlerdeki açıklamaları ve üslubu sağlık raporu ihtiyacını daha kuvvetli bir şekilde ortaya çıkarmıştır. Milletin selameti açısından İçişleri Bakanlığı yapabilmek için artık akıl sağlığı raporu ibrazına ihtiyaç olduğu hatta bunun elzem olduğu net olarak ortaya çıkmıştır. Devletin tepesinde provokatif yönetim, kriminal siyaset ustalığı gösteriyorlar. Bakanın konuşmasındaki düzeysizlik Belediye Başkanlarımıza dönük saldırı, tehdit, şantaj ve operasyonun arka planının da delilidir. Bakan küfür ediyor, sövüyor, tehdit ediyor. Bu hakaret, küfür ve tehditleri için yargı yoluna gideceğiz ahlaki değerlendirmeyi ise milletimize havale ediyoruz.”

BAKAN SOYLU'DAN AĞIR SÖZLER

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AK Parti Ortahisar Olağan İlçe Kongresi'nde yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Türkiye'de siyasi istikrara ve milletin hukukuna karşı ihanet içersinde olduğunu 

'SEN BİTTİN'

Türkiye'de siyasi istikrara ve milletin hukukuna karşı nerede bir saldırı olsa o ihanetin içerisinde ya da savunmasında Kılıçdaroğlu'nu gördüklerini söyleyen Soylu, "Vekilleri terörist cenazesindeyken, kendisi terörist de olsa 'Niye vuruyorsun' diye savunma yapan, terör örgütü ile iltisaklı olduğu için hapse attığımız kişileri hapishanelerde ziyaret eden, attığı her adımda aziz milletimizi inciten, girdiği her seçimde milletten tokat yiyen bu zat belli ki akıllanmamış." ifadesini kullandı. 

"Bu siyasi düzenbaz dün ak dediğine ertesi gün kara diyen adam, iki haftadır eline tutuşturulmuş paçavralarla şov yapıyordu." diyen Bakan Soylu, bunun yalan ve iftiralardan oluştuğunu söyleyerek şöyle devam etti:

"(Açıklayacağım, büyük kıyamet kopacak rezil olacaklar) dedi. Burada söylüyorum, kendisi rezil oldu. Önce çıktı ekranlara kağıtları salladı. 'Gel bakalım' dedik, 'Yok veremem'. Suç var mı? 'Eğer suç varsa savcılığa ver' dedik 'Yok suç değil' dedi. Sonra baktı olmuyor, evrakları günler sonra basına verdi. Bütün Türkiye gördü ki bu siyasi sahtekar yalanları ve iftiraları üzerinden Türkiye'de başka bir oyuna soyunmuş. Gördü ki Türkiye, dağ fare doğurmuş. Şimdi avukatlar suç duyurusunda bulundu. Konu mahkemeye intikal etti. Sonra hızını alamadı kurumları, hepimizi, A Haber'i asmakla tehdit etti. Dün de şahsıma yönelik bir laf etmiş. Demiş ki 'Seni asmayacağım da rezil edeceğim, bütün kirli çamaşırlarını ortaya çıkaracağım'. Kılıçdaroğlu, senin aklın gibi ipin de çürüktür, sen onu da beceremezsin. Kılıçdaroğlu, sana açık açık söylüyorum sen bittin." 

Bakan Soylu, "Kılıçdaroğlu, dün yolsuzluk marketinin önünde çektirdiğin fotoğraf tarih boyunca boynunda asılı yafta olarak asılacaktır. Kılıçdaroğlu, daha bitmedi, gözlerinden öperim Kılıçdaroğlu... Kılıçdaroğlu daha bitmedi, buradan sana tekrar söylüyorum, gözlerinden öperim demekle bırakmıyorum. Daha yeni başladı, yanına bir doktor al Kılıçdaroğlu, yanına bir doktor al. Beraber iş çevirdiğin özel kalem müdürün iyi bilir doktorların nerede olduğunu, hangi rezidanslarda olduğunu, hangi dairelerde olduğunu Kılıçdaroğlu. Sen buradan ne demek istediğimi anlıyorsun Kılıçdaroğlu. Gözlerinden öpüyorum Kılıçdaroğlu gözlerinden." diye konuştu. 

