'Şiddet ve istismar hukuk eliyle meşrulaştırılıyor'

 

Birçok suç grubundan cezaevine girenlerin hapis yatacağı sürede indirime gidilmesini öngören İkinci Yargı Paketi'nden cezaevlerindeki çocuk istismarcıların da yararlanabilecek olmaları hükukukçuların tepkilerine yol açtı.

28.10.2019
Yazı Boyutu:  
 İkinci yargı paketinde gündeme gelen çocuk istismarına af ve ceza indiriminin, hukuk eliyle istismarın meşrulaştırılması anlamına geleceğini belirten Avukat Süheyla Oğuz, ayrıca yoksulluk nafakasına getirilen düzenlemeyle de kadınlara devlet eliyle ekonomik şiddetin uygulanacağını söyledi. 
 
Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamındaki ilk paket olan, 39 maddelik yasa teklifinin Meclis'ten geçmesinin ardından, yoksulluk nafakasının sınırlandırılması ve çocukların istismara maruz bırakan kişilerle evlendirilmesi durumunda cezayı ortadan kaldıran yasa değişikliğine ilişkin düzenlemenin de yer aldığı ikinci yargı paketinin, Kasım veya 2020 yılı Ocak ayında Meclis Başkanlığına sunulması bekleniyor.
 
İkinci yargı paketinde birçok suç grubundan cezaevine girenlerin hapis yatacağı sürede indirime gidileceği bekleniyor. Paketin içerisinde daha önce gündeme gelen ancak kamuoyundan yükselen tepkilerin ardından geri adım atılan, “Çocuğun istismara maruz bırakan kişi ile  evlenmesi durumunda cezanın ertelenmesi” hükmünün de yer alacağı öne sürülüyor. 

İkinci yargı paketinde gündeme gelen düzenlemelere ilişkin avukat Süheyla Oğuz değerlendirmelerde bulundu. 
 
Kapsamı henüz netleşmese de kulislere yansıyan bilgilere göre terör, istismar, cinsel saldırı suçları gibi istisnalar hariç suçlardan hüküm giyenlerin cezalarının infazında indirim üzerinde çalışıldığını belirten Süheyla,  kadın katliamlarının cins kırımı boyutuna ulaştığı dönemde ceza indirimi ve infaz indiriminin kabul edilemeyeceğini vurguladı. Kadına yönelik şiddetin sadece cinsel saldırı olmadığına dikkat çeken Süheyla, “Kadına yönelik şiddete ilişkin suçların hiçbirinde ceza ya da infaz indirimi kabul edilemez. Bunlar bu tür suçların artmasına neden olur. Ayrıca her ne kadar ceza ve infaz indirimi cinsel saldırı ve istismar suçlarını hariç tutulduğu söylense de yine aynı kulisler ‘erken evlilik mağdurları’ olarak lanse ettikleri istismar faillerine ilişkin affın da aynı pakette olduğu söylüyorlar. Erken evlilik adı altında çocukları istismar failleri ile evlendirilmesinin sonuçları gerçekten vahim olur. Bu durum hukuk eliyle istismarın meşrulaştırılmasıdır” diye belirtti. 
 
İSTİSMARIN ADI EVLİLİK OLAMAZ
 
Paketin devletin samimiyetsizliğinin göstergesi olduğunu söyleyen Süheyla, “İstismar cezasız bırakılamaz, istismar affedilemez, istismarın adı da ‘erken evlilik’ olamaz. Erken evlilik ve zorla evliliğin önünü açacak hiçbir düzenleme meşru değildir” dedi. Paketin geçirilmesi sonucunda çocuk hakları ve devletin taraf olduğu diğer uluslararası sözleşmelerin ve anayasanın çok açık bir şekilde ihlal edileceğini vurgulayan Süheyla, “Unutulmamalıdır ki kadın ve çocukların haklarını korumak devletin sorumluluğudur” dedi. 
 
 NAFAKAYA SINIR DA PAKETTE YER ALABİLİR

Ayrıca, nafakayla ilgili değişiklik düzenlemesinin de bu pakette yeniden gündeme geleceği iddialar arasında. Düzenlemede nafaka süresinin 3 ila 5 yıl arasında değişebileceği öngörülüyor.
 
Uzun süredir gündemde tutulmaya çalışılan nafaka tartışmalarının da ikinci yargı paketi ile yasalaşacağı üzerine söylentilerin mevcut olduğunu anımsatan Süheyla, kadınların erken yaşta zorla evlendirildiği, öğrenimlerinin yarım bırakıldığı, çocuk, hasta, yaşlı bakımının, ev içi emek yükümlülüğünün kadınların üzerine bırakıldığı koşullarda nafakayı kaldırmanın konuşulamayacağını dile getirdi. Süheyla, “Aslında bu yasa ile getirilmek istenen kadınların kendi hayatları ile ilgili konularda karar verme yetilerinin ellerinden alınmasıdır. Nafaka bahanesi ile kadınların boşanma haklarını ellerinden almak istiyorlar. Nafakanın kaldırılması kadınları çaresizliğe itecek. Kadınlar, şiddet gördükleri, kötü muamele gördükleri evlerde kalmaya devam edecek ve o evliliği sürdürmek zorunda kalacaklar. Nafakanın kaldırılması sadece kadınların kazanılmış haklarının kaybedilmesi değil aynı zamanda kadınlara devlet eliyle ekonomik şiddettin uygulanmasıdır” diye konuştu. 
 
"KADINLAR ÇOĞU KEZ NAFAKA MİKTARINI TAHSİL EDEMİYOR"
 
“Bir avukat olarak net bir şekilde söyleyebilirim ki takip ettiğimiz dosyalarda da görüyoruz kadın lehine hükmedilen nafaka miktarları 100 ve 300 TL arasıdır” diyen Süheyla, kadınların çoğu kez bu miktarı bile tahsil edemediğine dikkat çekti.  Ayrıca çoğu kadının bunu bildiği ve şiddetten bir an önce kurtulmak için bu hakkından da feragat etmek zorunda kaldığını ifade eden Süheyla, “Eğer bir düzenleme yapılacaksa bu yönde bir düzenleme yapılması gerekirken kadınların kazanılmış haklarını ellerinden alıp eşitsizliği derinleştirecek yasal düzenlemeler kabul edilemez. Ülkemizde nafakanın daha çok kadın lehine hükmedilmesinin sebebi kadın erkek arasındaki toplumsal eşitsizliktir” diye belirtti. (JinNews)
 


Üye Ol



Üye Girişi