Koca: Kurban Bayramı'nda bazı illerde kısıtlama gelebilir

 

Sağlık Bakanı Koca video konferansla gerçekleştirdiği Bilik Kurulu toplantısı sonrası açıklama yaparak yeni koronavirüs vakalarının bazı illerde yoğunlaştığına dikkati çekti bu iller için önümüzdeki günlerdeki gelişmelere göre Bayram'da bazı kısıtlamalara gidilebileceğini söyledi

09.07.2020
Yazı Boyutu:  
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Anadolu’da birinci dalganın halen devam ettiğini belirterek Son üç gün en az vaka görülen iller; Tunceli, Artvin, Iğdır, Erzincan, Bayburt, Kırklareli ve Bilecik oldu. Son üç gün ortalamasıyla en çok vakanın görüldüğü iller; İstanbul, Ankara, Gaziantep, Konya, Mardin, Diyarbakır ve Şanlıurfa” dedi. 

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, video konferansla gerçekleştirilen Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu.

Yeni vakaların belli illerde yoğunlaştığını belirten Bakan Koca, “Anadolu’da birinci dalga halen devam ediyor. Son 3 gün en az vaka görülen iller; Tunceli, Artvin, Iğdır, Erzincan, Bayburt, Kırklareli ve Bilecik oldu. Son üç gün ortalamasıyla en çok vakanın görüldüğü iller; İstanbul, Ankara, Gaziantep, Konya, Mardin, Diyarbakır ve Şanlıurfa” dedi. Bakan Koca ayrıca, bayramda il bazında birtakım kısıtlamalar sözkonusu olabileceğini kaydetti.



“Yeni vaka sayılarımız 1000 seviyelerinde”

“Son 10 gün içinde gerileme gösterdiğimiz yerden toparlanabileceğimizi kanıtladık” diyen Bakan Koca, yeni vaka sayılarının 1000 seviyelerinde olduğunu belirtti ve “Diyarbakır, Konya, Adana, Gaziantep, Urfa en yüksek vaka sayılarını yeni görüyor. Vaka artışlarının tedbirlerin gücüyle azalacağını düşünüyoruz” dedi.

Anadolu'ya dikkat!

Koca İstanbul başta olmak üzere diğer illerdeki durumu ise şu ifadelerle açıkladı:

*İllerimizin pik yapma durumunu gösteren tabloda, İstanbul’un piki tamamladığını, giderek aşağı düşen bir tablo olduğunu görüyoruz.

*Ama Anadolu’daki illerimizin bu piki daha tamamlamadığını gösteren, Eskişehir, Sakarya ve Ankara gibi bu piki tamamlamadığını, yeni yeni pik dalgasına ulaştığını görmüş oluyoruz.


*İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Eskişehir illerimizde 5. haftada piki yaptığımızı görüyoruz. Ama Anadolu’daki illerimizde, Trabzon 6. haftada, Kayseri 7. haftada, diğer illerimizde 14., 15., 16. ve 17. haftalarda piki oluşturma döneminde olduğunu görüyoruz. Yani Anadolu’da hâlâ birinci dalga devam ediyor.

Bakan Koca ayrıca “(COVID-19 tedavisi) Ortalama hastanede yatış süresi 21-22 günden üç günlere, ortalama yoğun bakım süreleri 18-20 günden iki günlere kadar indi” diye konuştu.

Kurban Bayramı’nda sokak kısıtlaması olacak mı?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Kurban Bayramı’na doğru illerdeki vaka seyrine göre il bazında birtakım kısıtlamalar olabilir. Gelecek hafta yine konuşmuş olacağız” dedi.

Okullardaki COVID-19 tedbirlerine ilişkin ise “31 Ağustos’a doğru salgının seyrinde farklılık olursa, online ya da hibrid birtakım yöntemler önerilebilir” ifadelerini kullandı.

“Vardiya sistemi gündemimizde yok”

Sağlık Bakanı Koca “Kamuda vardiya sistemine geçmek gibi bir durum şu an gündemimizde yok” diye konuştu.


Bakan Koca, yoğun bakım doluluk oranına ilişkin “Yoğun bakım yatak sayımız 27 bine ulaştı, 1172 hasta yoğun bakımda. Herhangi bir sorun olmadığını söyleyebilirim” dedi.

