Pandemi nedeniyle kadınların ev içi işleri arttı

 

DİSK üyesi Birleşik Metal-İş Kadın Komisyonu, COVID-19 döneminde, ev işçiliği gibi dışarıdan hizmet alımının durması üzerine kadınlara yüklenmiş toplumsal cinsiyet rollerini daha da ağırlaştırdığına dikkati çekti.

26.06.2020
Yazı Boyutu:  
Devrimci İşçi Sendikaları Konfedersayonu (DİSK)’e bağlı Birleşik Metal İşçileri Sendikası (Birleşik Metal-İş) Kadın Komisyonu, pandemi döneminde kadınların karşılıksız bakım ve ev içi emeğinin arttığına, buna karşılık erkeklerin ise ev içi hizmete ayırdıkları sürenin azaldığına işaret etti.

Birleşik Metal-İş Kadın Komisyonu'nun açıklamasına göre, dışarıdan ücret karşılığı alınan kimi hizmetlerin kesintiye uğraması, artan hijyen uygulamaları, eğitime evden devam edilmesi, evde olası hasta bakımı, kadınlara yüklenmiş toplumsal cinsiyet rollerini daha da ağırlaştırdı.

 "KAPİTALİST DÜZEN KADIN EMEĞİNE KARŞILIKSIZ EL KOYUYOR"

Birleşik Metal İşçileri Sendikası'nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Ortada karşılığı ödenmeyen muazzam bir emek duruyorken erkek egemen kapitalist düzen kadınların bu emeğine karşılıksız el koyuyor, değersizleştiriyor ve kamusal alandaki emeğine de ikincil bir konum biçiyor. Emek yoğun bu alanın ücretli istihdam olarak değerlendirilmesi durumunda, önemli bir istihdam yaratacağı kesin. İpek İlkkaracan ve Emel Memiş’in değerlendirdiği, Nisan 2018 ve Mayıs 2020 dönemine ilişkin Konda verilerinde kadınların ev içi işler ve bakım işlerine ayırdığı zaman 2 saatten (2,1) fazla artarken, erkeklerin 1 saatten (0,8) az arttığı görülüyor. Erkeklerin ev içi işler ve bakım işlerine ayırdığı zamanın pandemi döneminde artması olumlu olsa da kadınlar aleyhine eşitsiz bir artış da söz konusu.

Olağanüstü dönemlerden çıkmak olağanüstü çabaları gerektirir. Ancak olağanüstü çabaların cinsiyetlere dağılımı da eşit olmalı. Bunun için toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, kadınların ve erkeklerin yaşamın her alanında eşit yurttaşlar olarak görülmesi, hakların kullanımında eşitlik sağlanması önemlidir. Yaşamın her alanında gerçek eşitliğin sağlanması için devletin kurumlarından başlayarak sendikalara, siyası partilere, meslek odalarına, sivil toplum örgütlerine kadar tüm örgütlere görevler düşmektedir. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayacak, bakım sektörüne odaklı bir ekonomik dönüşüm programı hayata geçirilmelidir. Sendikalar ise kendi bünyelerinden başlayarak yaşamın her alanında eşitlik bilincini güçlendirecek politikaların yaratıcısı, savunucusu ve uygulayıcısı olmalıdır.” (KAZETE)

Üye Ol



Üye Girişi