'Kızlar Sahada'nın kurucu ortağı Kiraz Öcal: Futbolda cinsiyet eşitsizliği tavan yaptı

 

Feminizmin her geçen gün artan mücadelesi sporda da bu ilgi düzeyinin yükselmesinde doğrudan bir ilgisi var. Türkiye’de kadın futbolunun gelişmesi adına önemli adımlar atılıyor.

13.04.2021
Yazı Boyutu:  

 Röportaj: Emrah BAKIR/ İSTANBUL

Virginia Woolf, “Kendine ait bir oda” adlı kitabında kadınların erkek-egemen sistemden kurtuluşunun, ekonomik bağımsızlıkta ve kadınların örgütlü mücadelesinde olduğunu ısrarla anlatmıştır. Türkiye’de kadınların, başta ekonomi olmak üzere sosyal ve toplumsal alanlarda daha yoğun baskı altında olduğu bir dönemdeyiz. Bu durum spor endüstrisinde de ne yazık ki böyle. Erkek egemenliğinin sürekli üretildiği spor dünyasında kadınlar var olma mücadelesi verirken, çok daha kısıtlı olanaklar ile çok daha büyük başarılar elde ediyorlar.

Feminizmin her geçen gün artan mücadelesi sporda da bu ilgi düzeyinin yükselmesinde doğrudan bir ilgisi var. Türkiye’de kadın futbolunun gelişmesi adına önemli adımlar atılıyor.

Biz de bu çalışmaları en yakından takip eden ve toplumda kadınlara yönelik oluşturulan tabuları kıran kurumlardan biri olan “Kızlar Sahada Akademisi"nin kurucu ortağı Kiraz Öcal ile kadınların spora olan ilgisini, proje kapsamında değişim-dönüşümleri ve gelecekteki hedeflerini konuştuk.


 Bize kendinizden ve Kızlar Sahada’nın oluşum sürecinden bahseder misiniz?

“Toplumsal konulardaki aktif çalışmam ilk kez üniversite yıllarında AIESEC’e katılmamla başladı ve o zamandan bu yana, eğitim hayatımda, sivil toplumda ve profesyonel iş hayatımda toplumsal kalkınma odağında çalışmalar yaptım ve devam ediyorum. Endüstriyel Psikoloğum, uzmanlık alanım sürdürülebilirlik ve çeşitlilik yönetimi ve bir sosyal girişimciyim. Hikayemiz 2013 yılında Melis ve Kiraz olarak daha birbirimizi tanımıyorken, aynı vizyonla ayrı ayrı yerlerde başladı. Melis Abacıoğlu Sezener  bir halı saha maçıyla, kadınları ve kız çocuklarını futbol yoluyla güçlendirebileceğini görmüştü ve ilk Kızlar Sahada turnuvasını organize etmişti. Eş zamanlı olarak ben de yıllardır üzerine kafa yorduğum sosyal sorunların çözümü için en etkin yolun futbol olduğunu düşünerek bu yönde çalışmalarıma başlamıştım ve yollarımız Melis ile 2014 yılında kesişti.”

Sporu erkeğin atletik yapısı ile bütünleştirerek erkeğe özgü bir etkinlik olarak görme biçimini kırmayı hedefleyen Kızlar Sahada, süreç içerisinde kıymetli bir dönüşüm yaşadı. Bu dönüşümden biraz bahseder misiniz?

“Kızlar Sahada olarak, ilk başta kadınları sahaya çıkarmak ve “yapamazsın” ön yargısını kırmak amacıyla iki hafta sonu süren bir futbol turnuvası ile başladık. Kadınların futbol oynamasıyla bir fayda yaratılabildiğini göstermek istiyorduk. Kurumsal Kupa’nın ardından turnuvalarımızı lisede okuyan kız çocukları için 2015 yılından bu yana Gençlik Kupasını düzenlemeye başladık. 2020 yılında ise üniversitede okuyan kadınlar için Üniversite Kupası’nın ilkini düzenlemeyi planlıyorduk ama Covid-19 salgınından dolayı mümkün olmadı. Koşullar daha iyi bir hale geldiğinde turnuvalarımızı gerçekleştireceğiz.


2016 yılına dönecek olursak bizim için en önemli kırılma noktası olan Kızlar Sahada Akademi’yi kurduk. Akademi’yi ilkokul düzeyindeki çocuklara bu faydayı götürmek üzere düzenledik. Liseli ve üniversiteli gençler 15 kişilik gönüllü ekibi oluşturarak, sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı olan bir bölgedeki devlet okulundaki kız çocuklarına bir haftalık eğitim verdiler. Eğitim programının yarısını futbol oluştururken, yarısını da sanat, dans, müzik ve toplumsal cinsiyet eğitimi oluşturuyordu. Kızlar Sahada Akdemi’den sonra Visa Kızlar Sahada Futbol Okulları fikri doğdu. 2019 yılında programın pilot uygulamasını hayata geçirdik. Şimdi ise 9 ilde 9 kadın futbol kulübüyle birlikte çalışıyoruz. Burada 9-14 yaş aralığındaki kız çocukları futbol ve sosyal gelişimlerine yönelik eğitimler alıyorlar. Pandemi ile birlikte dijitale taşıdığımız programımızı, eğitimler, etkinlikler ve rol model buluşmaları ile devam ettiriyoruz.