Habertürk’ün aktardığına göre, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın konuşmalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Uzun mücadelenin sonunda iyi bir yerdeyiz. Sizden 3 ayla 1 hafta sonunun rakamlarının aynı olması üzerinde düşünmenizi isterim. Şu anda dünyada yaklaşık 12 milyon COVID vakası olduğunu hatırınızda tutmanızı istirham ediyorum. Süreçte pekçok ülkenin sağlık sistemi çökme tehlikesi yaşadı. Ülkemizin durumu birçok yönden iyi olmakla birlikte ilk can kaybımızı açıkladığımız 11 Mart gecesindeki acımız devam ediyor. Dün 19 insanımızı kaybettik. Sizden bu ölümlerin önlenebilir sebeplere bağlı olduğunuzu hatırlamanızı isterim.

“Kurallara uyulduğu ölçüde başarı geliyor”

“Maske tüm dünyada kabul gören önemli tedbirdir. Yakın mesafede maske tek başına yetersizdir. Mesafe kuralı tüm dünyada tartışılmaz tedbirdir. El temizliği olmazsa olmaz kuraldır. Dünya hastalığın yayılmasına karşı her ne başarı gösteriyorsa bu kurallara uyabildiği ölçüde gösteriyor. Salgının kontrolden çıktığı ülkeler tedbirlerin ya terk edildiği ya da zaten yetersiz olduğu ülkelerdir. Yüzde yüz tedbirlere uyumun sağlanabileceğini biliyoruz. Dün yeni vaka sayımız 1053’dü. İstatistiklere göre aralarından bir bölümü yoğun bakıma gidecek, bir kısmı solunum cihazına bağlanacak, aralardan belki birileri bilincini kaybedecek. Sizce acaba bu hastalar kurallara uymadığı için mi yakalandı. Hastalığın bulaşmasını kurallara karşılıklı uyarsak önleyebiliyoruz.

“Ne uğurlayan ne de uğurlanan hiç risk almamalı”

“Hastalığın bugünlerde öne çıkan yayılma ortamlarını açıklamalarımızdan, medyadan biliyorsunuz. Nişan törenleri, düğünler, taziyeler, alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları, asker uğurlamaları, sahiller, plajlar, kapalı ortak mekanlar. Büyük kentlerin kalabalığından uzaklaşanlar başka kalabalıkları tercih etmez, mesafe kurallarını fazlasıyla uygularlarsa buna müteşekkir kalırız. Filyasyon çalışmalarında çok sayıda vakanın kaynağının düğünler olduğunu gördük. Cenazeler, taziyeler, mevlitler yeni acılara sebebiyet vermemelidir. Asker uğurlamasında ne uğurlayan ne de uğurlanan hiç risk almamalıdır.

“COVID-19’la mücadelenin ahlaki bir tarafı da var”

“Sağlık da, vatani göreve saygı da bunu icap ettirir. Gençlerimiz testi pozitif çıkan Mehmetçikten mesuldür. Devletimiz bazı tedbirleri uygulamaya koymuş bulunmaktadır. 8 ilimizde asker uğurlamaları yasaklanmıştır. Din görevlilerimiz çalışma başlatmıştır. Güvenlik güçlerimiz pazar yerlerinde yaptırımlar yapmaktadır. Sağlık Bakanlığı risklere karşı başta İçişleri Bakanlığı, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile işbirliği içindedir. COVID-19’la mücadele birlikte mücadele verilmesi gereken bir mücadeledir. Kendini düşünen toplumu da düşünmüş olur, kendini riske atan topluma karşı sorumluluğu da çiğner. Demek ki konunun ahlaki bir tarafı da var. Bunu göz ardı edemeyiz. Hekimlerimizi, bakanlığımızın çalışanları ve bizleri düşündüren konuya değinmek zorundayım. Son bir hafta için 81 ilimizde COVID tedbirlerine uymadığı için 18 bin kişiye ceza uygulanmıştır.

