Kızlık zarı dikimi Türkiye'de yaygın ancak konuşulması tabu

 

Özel kliniklerde “Plastik Cerrahi” adı altında yapılan kızlık zarı dikimini en çok Araplar ve Türkler tercih ediyor. Bu kliniklere bekaretini kaybetmiş bazı kadınların babalarıyla bile geldikleri belirtiliyor. Sosyolog Hande Güzel: Kızlık zarını diktirerek evlenen kadının sayısının diktirmeden evlenenlerden neredeyse daha fazla.

24.11.2019
Yazı Boyutu:  
“Merhaba, ben Nadya. Şirketimiz size Bakırköy’deki özel bir hastanede kızlık zarı ameliyatı hizmeti sunabilir. Ameliyatın ücreti 1.750 Euro. Bu fiyata, ameliyat masrafları, ameliyat öncesi tahliller, ameliyat sonrası kontrol, hastane yatış ve otelden hastaneye VIP transfer ücreti de dahil.”



E-posta üzerinden “hymenoplasty” (himenoplasti) yani “kızlık zarı dikimi” konusunda bilgi almak için yabancı biri gibi ulaştığım sağlık turizmi firmasından bu cevabı alıyorum. Merkezi İstanbul’da bulunan firma, kızlık zarı dikimi ameliyatları için yurtdışından hasta getiren tek şirket değil… Sağlık turizmi alanında son yıllarda atılım gösteren Türkiye’ye özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden kızlık zarı dikimi için gelenler de var.

“Hassasiyet içinde yapılıyor”

İstanbul Şişli’de bulunan bir özel kliniğe, Irak’tan bir arkadaşımın Türkiye’de kızlık zarını diktirmek istediğini belirterek ulaşıyorum. Arkadaşımın ameliyat konusunda bazı çekinceleri olduğunu belirterek, alacağım yanıtı bekliyorum. “Himenoplasti için yurtdışından da hastalarımız geliyor. Arkadaşınızın çekinmesine gerek yok, sadece onun başına gelmiyor! Bu ameliyatı sıklıkla yapıyoruz. Tüm Avrupa ve Arap ülkelerine yapıyoruz. En çok Araplar ve Türkler tercih ediyor” cevabı geliyor.

Nişantaşı’nda bulunan bir özel kliniğe bu kez gazeteci olarak ulaşıyorum. Telefonun ucundaki ses, kızlık zarı dikimi yapıp yapmadıklarını sorduğumda, “Sağlıkla ilgili bir durum değilse doktorumuz bu ameliyatları yapmıyor” deme ihtiyacı hissettikten sonra, hastalarının çoğunlukla İran’dan geldiğini aktarıyor.

“Hastanelerde yapamazsınız ama özel klinikler var”

Sağlık turizmi yapan bir şirketin internet sitesinde, “Plastik Cerrahi” sekmesinin altında “Himenoplasti” bölümü var. Arapça ve İngilizce yayın yapan sitede ameliyatın İngilizce tanıtımı, “Çoğu kültürde kızlık zarı bekaret sembolü olarak görülüyor. Türkiye’de himenoplasti hassasiyet içinde yapılıyor ve tıbbi bilgiler gizli tutuluyor. Fiyat ise doktora ve hastaneye göre değişiyor. Ortalama ücret 1.000 ila 1.300 dolar arasında değişiyor” sözleriyle yapılmış. Türkiye’de kızlık zarı dikimi için yapılan ameliyatlar yalnızca yurtdışından gelen hastalar için değil, normalde de kayıt altına alınmıyor. Bu nedenle ameliyatlara dair yıllık istatistik bulunmuyor.

Sağlık turizmi şirketlerinin hemen hepsinin WhatsApp hattı bulunuyor. Bir şirket yetkilisine bu hat üzerinden İran’dan gelmeyi düşünen bir arkadaşım için bilgi almak istediğimi iletiyorum. Yetkili kişi, öncelikle dikişlerin açılabileceği konusunda uyarıyor. “Bu ameliyatı hastanelerde yapamazsınız ama özel klinikler var” diyen yetkiliye, daha önce yurtdışından hasta getirip getirmediklerini soruyorum. “Daha önce de yaptığımız çok oldu, tabii. Fas, Cezayir, Tunus, Ürdün, Irak’tan hastalarımız oldu. Daha çok Orta Doğu ülkelerinden geliyorlar” cevabını alıyorum. Ameliyatı yaptırmak isteyen kişinin endişeli olduğunu ifade ettiğimde ise, “Oluyor tabii ki, bu ameliyatı yapan bayan arkadaşlar doğal olarak çekiniyor” dedikten sonra, gizlilik konusunda bir sıkıntı yaşanmayacağı konusunda “garanti” alıyorum.

Bir başka özel klinik ise Avrupa’dan gelen Türkiyeli hastalara vurgu yapıyor. “Yurtdışında yaşayan Türkler arasında Türkiye’ye tatile geldiği sırada, ‘Yapayım da aradan çıksın’ diyerek ameliyat olanlar var” diyorlar.

“Kalıcı mı olsun, geçici mi?”

