Sosyalist kadınlardan 8 mart çağrısı

 

Çelebi: Bu yıl 8 Mart'a daha güçlü giriyoruz

4.03.2015
Yazı Boyutu:  

 

SKM Sözcüsü Fadime Çelebi, Rojava kadın devrimi ile Özgecan için yapılan kitlesel eylemlere dikkat çekti, "Bu yıl 8 Mart'a daha güçlü giriyoruz. Kadın özgürlük mücadelesi önümüzdeki dönemde daha da büyüyecek" dedi.
 
Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), bu yıl 8 Mart çalışmalarını "Savaşa, şiddete karşı isyan, devrim, özgürlük" sloganıyla yürüttü. Şubat ayının başında çalışmalara başlayan sosyalist kadınlar, stantlar açtı, ev toplantıları düzenledi, bildiriler dağıttı, kadınları 8 Mart alanlarına çağırdı.
 
SKM Sözcüsü Fadime Çelebi, 8 Mart'ın öngününde, hazırlıklar, Özgecan Aslan'ın katledilmesinin ardından başlayan eylemler ve kadın özgürlük mücadelesinin seyrine ilişkin ETHA'nın sorularına yanıt verdi.
 
Çelebi, kadınların devlete ve devletin adaletine hiçbir güveninin kalmadığının altını çizdi, "Kadınlar kendilerini şiddetten korumak için yeni mücadele araç ve biçimlerini geliştiriyorlar" dedi.
 
SKM Sözcüsü Çelebi'nin sorulara verdiği yanıtlar şöyle:
 
SKM, 8 Mart'a hangi politika ile giriyor?
 
Sosyalist kadınlar olarak, geçtiğimiz yılın 8 Mart'ından bu yana, özellikle kadına yönelik şiddete karşı sokakta olduk. Kobanê zaferi ve Rojava devriminin kazanımları üzerinden 8 Mart'ı örgütlüyoruz. Yanı başımızdaki kadınlar, Ortadoğu'daki gericiliğe ve DAİŞ çetelerine karşı bir devrim gerçekleştirdi. Bu durumu Türkiye'deki tüm kadınlar açısından önemli bir kazanım olarak görüyoruz. Bu kazanımların verdiği özgüvenle Türkiye'de de kadın özgürlük mücadelesini büyütmeye çalışıyoruz.
 
8 Mart'ta temel gündeminiz ne olacak?
 
Kadına yönelik şiddet ve savaşa karşı isyan. SKM olarak, "Savaşa, şiddete karşı isyan, devrim, özgürlük" şiarıyla 8 Mart'ı örgütlüyoruz.
 
'KADIN HAREKETİ İRADELEŞTİ'
 
8 Mart'a giderken, Özgecan'ın katledilmesinin ardından kadınlar, kitleler haline sokağa döküldü. Çok yaygın ve kitlesel eylemler gerçekleştirildi. Bu eylemler ne diyor size?
 
Maalesef Özgecan, son katledilen kadın olmadı. Özgecan'ın ardından da katliamlar devam etti. AKP, 12 yıllık iktidarı boyunca kadına yönelik söylem ve politikalarının sonucu oldu Özgecan katliamı. Ancak, kadınların tepkisi de Özgecan'la isyana dönüştü. 8 Mart'ta ve sonrasında bu isyanın daha da büyüyeceğine inanıyoruz. Kadınlar artık bu cinayetlerin ardından devleti görüyor, söylemleri giderek politikleşiyor. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere devlet erkanının, kadınların hayatı, bedeni ve varlığını hedefleyen açıklamaları, kadın hareketinin taleplerini de devlete doğru yöneltmiş durumda. Kadınların mücadelesi, kendi içinde iradeleşen, kadın aklını birleştiren bir harekete dönüşmüş durumda. Bu durum kadın hareketinin önümüzdeki dönemde de büyüyeceğinin çok somut bir işareti.
 
'KADINLAR SİLAHLANMAYI TARTIŞIYOR'
 
Bir de, mücadele araç ve biçimlerinin de yenilenmeye başladığı görülüyor.
Özellikle Özgecan, tüm toplumda uyanış ve kadınlar arasında güçlü bir dayanışma yarattı. Tüm kadınlara tek başına değil, birlikte mücadele etmek gerekliliğini de anlattı. Ayrıca kadınlar, yeni mücadele araç ve yöntemlerine yönelmeye başladı. Kadınlar, devlete ve onların yargısına güvenmiyor artık. Devletin kendilerini korumadığını görüyor. Bu nedenle fiili meşru mücadelenin ve özsavunmanın geliştirilmesi gerektiğini düşünüyor. Hatta kadınlar silahlanmayı tartışıyorlar. Çeşitli kentlerde yapılan kızıl sopalı eylemler, kadınların kendilerini savunma mekanizmalarını ve araçlarını kurduğunun bir göstergesi.
 