“Yorgunluğu üzerimizden atalım, mücadelemizi koruyalım”

“Bu yaptırımlar devam etmektedir. İl Hıfzısıhha kurulları ihtiyaç duydukları kararları almaktadır. Mücadelenin uzunluğu tüm dünyada olduğu gibi kısmen bizde de rehavete yol açtı. Son 10 gün içinde gerileme gösterdiğimiz yerden toparlayabileceğimizi de kanıtladık. Yeni vaka sayılarının neden bu seviyede kaldığının sebebi belli. Diyarbakır, Adana, Konya, Gaziantep, Urfa başta olmak üzere bazı yerlerde hastalık pik seviyesine ulaşıyor. Buralardaki vaka artışlarının ancak tedbirlerin gücüyle azalacağını düşünüyoruz. Mevcut durum Türkiye ortalamasına ilişkin genel dağılımından çok belli şehirlerde artışlardan kaynaklanmaktadır. Hastalığın tırmanışta olduğu ülkeler sonbahar için karamsar. Bunu bizim de hesaba katmamız kaçınılmazdır. Mücadelemizi verirken hayatın da hakkını verelim. Yeter ki kurallara uyalım. Mücadele gücüne iyimserler, yaşamı sevenler sahiptir.. Üzerimizde bir yorgunluk var. Bunun nedeni bu salgındır. Yorgunluğu üstümüzden atalım, mücadelemizi koruyalım. Salgına karşı 83 milyon bir olalım.



Bugünkü vaka saysı

Vaka sayımız 1041. Vefat eden vatandaşlarımızın sayısı, 22. Test sayısı 49 bin 302. İyileşen hasta sayısı 2219. Yoğun bakımda hasta sayımız 1172. Solunum cihazına bağlı olan hasta sayımız 406.

“Bayrama doğru vakaların seyrine göre karar alınabilir”

“Kurban Bayramı kısmen Bilim Kurulu’nda gündeme geldi. Kısmi tartışıldı ama öneri gelmedi. Önümüzdeki günlerde daha netleşmiş olur. Sokağa çıkma yasağı gündeme gelmedi. Ama özellikle il bazında birtakım kısıtlamaların gündeme gelebileceği konuşuldu. Bunu da bayrama doğru illerdeki vaka seyrine göre il hıfzısıhha kurulu kararları almaya yetkili. İl bazında birtakım kısıtlamalar sözkonusu olabilir. Gelecek hafta yine konuşmuş olacağız.

“Test çalışmalarımızı 18 bin eksiklikle bitirebildik”

“Testler geçen hafta tamamlandı. Çalışmayı kabul etmeyen her birey için belirlenen TÜİK tarafından belirlenen iki de yedek belirtilmişti. İki yedeğin kabul etmediği 18 bine yakın kişi oldu. Bununla ilgili çalışmayı 18 bin eksikle bitirebilirdik. Böyle olsun istemedik Yarın DSÖ Avrupa Direktörü bu akşam Türkiye’ye gelmiş olacak. Bu önemle konuşacağımız üzerimizde tartışacağımız bir konu olacak. Yeni 18 bin kişinin bize sunulmasını istedik. Zannediyorum bir iki gün içerisinde belirlemiş olacak.

“Okullarda kapalı yerlerde dört metre kare uygulaması”

“Uygulanamayacak hiçbir şeyi biz önermek istemeyiz. Uygulanabilir olduğuna taraflarca tartışıldıktan sonra öğrencilerimiz, çocuklarımız, evlatlarımız için en uygun olan çözüm şekli içerisinde oluruz. 31 Ağustos’ta okulların açılacağı, bir takvimin belirtilmesi için açıklanmış oldu. Salgının seyrinde farklılık olursa gerektiğinde daha önce yapıldığı gibi online uzaktan erişim gibi birtakım yöntemler Bilim Kurulu tarafından önerilebilir. Karar Bakanlar Kurulu’nda alınmış olur. Özellikle belirtilen 4 metre kare konusu sınıfta özellikle 1 metre mesafenin korunması, toplam kapalı alan içinde en fazla 4 metrenin geçerli olması. Detaylarıyla ilgili de ilgili taraflarla zaten bizim halk sağlığı ekibi, Bilim Kurulu ekibi önümüzdeki günler çalışmaya devam ediyor olacaklar. Bazı okullar için beden eğitimi, hareketin yoğun olduğu yerler için bu metreleri 4 metre kadar belki şekillendirmek gerekli olur. Önümüzdeki haftalar ayrıca üzerinde yoğun çalışılacağı, Milli Eğitim Bakanlığımızla birlikte açıklamış olacağız.

