'Koronada Kadınlar Birlikte Güçlü' kampanyası büyüyor

 

Koronavirüs nedeniyle evlere kapanmak zorunda kaldığımız günden bu yana kadınların yaşadıkları sesi, sözü, emeği yine görünmezleşti. Kadın örgütleri, aktivisler, kaın hakları savunucuları bu duruma isyan ediyor.

16.04.2020
Yazı Boyutu:  

Çok sayıda kadın örgütü, aktivist, oluşum ve kadın kuruluşunun katılımıyla Pazartesi günü başlatılan "Korona günlerinde de kadınlar birlikte güçlü" kampanyasına katılan imzacı kuruluşların sayısı 155'e yükseldi.

Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu'nun öncülüğünde yürütülen kampanya bu hafta sona eriyor.

Kampanyanın başladığı günü yasalaşan ve düşünce suçlularını gazetecileri terörist  sayarak  cezaevlerinde bırakan infaz yasasındaki ayrımcı hükümlere de  tepkili olan çeşitli kesimlerden ve farklı illerden kadınların sorunlarının talep ve önerilerinin yer aldığı kapsamlı bir metin hazırlandı.

"KoronadaKadınlar BirlikteGüçlü" etiketiyle sosyal medyadan duyurulan kampanyaya iki günde 155 kadın örgütü, oluşumu, platformu, baroların kadın komisyonları ile iş ve meslek örgütlerinin kadın komiteleri imzalarıyla destek verdi: 

Kampanya metni şöyle:

Evde kalan, çalışmak zorunda olduğu için evde kalamayan, işinden olan, kalacak evi olmayan, evde kalsa da güvende olmayan, evini bırakıp buraya iltica etmiş olan, yasal statüsü olmayan, kimliğinden veya yöneliminden dolayı evde baskı gören, ev işinden çıldıran, evinin kirasını ödeyemeyen, evinden atılan, evdeki herkese bakması beklenen, yalnızlaşan ya da kalabalıktan nefes alacak yer bulamayan biz kadınlar korona günlerinde de birlikte güçlüyüz, birbirimizin güvencesiyiz! Salgının önlenmesi için kapanmamız beklenen evlerde şiddete uğramamayı, ücretli izinle ve güvenceli şekilde evde kalabilmeyi, evin tüm iş yükünü çekmemeyi, bu süreçte alınan önlem ve yükseltilen taleplerde dikkate alınmayı ve çok daha fazlasını hak ediyoruz. Yaşamak için evde kalmak, evde kaldığımız için yoksulluktan ve erkek şiddetinden ölmemek için sesleniyoruz:

1- Üretim durdurulsun, zorunlu olmayan sektörlerde çalışanlara ücretli izin!

Evde kalamıyoruz. Çünkü "çarklar dönmeye devam edecek" diyenler evde kalmamızın koşullarını yaratmak yerine hayatlarımıza kastediyor! Birçoğumuz hala dışarıda çalışmaya devam etmek zorundayız. En güvencesiz işlerde çalıştığımız için evden çalışma, ücretli izin olanaklarına sahip değiliz. Bu güvencesizlik mülteci ve göçmen kadınları için katlanarak artıyor. Tekstil sektörü gibi zorunlu olmayan sektörlerde hala çalıştırılıyoruz. Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu hizmet sektörünün bir kısmı çalışmaya devam ettiği gibi, pek çoğunda çalışanlar ya işten çıkarıldı ya da ücretsiz izne çıkarıldı. Bir yandan yoksullaşırken bir yandan üzerimize bindirilen ödeme yüküyle başa çıkamıyoruz.. Küresel salgın tehlikesi bitene kadar, çeşitli ülkelerde olduğu gibi, elektrik, su, doğalgaz, telefon, internet ücretsiz olmalı, kira bedelleri alınmamalı, ücretsiz gıda yardımı yapılmalı. Bu süreçte çalışması zorunlu olan sağlık gibi sektörlerde çalışanların ise iş yükünün artmaması ve salgının yayılmaması için de üretimin durdurulması gereklidir. İşten çıkarılanlar için koşulsuz işsizlik maaşı, zorunlu olmayan sektörlerde çalışan herkese derhal ücretli izin istiyoruz! Çalışması zorunlu olan sektörlerin çalışanlarına ise yeterli ekipman sağlanmasını, yaygın test uygulanmasını, can güvenliğimizin sağlanmasını istiyoruz!

