ODTÜ Öğretim Üyesi Prof.Dr. Feride Acar iki yıl komite başkanlığını yürütecek

 

CEDAW'a Türk başkan

27.03.2003
Yazı Boyutu:  
Acar, 29 Ocak'ta yürürlüğe giren CEDAW Ek Protokolü'nün ülkemizde cinsiyet
ayrımcılığının mağduru kadınlar için hayati öneme sahip olduğunu söyledi

Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Ayrımcılığı Önleme Komitesi (CEDAW) Başkanlığı'na daha önce komitenin başkan yardımcılığı görevini yürüten Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Feride Acar seçildi. CEDAW, Kadınlara Karşı Ayrımcılığı Önleme Sözleşmesi'ne üye 170 ülke tarafından aday gösterilen bağımsız uzmanlar arasından, bu ülkelerin BM temsilcilerinin seçtiği 23 üyeden oluşuyor.
Avrupa Grubu'nca başkanlığa aday gösterilen ve iki yıl için Komite Başkanı seçilen Acar, BM nezdindeki bir uluslararası insan hakları sözleşme komitesinin başkanlığına seçilen ilk Türk uzman. Prof. Dr. Feride Acar, CEDAW Ek İhtiyari Protokolü'nün kabulüne ilişkin yasanın TBMM'nden geçmesi için olağanüstü çaba göstermişti.Prof.Dr. Acar'ın, CEDAW Başkanlığı'na seçilmesi Türkiye'deki kadın örgütleri ve insiyatiflerince sevinçle karşılandı.

TÜRKİYE 48. TARAF ÜLKE
CEDAW İhtiyari Protokolü'nün 30 Temmuz 2002 tarihinde TBMM tarafından onaylandığını ve 2 Ağustos 2002 tarihli resmi gazetede yayınlandığını hatırlatan CEDAW Komitesi Başkanı Acar, gerekli prosedürün tamamlanarak ilgili belgelerin 29 Ekim 2002'de BM'e verilmesiyle birlikte Türkiye'nin bu tarihten itibaren dünyada CEDAW İhtiyari Protokolü'ne taraf olan 48. ülke konumuna geldiğini açıkladı. Feride Acar, kurallar gereği Türkiye'nin belgelerini BM'e teslim ettiği tarihten 3 ay sonrası olan 29 Ocak 2003'ten itibaren ihtiyari Protokolün yürürlüğe girdiğini vurguladı.
Günümüzde pek çok kişinin "Uluslararası Kadın Hakları Bildirgesi" olarak da tanımladığı BM'ce 1979'da kabul edilen ve Türkiye ile birlikte 168 ülkenin taraf olduğu CEDAW'ın kadınlara karşı yapılan her türlü cinsiyete dayalı ayrımcılığı ortadan kaldırmak ve kadınların insan haklarını korumak amacına yönelik yasal standartları bir araya getiren ve taraf ülkeler üzerinde bağlayıcı niteliği olan tek uluslararası hukuk aracı olduğunu vurgulayarak kadınlara karşı ayrımcılığın tarih boyunca ve günümüzde dünyada gösterdiği yaygınlık ve çeşitliliğin doğal bir sonucu olarak içeriği itibariyle çok yönlü ve geniş kapsamlı bir metin olduğuna işaret etti. Feride Acar, sözleşmenin taraf devletlerde kadınların kanun karşısında eşitliğinin sağlanmasının ötesine geçerek, medeni hallerine bakılmaksızın siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamda erkeklerle eşit konumda olmaları ilkesini benimsediğini ve devletleri bu amaçları hızla gerçekleştirmek için özel gecici önlemler almaya yönelttiğini anlattı. Acar, sözleşmenin hem yasalarda, hem de gerçek yaşamdaki ayırımcılığın ortadan kaldırılması, kamu yaşamında olduğu gibi özel yaşam ve özellikle aile ilişkilerinin ayırımcı kalıp yargılar ve davranışlardan arındırılmasını öngördüğünü kaydederek, sözleşmenin uygulanmasını daha etkili kılabilmek ve CEDAW'ın ruhunda ve metninde yer alan kadınlara karşı her türlü ayırımcılığı ortadan kaldırmak yolunda dünyada daha hızlı ve sağlam adımlar atabilmek amacı ile 6 Ekim 1999'da BM Genel Kurulu'nun, CEDAW İhtiyari Protokolünü kabul ettiğini ve aynı yılın Aralık ayında ilk yirmi ülkenin taraf olması ile İhtiyari Protokolun yürürlüğe girdiğini hatırlattı.
Türkiye'nin hem uluslararası yükümlülüklerini ciddiye alan bir devlet, hem de kadınların insan haklarının tanınması, korunması ve ilerletilmesi yönünde, kadın hareketi ve kadın hakları konusunda çalışan sivil toplum örgütleri ile sağlıklı ve örnek nitelikli bir dayanışma içinde olduğunu savunan CEDAW'ın yeni Başkanı, "Böylesi bir alt yapının varlığı İhtiyari Protokolü, bu uluslararası aracın yürürlüğe girmesinden sonra kısa sayılabilecek bir zaman süresinde Türkiye'de kadınların kullanabilecekleri bir araç haline getirmiştir." dedi.



<

Üye Ol



Üye Girişi