“Bu yıl için grip aşısı sorunu yaşamayacağız”

“Grip aşısını bildiğiniz gibi herkes için değil özellikle riskli grup için, altta hastalığı olanlar, belli bir yaşın üzerinde olan hasta grubu için önerdiğimizi biliyorsunuz. Grip aşısının bu yıl daha fazla talep içinde olacağını düşünüyoruz. Siparişimizi vermiş olduk. Geçen yıldan daha fazla grip aşısı siparişi içindeyiz. Bu yıl için grip aşısı sorunu yaşanmayacağını söyleyebilirim.

“4 metre kare her okul için önerilen bir durum değil”

“31 Ağustos olarak açıklandı. Salgının seyrinde farklılık olmazsa 31 Ağustos’ta okullar açılmış olacak. Salgının seyrinde farklılık olursa eğitim devam eder bu online veya hibrid farklı yöntemler olabilir. Bilim Kurulu önerisini yapar karar bildirilmiş olur. Burada sorun yok. Uygulanabilirliğiyle ilgili 4 metre kare her okul için önerilen bir durum değil. Okulun kapalı alanı, sınıfın değil en fazla 4 metre kare olmak üzere ve okulun da niteliği. İlkokul, ortaokul, lise veya spor ve benzeri hareketliliğin fazla olduğu alanlar düşünülerek detaylı bir çalışma Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte yapılıyor olacak. Kapalı alanının öğrenci başına en fazla 4 metre kare ve okulun niteliğine göre.

“Sınıflarda maske takma zorunluluğu olacak mı?”

“Maskeyle ilgili de eğitimin yapıldığı dönemde maskeyi zaten önermiyoruz. Maskeli okula gitmeyi öneriyoruz. Sırasında oturduğu ana kadar maskeli olmasını önemsiyoruz ama devamında maskeyi takma zorunluluğu olsun istemiyoruz.

“Bazı bölgelerimizde olumlu sonuçlar umuyoruz”

“Geçen hafta yapılan görüşmede daha önce söylediğim şekliyle Bakan Yardımcımız, Bilim Kurulu’na başkanlık eden kendisi de enfeksiyon hastalıkları uzmanı ve profesör olan arkadaşımız. Özellikle Robert Koch Enstitüsü’ne sunum yaptı. Bu sunumdan da çok etkilendiklerini ifade ettiler. Dün enstitünün direktörü bakan yardımcısı arkadaşımı arayarak son derece etkilendiklerini, kendilerinde olmayan datanın var olduğunu, Türkiye’den faydalanmak istediklerini özellikle ifade ettiler. Bu kararların başka saiklerle yer yer alındığını da biliyoruz. Umarım bu anlamda yapılan görüşme ve etkilenildiği söylenen görüşme başka saiklerle farklı sonuçlara yol açmaz. Biz önümüzdeki günler bu anlamda bizim talebimiz doğrultusunda, özellikle bazı bölgelerimizle ilgili olumlu sonuçlanacağını umuyoruz.

“Aşıyla ile ilgili Rusya ile işbirliği içindeyiz”

“Aşıyla ilgili hayvan çalışmaları devam ediyor. Sürecin başarıyla seyrettiğini söyleyebilirim. Aşıyla ilgili Eylül-Ekim ayında klinik çalışmalara Sağlık Bakanlığı ile geçebileceğimizi düşünüyorum. O dönem 3-4 ay kadar klinik çalışmanın sürebileceği dönem olacak. O döneme geçildiğinde detaylı açıklamaları yapmış oluruz. Antiviral olarak kullanılan ilaç sözkonusuydu. Biz bu ilaçtan epey fayda görmüştük. Dünyanın, Çin’in entübe olan hastalarda kullandığı ilaçtı. Geç dönemde kullanımın fayda sağlamadığını gördüğümüz, çalışmalar yayınlanmış olur. Erken dönemde bu ilacın kullanımın daha faydalı olduğunu biliyoruz. Bu çerçevede uygulamayı rehberde değiştirdik. Bu çerçevede kullanım her geçen gün artmakta. Bu ilacın Türkiye’de hem sentezi hem de imalatı 4 firma tarafından müracaat edilmiş oldu, önümüzdeki 1-2 gün içerisinde ruhsat süreçleri bitmiş olacak. Biz ilacı artık Türkiye’de üreterek 4 firmayla gerçekleştirmiş olacağız. Bunu şimdiden müjdelemek istiyorum.