2- Ev işi herkesin işi!

O evlerde sadece biz yaşamıyoruz. Ancak karantina günlerinde evin temizliğinden, yemeğe, okula gitmeyen çocuklarla ilgilenmekten yaşlıların bakımına tüm işler bizim omuzlarımızda. Kadınların ev içindeki görünmeyen emeği katlanarak artıyor. İşe gitmedikleri için evde kalan erkekler ise kendilerini o evlerde misafir hissetmeye meyilli. Bir engeli olmayan herkes zorunlu olan tüm temizlik, bakım gibi işleri eşit biçimde üstlenmelidir! Her fırsatta kadınlarla erkeklerin eşit olmadığını söyleyen yöneticiler bu eşitsizliğin derinleşmesinden sorumludur. Bunun değişmesi de ancak eşitliği önceleyen bir bakış açısının, her türlü iletişim aracıyla, toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırılmasıyla mümkün.

3- Karantinada 6284 hayat kurtarır!

İçine kapandığımız evler, öldürülen kadınların yüzde yetmiş beşinin cinayet mahalli. Yani pek çoğumuz için en tehlikeli yer. Buna rağmen Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) kadınların en önemli güvencesi olan 6284 sayılı Kanunu neredeyse askıya alan bir karar verdi ve şiddet uygulayanın evden uzaklaştırılmasını zorlaştırdı. Kadınlara şiddet uygulayanların cezaevinden erken çıkmasını sağlayacak infaz düzenlemesi gündemdeyken kimse salıverilen şiddet faillerinin nasıl denetleneceğini, hele salgın sürecinde kadınların güvenliğinin nasıl sağlanacağını konuşmuyor. 6284 askıya alınacağına erkek şiddetinin arttığı bu dönemde daha etkili uygulanmalı, uzaklaştırma kararlarının alınması zorlaşmak yerine kolaylaşmalı ve denetlenmeli, kadınlar İstanbul Sözleşmesi'nin öngördüğü şekilde önleyici ve koruyucu mekanizmalara erişebilmeli!

4- Erkek şiddeti artarken yetkililer ne yapıyor? 

Dünyanın farklı yerlerinde çeşitli örnek uygulamalar görüyoruz. Fransa İçişleri Bakanlığı süpermarketlerde kadınlar için başvuru/danışma standları açıyor. Avustralya hükümeti korona virüsü krizi nedeniyle artan şiddeti önlemek ve mağdur kadınları desteklemek üzere 92 milyon dolarlık bir destek paketi hazırladı. Merak ediyoruz: Erkek şiddeti geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 38,2 artmışken örneğin Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ne yapıyor? ALO 183 hattının acil şiddet hattına dönüştürülmesi veya kadına yönelik şiddetle ilgili acil hat oluşturulması gerekiyor. Aynı şekilde ALO 155'in gerekli hemen ihbarları alması ve vaktinde müdahale etmesi şart. Çünkü şiddet failleriyle aynı evlerde kalmak zorunda bırakılan kadınların aramak için ikinci bir şansı olmayabilir. Sığınaklarda hem kadınların hem çalışanların sağlıklarının nasıl güvence altına alındığı konusunda şeffaf bir süreç işletilmeli, test yapılmalı. Korona krizinin, şiddet gören kadınların sığınaklara kabulünün önüne geçmemesi, bir yandan da salgın riskinin en aza indirilmesi için neler yapılıyor? Kalabalıkların bir arada kalmadığı, düşük kapasiteli daha fazla alternatif sığınma alanı sağlanmalı. Ama bunun yerine, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne atanan kayyumun sığınak başvurularını durdurması veya belediye hesaplarının bloke edilmesi örneklerinde olduğu gibi, yerel yönetimlerin girişimleri ve mevcut mekanizmaları dahi engelleniyor. Halbuki kadına şiddet ile ilgili belediyeler dahil sorumlu tüm kamu kurum ve kuruluşları acil koordinasyon birimi oluşturmalı. Artan erkek şiddetine karşı alanda çalışan kadın örgütlerinin de katılımıyla acil önlem planı hazırlanmalı, çünkü koronavirüse karşı mücadeleyi ayrımcılıkla, ötekileştirmeyle değil barış içinde, dayanışmayla kazanabiliriz!

