Merkel 18 yıllık parti liderliğini AKK'ye bıraktı

 

Almanya Başbakanı Angela Merkel, 18 yıl yürüttüğü parti liderliğine duygulu bir konuşma ile veda etti. Merkel'in veda ettiği CDU'nun başkanlığına desteklediği Annegret Kramp-Karrenbauer (AKK) seçildi.

07.12.2018
Yazı Boyutu:  
Almanya Başbakanı Angela Merkel, 18 yıl yürüttüğü parti liderliğine duygulu bir konuşma ile veda etti. Konuşmanın ardından yapılan seçimlerde Merkel'in koltuğunu onun da desteklediği aday Annegret Kramp-Karrenbauer (AKK) kazandı.

Almanya'daki 18 yıldır Angela Merkel'in liderliğinde bulunan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi bugün yeni lideri olarak Annegret Kramp-Karrenbauer'i (AKK) seçti.



Adının baş harflerinden oluşan AKK kısaltmasıyla bilinen siyasetçi, partinin genel sekreterliğini yürütmesi nedeniyle seçimin favorisiydi.
Yine de çekişmeli geçen yarışta AKK, uzun süredir Merkel'e de rakip olan diğer aday Friedrich Merz'i yüzde 51,8 oyla geride bıraktı.
56 yaşında Almanya'nın en büyük partisinin başına geçen siyasetçi, bir sonraki Alman başbakanı olabilir.

AKK nasıl biri?

Güneybatı Almanya'da bulunan ülkenin en küçük eyaleti Saarland'da Katolik bir aileye doğan AKK, 19 yaşında siyaset bilimi üzerine yüksek lisansını tamamladıktan sonra 1981 yılında CDU'ya üye oldu.

Eyalet siyasetinde görev alan Kramp-Karrenbauer, 2000 yılında eyaletin ilk kadın içişleri bakanı ve 2011-18 arasında da ilk başbakanı oldu.
Angela Merkel tarafından aday gösterildikten sonra rekor bir oran olan yüzde 98,9 oyla partinin genel sekreteri seçildi. Bu, parti liderliği yarışında Merkel'in tercihinin AKK'den yana olacağının net bir göstergesiydi.

AC/DC hayranı olan AKK, doğduğu Püttlingen kentinde 34 yaşındaki eşi Helmut Karrenbauer ile birlikte yaşıyor.

Helmut Karrenbauer, eşi siyasi kariyerine odaklanmışken üç çocuğunun bakımını üstlenmek için maden mühendisliği işinden istifa etmişti.
Neyi savunuyor?

AKK, parti içinde ılımlı bir ses seçenek olarak görülüyordu.

Pragmatik, akılcı bir siyasetçi olarak bilinen AKK, mütevazı tarzı, sakin analizleri ve siyasi sezgileriyle tanınıyor.
AKK Merkel'in veliahdı olarak görülüyor.

Merkel'in sığınmacı politikasını destekleyen, kadın hakları ve asgari ücret konularında liberal bir tutumu olan AKK, bazı alanlarda ise daha muhafazakar görüşlere sahip.

Dini bütün bir Katolik olarak eşcinsellerin evlenme ve çocuk edinme hakkına kavuşması konusunda endişelerini açıklamıştı.

AKK Merkel'in 2015'teki göç dalgası sırasında ülke sınırlarını sığınmacılara açma kararının ise doğru olduğunu savunuyor.

Ne vaatler verdi?

AKK bir yıllık askeri veya sivil hizmet zorunluluğunun tekrardan gelmesini istiyor.

Bunun ülkeye bağlılığı ve entegrasyonu artıracağını savunan tecrübeli siyasetçi, Alman vatandaşı olan kadın ve erkeklerin yanı sıra göçmen ve sığınmacıların da bu hizmete tabi tutulmasını talep ediyor.

Adaylığını açıkladıktan sonra "Öncülünüzün omuzlarında yükselmelisiniz. Pozitif ve negatif öğeleri birlikte miras alıyoruz" diyen AKK Merkel'in mirasını geliştirmek istediğini, partisi içinde göç gibi konularda tartışmaların yapılmasını desteklediğini ve partisinden yeni öneriler bekleyeceğini söylüyor: "Demokratik olan budur, özgüvenli bir partiyi yansıtır. Bizim isteğimiz de budur."

AKK'nin tartışılmasını istediği konular arasında İslam ve bu dinin Alman toplumundaki yeri de var.

Bir dindar olarak Çin'de bebeklerin genleriyle oynanmasına karşı çıkan AKK, Almanya'da da doktorların kürtaj reklamı vermesine dair yasağın devam etmesi gerektiğini söylüyor.

Merkel 2.0 mı?

AKK'yi eleştirenler kendisine "Mini Merkel" veya Merkel 2.0 lakabı taksa da bazı gözlemciler de iki kadın arasında ciddi farklar olduğunu söylüyor.