“Artık acil olmayan hastalar da kabul ediliyor”

“Yoğun bakımlardaki doluluk oranı daha önce de özellikle pandeminin ilk döneminde yüzde 61-62’yi geçmediğini söylemiştim. En üst noktada. Şimdi yüzde 59-61 oranında ama bir farklılıkla. Şu dönemde acil olmayan hastaları da 1 Haziran’dan itibaren kabul edildiğini biliyorsunuz. Şu an ağırlıklı elektif dediğimiz acil olmayan hastaları da alıyoru. Bu hastalarla birlikte toplam yüzde 59-61’den bahsediyoruz. Yoğun bakımda olan hasta olan entübe olan 406 hastamız var. Yoğun bakım yatak sayımız 27 bine ulaştı. 1171 yeni hastamızın olduğunu söyleyelim.

“Çin’le de ilişki içinde olduğumuzu söyleyebilirim”

“Yarın bu konu gündeme gelmiş olacak. Hem Çin hem de özellikle Rusya ile işbirliği içinde sürdürüyoruz. Özellikle Rusya ile klinik çalışmaları karşılıklı yapıyoruz. Çin’le de ilişki içinde olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim. Karşılıklı klinik çalışmalara izin vermek şeklinde Rusya ile zaten işbirliği içindeyiz, Rusya ile görüşmelerimiz var. DSÖ ile zaten işbirliği içindeyiz.

“Kamuda vardiye sistemi gündemde yok”

“Kamuda vardiya sistemine geçmek gibi şu an gündemimizde yok. Düğün ve benzeri etkinlikler. Asker uğurlamaları 8 ilde, salgının farklı seyrettiği, vaka sayısının illerde hıfzısıhha kurulları bu kararları alabilir oldular. Düğünlerde de yeri geldiğinde, salgının seyrinde il bazında farklılık sözkonusu ise farklı bir karar her zaman alabilme yetkisine sahip. Bölge bazında her zaman her türlü karar alınabilir. Dolayısıyla bizim il hıfzısıhha kurullarımızın yetkili olduğunu, alınabilecek tedbirleri bölgedeki salgının seyri belirler.

“Bilim kurulu üyelerimiz ödenek almıyor”

“Son derece üzüldüm. Sayın vekil arkadaşımızın bu konuda bilgilenmiş olmasını ümit ederdim. Bilim Kurulu’ndan hiçbir üyemiz hiçbir ödenek almamaktadır. Bu kadar net söylüyorum. Tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak bu vazifeyi yürütmektedirler. Şöyle bir söylemi olmuştu; Bilim Kurulu’nun Umumi Hıfzısıhha Kanunu içinde Sağlık Şurası gereği oluştuğunu, süreçte sağlık şurası mülga oldu, yani kaldırıldı. Daraltıldı, devamında Anayasa Mahkemesi’nin özellikle adli bilirkişiliği sağlık şurasını kaldırmasıyla Cumhurbaşkanlığı 1 numaralı kararnamesi ile sağlık şurası kaldırılmış oldu. Olmayan sağlık şurasının bilim kurulu olur mu? Ödenek veya belli bir süreyle atama sözkonusu olabilir mi? Sağlık üzerinden politika yapmak hiçbir siyasetçiye şifa olmaz. Biz bu noktada önerilerimizi yapıcı yapalım. Mücadelemiz koronavirüsle olsun.

Gerçekten sağlık sistemimizde ve gerçekten sağlık çalışanlarımızla, sağlık ordumuzla yapılanlarla da özverileri, fedakarlıklarıyla, sistemimizle dünyanın övdüğü, takdir ettiği sistemimizle gurur duyalım, bunun keyfini çıkaralım. Teşekkür ederim.” (Ajanslar)

Üye Ol



Üye Girişi