Kürt şarkıcının kızı: Annem filmi yüzünden tutuklandı

 

Türkiye’de "örgüt üyeliğinden" tutuklanan Kürt sanatçı Hozan Cane’nin kızı Dilan Örs, annesinin IŞİD’in Ezidi katliamını anlattığı uluslararası filminden görüntülerle suçlandığını belirtti.

29.06.2018
Yazı Boyutu:  
Alman vatandaşı Kürt sanatçı Hozan Cane, gerçek ismiyle Saide İnaç, 24 Haziran'da düzenlenen seçimler öncesinde Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) seçim kampanyasına gönüllü destek vermek amacıyla gittiği Edirne'de gözaltına alındı.

HDP Edirne milletvekili adayı Murat Amil ile birlikte seçim çalışmalarına katılan Cane, 26 Haziran'da ise "örgüt üyeliği" suçlamasıyla tutuklandı.

Avukatı Hasan Tahsin Kaya'nın DW Türkçe'ye verdiği bilgilere göre, Cane'nin tutuklanmasının ana gerekçesi Suriye'deki Kürt Halk Savunma Birlikleri YPG ve Suriyeli Kürtlerin partisi PYD'ye ait üniforma ve silahların göründüğü fotoğraflar.



Avukat Kaya, "Hozan Cane 2014 yılında Şengal’deki Ezidi katliamıyla ilgili bir film yaptı. Filmdeki bazı karelerde silah var, üniforma var. Yani oradaki YPG unsurları ya da PYD ile bazı görüntüleri  var. Bunları sanki terör örgütü üyesiymiş gibi alıntılamışlar, çıktıyla fotoğraflar almışlar, onları delil olarak dosyaya sunmuşlar ve bundan dolayı Hozan Cane terör örgütü üyesi olmak suçundan tutuklandı" diye konuştu.

DW Türkçe'ye konuşan Cane'nin kızı Dilan Örs, bu fotoğrafların senaryosunu annesinin yazdığı, yönettiği ve rol aldığı "74. Şengal Fermanı" adlı IŞİD'in Ezidilere yönelik katliamını konu alan filmine ait olduğunu belirtti.

Örs, "2014 yılında olan savaşın vahşetin, içeriğini birebir gerçek hikaye üzerinden anlatan bir film, siyasetle alakası yok. Kürt Ezidilerin ve o oradaki insanların nasıl yakıldığını, yıkıldığını, tecavüze uğradığını kendi Kürt kimliğini ve hayatını hiçe sayarak, orada bulunarak anlattığı bir film" diye konuştu.

Örs, mahkemeye annesine yönelik delil olarak gösterilen görüntü ve fotoğrafların bir film ve film setinden olduğunu ispatlamak amacıyla tüm bu belgeleri Türkiye'deki avukatlarına da gönderdiğini söyledi.


Hozan Cane'Süleymaniye Film Festivali'nde ödülünü alırken
Dilan Örs, filmin Köln Cinedom sinemasındaki tanıtım gösteriminin ardından "74'th Genocide Sengel" adıyla 2016 yılında Cannes Film Festivali'nde gösterildiğini, annesinin önce aynı yıl Monaco Charity Film Festivali'nde ardından da 2017 Süleymaniye Uluslararası Film Festivali’nde ödül aldığını da anlattı.

Annesinin Türkiye'de, böylesi bir içeriğe sahip bir film gerekçe gösterilerek tutuklanmış olmasını Örs, bu "Türkiye'nin kendi utancıdır" sözleriyle değerlendirdi.

Annesinin Almanya'da sakin bir yaşam sürdüğünü anlatan Örs, sanatsal çalışmaları üzerinden hayatını idame ettirmediğini de ekledi. Kürt bir sanatçı olarak annesinin konserlere gönüllü olarak katıldığını belirten Dilan Örs, hakkında kanıt olarak gösterilen filmi çekmek için de hayati riskler aldığını belirtti.

"Sosyal medya paylaşımları da dosyada”

Hozan Cane’nin avukatı Hasan Tahsin Kaya da sanatçının, film seti sırasındaki görüntülerinin yanı sıra sosyal medyadaki paylaşımlarının da delil olarak dosyaya koyulduğunu aktardı. Avukat Kaya, mahkemenin filmin orjinalini görmediği için ikna olmadığını ve bu nedenle yedi günlük itiraz süresi içinde filmin itiraz dosyasında sunulacağını ifade etti. İtiraz süresi gelecek Çarşamba günü doluyor.

Avukat Hasan Tahsin Kaya, "Normal şartlarda kendisine ithaf edilen suçlarla o film görüntülerindeki kareleri dosyaya koyarsak, tahliye olması gerektiğini düşünüyorum. Kişisel kanaatim, özellikle belirtiyorum, suç teşkil eden bir eylemi yok" diye konuştu.

Alman Başkonsolosluğu ile iletişime geçildi

Dilan Örs, annesinin sürekli Türkiye’ye giriş çıkış yaptığını ve bugüne kadar her hangi bir olayla karşılaşmadığını aktardı. Alman vatandaşı olan annesi için İstanbul’daki Alman Başkonsolosluğu ile görüştüğünü aktaran Örs, kendisine destek verileceğinin söylendiğini belirtti.

Örs, annesinin sanatçı adını kullanarak çok sayıda fake hesap açıldığını ve bu hesaplardan paylaşımlar yapıldığına dikkat çekti. Bu konuda yasal sürecin işlediğini söylen Örs, YouTube gibi mecralarda da annesinin şarkılarının farklı kişiler tarafından kullanıldığını belirtti.

Örs, "Film uluslararası bir film, anlayamıyorum. Ne uyku uyudum ne çalışabiliyorum. Yasa dışı bir şey yok ortada. Öyle olsa tamam diyeceğim. Ama olmayan bir şey için suçsuzluğumuzu kanıtlamak zorundayız" dedi.

Gezal Acer/ © Deutsche Welle Türkçe


Üye Ol



Üye Girişi