AKK "Mini Merkel" lakabına karşılık olarak 56 yaşında, üç çocuklu ve kariyerli bir siyasetçi olarak herhangi bir "mini" yanının olmadığını söylüyor.

AKK seçim öncesinde bir "dinleme turuna" çıkarak parti tabanının taleplerini dinlemişti, turun sonunda parti üyelerinin "gurur, öfke, endişe ve belirsizlik" dolu olduğunu söylemişti:

"Parti içinde temel sorular sorulmalı. Bir halk partisi olmak herkesin istediği türden bir şey bulabildiği bir siyaset dükkanı olmayı gerektirmez.

"Günümüzün muhafazakar, Hristiyan-sosyal ve liberal görünüşünün nasıl olması gerektiğini tartışmalı ve karar vermeliyiz. Net bir profilimiz olmalı."

Türkiye ve Türkler hakkında neler söyledi?

AKK ülkedeki Türklerin çifte vatandaş olma hakkını sorguluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya'daki Türklere yönelik politikalarının bir bağlılık sorunu yarattığını savunan AKK, Almanya'ya yerleşen Türklere ve onların çocuklarına çifte vatandaşlık hakkı verilmesini fakat torunlarının yalnızca Alman vatandaşı olma hakkının bulunmasını talep ediyor.

Saarland eyaletinde başbakanlık yaptığı döneme denk gelen Türkiye'deki 2017 referandumu sırasında AKK, Türk politikacıların eyalette konuşmasını yasaklamıştı.

AKK ayrıca suça karışan mültecilerin Avrupa'ya girişlerinin ömür boyu engellenmesi gerektiğini savunuyor.



Merkel CDU'ya nasıl bir miras bırakıyor?

CDU’nun genel başkanlık koltuğunu bırakacağını açıklayan Merkel'in bugün parti kongresinde halefi seçilecek. Peki Merkel, partisinde nasıl bir dönüşüm gerçekleştirdi?

Almanya Başbakanı Angela Merkel, 18 yıldır Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) genel başkanlığını bugün yeni bir isme bıraktı. Merkel, geçen yıllar içinde partisinde büyük bir değişime damga vurdu. Peki ama nasıl?

CDU, 2000'li yılların başına gelen kadar erkeklerin egemen olduğu, ılımlı muhafazakâr bir kitle partisiydi. Bazı yönleriyle sıkıcı olan, ama aynı zamanda açık ilkelere sahip devleti gözeten bir partiydi. Liberal ekonomi politikaları ile muhafazakâr, Hristiyan değerler en tepede yer alıyordu. Merkel öncesi CDU'yu, siyaset bilimci Oskar Niedermayer bu sözlerle tanımlıyor.

CDU o dönem, SPD'ye karşı büyük bir seçim yenilgisi yaşamış, krize sürüklenmişti. Helmut Kohl genç bir isim olan, Doğu Almanyalı Angela Merkel'ı kabinesine aldı. Ona "Kohl'un kızı” dendi. Ancak Merkel kısa sürede bağlarından kurtuldu. Hatta daha fazlasını da yaptı. Parti içindeki bağış skandalının en sıcak günlerinde kaleme aldığı, kamuoyuna duyurduğu bir mektupla siyasetteki manevi babasına karşı tavır aldı, birkaç ay sonra da partinin başkanlık koltuğuna oturdu. Doğu Alman, Protestan ve boşanmış bir bilim insanı olan Merkel, Kohl'ün CDU'sunda adeta bir yabancı cisim gibiydi.

O günlerde Merkel'in liderliğine eleştirel bakanlar arasında Friedrich Merz de yer alıyordu. Şimdi ise Merz, Merkel sonrası için CDU'nun liderliğini üstlenmek isteyen, umut vaat eden adaylar arasında.

O dönemde Merz, aralarında Wolfgang Schäuble'nin de olduğu bir dizi erkek siyasetçi gibi, parti için en iyi lider adayının kendisi olacağına inanıyordu. Ancak Merkel tüm rakiplerini bertaraf etti. 2005 yılında başbakanlığa adaylığını koyduğundada artık ona engel olabilecek kimse kalmamıştı. Angela Merkel, dışarı karşı ağır başlı ve nazik görünse de güç, iktidar meselelerinde takındığı çetin tavrıyla biliniyor.
Kohl'un 25 yıl boyunca yönettiği CDU'ya, ondan sonra Merkel 18 yıl boyunca liderlik yaptı. Niedermayer, bu yılları, "Merkel devri” olarak nitelendiriyor. Çünkü Alman siyaset bilimciye göre bu sürece damgasını vuran Merkel, ekonomi ve toplum politikalarıyla partisini sola kaydırdı.