'TURPUN BÜYÜĞÜ HEYBEDE'

Türk milletinin ölümden ve tehditten korkmayacağının altını çizen Soylu, Kılıçdaroğlu'nun kimi tehdit ettiğinin farkında olmadığını söyledi. 
Soylu, herkesin alnının açık olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"15 Temmuz gecesi koşarak kaçtın. Milletvekilinin vatana ihanet ettiği davada yollarda sözde adalet yürüyüşünde vatana ihanet edenlerle beraber kol kola yürüdün. Kılıçdaroğlu, sana bir şey daha söyleyeyim de aklında kalsın. Turpun büyüğü heybede Kılıçdaroğlu. Sen tabii ki o meşhur çarklarını yine yaparsın önümüzdeki günlerde. Deniz Baykal'ın belki hayatının en zor günlerinde evine gidip çıkışta 'Aday değilim' dediğini, sonra da bal gibi aday olduğunu yazan gazeteleri okumazsın. Bu kuklanın, bu siyasi sahtekarın siyasi hayatının yarısı iftira atıp çark etmelerle kalan yarısı da seçim yenilgileriyle geçmiştir. Hangi birisini sayalım? Yine Sayın Baykal'a yapılan o kumpasın kasetini Sayın Cumhurbaşkanımızın izlediğini iddia etmişti. Detaylı şekilde anlattı hem de böyle tane tane, tek tek anlattı. Canlı yayından sonra mahkemeye savunma gönderirken görüntüleri kim kaydetmiş, nasıl kaydetmiş 'Bilmiyorum, hatırlamıyorum' dedi. Yine çark etti. Bir ara Bakırköy'deki imar tadilatı karşılığı TÜRGEV'e 20 dönümlük arazi verildiğini söylemişti. 'İspat et' dediler, ispat edemedi. Bakırköy orada, TÜRGEV orada, arazi yok ama iftira var, çark etme var." 

Kılıçdaroğlu'nun, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde altın klozet olduğuna dair geçmişteki iddiasını hatırlatan Bakan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Günlerce basında yaygara kopardı. Davet ettiler, utanmadı Külliyeye de gitti. 'Külliye burada, tuvalet burada, gel bak' dediler, yine çark etti. Bir ara tuttu, 'Bilmem kaç tane FETÖ'cü milletvekilinin ismini açıklayacağım' dedi. Bir başka zaman 'ByLockçu bakanların ismini açıklayacağım' dedi. Hükümetin ve bakanlarımızın üzerinde şaibe oluşturmaya çalıştı. Yaptığı tek bir şey vardır, iftiradır. Bu siyasi sahtekarın yaptığı tek bir şey vardır, çamur atmadır. Be siyasi sahtekar, hani 'ByLock'çu bakanlar, hani FETÖ'cü milletvekilleri? Senin yanında olanlarla mı kıyasladın? Bilakis kendi danışmanı FETÖ'nün en önemli adamlarından birisi çıktı. İki tane CHP'li milletvekili hakkında FETÖ kumpasının tam göbeğinde yer aldıkları için mahkeme tarafından yakalama kararı çıktı." 

'BAK BUGÜN 12. GÜN'

Soylu, "İftira işe yarar mı? İşte bir kere yaradı. Ben de iftiranın işe yaradığını bir kere de olsa Kılıçdaroğlu'nda gördüm. Çevre ve Şehircilik Bakanımız Mehmet Özhaseki, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı iken yine böyle bir iftira attı. Sayın Özhaseki bunu mahkemeye verdi, tazminat aldı. Aldığı tazminatı da Kayseri'de sucuk ekmek yaptı, vatandaşa verdi. Onun da iftiraları işe yaradı." dedi. Süleyman Soylu, sosyal medya hesabı üzerinden her gün Kılıçdaroğlu'na seslendiğini anlatarak şöyle konuştu: 