5- Cezaevlerinde kimse virüsle baş başa bırakılamaz! Ama ya kadınların ve çocukların can güvenliği?

Baroların ilgili komisyonları cezaevlerinin kapasitesinin çok üstünde tutuklu ve hükümlünün bulunduğunu, hijyen koşullarının olmadığını açıkladı. Görüşlerin yasaklanmasıyla endişeli yakınları cezaevlerindekilerin durumlarından ancak haftada bir telefon konuşmalarıyla haberdar olabiliyor. Mahpusların sağlık hakkı için önlemler alınmalı, test uygulanmalı, dezenfektan, temizlik malzemeleri, maske, eldiven, kolonya verilmeli, su kotası kaldırılmalı, 24 saat sıcak su verilmeli. Yeterli sağlık hizmeti ve sağlıklı beslenme sağlanmalı, yemekler bunu gözeterek iyileştirilmeli. Karmakarışık ve son derece adaletsiz bir infaz düzenlemesiyle açık cezaevinde olan, kadınları veya çocukları yaralamış, öldürmüş, zarar vermiş olan erkeklerin cezaevinden çıkmasının önü açılırken kadınlara şiddete karşı başvurabilecekleri etkili bir koruma mekanizması sağlanmıyor. Koşullu salıverileceklerin veya izne çıkarılacakların nasıl denetleneceği, kadınların ve çocukların evlerine, bedenlerine ve hayatlarına yeniden musallat olmalarının nasıl engelleneceği açıklanmadan serbest bırakmak, kadınların koronadan değilse erkek şiddetinden ölmesine davetiye çıkarmaktır. Bir yandan da gazeteciler, siyasetçiler, politik tutsaklar sırf muhalif oldukları için virüse terk ediliyor. Çocuklu ve hasta mahpuslar arasında dahi bu ayrım yapılıyor. Cezaevlerindeki hasta ve yaşlı mahkumlar ile hamile ve çocuklu kadınlar ayrım gözetilmeksizin serbest bırakılmalı. Devlete karşı suç işlediği iddia edilenler, kronik hastalığı veya küçük yaşta çocuğu olsa bile salgın riskiyle karşı karşıyayken, bir kadını yaraladığı için cezaevinde olan erkekler o kadınların yaşadığı evlere hiçbir tedbir alınmadan geri gönderiliyor. Biz öncelikle yaşamı savunuyoruz. Cezaevlerinde kimse can güvenliklerinin sağlanamadığı koşullarda tutulmamalı, ama kendilerine şiddet uygulayan erkekler cezaevinde olduğu için rahat nefes alan kadınların can güvenliği de tehlikeye atılmamalı.

6. Hepimiz için, sağlıkçıların sağlığı korunsun!

Korona günlerinde halk sağlığı için en büyük mücadeleyi veren sağlık çalışanları büyük risk altında. Koruyucu ekipmanları yetersiz, yaygın test uygulanmıyor, hasta bilgileri saklanıyor. Sağlık sektörünün parçası olan, temizlik işçileri, hasta bakıcılar, sekreterler, laboratuvar teknikerleri, yemekhane personelleri sağlık iş kolunda görünmedikleri için bu süreçte hemşire ve doktorlar için alınan özel önlemlerden faydalanamıyor ve ayrımcılığa maruz kalıyor. Her an virüsün bulaşması ve bunun yayılmasına vesile olma endişesi ile yaşamaları yetmezmiş gibi evlerine gittiklerinde yemek, bulaşık, çamaşır ve diğer ev işleri ile çocuk ve yaşlı bakımı da üstlerine yıkılıyor. Bu şartlar altında nasıl önlem almaları ve kendilerini korumaları beklenebilir? Sağlık çalışanlarının koruyucu ekipmanları sağlansın, yaygın test uygulansın, sağlık çalışanlarının çocuklarının bakımı için devlet sorumluluk alsın, virüsün evlere yayılmasını önlemek için sağlık çalışanlarının barınma sorunu çözülsün! Ayrıca, KHK ile işten atılan ve atama bekleyen sağlık emekçileri hemen ve hiçbir şart gözetmeden görevlerine başlatılsın!

