Sanatçılardan İmralı yorumu!

 

Sanatçılar, çözüm sürecine destek olunması gerektiğinden yana

06.01.2013
Yazı Boyutu:  

 

 
Türkiye'nin sanatçıları çözüm sürecine destek olduklarını belirtip, "Silahlar susmalı, artık barışın diliyle konuşma zamanı" diyor.
 
 
BDP ve Öcalan arasında yapılan görüşme Kürt sorununun çözümü için yeni bir sürecin başlangıcı oldu. Müzisyenler, oyuncular, ressamlar, yazarlar, sinemacılara yeni süreci sorduk. Onlarca kişiden ortak ses geldi: Bu süreç umutlarımı yeşertti. Sanatımızla da süreci destekleyeceğiz. Türkiye ’de artık silahlar susmalı, artık barışın dili kullanılmalı. Buna herkesin ihtiyacı var. 
 
Harun Tekin (Müzisyen): Barışa doğru atılan her adım, barış dilini tesis edecek her cümle desteklenmeli. Bu sorun çözülmeden, hayatın ölümden daha değerli olduğu konusunda anlaşma sağlanmadan geçen her güne yazık. Bu çabaların bir an önce sonuç vermesini ve ifade özgürlüğü, adil yargılama gibi hayatımızı ‘ayıplı’ hale getiren bir dizi sorunlu alanın da bu vesileyle yeniden ele alınmasını dilerim. 
 
Özcan Alper (Yönetmen): Bu olumlu havanın çok önemli olduğunu ve herkesin bu sürece katkıda bulunması gerektiğini düşünüyorum. 30 yıl bununla geçti ve gelecek kuşaklar için birşeyler yapmamız gerekiyor. Bizden çok medya çok etkili diye düşünüyorum. Medyanın kullanacağı dil çok etkili ve onların aslında yıllardır bir nevi ırkçılığa varacak şekilde; hatta sorunu hep çözmek eyrine kaşına tavırları bırakılmalı. 
 
Mario Levi (Yazar): Bizim için yeni bir duygu iklimi. Bu barış sürecini yürekten tüm benliğimle destekliyorum. Açıkçası umutlu olma ihtimalini sonunu kadar korumak istiyorum. Artık bir şekilde böyle bir barışın zamanının geldiğini hissediyorum. Barış süreci bedelleri olan sancılı bir süreçtir. Bunu başkaları başardı, biz neden başarmayalım. 
 
Övül Avkıran (Tiyatrocu): Müzakere sürecini destekliyorum.Yıllardır barış sürecine kendi durduğumuz yerden katkı sağlayabilmek adına işler üretiyoruz, işlerimiz üzerinden sorular soruyor cevaplarını arıyoruz, anlamaya ve anlatmaya çalışıyoruz. Akan kanın durmasını, savaşın ve her kaybın acısının ve utancının bitmesini istiyorum. 
 
Ayça Damgacı (Oyuncu): Çok yerinde ama geç kalınmış bir adım oldugunu düşünüyorum. Artık karşılıklı silahların susması ve yitirdiklerimiz için yas tutabilmek, yaşadımız travmayı anlamak ve ihtiyaçlarımızdan açık açık konuşmak arzusu içindeyiz. Çok da zor olmasa gerek masaya oturup bunu konuşmak... Arafta, olan biteni öylece izlemektense destekleyelim bu süreci... 
 
Mert Fırat (Oyuncu): Diyaloğa dayalı her türlü görüşmeden umutluyum. Yeter ki iki cepheden de yapılan çalışmaların sonucu kısa ömürlü olmasın. İki taraf için de siyaset yapılmayacak kadar önemli bir konu. Sonuçta insanlar ölüyor dillerini unutuyor yerlerini değiştiriyorlar. Ve konuşulan çözümün net bir şekilde hemen uygulamaya geçmesini temenni ediyorum. Beşir Ayvazoğlu (Yazar): Akan kanın bir an önce durmasını, bu topraklarda yaşayan insanların eşit haklara sahip, birbirine saygı duyan vatandaşlar olarak bir arada yaşamalarını sağlamak için atılacak adımları bütün kalbimle destekliyorum. Türkiye’nin güçlü, müreffeh ve sözü geçer bir ülke olmasının başka yolu yok. Tarih, din, akıl, vicdan, iz’an... hepsi bizden bunu bekliyor. 
 
Pınar Kür (Yazar): Çok çok yıllar önce yapılması gereken bir şeydi. Onca yıl onca insan öldü. İki tarafın aileleri üzüldü, perişan oldu. Daha dün terörist başını muhatap almayan başbakan nereden böyle bir şey yapmaya karar verdi? Asıl bunun sorgulamak lazım. Başından beri Kürt Sorunu yok diyenlerin ne kadar saçmaladığı, nelere mal olduğunun hesabı yapıldığı zaman çok büyük bir gecikme söz konusu olduğunu düşünüyorum. İnşallah bu kez laf ya da gösteriş olsun diye yapılan bir şey değildir. Sonu gelir diye umuyorum. Ahmet Mümtaz Taylan (Oyuncu): Kuşkusuz umutluyum. İki nedenle, birincisi; tabiatım ve işim gereği umutluyum ve umutsuzun sanatından kimseye, hiç bir şeye hayır gelmez... Umutsuzluk bizim işimizde kıymet taşımaz, onun için. İkincisi; başka çaremiz olmadığı için umutluyum. Yaşı asrı aşmış bir sorunsalla karşı karşıyayız. Herkes payına düşen acıyı fazlasıyla çekti. Memleketim, insanlarım artık huzur ve barış içinde yaşasın isterim. Barış zamanı yaşamsal sorunlarla mücadele etmek daha tahammül edilebilir bir şey haline gelecektir diye düşünüyorum. Taraflar olumlu adım atmışlardır. Sürecin sabır ve hassasiyetle sürdürülüp hayırlı biçimde sonuçlanabilmesi için emek ve duamızı esirgemeyiz.  (Radikal)
 

Üye Ol



Üye Girişi