Sosyalist Enternasyonal’den Gezi mesajı

 

Sosyalist Enternasyonal’den Gezi Direnişi'nin 2. yıldönümünde Sizinle birlikteyiz mesajı yayımladı

31.05.2015
Yazı Boyutu:  
 
Sosyalist Enternasyonal (SE) Başkan Yardımcısı Umut Oran, Gezi Park protestolarının 2. Yıldönümünde SE’nin bir bildiri yayınlayarak, “Türk siyasetinde önemli dönüm noktası olan Gezi’nin sadece Türkiye’de değil tüm dünyada daha fazla demokrasi, özgürlük ve haklara saygı mücadelesi verenleri cesaretlendirdiği” mesajı verdiğini aktardı.
 
 
 
Aynı zamanda CHP İstanbul Milletvekili olan Umut Oran, Sosyalist Enternasyonal’in Gezi Park Protestolarının 2. yıldönümü için bir mesaj yayınladığını açıkladı. Kasım 2013’te İstanbul’da düzenledikleri Konsey Toplantısında Sosyalist Enternasyonal Başkanı Papandreu ile Gezi Park’a ağaç diktiklerini anımsatan Umut Oran, SE Genel Sekreteri Luis Ayala ile birlikte son olarak 15 Mart 2015 tarihinde Taksim Dayanışması bileşenleriyle bir araya geldiklerini de anımsattı.
 
 
Umut Oran, “Ayala, Gezi’yi asla unutmayacağını o toplantıda da söylemişti ve bugün SE olarak bildiri yayınladık. Gezi’nin artık iki ağaç meselesi olmadığını, evrensel bir demokrasi simgesi haline geldiğini herkes bilmelidir. Artık tüm dünyanın gözü burada, Gezi, Türkiye’deki demokrasi ve özgürlüklerin turnusol kağıdıdır” dedi.
 
 
 
Bugün saat 13.00’da Taksim Dayanışması ile birlikte Gezi Park’a karanfil bırakacaklarını, saat 15.00’da da Abbasağa Parkında buluşacaklarını bildiren Umut Oran’ın verdiği bilgiye göre tüm dünyadan toplam 169 parti ve siyasi örgütü bünyesinde barındıran Sosyalist Enternasyonal’in “Gezi Park gösterilerinin ikinci yıldönümü” mesajı şöyle:
 
 
 
“İki yıl önce tanımış olduğumuz gibi, Gezi Parkı protestoları, insanların ve sivil toplumun vatandaşların isteklerinin ve beklentilerinin tersine karar alındığında bunu değiştirmek için ipi göğüsleyebileceğini ve bunun sonunda başarılı olabileceğini ispatlama noktasında Türk siyasetinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Aynı şekilde, bir şehrin halkının adil bir neden için verdiği seferberliğin daha fazla demokrasi ve özgürlük edinmek isteyen tüm toplumu nasıl birbirine bağladığını da ispatlamıştır.
 
Gezi Parkı gösterilerinin bu ikinci yıldönümünde, halkın tüm kesimlerinin sadece bir parkın geleceği için değil ama aynı zamanda bir milletin öncelikleri adına bir araya gelebileceğini kalıcı bir örnekle bize gösteren Türkiye ve dünya solundaki sosyal ve siyasal gelişmelerin kahramanlarını anıyoruz. Aynı şekilde göstericilere karşı uygulanan suç içeren şiddetin kurbanlarını da anıyoruz.
 
Gezi Parkı’ndan kulağa gelen ‘daha fazla demokrasi, bütün hak ve özgürlüklere saygı’ sesi yalnızca Türkiye’dekileri değil ama dünya genelinde aynı mücadeleyi verenleri cesaretlendirmek için de yeterince güçlü bir mesaj taşıyordu. Bugün ikinci yıldönümünde bizler, parklarını ve Türkiye’deki herkesin demokratik geleceğini savunmaya devam eden Türk dostlarımızla birlikteyiz.”
 
TMMOB’DEN İKİCİ YILINDA GEZİ'YE SELAM
 
Öteyandan  Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği (TMMOB)  bir mesaj yayınlayarak Gezi direnişinin ikinci yılında eşitlik ve özgürlük mücadelesine sahip çıkmaya devam edeceğini açıkladı. İktidarın baskı politikalarına değinen açıklamada, “Dayanışmamız ülke demokrasisinin her geçen gün yok edilmesine karşı bir mücadeledir” ifadelerine yer verildi.
 
Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği’ne (TMMOB) Makina Mühendisleri Odası (MMO), Gezi eylemlerinin ikinci yılında bir mesaj yayınladı.
 
Ayaklanma ve direnişin, İstanbul’da halkın nefes alabildiği birkaç alandan biri olan Gezi Parkı’nı yok etme çabalarına karşılık, barışçıl ve silahsız eylemlerle başladığı, fakat iktidarın polise tanıdığı sınırsız şiddet yetkisi ile büyük bir öfkeye dönüştüğü ifadelerinin yer aldığı mesaj şöyle: “Anayasanın 34. Maddesine göre herkes önceden izin almadan silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Barışçıl gösteriler suçlanamaz, haktır. Taksim Gezi Parkı’na hukuksuz ve haksız AVM ya da Topçu Kışlası yapma gayretindeki diktatör kafası anayasaya aykırı olarak halka karşı acımasızca polis şiddetini kullanmış, İnsan Hakları Beyannamesi’nde ve Anayasamızda tanımlanan kamusal-toplumsal haklarımızı savunmak amacıyla gösterdiğimiz barışçıl tepkiler hep şiddetle, acımasızca bastırılmaya, toplumsal yaşamımız nefret söylemiyle ayrıştırılmaya çalışılmış ve bu süreçte 12 insanımız öldürülmüş, onlarca kişi gözünü kaybetmiş ve binlerce yaralanma olayı yaşanmıştır. Ancak, polisin uyguladığı şiddet ile yaşamını kaybedenler, yaralanmalar ve mağduriyetlerle ilgili ciddi bir soruşturma halen açılmamıştır. Kamuoyunun baskısı ile açılan davalarda ise deliller karartılmaya, davaların ilerlemesi engellenmeye çalışılmaktadır.”
 
‘DİRENİŞİN İÇİNDEYDİK, SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ’
 
TMMOB Makina Mühendisleri Odası, yayımladığı mesajda ilk günlerinden itibaren direnişin önemli bir parçası olduklarını söylerken içinde bulundukları Taksim Dayanışması’nın da mücadelenin merkezi olduğunu belirtti.
 
Mesajda, “Dayanışmamız, TMMOB’nin meslek alanları ile doğrudan ilgilidir. Adım adım kentlerimizin, kıyılarımızın, ormanlarımızın, derelerimizin, meralarımızın sermayeye peşkeş çekilmesine, karşı bir mücadeledir. Taksim Gezi Parkı simgeselleşmiştir ancak tüm parklar, kamusal alanlar halkındır ve dayanışmamız bunun içindir. Hem yurttaş olarak hem de meslek kuruluşumuzun yöneticileri, üyeleri olarak Gezi parkına sahip çıktık. Bu nedenle de tüm direniş boyunca tüm olanaklarımızla bu haklı direnişin içinde yer aldık ve Taksim Gezi parkındaydık. Söyledik, söylemeye devam edeceğiz” diye belirtti.
 
 
 

Üye Ol



Üye Girişi