Sağlık Bakanlığı grip salgınına karşı uyardı

 

Sağlık Bakanlığı grip salgını ile ilgili açkılama yaptı ve hasta sayısında artışın devam edebileceğine dikkati çekti.

14.01.2019
Yazı Boyutu:  
Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Son haftalarda Avrupa’da ve Kuzey Yarım Küre’de yer alan ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de grip olan hasta sayılarında artış görülmektedir ve artış devam edebilir. Grip hasta sayılarındaki artış olağan bir durum olup geçmiş grip sezonları ile kıyasladığımızda benzer olduğu görülmektedir” denildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi, “Bu aylarda hasta sayısının artması beklenen bir süreçtir ve salgın olarak değerlendirilmemelidir, mevsimsel grip hastalığı aktif dönemi olarak ifade edilmelidir. Mevsimsel grip hastalığının etkenleri olan influenza virüslerinin çok fazla sayıda alt tipleri bulunmaktadır. Yıllar içerisinde toplumda sık görülen influenza virüsleri sürekli değişmekte, bir önceki yıl görülen virüsten oldukça farklı virüsler sonraki yıllarda insanları hasta edebilmektedir. Bu durum neden her yıl grip olabildiğimizi net bir şekilde açıklamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından hastalıktan korunmanın en etkili yöntemin grip aşısı olduğu vurgulanmaktadır. Grip aşısı içerisinde bir önceki yıl toplumu en çok hastalandırılan virüsleri içeren 3 veya 4 alt tip influenza virüsü aşı içerisine dahil edilmekte ve her yıl aşı yeni hazırlanmakta, bir önceki yılın aşıları kullanılmamaktadır. İnsanlarda hastalık oluşturan influenza virüslerinin neredeyse tamamı influenza A ve influenza B alt tiplerine aittir ve aşılar içerisinde her iki alt tipe ait alt türler yer almaktadır. İnfluenza A ve influenza B ayrı alt tipler olarak adlandırılmakla birlikte neden olduğu hastalık tablosundaki şikâyetler ve bulgular tamamen aynıdır. Bu iki alt tipin tedavisinde kullanılan ilaçlar da farklı değildir ve hastalar aynı ilaçlar ile tedavi edilmektedir”

‘HAYVANLARDAKİ GRİP VİRÜSLERİ İNSANLARA GEÇİŞ ÖZELLİĞİ KAZANARAK TÜM DÜNYAYI ETKİLEYEBİLMEKTE’

Diğer canlılarda da grip virüsü mevcut olduğu ve bunun insanlara bulaşabileceği belirtilen açıklamada, “İnsanlarda olduğu gibi her canlının kendine ait grip virüsleri mevcuttur ve kuş gribi halk arasında bunun en bilinen örneğidir. Diğer canlılara ait grip virüslerinin insanları hastalandırması beklenmez. Bununla birlikte 2009 yılında tüm dünyanın yaşadığı domuz gribi salgınında olduğu gibi hayvanlardaki grip virüsleri insanlara geçiş özelliği kazanabilmekte ve tüm dünyayı etkileyen pandemiye neden olabilmektedir. Ancak domuzlardan insanlara geçen domuz gribi virüsleri gibi virüslerde tüm dünyayı etkileyecek bir salgına neden olma yetisini birkaç yıl içerisinde kaybetmekte, sonraki yıllarda mevsimsel influenza etkenleri arasında yerini almaktadır. Domuz gribi ifadesi sadece tüm dünyayı etkilediği pandemi döneminde kullanılmıştır ve artık salgın sonrasındaki yıllarda mevsimsel grip etkenleri arasında yer almaktadır, domuz gribi olarak tanımlanmamaktadır” denildi.

‘VİRÜS TAŞIYAN HASTANIN 1 METREDEN DAHA YAKININDA BULUNANLAR RİSK ALTINDA’

Açıklamada, “İnfluenza virüsleri hastadan diğer kişilere kolaylıkla bulaşabilmekte, insanların kapalı alanlarda daha çok vakit geçirdikleri kış aylarında hastalık en yoğun dönemine ulaşmaktadır. Grip genellikle hastaların konuşma, öksürme ve hapşırma gibi davranışları ile saçılan ve virüs içeren damlacıkların, hastaya 1 metre ve daha yakın olan kişilerin ağız, burun ve göz mukozalarına geçmesi ile bulaşmaktadır. Hastalıktan korunmak için grip sezonunda mümkün olduğunca kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durulmalı, hasta kişiler ile temas etmemeye, sarılmamaya ve tokalaşmamaya çalışılmalı, eller sık sık yıkanmalı ve kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmelidir. Grip birçok kişide hafif seyretmekte ve bu kişiler birkaç gün içerisinde tamamen iyileşmektedir. Bununla birlikte yaşlılarda, genç çocuklarda, gebelerde ve kronik hastalığı olanlar gibi özellikleri bulunanlarda ağır seyretmekte, hastane yatışlarına ve hatta ölümlere neden olabilmektedir” ifadeleri yer alırken kişisel hijyen kurallarının hastalıktan korunmada önemine vurgu yapılarak virüs taşıyan hasta ile 1 metre ve daha yakınında bulunan kişilerin risk altında olduğu belirtildi.

‘GRİP OLAN KİŞİLER BOL SIVI ALMALI, BESLENMELERİNE DİKKAT ETMELİ’

Açıklama şu şekilde devam etti: “Grip tedavisi olan bir hastalıktır, ancak yapılan çalışmalar ile tedavinin olabildiğince erken dönemde başlanmasının önemi vurgulanmaktadır. Hastalık belirtileri başladıktan sonraki ilk 48 saat içerisinde başlanan tedavinin daha etkili olduğu bilinmelidir. Ayrıca grip olan kişiler bol sıvı almalı, beslenmelerine dikkate etmeli, ellerini sık sık yıkamalı, öksürme ve aksırma sırasında ağızlarını kâğıt mendille, mendil yok ise kolun iç yüzü ile kapatmalı, mümkün ise birkaç gün evde istirahat etmelidir ve hekim önerisi olmadan ilaç kullanmamalıdır. Dünyada bilimsel çalışmalar ile gripten korunmanın en etkin yolun aşı olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle grip sezonu öncesinde ve grip sezonu süresince özellikle hastalığın ağır seyrettiği ve hatta ölümlerin görülebildiği risk grubundaki kişilerin grip aşısı yaptırmaları önerilmektedir.” (DHA)

Üye Ol



Üye Girişi