İstanbul Beylikdüzü’nde özel bir kliniğe de WhatsApp hattı üzerinden ulaşıyorum. “Kızlık zarı ameliyatı hakkında bilgi almak istiyorum” dediğimde, “Kalıcı mı olsun geçici mi” sorusuyla karşılaşıyorum. İki operasyon arasındaki farkı sorduğumda, “Geçici olduğunda üç ila beş gün içerisinde ilişki olması lazım. Bu süre içinde ilişki olmazsa dikişler kendiliğinden açılıyor, yapılan işlem boşa gitmiş oluyor. Ameliyattan sonra kesin kan geliyor. Kalıcının ise iki ay iyileşme süreci var, doktor kontrolünden sonra ilişki oluyor” açıklaması geliyor. İki ameliyat arasında fiyat açısından ise pek fark yok. Kalıcı kızlık zarı dikimi 2 bin 500 iken geçici dikimin fiyatı 2 bin lira…

“Üniversite mezunu da geliyor, işçi de”

İstanbul’da özel kliniği bulunan bir jinekolog, yurtdışından gelen hastalar için “Bu işler tamamen reklam işi” diyor. “Artık herkes internetten araştırıyor. Bana da mesela Almanya ve Makedonya’dan gelen hastalar oldu. Himenoplasti yapmaktan hoşlanmıyorum, bence ihtiyaç olmamalı ama maalesef gerçekler öyle değil” diye sözlerine devam ediyor. Kızlık zarı dikim ameliyatlarına rağbet sadece yurtdışından değil… “Toplum çok değişmedi, Türkiye’de de halen talep var” diyen doktora göre, Türkiye’de ameliyat yaptıran kadınlar için sosyoekonomik düzey pek belirleyici değil. “Gençler daha özgür gibi görünseler de evlenmeye gelince erkekler gene ‘bakire kız’ istiyorlar. Üniversite mezunu da geliyor, işçi de geliyor” diyor.

Jinekolog, Türkiye’de karşılaştığı tabloyu anlatırken, içler acısı denebilecek bir durumu da gözler önüne seriyor. Türkiye’deki kadınlar arasında ameliyata ebeveyniyle gelenler olduğunu dile getiren jinekolog, “Bazı babalar, ‘Bir hata işledi, onu yüz üstü bırakmam’ diyerek kızının evlilik sırasında yaşayabileceklerinden ‘endişe’ duyarak kızlık zarının dikilmesini destekliyor. Her şey bir yalan üzerine kurulu” diyor. Kadınlar arasında, “Ailem beni öldürür”, “Nişanlım ‘Kanama olmazsa seni terk ederim’ dedi”, “Babam kapının önüne koyar” gibi endişelerle ağlayarak gelen genç kadınlar olduğunu ekliyor.

“Düşündüğümüzden daha yaygın”

Cambridge Üniversitesi’nde himenoplasti üzerine sosyoloji doktorası yapan Hande Güzel’den, İstanbul, İzmir ve Ankara’daki saha araştırması sırasında karşılaştığı vakaları dinliyorum. İstanbul’un lüks bir semtinde kızlık zarı dikim ameliyatları yapan doktorun hastalarının çoğunlukla Dubai, Bahreyn, Suudi Arabistan, Cezayir ve Fas’tan geldiğini aktardığını söylüyor. “Ayrıca Avrupa’da yaşayan, Hollanda ve Almanya’daki Türklerin de sıklıkla geldiğini söyledi. Türk sevgilisi olan Rus bir kadın da, mesela, Türkiye’de bu ameliyattan yaptırmış” diyor.

Kızlık zarı dikim ameliyatlarında amacın genelde bekareti önemseyen erkek egemen toplumun gözünde “evlenilebilir bir kadına dönüşmek” olduğunu ifade eden sosyolog Güzel, bu durumun kadınların cinselliği özgür yaşama isteği ile evlilik kurumu öncesi yaşadıkları sıkışmışlıktan kaynaklandığını ifade ediyor. Bir de olayın, erkekler açısından boyutu var:

“Bir kadından dinlemiştim: Üvey abisinin tecavüzüne uğramış, dikim ücretinin bir kısmını babası bir kısmını amcası ödemiş. Ya da ‘aldığı şekilde bırakmak’ için ameliyata sevgilisiyle beraber giden askere gidecek erkekler de oluyor.”

“Akademisyen, savcı ve hatta jinekolog yaptırıyor”

Sosyolog Hande Güzel, araştırması sırasında bu ameliyatların günümüz Türkiyesinde düşündüğünden çok daha yaygın olduğunu gözlemlemiş. “Ankara’da bir doktora ayda kaç ameliyat yaptığını sorduğumda, kayıt tutmadığını ancak kızlık zarını diktirerek evlenen kadının sayısının diktirmeden evlenenlerden neredeyse daha fazla olduğunu söylediğini unutmuyorum” diyor.

Sosyolog Güzel’e göre, kızlık zarı dikimi Türkiye’de halen oldukça yaygın ancak bir o kadar da konuşulmayan bir konu… “Herkesin bildiği ama kimsenin bilmediği bir şey” diyerek, uzman doktorun da dediği gibi, kızlık zarı operasyonlarının sosyoekonomik düzey tanımadığını vurguluyor. “Benim saha araştırması sırasında gördüğüm, akademisyen, savcı, diş hekimi ve hatta jinekolog kadınlar da yaptırabiliyor” diyor. 
(Burcu KARAKAŞ/ EuroNews)

Üye Ol



Üye Girişi