"Bu işin peşini bırakacağımızı zannediyorsan yanılıyorsun. Bak bugün 12. gün, tek tek sayıyorum. Her gün sosyal medya hesabımdan 'Şerefliysen iftira atma, ispat et' diyorum. Bugün 12. gün. Buna devam edeceğimizi bilmeni istiyorum. O hangi ismini bilmem adadaki hesabı çıkartmazsan, orada Cumhurbaşkanımızın, Cumhurbaşkanımızın saydığı yakınlarının hesabı ve parası olduğunu ispat etmezsen şerefsizsin ve siyasi sahtekarsın, buradan söylüyorum. Öyle kolay değil. Bu ülke terörle mücadele yapacak, bu ülke dünyanın küresel güçlerine karşı mücadele yapacak, bu ülkede millet son yüzyılın en büyük kıyam hareketini ortaya koyacak, bu ülkede etrafımızdaki bütün coğrafya ateş çemberlerinden saldırırken bu ülke dimdik ayakta duracak, terörü ve darbeyi çıplak elleriyle engelleyecek, sen bu ülkede bu milletin istikrarını, bu milletin geleceğini ve bu milletin yarınını iftiralarla çukura atmaya çalışacaksın. Buna müsaade edersek namerdiz Kılıçdaroğlu, namerdiz. Peşini bırakmayacağız bunu bilmeni istiyoruz."

Soylu, şöyle devam etti: 

"Maalesef içinize dış güçlerin maşaları sızıyor. CHP'li kardeşlerim sizlere sesleniyorum, üzülüyorsunuz. 80 darbesinde Türkiye'nin geldiği noktada üzülüyorsunuz. 28 Şubat'ı alkışlayanlardan üzülüyorsunuz. Bunları temizleyin içerinizden. Bu dış güçlerin maşalarını, ellerine vermiş oldukları paçavraları Türkiye'de iftirayla çamur atarak, itibarsızlaştırmaya çalışarak ortaya koyanları içinizden temizleyin. Dün bebek davası, köpek davası diye iftiralar atmışlardı. Menderes'in kasasına çıplak kadın fotoğrafları koyup iftiralar atmışlardı. 'Uçak dolusu altınla bunlar kaçıyorlar' diye iftiralar atmışlardı. Bakın Cumhurbaşkanımız Yunanistan'a 65 yıl sonra giden ilk Cumhurbaşkanı. 65 yıl önce Celal Bayar oraya gitmiş ve orada bir lise yaptırmış. Bizim evlatlarımız halen Türkçe'yi orada öğreniyorlar. Cumhurbaşkanlarını hapse attınız, hapse attırdınız. Ey CHP'li kardeşlerim, sizin içerinizde maşa olarak kendisini teslim edenlerden kendinizi temizleyin." 

Ne olduğu belli olmayan kağıt parçalarıyla iftiralar atıldığını söyleyen Soylu, "Ama şurayı sakın ıskalamayın, kendi yolsuzlukları ortaya çıkınca İngiltere'den telaşla uçarak geldiler, kameraların karşısına geçtiler. Bu sahneyi Türkiye asla unutmasın. Bu telaşı, bu paniği, bu korkuyu asla unutmasınlar. Ey Kılıçdaroğlu, ey siyaset bezirganı, ey siyasetin yüz karası... Dün bu zihniyetin iftira anlayışını devam ettiren kampanyalar yaptılar. O zaman netice aldılar ama bugün eski Türkiye yok, bugün netice alamayacaklar. Artık AK Parti var, Recep Tayyip Erdoğan var. Artık bu büyük ve aziz millet var. Burada pabucun pahalı olduğunu görecek. İftiralarını ve iftiralarıyla bu çamur atmalarına devam etme karşısında bunu ispatlayamadığı zaman bu millet bu siyasi sahtekarın yüzüne gereğini yapacak." diye konuştu. 

Kongreye, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun yanı sıra AK Parti Trabzon Milletvekilleri Muhammet Balta, Ayşe Sula Köseoğlu ve Salih Cora, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AK Parti Trabzon İl Başkanı Haydar Revi ile partililer katıldı.

Üye Ol



Üye Girişi