Kadınların sokağa çıkma eğilimi ortada. Mücadele araç ve biçimlerini yenileme arzusu da görülüyor. Peki örgütleri, kadınların bu eğilimlerini karşılamak için politik ve örgütsel hazırlığı var mı?
 
Elbette gelişen siyasal süreçlerden öğreniyoruz. Hayat bizleri daha esnek ve kadın kitlelerine dönük mücadele araç ve biçimlerini kurmaya zorluyor. Dün başka araçları tartışıyorduk, bugün çok daha başka araçları tartışıyoruz. Kadın örgütleri olarak da aslında sokağın verdiği mücadele biçim ve hattı üzerinden yeni araçları kurmayı kadın kitleleri ile buluşmayı tartışıyoruz.
 
Siz de konuşmanızda ifade ettiniz, Özgecan'ın katledilmesinin ardından kadın katliamları sürdü. Örneklere bakıldığında, erkekler birbirlerinden öğrenmeye devam ediyor. Bu kez katledip, kadınların cansız bedenlerini gizlemeye çalışıyorlar. Bir taraftan sokağa dökülen kadınlar, ama diğer taraftan artarak devam eden kadın katliamları. Neden?
 
Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri bir sistem sorunu. Kadını bu kadar köleleştiren, aşağılayan erkek egemen sistemde, cinayetleri tamamen ortadan kalma olanağımız yok. Ancak elbette azaltabiliriz. Bugünün bir sorunu ama geleceğin de bir sorunu. Toplamında bir demokrasi sorunudur. Kadın özgürlük mücadelesini Türkiye'deki özgürlükler sorunu ile birlikte ele almak gerekiyor. Türkiye'de birçok alanda hak ihlalleri var. Kadınların yanı sıra LGBTİ'ler de büyük saldırı altında. Katlediliyorlar. Bu durumda özgürlükler sorunu üzerinden de kadın cinayetlerini ele alıp tartışmamız gerekiyor.
 
8 MART'TA ALANLARDA BULUŞMAYA
 
Emekçi ve işçi kadınların 8 Mart'a katılımı için nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz?
 
SKM olarak bir aydır 8 Mart çalışmalarını sürdürüyoruz. Ev ev, sokak sokak kadınlarla buluşuyoruz. Paneller, söyleşiler ve stantlar ile bir aydınlanma çalışması yürütüyoruz. Aslında kadınlar sokakta, SKM de sokakta. Yeni mücadele araç ve biçimleri ile kadın özgürlük mücadelesini büyütmeye çalışıyoruz. Geniş kadın yığınlarını 8 Mart'a katma perspektifi ile çalışıyoruz. Bu yıl ki 8 Mart bizim çok daha anlamlı. Bu nedenle çok daha fazla çalışmak gerekiyor, çok daha fazla emekçi kadınla buluşmak gerekiyor. Biz de bu perspektifle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
 
Talepler diyorsunuz. Ne istiyorsunuz?
 
Öncelikle, katillerin cezalandırılmasını istiyoruz. Bunun için de Meclis'in kadınları koruyan, katilleri cezalandıran yasaları çıkartmasını talep ediyoruz. Devletin tüm yöneticilerinin ve milletvekillerinin kadını hedef alan söylemlerden vazgeçmesini istiyoruz. Her alanda kadınların yaşam hakkını güvenceleyen araçlar, kurumlar devreye sokulmasını istiyoruz.
 
8 Mart'a ilişkin son çağrınız nedir?
 
Özellikle 2015 8 Mart'ı biz kadınlar açısından çok daha değerli ve önemli bir yerde duruyor. Rojava'da yanıbaşımızda bir kadın devrimi yaşandı. Yunanistan'da SYRİZA'nın kazandığı zafer yine bizlere umut oldu. Türkiye'de de kadınlar sokakta. Çok daha güçlü bir iradeyle 8 Mart'a giriyoruz. O nedenle kazanımlarımızı arkalayarak önümüzdeki süreci çok daha güçlü öreceğiz. Bütün kadınları 8 Mart'ta alanlarda buluşmaya, taleplerimizi haykırmaya davet ediyorum.
 
 
 

Üye Ol



Üye Girişi