Romatizması olanlar et ve tavuktan uzak durmalı

 

Genetik korkularınızı doğru beslenerek yenin

05.05.2015
Yazı Boyutu:  

 

İzmir Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’ne konuk olan Osteopat Fizyoterapist Suat Dülger, doğru beslenmenin, şeker, kanser gibi genetik aktarımı olduğu düşünülen pek çok hastalığın önüne geçmede en önemli savaşçı olduğunu söyledi.

 

İzmir Üniversitesi Fizyoterapi Günleri kapsamında İzmir Üniversitesi’ne konuk olan Osteopat Fizyoterapist Suat Dülger, kanserden romatizmaya ve şekere kadar pek çok hastalığın tedavisi ve engellenmesinde beslenmenin belirleyici rol taşıdığını söyledi. Üç tarafın denizlerle çevrili ve dünyanın en önemli zeytin üreticilerinden biri olan Türkiye’de yeteri kadar balık ve zeytinyağı tüketilmediğine dikkat çeken Suat Dülger, “Romatizma, Parkinson, Alzheimer, Şeker gibi hastalıkların başlamadan önlenebilmesi ve tedavisi için beslenmenin temelinde, insülin direncini engelleyen, dokuların daha iyi çalışmasına yardımcı olan Omega 3 için balık, C,E ve B vitamini, folik asit ve magnezyum, yeşil yapraklı sebzelerle meyveler olmalı” dedi. Dülger, doğru beslenmenin, genetik olarak devam edebileceği düşünülen kanser ve şeker gibi pek çok hastalık için de önleyici olduğunu söyledi.

Romatizması olanlar et ve tavuktan uzak durmalı

Stresi engellemeden eldeki kesiğin bile iyileştirilemeyeceğini ileri süren Suat Dülger, “Stres, kırmızı et, çiftlik tavuğu, ayçiçek, soya ve mısırözü yağı ile tüm karbonhidratlar, başta romatizma olmak üzere Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıkların düşmanıdır. Çikolata, çay, kahve, sigara ve kötü hava şekeri yükseltir, uzun vadede genetik bozulmaya ve şeker gibi genetik devamlılığı söz konusu olabilecek hastalıkların görülmesine neden olur” dedi.

Geçmeyen ağrı ve iyileşmeyen kızarıklığa dikkat

Ağrı, şişkinlik ve kızarıklığın farklı rahatsızlıkların habercisi olabileceğine değinen Dülger, “Ağrı, şişkinlik ve kızarıklık aynı zamanda iyileşmenin olduğu anlamına gelir. Ağrıyı kesmek, şişkinliği dindirmek zaman zaman iyileşmenin de engellenmesi anlamına gelebilir ancak 5 günde sona ermeyen ağrı ve en fazla 14 günde iyileşmeyen şişlik, tedavide yol kat edilemediğinin göstergesidir. Hastanın beslenme ve diğer alışkanlıkları yeniden gözden geçirilmelidir” dedi. Dülger ayrıca, klorlu su, şekerli gıdalar, ilaçlar ve stresin bağırsak hücrelerinin en önemli düşmanları olduğunu da sözlerine ekledi.

 


Üye Ol



Üye Girişi