130 KADIN ÖRGÜTÜNDEN İMZA

İki günde kampanyaya 130 kadın örgütü,platformu, iş ve emek örgütlerinin kadın komisyonları, üniversiteli kadınlar imzalarıyla destek verdi. Kampanyaya ilişkin imza toplanması halen devam ediyor.

1.   17+ Alevi Kadınlar


2.   78’li Kadınlar


3.   Adalar Vakfı Kadın Çalışma Grubu


4.   Adana Kadın Dayanışma Merkezi ve Sığınmaevi Derneği (AKDAM)


5.   Adana Kadın Platformu


6.   Altı Nokta Körler Derneği Kadın Meclisi


7.   Amazon Kadın ve Yaşam Derneği


8.   Anarşist Kadınlar


9.   Ankara Batıkent Yeni Yaşam Derneği'nden Kadınlar


10.  Ankara Kadın Platformu


11.  Antakya Kadın Dayanışması


12.  Antalya Biz Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Araştırmaları Derneği


13.  Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği


14.  Antalyalı Feministler


15.  Atakent Kadın Meclisi


16.  Bandırma Emekçi Kadın Platformu


17.  Bandırma Kadın Dayanışma Derneği


18.  Barış Anneleri


19.  Başlangıç Kadın Meclisi


20.  BEKSAV Kadın Meclisi


21.  Birleşik Kürt Kadın Platformu / Platforma Yekitiya Jinên Kurd


22.  Bodrum Kadın Dayanışma Derneği


23.  Bodrum Kent Konseyi Kadın Meclisi


24.  Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği


25.  Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği


26.  Çanakkale Kadın Dayanışması


27.  Çanakkale Kadın El Emeğini Değerlendirme Derneği ve Kadın Danışma Merkezi (ELDER)


28.  Çekim Yapan Kadınlar


29.  Çekmeköy Kadın Meclisi


30.  Datça Kadın Platformu


31.  DBP Kadın Grubu


32.  Demir Leblebi Fanzin


33.  Demir Leblebi Kadın Derneği


34.  Demokratik Alevi Derneği Kadın Meclisi


35.  Demokratik İslam Kongresi Kadın Meclisi


36.  Demokratik Kadın Hareketi


37.  Demokratik Toplum Kongresi Kadın Komisyonu


38.  Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği


39.  Denizli Kadın Platformu


40.  Denizli Kadınlar Birlikte Güçlü


41.  Dersimli Kadınlar


42.  Dicle Amed Kadın Platformu


43.  Didim Kadın Platformu


44.  Didim Kibele Kadın Derneği


45.  Dikili Kadın Platformu


46.  DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası Kadın Komisyonu


47.  DİSK Kadın Komisyonu


48.  Doğu-Güneydoğu Dernekler Federasyonu Kadın Komisyonu


49.  Dünya Kadın Yürüyüşü Türkiye Koordinasyonu


50.  erktolia


51.  Erzincan Katre Kadın Danışma ve Dayanışma Derneği


52.  Eşit Yaşam Derneği


53.  Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu


54.  EŞİTİZ - Eşitlik İzleme Kadın Grubu


55.  EV-EK-SEN'li kadınlar


56.  Femin Art Uluslararası Kadın Sanatçılar Derneği


57.  Feminamfi


58.  Feminist Çukurova


59.  Fethiye Kadın Danışma Dayanışma Derneği


60.  FKF’li Kadınlar


61.  Foça Barış Kadınları


62.  Foça Kent Konseyi Kadın Meclisleri


63.  Gaia Dergi


64.  Genç Lgbti+ Derneği


65.  Göç ve İnsani Yardım Vakfı'ndan


66.  Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu


67.  Halkevci Kadınlar


68.  Hatay Kadınlar Birlikte Güçlü


69.  Havle Kadın Derneği


70.  Hayat Ağacı Kadın Kooperatifi


71.  HDK Kadın Meclisleri


72.  HDP Kadın Meclisi


73.  İDP’li Kadınlar


74.  İlerici Kadınlar Meclisi


75.  İmece Ev İşçileri Sendikası


76.  İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi Kadın Komisyonu - İHD İstanbul Şubesi Kadın Komisyonu - İHD İzmir Şubesi Kadın Komisyonu