Kadın futbolcuların mesleki ve kişisel gelişimlerine katkı sağlamak için Kotex ana sponsorluğunda 2020 yılında Futbolcu Gelişim Programımızı başlattık. 5 ilde, 16 yaş ve üzeri 150 sporcuyla birlikte çalıştık. 2021 yılında ise kapsamı genişleterek programı tüm Türkiye’ye açtık.”


Kızlar Sahada platformu ve benzer organizasyonlar futbol ya da spor konusunda ne derece toplumsal değişim ya da farkındalık oluşturulabilir? Bu anlamda eğitimleriniz nasıl ilerliyor?

“Futbolun ve sporun dönüştürücü gücüne inanıyoruz. Kızlar Sahada Akademi, Visa Kızlar Sahada Futbol Okulları ve Kotex Kızlar Sahada Futbolcu Gelişim Programımızın yarattığı sosyal etki bağımsız bir danışman tarafından ölçümleniyor. SROI (Social Return on Investment) metoduyla yapılan ölçümlemeye göre 2016’daki Kızlar Sahada Akademi SROI oranı 1’e 12,45TL, 2020’deki Visa Kızlar Sahada Futbol Okulları 6 Aylık ara değerlendirme 1’e 7 TL oranında değerlendiği görüldü. Ölçümlerin çıktılarına baktığımızda çalıştığımız gruplarda; psikolojik güçlenme, toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığında artış, sosyal güçlenme, özgüven ve motivasyon artışı görülmüştür. Bu da programın ne kadar değişim ve dönüşüm etkisi yarattığını, ne kadar fayda yarattığını gösteriyor.

Eğitim ise bu işin çok önemli bir parçası. Dolayısı ile tüm programlarımızda eğitimi ana odağımıza alarak kurguluyoruz. Futbol spor branşı ise toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en gözle görünür olduğu alan dolayısı ile yarattığımız etkiyi görünür kılmak için futbolu bir araç olarak kullanıyoruz.

2021 yılında da programlarımızın kapsamını dahada artırdık. Gönüllü Eğitmen Programımızı hayata geçirdik ve şu an 100’den fazla gönüllü eğitmenle birlikte çalışıyoruz. Burada eğitmenlerimiz alanında uzman danışmanlarla birlikte çalışıyor, 10 farklı eğitim başlığında içerikler hazırlıyor ve eğitimler vermeye hazırlanıyorlar. Eğitmenlerimizin ilk etapta çalışacağı kitle kadın futbolcular olacak. Kotex Kızlar Sahada Futbolcu Gelişim Programının kapsamını 2021 yılında tüm Türkiye’ye açtık. 3 ülke 61 şehirden başvuru aldık. Programımızı tamamen dijitalde, mobil uygulama üzerinden devam ediyor, 114 kulüpten 250’den fazla kadın futbolcunun kariyer ve mesleki gelişimleri için 10 farklı branşta eğitim, danışmanlık, koçluk, burs ve staj gibi olanaklar sunmaktayız.”

Kızlar Sahada olarak Toplumsal cinsiyet eşitliğine bakışınız nasıl? Kızlar Sahada Futbol Okulları’nı “diğer futbol okullarından ayıran temel farklılıklar nelerdir?

Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliği en önemli konular arasında. 2021 Küresel Cinsiyet Eşitliği Endeksi Raporuna göre Türkiye, 156 ülke arasında 133. sırada. CEİD’in 2020 yılında hazırladığı Türkiye Toplumsal Eşitliği İzleme Raporu’na göre ülkemizde toplam lisanslı futbolcuların yüzde 99,06’sı erkek ve sadece yaklaşık yüzde 1’i (binde 94'ü) kadın. Futbol hakemlerinin de yüzde 96,91’i erkek,  yüzde 3,09’u kadın. Kadın antrenör sayısının en az olduğu federasyon binde 3 oranıyla yine futbol. Dolayısı ile futbol cinsiyet eşitsizliğinin en belirgin olarak görüldüğü bir alan. Futbolu araç olarak istediğimiz değişim ve dönüşümü yaratıp toplumda toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığını artırabileceğimizi, daha çok kadının ve kız çocuğunun her şeyi başarabileceğine olan inancını artırabileceğimizi düşünüyoruz.


