Ödül kazandığı 'Damat İşi Biliyor' haberinden yargılanan Hazal Ocak, beraat etti

 

Maliye Bakanı Berat Albayrak’a hakaretten yargılandığı davadan beraat eden Gazeteci Hazal Ocak, “Yargılandığım haberle dün ödül aldım, sonra eve gidip savunmamı hazırladım” dedi.

27.10.2020
Yazı Boyutu:  
Cumhuriyet gazetesi muhabiri Hazal Ocak, 20 Ocak 2020 tarihinde yaptığı “Damat işi biliyor” başlıklı haber nedeniyle bugün (27 Ekim) hakim karşısına çıktı. Ocak, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a “Yazılı basın yoluyla hakaret ettiği” gerekçesiyle 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davadan beraat etti. 

Hapis cezasıyla yargılanan Ocak, savunmasında, “Bu haberle Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin ödülüne layık görüldüm. Bakan Albayrak’ı arayıp ulaşamadım. Bir bakanlık yetkilisi beni arayarak bilgi verdi. Onlara da haberde yer verdim” dedi. Amacının kişileri küçük düşürmek olmadığını ifade eden Ocak, kendisine açılan davanın “yıldırma amaçlı” olduğunu söyledi.



“Yargılandığım haberle dün ödül aldım, sonra eve gidip savunmamı hazırladım”

Hazal Ocak savunmasında, bu davanın açılış gerekçesini bilmediğini belirtirken, “Dün Türkiye’nin en saygın gazetecilik kuruluşlarından biri Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından ödüle layık görüldüm. Daha sonra eve gidip savunmamı hazırladım” dedi. Ocak ayrıca, “Gazetemize de Berat Bey’in Kanal İstanbul güzergahında arazi aldığına dair bilgi gelmişti. Ben de sadece bu bilgiye dayanarak haberi yapmak istemedim. Projenin güzergahındaki bölgeye giderek bir araştırma yaptım ve bilgiyi doğruladım” diye konuştu.

Savcı: “Bireylerin bilgiye serbestçe erişmeleri, olumlu ve olumsuz görüşlerini özgürce ifade özgürlüğü ile yakından ilgilidir”

Duruşmanın savcısı, “Çoğulcu demokrasinin gereği olarak bireylerin bilgiye serbestçe erişmeleri, olumlu ve olumsuz görüşlerini özgürce ifade özgürlüğü ile yakından ilgilidir” diyerek Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a hakaretten yargılanan muhabir Hazal Ocak için beraat istedi. Mahkeme, duruşma savcısının “Medya ve ifade özgürlüğünün demokratik toplumdaki önemine dikkat çeken” görüşü doğrultusunda gazeteci Hazal Ocak’ın beraatına karar verdi.

Hazal Ocak’ın savunmasının tamamı şöyle:

“Merhabalar,

Öncelikler üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Bu davanın neden açılmış olduğunu da hala anlamış değilim. Dün Türkiye’nin en saygın gazetecilik kuruluşlarından biri Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından ödüle layık görüldüm. Daha sonra eve gidip savunmamı hazırladım. 

Haberi oluşturma sürecimden bahsedecek olursam daha önce ifademde de belirttiğim gibi İstanbul’a yapılması planlanan ve belki de şehrin kaderini değiştirecek Kanal İstanbul Projesi’yle ilgili haberi yaptığım dönemde proje Türkiye’nin gündemindeydi. O dönem her gün bu büyük proje hakkında uzmanların, siyasilerin, dernek temsilcilerinin de arasında bulunduğu çok sayıda kişi projeyi kamuoyunda konuşuyor, tartışıyordu. Basın kuruluşları  Kanal İstanbul güzergahında kimlerin arazi aldığını yazıyordu. Örneğin Sözcü gazetesi güzergahta Katarlılar’ın arazi aldığını yazmıştı. Yani gündemde güzergah boyunca kimlerin arazi aldığı büyük merak konusuydu. 

Gazetemize de Berat Bey’in Kanal İstanbul güzergahında arazi aldığına dair bilgi gelmişti. Ben de sadece bu bilgiye dayanarak haberi yapmak istemedim. Projenin güzergahındaki bölgeye giderek bir araştırma yaptım ve bilgiyi doğruladım. Bunun üzerine Berat Bey’e konuyla ilgili bilgi almak için ulaşmaya çalıştım. Kendisine ulaşamadım. Ancak Berat Bey’in danışmanlarına bu konuyla ilgili sorularımı ilettim. Bir süre sonra ise bir Bakanlık yetkilisi bana dönüş yaparak olayla ilgili bilgiler verdi. Ben de aldığım bu bilgileri de değiştirmeden, yorum katmadan kullandım ve haberi bölgeden izlenimlerimi de ekleyerek tamamladım. Berat Bey’in avukatı da bir gün sonra yaptığı açıklamada haberimi doğruladı ve beni arayan bakanlık yetkilisinin söylediklerini n neredeyse aynısını söyledi. Bakan Albayrak’ın aldığı satın aldığı ‘tarla’ vasfındaki arazinin Kanal İstanbul projesinin planları askıya çıkınca ‘konut+ticaret alanında’ kaldığı görüldü. Yani arazinin değeri katlandı. 

İstanbul’un kaderini değiştirecek bir proje güzergahında hangi siyasi isim arazi alırsa alsın bunun haber değeri vardır. Kim olursa olsun aynı haberi yapardım. Sadece gazetecilik bilinciyle hareket ettim ve görevimi yaptım. Haberi yapmaktaki amacım Berat beyi küçük düşürmek ya da rencide etmek değil, sadece toplumu bilgilendirmekti. Başlıklara gelince bir haberin ilgi çekmesi ve daha büyük kitlelere ulaşması amacıyla başlıklar her zaman daha çarpıcı atılır. Üstelik başlıklara yazı işleri karar verir. Örneğin birinci sayfanın başlığını ben atmadım ancak ben de yazı işlerinde çalışsaydım aynı başlığı atabilirdim. Ayrıca basın, çeşitli haber, fikir ve düşünceleri açıklama özgürlüğüne sahiptir. Bu özgürlüğünü haber verme, denetim ve eleştiride bulunma ve yayma görevini kullanarak gerçekleştirir.

Bu haberdeki bütün unsurlar da denetim ve eleştiri sınırları içindedir. Başlıklarda da, haberimde de bir suç unsuru ya da hakaret görmüyorum. Az önce değindiğim gibi bu haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu davanın gerçeklerin gizlenmesi amacıyla açıldığını, ben ve diğer meslektaşlarıma yönelik bir gözdağı girişimi olduğunu düşünüyorum. Son olarak tekrar söylemek gerekirse ben sadece toplum adına gazetecilik yaptım.” (Hazar Dost/ Medyascope)


Üye Ol



Üye Girişi