77.  İRİS Eşitlik Gözlem Grubu


78.  İskenderun Kadın Platformu


79.  İşte Kadınlar Haber Sitesi


80.  İzmir Dersim Derneği Kadın Komisyonu


81.  İzmir Kadın Dayanışma Derneği


82.  İzmir Kadınlar Birlikte Güçlü


83.  Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu


84.  Kadın Dayanışma Vakfı


85.  Kadın Emeği Kolektifi


86.  Kadın Erkek Birlikte Sosyal Eşitlik Derneği


87.  Kadın Eğitim ve İstihdam Derneği


88.  Kadın Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği (Kased)


89.  Kadın Meclisleri


90.  Kadın Partisi


91.  Kadın Savunma Ağı


92.  Kadınlar Birlikte Güçlü - İstanbul


93.  Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM)


94.  Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV)


95.  Kadınların Kurtuluşu


96.  Kadının İnsan Hakları - Yeni Çözümler Derneği


97.  Kampüs Cadıları


98.  Kapadokya Kadın Dayanışma Derneği


99.  Kapatılan VAKAD Aktivistleri


100. Karadeniz Kadın Dayanışma Derneği


101. KAZETE-Bağımsız Kadın Gazetesi


102. KESK kadın meclisi


103. Kırkyama Kadın Dayanışması


104. Kırmızı Biber Derneği


105. Kocaeli Kadın Platformu


106. KOSKA - Kuzey Ormanları Savunması Kadınları


107. Koza Kadın Derneği


108. Lambdaistanbul LGBTİ Dayanışma Derneği


109. Lotus Kadın Dayanışma ve Yaşam Derneği


110. Maltepeli Kadınlar


111. Mardin Şahmaran Kadın Platformu


112. MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu Kadın Meclisi


113. Mersin Kadın Platformu


114. Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu


115. Mezopotamya Kadın Kalemi Platformu / Platforma Pénûsa Jinén Mezopotamya


116. Mor Dayanışma


117. Mor Sarmaşık


118. Muğla Emek Benim Kadın Derneği


119. Muğla Karya Kadın Derneği


120. Nar Kadın Dayanışması


121. Özgür Genç Kadın


122. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Kadın Komisyonu


123. Rosa Kadın Derneği


124. Samsun Kadın Dayanışması


125. Sınır Tanımayan Kadınlar


126. SODA – Sosyal Dayanışma Ağı


127. Sosyal Haklar Derneği’nden Kadınlar


128. Sosyalist Kadın Meclisleri


129. Sosyo-politik Saha Araştırmaları Merkezi Kadın Grubu


130. Süryani Kadın Derneği


131. Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Merkezi


132. Tarsus Kadın Platformu


133. Tevgera Jinên Azad (TJA)


134. TMMOB Amed İKK Kadın Çalışma Grubu - İstanbul İKK Kadın Komisyonu - İzmir İKK Kadın Çalışma Grubu - Mersin İKK Kadın Çalışma Grubu - Şehir Plancıları 


Odası Kadın Komisyonu


135.Trabzon Demokratik Kadın Platformu


136.TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu


137.Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu


138.Üniversite Kadın Meclisleri


139.Üniversiteli Kadın Kolektifi


140.Urfa İl Kadın Platformu


141.Urfa Mezopotamya Kadın Kooperatifi


142.Urfa Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği


143.Van Barosu Kadın Komisyonu


144.Van Mavigöl Kadın Derneği


145.Van Star Kadın Derneği


146.Xavasor Kadın Kooperatifi


147.Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi


148.Yeni Demokrat Kadın


149.Yeniyol'dan Kadınlar


150.Yeşil Feministler


151.Yeşil Sol Kadınlar


152.Yetişme Çağındaki Çocukları Koruma Derneği’nden kadınlar


153.Yoğurtçu Kadın Forumu


154.Zonguldak Kadın Platformu


155.Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu



(KAZETE HABER MERKEZİ)



Üye Ol



Üye Girişi