Visa Kızlar Sahada Futbol Okullarımızı diğer futbol okullarından ayıran temel özellik, futbol okuluna sadece futbol eğitimi veren bir yer olarak yaklaşmamamız. Okullarımızda kız çocuklarının temelde futbol deneyimi üzerinden toplumsal eşitliği benimsemelerini sağlarken, eğitim grubunda odağımıza antrenörleri alıyoruz ve her takımda bir kadın antrenör bulunmasını şart koşuyoruz. Antrenörlerimizi psiko-sosyal odaklı yoğun bir gelişim programına dahil ediyor ve aynı zaman da aile toplantılarımızla, çocukların etrafında etki sahibi olan tüm taraflara aynı anda sesleniyoruz. Ayrıca organize ettiğimiz çeşitli etkinliklerde rol modellerle sporcuları çevrimiçi olarak bir araya getiriyoruz. Böylece ufuklarının genişlemesine yardımcı olurken, Türkiye’nin çeşitli illerinden bir araya bir araya geldikleri arkadaşlarıyla bağ kurma ve sosyal açıdan güçlenmelerini sağlıyoruz.”

Spor ve toplumsal cinsiyet ilişkisinin en belirgin olduğu alanlardan bir diğeri de kitle iletişim araçlarıdır. Spor medyasının okuyucuya yansıttığı haber ve yorumlarda kahramanlar çoğunlukla “erkeklerden oluşmaktadır.  Bu durum ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Keşke sorunumuz sadece kahramanların neredeyse tamamının erkek olması olsaydı. Maalesef medyada, özellikle spor medyasındaki durumu o kadar fena bir durumda ki… nereden başlayacağımı bilemiyorum gerçekten. Kullanılan dilden mi başlasak, futbol yorum programlarındaki saldırgan tavırdan mı yoksa her yerde karşımıza çıkan ayrımcı zihniyetten mi? Kadınların spor haberlerinde yer alma şekliyle ilgili ise hiç konuşmak istemem. Dünya derecesi almış bir kadını, sayfalarına veya ekranlarına taşıyan “zihniyet” onu sportif başarıları ve madalyaları ile gündeme getirmesi gerekirken, mutfakta toplumun ona biçtiği “kadınlık rolünü” icra ederken resmetmeyi tercih ediyor. Kitle iletişim araçları, bu savaşın en önemli organlarından biri. Onları ne kadar temiz ve doğru yönde kullanırsak, eşitlik yolundaki kazanımlarımız çok daha hızlı ve etkili olacaktır.”


Türkiye Futbol Federasyonu ile nasıl bir iş birliği içerisindesiniz ya da iş birlikleriniz var mı?

“Destek anlamında, geçtiğimiz yıllarda bir kez ücretsiz hakem desteğinde bulundular. Bunun dışında kurulduğumuz zamandan bu yana yaptığımız her program ve turnuva öncesinde federasyona mutlaka bilgilendirme yapıyor ve iş birliği çağrısında bulunuyoruz. Nihayet bu yıl sesimizi duyurabildik ve geçtiğimiz Ekim ayında Nihat Bey’in daveti ile TFF Yönetim Kurulu ile Riva’da bir araya geldik. Federasyon ile iş birliği içerisinde olmayı ve federasyonun kanallarıyla daha fazla kız çocuğuna ulaşmayı ve etki alanımızı artırmayı istiyoruz”.

Pandemi koşullarında kadın sporcuların yaşadıkları olumsuzluklar konusunda görüşleriniz nelerdir?

“Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini pandemi döneminde de en belirgin hatlarıyla gördük. Erkek ligleri oynatılırken kadın ligleri için aynı durum söz konusu olmadı, uzun bir süre sahalardan uzak kaldılar, maddi, manevi destek alamadılar ve çok uzun bir süreyi belirsizlik içinde geçirdiler. Son gelişmelere göre Turkcell’in 1. Lig’e isim sponsoru olmasının da etkisiyle, 2 haftalık turnuva şeklinde sadece 1. Ligdeki takımlar turnuva şeklinde oynayacaklar ligi. Maddi, manevi, ticari, sosyal, gelişimsel her açıdan tüm resme baktığımızda gördüğümüz şey, pandemi sürecinde Kadın Futbolunun iyi yönetilemediği oldu maalesef.”


Bundan sonraki süreç için belirlediğiniz hedefleriniz neler?

“Hedefimiz, Tükiye’de futbol oynamak isteyen her bir kız çocuğunun, futbol oynayabileceğine inanmasını sağlamak. Bunu sağladığımızda Türkiye bambaşka bir yer olacak! Futbolun sadece erkeklerin oynadığı bir oyun olmadığını, isteyen herkesin her sporu, her işi yapabileceğini inanmasını sağlamak ve bu alanı oluşturmak. Bizim büyük hedefimiz bu. Türkiye’deki her kadının ve kız çocuğunun hayatları ile ilgili özgürce seçim yapabildikleri ve kendi ayakları üzerinde güçlü bir şekilde durabildikleri bir dünya hayal ediyoruz. Bunun için de şimdi de sonraki süreçte de yaptığımız çalışmaların kapsamını artırmak hem sahada hem de dijital eğitim platformumuzdan etkisini yaygınlaştırmak.” (KAZETE)









Üye Ol



Üye Girişi