"Dönüşümün” lideri

Merkel dönemindeki pek çok değişim, Kohl liderliğinde hayal dahi edilemezdi. Yine de ilk dönemlerinde Merkel, taktiksel hareket etmekle, karar vermek yerine çok fazla tereddütte kalmakla eleştiriliyordu. Ancak daha sonra şu anlaşıldı: Merkel önemli konularda çoğu zaman sesizce ilerliyor, partide tartışmaya izin vermeden, sessizce kararlarını alıyordu. Pek çok konuda şaşırttı:

2010: Tutumlu bir kadın olarak tanınan Merkel, Avrupa'daki finans krizi sürerken, aşırı borçlanmış Yunanistan'a mali yardıma kapıları kapattı. Ancak daha sonra Atina'ya mali yardım paketine onay verdi ve bunu iki yardım paketine daha verilen onaylar izledi. Euro ve Avrupa'nın dayanışması Merkel'ın en önemli gündem maddeleri arasına girdi.

2011: Nükleer enerjiden yana olan Merkel, Fukuşima nükleer santrali kazasından sonra ani bir politika değişikliğine gitti, dönemin koalisyon hükümeti nükleer enerjiye aşamalı olarak veda etme kararı aldı.

2013: Merkel, daha önce Sosyal Demokratlar ve Yeşillerden oluşan koalisyonun uzlaştığı çifte vatandaşlığa karşı olduğunu açıkladı. Ancak kendi partisinin kararına karşı 2017 yılında çifte vatandaşlığı savundu.

2015: 2014 yılında "çok kültürlülük başarısız oldu” diyen Merkel 2015 yılında, mülteci krizi döneminde "Biz bunu başarısız” diyerek sınırların mültecilere açık tutulması kararını verdi ve bu CDU içinde bugün de devam eden bir bölünmeye yol açtı.
2017: Uzun süre boyunca eşcinsel evliliklere karşı olan Merkel, 2017 genel seçimlerinden hemen önce Federal Meclis'teki oylamada partisini serbest bıraktı, oylamada eşcinsel evlilikleri mümkün kılan düzenleme kabul edildi.

Yeni gündemler ve pozisyonlar

Merkel, parti genel başkanlığı döneminde CDU'yu merkezde konumlandırdı. Dönem dönem de bu sayede puan toplayabildi. Merkel, çocuk bakım parası ve her çocuk için kreş hakkı gibi aile politikaları alanına giren ve aslında geleneksel olarak SPD ya da Yeşillerin konularını üstlenerek 2013 yılındaki seçimlerde yüzde 40'tan fazla oy aldı. Angela Merkel çevre ve toplumsal konularla da muhafazakarların oylarını toplamayı başardı.
Hristiyan Demokratlar'daki asıl bölünme, göç ve mülteci politikaları nedeniyle yaşandı. Merkel, Almanya'nın kabul edeceği, iç savaştan kaçan sığınmacı ve mültecilerin sayısına bir üst sınır getirilmesi taleplerine karşı çıktı. Siyaset bilimci Oskar Niedermayer, "Merkel bu konuda kendi tavrını belirledi ve tüm muhalefet ve sert eleştirilere karşı pozisyonunu korudu” diye konuştu.
Merkel'ın bu tutumu CDU'nun 2017 genel seçimlerinde oy kaybetmesine yol açtı. Merkel'ın CDU liderliğinden ayrılma kararının kökeninde de tartışmalı göç politikaları yatıyor. Merkel'den liderliği devralmak isteyen tüm adaylar da zaten bu pozisyonuna karşı tavır almış durumda.

Siyasetçi bilimci Werner Patzelt, geneli itibariyle Merkel döneminin CDU için başarılı bir dönem olduğu görüşünde. Ancak kendisi de CDU üyesi olan Patzelt'e göre Merkel sonunda çok inatçı, çok uzlaşmasız tavrı yüzünden partisi için en büyük tehlikeyi göremedi. Bu da CDU'nun sağında bir partinin, yani AfD'nin giderek güç kazanmasıydı.

Açık parti kültürü

Merkel döneminde CDU'da yaşanan büyük değişimin en önemi göstergelerinden biri, parti genel başkanlığı için yapılan yarışta görülüyor.

 Parti liderliğini üstlenmek için yarışan üç aday kamuoyu önünde açıkça tartışıyor, mevcut parti başkanlarını eleştirebiliyor. Bu Hristiyan Demokratlar için büyük bir yenilik.

Günümüzde CDU daha dışa açık ve daha çok çeşitliği bünyesinde barındırıyor. Toplumdaki artan heterojen yapıyı yansıtıyor.

Gerçi CDU içinde net, muhafazakar tavır ve söylemlere yaygın bir özlem var. Ama Oskar Niedermayer'e göre, Merkel'den boşalan koltuğa kim gelirse gelsin zaman geri döndürülemeyecek.

"Bu imkansız” diyen Niedermayer'e göre bunu zaten kimse de istemiyor. Siyaset bilimciye göre şu anda yanıtı en çok merak edilen soru da şu: CDU mevcut çizgisiyle mi devam edecek yoksa rotasında ölçülü bir şekilde bir düzeltmeye mi gidecek?

(Christoph Hasselbach © Deutsche Welle Türkçe- BBCTürkçe)

Üye Ol



Üye Girişi