MESS'in Lokavtına karşı metal işçileri greve çıkıyor

 

Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde 400’e yakın işyerinde çalışan ve metal işkolunda üç sendikada üye olan 130 bin işçiyi ilgilendiren, 7 Ekim 2019 tarihinde başlayan toplu iş sözleşmesi (TİS) süreci anlaşmazlıkla sonuçlanmıştı.

23.01.2020
Yazı Boyutu:  
Yapılan görüşmelerde işveren sendikası olan Türk Metal Sanayicileri Sendikası (MESS), ilk altı ay için yüzde 8 zam, 3 yıllık sözleşme ve esnek çalışma gibi dayatmalarda bulunmuştu.

Birleşik Metal-İş ve Türk Metal sendikaları bu dayatmaları kabul etmeyerek greve gitme kararı almıştı.

Ayrıca işçiler, geçtiğimiz Pazar günü Bursa ve Kocaeli Gebze’de mitingler düzenleyerek işverene uyarıda bulunmuştu.

Grev kararı ve uyarı eylemleri üzerine MESS, toplu iş sözleşmesindeki zam teklifini yüzde 8’den yüzde 10’a yükseltmişti. Sendikalar ise beklentilerini karşılamayan bu zam oranını da kabul etmemişti.

Bu gelişmeler üzerine temsil ettiği şirketler arasında Ford Otomotiv, Arçelik, Borusan Sanayi, Otokar Otomotiv ve Aygaz’ın da bulunduğu MESS, lokavt (topluca işten çıkarma) kararı almıştı.

Taraflar aldıkları grev ve lokavt kararını ne zaman uygulamaya koyacaklarını henüz açıklamış değil.


‘Üretimden gelen gücümüzü kullanıyoruz’

BBC Türkçe’den Fundanur Öztürk’e konuşan Türk Metal Sendikası Toplu İş Sözleşmesi Daire Başkanı Mahsun Turan, MESS’in lokavt kararını işverenin grev karşısında ‘elini güçlendirmek’ olarak değerlendiriyor:

“Grev kararı almamızın ardından iş veren sendikası, ‘Ben de lokavt ilan ediyorum ve tıpkı sendika gibi ben de tarihini sonra bildireceğim’ dedi. Grev durumunda ellerini güçlendirmek istiyorlar. Öte yandan kamuoyunda grev tarihi belirlenirse hükümet tarafından erteleneceği kanaati hâkim.
“60 günlük süre içinde grev ya da anlaşma yapılmak zorunda. Biz grevin tarihini belirlemeden onların da lokavt tarihini belirleyeceklerini düşünmüyoruz, MESS kendi teklifini revize edecektir.”

Turan, MESS’in müzakereler sırasında işçilerin daha önce kazanılmış bazı haklarından da taviz vermesini istediğini ve tek anlaşmazlığın zam oranı olmadığını vurguluyor.

“Ekonomik krizden dolayı tüm işçilerin gardı düşmüş durumda ancak biz ancak biz refah payı istiyoruz, enflasyona inanmıyoruz” diyen Turan, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“5’er, 10’ar dakika olarak başlayan iş bırakma grevleri şu an günde yarım saate çıktı. Bazı fabrikalarda bu, gün boyu üretimin yarı yarıya azalması anlamına gelebiliyor. Dolayısıyla üretimden gelen gücümüzü kullanıyoruz ve fiili bir grev yapıyoruz.”
İşçiler: MESS kazanılmış haklarımızı törpülemek istiyor

Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışan işçi Mutlu Ayar da açıklanan enflasyon oranlarının toplum nezdinde kabul görmediğini ve dolayısıyla MESS’in zam teklifini kabul etmediklerini söylüyor.

“MESS ekonomik istikrarsızlıktan faydalanarak bizim kazanılmış haklarımızı törpülemek istiyor. Yeni sözleşmede ‘esnek çalışma ve telafi çalışması’ maddelerini getiriyor. İki yıllık sözleşmeyi üç yıla çıkarmak istiyor.

“Bu ekonomik ortamda üç yıllık sözleşme mağduriyet yatacak çünkü son iki senede aldığımız yüzde 60 zam, enflasyon yüzünden ilk ayda eridi gitti. MESS sadece resmi enflasyon oranına bakıyor ama bizim cebimizdeki enflasyona bakıldığı zaman işçiler zor geçiniyor.”
Ayar, MESS’in teklif ettiği son zam oranıyla ilgili olarak ‘Sevr Antlaşması’ göndermesinde bulunuyor:



“MESS rakam yükseltmeyi uzlaşmacı bir tutum olarak gösteriyor ama siz bir yerden sözde zam yaparken bir yerden daha fazlasını alıyorsanız bu metal işçisini Sevr Antlaşması’na zorlamaktır. Birikim yapmak, huzurlu bir biçimde evi geçindirmek, çocuğun ihtiyaç duyduğu tüm gıdaları sağlamak işçiler için hayal.

“Var olmak için mücadele ediyoruz. Üç kuruş daha fazla zam almak için değil var olmak için mücadele ediyoruz. Bu bir kazanma kaybetme mücadelesi de değil, yaşamak ya da yaşamamak mücadelesi diyebiliriz.”
İşçiler grevde kararlı

Gebze’de çalışan bir diğer işçi Selçuk Gülman ise ekonomik krizin tüm işçilerin hayatını olumsuz etkilediğini ve önerilen zam oranıyla grev kararının kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.

“Biz işverenden, MESS’ten sadaka istemiyoruz, hakkımız neyse onu istiyoruz” diyen Gülman, fabrikasındaki her işçinin dayanışma ve birlik içerisinde olduğunu söylüyor:

“Bir arkadaşımız bile ben greve katılmak istemiyorum demiyor. Onlar lokavt kararı almış olabilir ama biz de grev kararı aldık. Her an yeter ki başkanların söylemesine bağlı, grev desinler çıkalım. İşçiler, ‘riskleri ne olursa olsun bu işi sonuna kadar götürmeye kararlıyız’ diyor.”

Üye Ol



Üye Girişi